Bloodborne 2: Şifa Açlığı
₺389,00 Orijinal fiyat: ₺389,00.₺321,00Şu andaki fiyat: ₺321,00.
ESKİ KAN KORKUSU!
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki’nin büyük beğeni toplayan Bloodborne video oyunundan uyarlanan Titan’ın çok satan çizgi roman serisinin ikinci cildi için Yharnam’a dönerken Şifa Kilisesi’nin dehşetini ortaya çıkarın!
İlk Avcılar hastaları aramak için geceyi parçalara ayırırken, gizemli Küllü Kan hastalığının yayılmasını durdurmak için mücadele eden Şifa Kilisesi kendi safları içinden bir kopuşla karşı karşıya kalır. Hastalığın sebebinin Eski Kan olduğundan şüphelenen Rahip Clement, Şifa Kilisesi’nin gerçek doğasını ortaya çıkarmak ve Yharnam yurttaşlarına ifşa etmek için yaşlı şifacı Alfredius ile bir anlaşma yapar.
Bloodborne Serisi – Cilt 2
Uykunun Ölümü # 5-8
| Yayınevi | Eksik Parça Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ales Kot |
| Sayfa Sayısı | 112 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2022 |
| Boyut | “16, 0″, 5 X 24 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Eksik Parça Yayınları – Bloodborne 2: Şifa Açlığı
/n
ESKİ KAN KORKUSU!
FromSoftware/Hidetaka Miyazaki’nin büyük beğeni toplayan Bloodborne video oyunundan uyarlanan Titan’ın çok satan çizgi roman serisinin ikinci cildi için Yharnam’a dönerken Şifa Kilisesi’nin dehşetini ortaya çıkarın!
İlk Avcılar hastaları aramak için geceyi parçalara ayırırken, gizemli Küllü Kan hastalığının yayılmasını durdurmak için mücadele eden Şifa Kilisesi kendi safları içinden bir kopuşla karşı karşıya kalır. Hastalığın sebebinin Eski Kan olduğundan şüphelenen Rahip Clement, Şifa Kilisesi’nin gerçek doğasını ortaya çıkarmak ve Yharnam yurttaşlarına ifşa etmek için yaşlı şifacı Alfredius ile bir anlaşma yapar.
Bloodborne Serisi – Cilt 2
Uykunun Ölümü # 5-8
İlgili ürünler
Bülbülü Öldürmek-Çizgi Roman
Harper Lee’nin Pulıtzer Ödüllü Kült Eseri Bülbülü Öldürmek, Çarpıcı Bir Çizgi Roman Uyarlamasıyla Yeniden Hayat Buluyor!
"Saksağanları vurabilirsin, tabii tutturabilirsen ama bülbülü öldürmek günahtır, unutma.”
Harper Lee 1930’ların Amerika’sında geçen Bülbülü Öldürmek romanında, ırk ve sınıf, masumiyet ve adaletsizlik, ikiyüzlülük ve kahramanlık, gelenek ve dönüşümün unutulmaz bir portresini çiziyor. İlk yayımlandığı 1960’lardan bu yana, yani insan hakları hareketinin en çalkantılı yıllarından günümüze dek önemini hiç yitirmedi. İnsan doğasının karmaşık yapısını ve insan yüreğinin derinliğini mizah, sarsılmaz bir dürüstlük ve şefkatle anlatan senelerin eskitemediği bu klasik, Fred Fordham’ın nadide çizimleriyle yeniden doğuyor. Scout, Jem, Öcü Radley, Atticus Finch ve Alabama'nın küçük Maycomb kasabası gözlerinizin önünde pek çok ince detayıyla canlanacak.
Fullmetal Alchemist – Çelik Simyacı 1 Manga
Kappa – Japon Klasikleri Dizisi 9
“Hayatımız için gerekli olan düşünceler, bundan üç bin yıl evvel tükenmiş olabilir. Bizler, yalnızca eski odunları yeniden tutuşturuyoruz.”
