Canavar Peşinde 6 Alev Kuşu Epos
₺98,00
Avantia’yı korumakta olan altı canavar var: Ateş Ejderhası Ferno, Deniz Yılanı Sepron, Dağ Trolü Arkta, At-Adam Tagus, Kar Canavarı Nanuk ve Alev Kuşu Epos. Bu canavarlar, Kara Büyücü Malvel’in yaptığı kötü büyü nedeniyle, bir zamanlar korudukları toprakları yerle bir etmeye başladılar. Tom, şimdi Canavarların en korkuncu olduğu söylenen Alev Kuşu Epos ile karşı karşıya. Epos’u etkisi altına alan kötü büyüyü bozması şart. Yoksa Avantia’yı kurtaramayacak…
| Yayınevi | Beyaz Balina Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Adam Blade |
| Baskı Yılı | 2011 |
3 adet stokta
Beyaz Balina Yayınları – Canavar Peşinde 6 Alev Kuşu Epos
/n
Avantia’yı korumakta olan altı canavar var: Ateş Ejderhası Ferno, Deniz Yılanı Sepron, Dağ Trolü Arkta, At-Adam Tagus, Kar Canavarı Nanuk ve Alev Kuşu Epos. Bu canavarlar, Kara Büyücü Malvel’in yaptığı kötü büyü nedeniyle, bir zamanlar korudukları toprakları yerle bir etmeye başladılar. Tom, şimdi Canavarların en korkuncu olduğu söylenen Alev Kuşu Epos ile karşı karşıya. Epos’u etkisi altına alan kötü büyüyü bozması şart. Yoksa Avantia’yı kurtaramayacak…
İlgili ürünler
Akıl Oyunları
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının adı kayıtlarda yok. Ölmüş bir adam görüyor ancak polisi oraya götürdüğünde ceset ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan yok oluyor. İşler daha da çığırından çıkmaya başladığında Charlie, kardeşi ve babası gibi şizofren olduğunu düşünmeye başlıyor. Kendisini durdurabilecek mi yoksa bu sonu olmayan akıl oyunlarına yenileri mi eklenecek? Çözebilmesi için halüsinasyonlar arasında tek bir gerçeğe ihtiyacı var ya da gerçeğe aykırı tek bir ayrıntıya. "Umulmadık sürprizler ve zihninizi kurcalayacak oyunlarla dolu bir roman. Muhteşem bir yapıt." -Tess Gerritsen- "Daniel Palmer okuyucuyu can evinden vuracak bir kitapla karşımızda. Karakter tahlilleri enfes. Son sayfaya kadar bitmek bilmeyen bir heyecan dalgası ve zekice düşünülmüş bir olay örgüsü." -John Lescroart- "Akıp giden bir konu, algılarınızı zorlayacak karakterler; net ve zekice kurgulanmış diyaloglar. Bir romandan başka ne beklersiniz? Çok yönlü bir yetenekten başlangıç vuruşu gibi bir ilk roman. Okuyucuyu daha da iştahlandıracak yazım tarzı ile tüylerinizi diken diken edecek bir okuma serüveni. Daniel Palmer, takip edilecek yazarlar arasındaki yerini bu kitapla perçinliyor." -Steve Berry-
Akıntı Adaları
Nobel Edebiyat Ödüllü Hemingway'in, yazarlığının en olgun döneminin ürünlerinden biri.
Hemingway'in bizzat yaşadığı ve duygusal yönü ağır basan serüvenlerden yola çıkılarak yazılmış olan roman, yazarın son kitaplarından biridir. Üç bölümlük bu romanda yazar, hareketli ve karmaşık bir serüvenler zinciriyle okuru adeta bağlıyor.
# Nobel Edebiyat Ödüllü Hemingway'in "bir insanın başına bunca şey gelebilir mi" dedirten, inanılmaz bir serüvenler dizisi.
# Kısa, yalın cümleler kullanan, özgün sert tarzı ile bilinen ve "tragedya yazarlarının sonuncusu" olarak tanımlanan yazarın insanı sarsan anlatım yeteneğiyle roman okumanın tadına varacaksınız.
Angelanın Külleri
"Geriye bakıp çocukluğumu anımsadığımda, nasıl hayatta kalabildiğime hala şaşarım."
Ekonomik kriz sırasında, Amerika'ya yeni gelmiş bir göçmen ailesinin çocuğu olarak, Brooklyn'de dünyaya gelen ve İrlanda'nın Limerick kentindeki yoksul mahallelerde büyüyen Frank McCourt'un anıları böyle başlıyor. Frank'ın babası Malachy, genellikle çalışmadığı, çalıştığı zamanlar da aldığı parayı içkiye yatırdığı için, annesi Angela'nın çocuklarını bakıp besleyecek parası yoktur. Ancak aynı Malachy, sorumsuz ve garip bir adam olmasına karşın, Frank'ın hikâye yazma yeteneğini ortaya çıkaracaktır. Frank, babasının, İrlanda'yı kurtaran Cuchulain hakkında anlattığı hikâyelerle, annesine bebekler getiren, Yedinci Basamaktaki Meleğin hikâyesiyle büyür.
Empati
Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Bu kitabı kapatabilirsiniz.
O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o
kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın.
Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.
