Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural
₺350,00 Orijinal fiyat: ₺350,00.₺289,00Şu andaki fiyat: ₺289,00.
Birçok anne baba onlarca kitabı uzun uzadıya okumak yerine; çocuk eğitiminin temelini oluşturan, kısa, öz, uygulanabilir bilgilere “kolayca” erişme ihtiyacı hisseder…
Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural , tam da bu ihtiyaca yönelik olarak, “olmazsa olmaz” konuların özeti şekilde hazırlandı…
“Güvenli bağlanma”dan “dikkat dağınıklığı”na, “sahte benlik” oluşumundan “duyarsızlığa”, “mahcubiyet” kavramından “minnet duygusu”na kadar, her yetişkinin bilmesi gereken çocuk eğitimine dair 100 temel kural bir araya getirildi.
Kızmadan, çatışmadan, dost olarak çocuk yetiştirmek mümkün… Utandırmadan, mahcup etmeden, çocuğa saygın bir kişilik kazandırmak hayal değil…
“Pedagojinin Anayasası” şekilde hazırlanan bu eser, Uzman Pedagog Dr. Adem Güneş ‘in kaleminden, çocuk eğitimini önemseyen herkes için…
| Yayınevi | Timaş Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Adem Güneş |
| Baskı Yılı | 2016 |
3 adet stokta
Timaş Yayınları – Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural
Birçok anne baba onlarca kitabı uzun uzadıya okumak yerine; çocuk eğitiminin temelini oluşturan, kısa, öz, uygulanabilir bilgilere “kolayca” erişme ihtiyacı hisseder…
Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural , tam da bu ihtiyaca yönelik olarak, “olmazsa olmaz” konuların özeti şekilde hazırlandı…
“Güvenli bağlanma”dan “dikkat dağınıklığı”na, “sahte benlik” oluşumundan “duyarsızlığa”, “mahcubiyet” kavramından “minnet duygusu”na kadar, her yetişkinin bilmesi gereken çocuk eğitimine dair 100 temel kural bir araya getirildi.
Kızmadan, çatışmadan, dost olarak çocuk yetiştirmek mümkün… Utandırmadan, mahcup etmeden, çocuğa saygın bir kişilik kazandırmak hayal değil…
“Pedagojinin Anayasası” şekilde hazırlanan bu eser, Uzman Pedagog Dr. Adem Güneş ‘in kaleminden, çocuk eğitimini önemseyen herkes için…
İlgili ürünler
Asperger Sedromu
Aspergerli bireyler, dünyayı diğerlerinden farklı algılarlar. Genellikle sıradan insanları tuhaf ve anlaşılmaz, sosyal ilişkileri zor ve karmaşık bulurlar. Onlara göre gündelik hayat hızlı ve fazlasıyla değişkendir. Bu kişiler yüksek zekâlarıyla ve yaratıcılıklarıyla dikkat çekseler de, çoğunlukla geleneksel düşünme, hissetme ve davranış kalıplarına uyum sağlamakta zorlanırlar.
Asperger sendromu, yakın zamana kadar az bilinen ve az görülen bir gelişimsel bozuklukken bugün neredeyse her okulda bu sendroma sahip bir çocuğa rastlamak mümkün. Bu çocukların evde, okulda, arkadaş ortamında sağlıklı ilişkiler kurmaları ve başarılı olmaları için desteklenmeleri elzem. Peki Asperger tanısı nasıl konur, bu konuda aileye ve öğretmenlere nasıl bir görev düşer? Sendromun görüldüğü çocuklarda dil kullanımı nasıl bir özellik gösterir? Bilişsel alan ve motor beceri gelişimi nasıl etkilenir? Sosyal davranışı belirleyen beceri eksikliğini gidermek için ne yapılabilir? Zorlayıcı deneyimlere sebep olan duyusal hassasiyetle nasıl mücadele edilir? En sık görülen belirtiler hangi pratik stratejilerle hafifletilebilir? Aspergerli kişilerin bağımsız bir yetişkin hayatı sürmeleri mümkün müdür ve bu yönde atılacak adımlar ne olabilir?