Kendi düzenleri içinde, olması gerektiği gibi yaşam süren kappaların evrenine ansızın sızan meraklı bir çift gözün deliliğe varan trajikomik hikâyesi… Meraklı kahramanımız, günün birinde bir kappayı takip ederken yaşadığı dünyadan oldukça farklı bir düzende yürütülen Kappalar Diyarı’nda bulur kendini. İçine düştüğü bu yeni topluma ve getirdiği kurallara uyum sağlamaya çalışır. Fakat her ne kadar dilini, kültürünü, örf ve âdetlerini öğrenmeye çalışsa da bir süre sonra bulunduğu toplumun ve bağladığı kuralların gerçeklik algısına ters olduğunu anlar. Kendi dünyasına gitmek için girdiği kurtuluş yolu ise onu sonsuz bir zihin çılgınlığına sürükler.
Hayatı boyunca genlerinde gizlenen delilikten korkan Japon kısa hikâyelerinin babası olarak nam salmış Akutagawa, otuz beş yaşında intihar etmeden kısa bir süre önce kaleme aldığı bu eserinde, mevcut dönemdeki insanların hayata bakış açılarını, eğlence anlayışlarını, ölüme duydukları korkuyu, aile yapısını, politikalarını, kapitalizmi ve daha nicesini hiciv eşliğinde bir dille eleştirerek aktarıyor.
Koya Dağı Keşişi – Japon Klasikleri Dizisi 14
"Enfes bir koku yayılıyordu havaya; kadının teninden gelen bir koku muydu yoksa dağ havası mı, emin olamıyorum. Belki de sırtıma vermemek için uğraştığı nefesiydi.”
Yollara düşen gezgin bir keşişin heybesine topladığı efsanevi anlatım… Zorlu dağ yollarını aşarak ilerleyen keşiş, hiç hesapta yokken bir yol ayrımına gelir. Yaşadığı ikilem sonucu içindeki sesi dinleyerek adım attığı yol ise gerçeküstü bir dünyanın kapılarını aralar. Üstelik bu zorlu orman yolu, ıssız dağların gölgesi ve karşılaştığı sürprizler keşişin kendi iç dünyasını, duygularını ve inancını da farklı bir yönle keşfetmesine yol açar.
Romantik duygular ve doğaüstü güçleri harmanlayarak okuyucunun ilgisini henüz ilk sayfalarda yakalamakta ustalık kazanmış Kyōka İzumi, kelimeleriyle bizleri uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın ince ince ördüğü bu hikâyeyle zihinlerimize yansıttığı dünya, bizleri de keşişle aynı duygulara sürüklüyor, içsel evrenimize sorgulayıcı bir bakış açısıyla bakmamıza yol açıyor.
Küçük Bey – Japon Klasikleri Dizisi 5
"Ne bir rütbem ne de bir ünvanım var ama kendi ayakları üzerinde duran bir insanım.”
Küçük Bey, kırsaldan şehre uzanan saf bir bakış açısının hayatın gerçekleri ile yüzleşmesinin hikâyesi...
Ailesi tarafından "umutsuz” görülen Küçük Bey, çocukluk döneminde pek çok kez yok sayılmış olsa da evin hizmetlisi Kiyo herkesin aksine bütün hassasiyetini bu saf yüreğe sunmaktan kaçınmaz. Küçük Bey’in yolu hiç tanımadığı insanlarla dolu bir şehre düştüğünde bile karşılaştığı şaka yollu aşağılanmalara karşı tek sığınağı Kiyo’yla kopmayan bağı olur. Kendine has mizahi üslubuyla gerçeklik algısının sertliğini aktaran bu eserde, toplumsal statüler duyguların gücüyle yıkılırken eğitimden sosyal yaşama kadar döneminin birçok alanına farklı bir pencere açar.
Sıra dışı tarzıyla Japon edebiyatının öncülerinden olan ve modern dönem edebiyatını derinden etkileyen Natsume Sōseki, bu eseriyle okuru dünyanın bir başka ucundaki olayın merkezine ustalıkla yerleştiriyor. Etkileyici cümle tasarımları ve duygu aktarımıyla oluşturduğu perspektifte, Japon kültürü ve modernleşmenin Japonya’ya etkisi derin izlerle gözler önüne seriliyor.
On Gece Rüyası – Japon Klasikleri Dizisi 6
"Gittikçe daha da sıkılıyordum. Nihayetinde canımı almaya karar verdim. Bir akşam, etrafta kimsenin olmadığı bir vakit, kararlılıkla denize daldım. Ancak ayağımın güverteden ayrıldığı ve gemiyle bağlantım koptuğu an, hemen canımın kıymetini fark ettim. Kalbimin derinliklerinden keşke vazgeçseydim, diye düşündüm. Lakin çok geçti.”