Edebiyat, Bilim ve Felsefe Ruhunuza Akacak, Okudukça Bağlanacak, Bağlandıkça Okuyacaksınız...
Köprü Altındaki Aile
1959'da Newbery Onur Ödülü'ne layık görülen sıcacık bir aile öyküsü...
Armand, yokluk içinde yaşamayı öğrenmiş bir evsizdir. Hayatını dilenerek ve tuhaf işler yaparak kazanır. Üstelik bu dertsiz tasasız hayatından da epey memnundur. Neden olmasın ki? Bir kere hırsızları dert etmesine hiç gerek yoktur, çünkü bütün varı yoğu bir bebek arabasını ancak doldurur. Bütün Paris sokakları onun evi olduğundan kira ödemek gibi bir derdi de yoktur. Ailesi olmadığından kimseyi merak etmesi gerekmez. Kimseleri de istemez zaten. Hele de çocukları. O yerinde duramayan küçük çekirge kuşlarına hiç mi hiç tahammülü yoktur. Kalbini güzelce saklamazsa bu minik haylazların ne yapıp edip onu çalacağından korkar. Ama çocuk demek ev, iş, sorumluluk demektir; Armand ise macera arar. Onun için de ne zaman bir çocuk görse kalbinin üzerini kalın yün paltosuyla sıkı sıkı örter. Derken soğuk bir kış günü üç küçük çocuk girer hayatına. Anneleriyle birlikte sokaklarda kalmış üç evsiz çocuk. Ve Armand'un korktuğu başına gelir. Bu üç küçük çekirge kuşu onun o özenle sakladığı kalbini çalıverir. Ve o güne dek kimse için endişelenmemiş avare Armand ona sığınan bu biçare aileye kol kanat gerer.
Sırça Fanus
“Neşeli, hüzünlü, yalın, parlak ve doğal. En üstün niteliğiyse şaşırtıcı derecede dolaysız oluşu, tıpkı güpegündüz çekilmiş bir dizi fotoğraf gibi.”
- Time
Parlak bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood, 1950’lerde yayın dünyasında acımasız bir rekabetin sürdüğü New York’a büyük hayallerle gelir ve önemli bir moda dergisinde iş bulur. Kapıldığı beklentilerle karşısına çıkan fırsatların yoğunluğu, masumluğunu yitiren genç kızın zamanla kaldıramayacağı bir boyuta ulaşır ve Esther kendini tam bir karabasanın içinde bulur. Kimlik arayışı peşinde ürkütücü bir yola giren duyarlı ve hevesli bir genç kadının üniversite yılları, erkeklerle ilişkileri, yaşadığı çöküş, intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bakış açısı unutulmadan son derece içtenlikle işlenmiş.
Sylvia Plath’ın kendi yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı ve ilk kez 1963 yılında, ölümünden bir ay önce, başka bir isim altında yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus, o günün olduğu kadar bugünün insanının da metropol yaşamındaki yabancılaşmasını anlatan modern bir klasik haline gelmiştir. 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının melankolik prensesi Sylvia Plath’ın başyapıtının, ölümünün ve kitabın yayımlanışının 50. yılında, gözden geçirilmiş baskısını okurlarımıza sunuyoruz.
Son 10 Saniye
Üçü de korkunç bir yüzleşmeye doğru dörtnala koşarlarken kesin olan tek bir şey var: hayatta kalabilmek için çok sıkı mücadele etmeleri gerekecek.
SIMON KERNICK, İngiltere’nin en heyecan verici gerilim yazarlarından biri. Onun eserlerini bu kadar özgün kılan ise yaptığı araştırmalar. Kernick romanlarını yazmadan önce Emniyet Teşkilatı, Anti-Terör Şubesi ve Ağır Organize Suçlar Masası üyeleriyle kayda geçen veya geçmeyen görüşmeler yaparak İngiltere’nin yeraltı dünyasının derinliklerinde gerçekte neler olduğunu ilk ağızdan duyuyor.
SİVİL POLİS
Son on beş yıldır sivil polis olarak çalışan Sean Egan hayatı uçurumun kenarında yaşamaya alışkın olanlardan. Yakın zaman önce Londra’nın en tehlikeli suç şebekelerinden birinin içine sızmayı başardı ve şimdi kendisinden özel bir görev isteniyor: Gece Sürüngeni diye anılan bir seri katili polis nezaretinden kaçırmak.
KATİL
Acımasız ama bir o kadar da zeki olan Gece Sürüngeni şöhretini genç kadınları işkence ederek öldürmesine borçludur. Önceki gece tutuklanan katil, cinayetlerden birini işlemediğine dair çok sağlam bir delili olduğunu ve masumiyetini kanıtlayıp asıl katili sunacak çok önemli şeyler bildiğini iddia etmektedir.
KADIN POLİS
Dedektif Müfettiş Tina Boyd geçmişi asla yakasını bırakmayan bir bela mıknatısı. Gece Sürüngeni’ni cinayetleri işlemekle suçlayan polis kendisiydi ve şimdi kaçırılan suçluyu bulmak da yine ona düşecek. Ama bunu çok çabuk yapması gerekiyor, çünkü bazı tehlikeli kişiler onu sonsuza dek susturmak istiyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.