Asperger sendromu alanında öncü araştırmalara imza atan, uzun yıllar bu durumdan etkilenen çocuk ve yetişkinlerle klinik çalışmalar yürüten psikolog Tony Attwood, bu kitapta Aspergerli kişilere özgü sıradışı özellikleri tanımlayıp analiz ederek ortaya kapsamlı bir rehber çıkarıyor. Asperger sendromundan etkilenen bireyler, anne babalar, eğitimciler ve ruh sağlığı alanında çalışan profesyonellerin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir kaynak.
Benliğini Arayan Çocuk
Benliğini Arayan Çocuk yazıldığı tarihten bu yana güncelliğini ve etkisini yitirmeyen, benzerleri arasından orijinalliği ve içtenliğiyle sıyrılan önemli bir mesleki ve edebi çalışma. Zeka geriliği olduğu düşünülen, içine kapanık ve iletişim kuramayan Dibs’in, oyun terapisiyle yeteneklerini adım adım nasıl keşfettiğini, benliğini ararken ortaya çıkan samimi duygularıyla nasıl baş ettiğini, sürece bizzat dahil olduğunuzu hissederek okuyacaksınız.
Bir anne baba gerçekten istemedikleri halde dünyaya bir çocuk getirirler mi? Peki, o çocuk ana rahmine düştüğü anda bunu hissedebilir mi? Böyle bir aile ortamında bir çocuğun sığınabileceği, kendi iç dünyasından daha güvenli bir yer var mıdır? Gerçek terapi kayıtlarından derlenerek yazılmış olan bu kitap, çocukları tanımak, anlamak ve onlara nasıl yaklaşmak gerektiği konusunda hayatınızda yeni ve çok insani bir pencere açacak.
Anne babalar, öğretmenler, öğrenciler ve çocukların eşsiz iç dünyalarını merak eden herkes için bir başucu kitabı olacağını düşündüğümüz Benliğini Arayan Çocuk, bir çocuk psikolojisi uzmanı eliyle yenilenen Türkçe çevirisiyle sizlerle…
“Bence tüm çocukların tırmanmak için kendi tepeleri olmalı. Ve bence tüm çocukların gökyüzünde sadece kendilerine ait bir yıldızları olmalı. Ve bence tüm çocukların kendilerine ait bir ağaçları da olmalı. Bence böyle olmalı…”
Çocuk Deyip Geçmeyin
Çocuklarımızla İtişmeyelim İletişelim
Hatice Kübra Tongar'dan Mutlu Ailelere!
Kavgasız Gürültüsüz Bir Aile Ortamı İçin
Doğru İletişim Teknikleri - 1
Bebekler doğar, büyür ve konuşmaya başlar!
'Dişimi fırçalamıcammm' der!
'Ödevimi yapmıcaamm!' der!
'Yalnız başıma uyumıcammm!' der.
'O yemeği yemicemmm!' der.
'Okula gitmicemmm!' der.
'Beni hiç anlamıyorsunuz!' der.
Peki çocukların bu cümlelerine karşılık ana babalar neler söyler?
Bağırmayan Anneler kitabının yazarı Hatice Kübra Tongar, 0-18 yaş arası çocukların sıklıkla kurduğu kriz cümlelerine doğru iletişim teknikleriyle çözüm önerileri sunuyor. Aile içi krizler yerini huzur ve sükûnete bırakıyor.
Çocuklarımızla İtişmeyelim İletişelim!