Rüyalar âleminin derin karanlığına doğru yapılan fantastik bir yolculuk… On Gece Rüyası’ndaki her bir öykü kısa ama öz bir şekilde kendi bağımsızlığını ilan eder. Sayfaları çevirdikçe bir samurayın kılıcının parıltısından bir babanın günahının altında ezilişine, bir kadının ölüme yakın yakarışlarından bir annenin çaresizce yaşama ve umuda tutunma çabasına kadar insanı derinden etkileyen, efsunlu bir dünyaya adım atıyoruz.
Çağdaş Japon edebiyatına yön veren ve pek çok yazarı etkileyen Natsume Sōseki, bu eserinde kaleme aldığı on farklı öyküyü, büyülü atmosfer kurgusuyla birbirine sımsıkı bağlayarak okuruna sunuyor. Yazarın bir sihirbaz gibi parmaklarında oynattığı bu düşsel evren, gerçeklik algısını altüst ederken rüyanın ağırlığı, anlatımın sadeliğiyle âdeta uçucu bir hâl alıyor.
Otogizoshi – Japon Klasikleri Dizisi 3
"Âşık oldum diye suç mu işledim?
Antik çağlardan bu yana, dünya üzerinde yazılmış bütün trajedilerin bu soruyu konu edindiğini söylemek abartı olmaz. Her kadının içinde biraz bu acımasız tavşandan bulunduğu gibi, her erkeğin içinde boğulmamak için mücadele eden bir Japon rakunu mevcuttur. Otuz küsur yıllık başarısız bir kariyere sahip olan bir yazar olarak bunun doğruluğunu teyit edebilirim. Belki siz de aynı düşüncedesinizdir.”
Osamu Dazai’nin kaleminden, savaşın gölgesinde bir babanın diline yansıyan masallar… Karanlık bir sığınağa hapsolmuş bir kız çocuğunun dünyası babasının sesiyle bu eserde aydınlanırken aynı zamanda Japon mitolojisine ve masal kültürüne de ışık tutar. Tümör Bahtsızlığı, Bay Urashima ve Ejderha Sarayı, Tiktak Dağı ve Dilsiz Serçe masallarının her biri orijinal anlatımları eleştirilerek mercek altına alınır ve okura "Daha farklı nasıl yazılabilirdi?” sorusu sorulur.
Japon edebiyatının usta kalemi Osamu Dazai, savaş mağduru bir babanın diliyle kendi süzgecinden geçirdiği masalları okurlarına aktarırken kurgulanan masallar ve öğretileri karşısında eleştirilerini belirtmeyi de ihmal etmiyor.
Yıldızlar Saçıldığında (Fleksi Kapak)
“Nasıl bakılacağını bilirseniz, yıldızların özüne işlenmiş hikâyeler vardır. Bir yıldız gibi olun, ışığınız parlasın. Hikâyeniz parlasın. Çünkü bizi eve hikâyeler götürecek.” Mülteci kampında günler birbirinin aynı geçer: sıkıcı, aç ve gergin. Kampta ne yeteri kadar yiyecek vardır ne oyalanacak bir şey ne de ihtiyaç duyulan ilaçlar. Hayatının büyük kısmı kampta geçen Omar, okula gitme fırsatı doğduğunda bunu hem kendi hem kardeşi Hasan için bir umut ışığı olarak görür. Fakat bu aynı zamanda konuşamayan kardeşini, ailesine dair tek hatırasını yalnız bırakacağı anlamına gelir. Omar ve kardeşinin hayalini kurdukları yeni hayata başlamaları içinse beklemeleri, beklemeleri ve daha çok beklemeleri gerekir. Ömrünü karşılaştığı zorluklarla mücadele ederek ve değer verdiği şeyleri var gücüyle koruyarak geçiren Omar, nereye giderse gitsin ve yanında kim olursa olsun ailesini ve evini yüreğinde taşır. Yıldızlar Saçıldığında, Omar Mohammed’in kendi hikâyesini tüm içtenliğiyle anlattığı, ödüllü çizgi roman yazarı Victoria Jameson’un kaleminde hayat bulan, bekleyişin ve umudun buluştuğu etkileyici bir çizgi roman.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.