Çünkü insanlar konuşa konuşa anlaşırlar…
Evet Beyinli Çocuk
Çocuğunuzun psikolojik olarak daha dayanıklı, yaratıcı ve cesaretli olması için beyin odaklı stratejiler
Ekran bağımlılığı, yemek seçme alışkanlığı, yatma vakti gibi can sıkıcı sorunlarla yüzleştiklerinde, çocuklar algılayıcı olmak yerine reaksiyon göstererek ya kendilerini kapatırlar ya da rol yaparlar. İşte yazarlar, bu olumsuz duruma Hayır Beyni yanıtı diyorlar. Fakat çocuklarımıza kendi problemleriyle başa çıkmaları ve bu problemleri çözme yeteneklerini geliştirmeleri için Evet Beyni yaklaşımını öğretebiliriz. Çocuklar Evet Beyni yaklaşımına geçtiklerinde, daha yaratıcı ve psikolojik olarak daha dayanıklı hale gelirler. Çevreleriyle olan ilişkilerinde ve zorluklarla baş etme konusunda daha becerikli olurlar. Hata yapma konusunda ise çok daha az endişeli…
Tüm dünyada farklı sosyo-kültürel yapıdaki binlerce ebeveyn ve çocukla yaptıkları başarılı bilimsel çalışmalarıyla tanınan Dr. Siegel ve Dr. Bryson anne babalara tüm yaşlardaki çocukların faydalı bir evet beyni moduna geçmeleri için beceriler, senaryolar ve aktiviteler sunuyorlar. Bu kitap, çocuğunuzun hem pozitif potansiyelini besleyen hem de içindeki parlayan kıvılcımı koruyup onu güçlendiren eşsiz bir anahtar sunuyor. Siz de çocuğunuza dünya ile anlamlı etkileşimler ve duygusal metanetle dolu bir hayat armağan edin.
Kardeş Rekabeti
Mutlu bir aile hayatı için çocukların bir arada yaşamasını kolaylaştıran yöntemler…
Birden fazla çocuğun olduğu evlerde kardeş çatışması kaçınılmazdır. Anne babalar kardeşler arasında sevgi dolu bir ilişki için çırpınıp dururlar, ne olursa olsun çocuklarının yakın arkadaş olmasını isterler.
Kardeşliğin doğasında vardır rekabet. Önemli olan çocukların, rekabetin değil işbirliğinin normal kabul edildiği, öfkelerini sağlıklı bir şekilde ifade ettikleri, bir birey olarak değer gördükleri, kimsenin bir role hapsedilmediği bir aile ortamında büyümeleridir. Çünkü her şey ailede başlar.
“Çocuklarımıza farklılıklarına rağmen bir arada yaşamayı öğretebiliriz” diyen Adele Faber ve Elaine Mazlish bu kitapta anne babalara çocuklarının çatışmalarıyla başa çıkabilmek için basit ama etkili yöntemler sunuyorlar.
Yetenekli Çocuğun Dramı
Deneyimlerimizden ruhsal rahatsızlıklarla mücadele ederken her zaman kullanabileceğimiz çok önemli bir araca sahip olduğumuzu öğrendik. Bu araç tek ve benzersiz olan kendi çocukluk öykümüzün gerçeğini duygusal yönüyle kavrayabilmemiz, duygularımızla ona ulaşabilmemizdir... Fakat yanılmasalardan kendimizi tümüyle kurtarabilir miyiz? Her yaşam yanılsamalarla doludur; bu da, sanıyorum, gerçek bize çoğu zaman dayanılmaz göründüğü içindir.
Yine de gerçek bizim için o denli vazgeçilmezdir ki, ona varamamış olmayı ağır rahatsızlıklarla ödüyoruz. Bu nedenle uzun bir süreç sonunda bize yeni bir özgürlük alanının kapılarını açıncaya kadar, acı vereceğini bilerek gerçeği keşfetmeye çalışıyoruz... Ya da buna katlanamayıp yalnızca bilişsel düzeyde bir kavrayışla yetiniyoruz. Fakat böyle yapınca da yanılsamaların alanından kurtulmamız mümkün olmuyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.