Bize Göre-Günümüz Türkçesiyle
₺160,00 Orijinal fiyat: ₺160,00.₺132,00Şu andaki fiyat: ₺132,00.
Ahmet Haşim’in yazılarından alınacak estetik haz elbette her devirde son derece yüksektir ancak bu yazılar bize aynı zamanda erken Cumhuriyet döneminin güncel meselelerini öğrenme, o yılların şehir hayatı hakkında fikir sahibi olma, entelektüel tartışmaların içine hızla ve büyük bir kolaylıkla katılma fırsatı da sunar. Dahası, Ahmet Haşim’in ele aldığı ve pek çoğu ufak değişikliklerle bugün de gündemimizi işgal etmeyi sürdüren bu konular, yazarın zamanı aşan, evrensel düşünüşünü bize göstermektedir. Bir başka deyişle, Ahmet Haşim’in yazıları, günümüzün okuruna da hâlâ yeni bir şeyler öğretmeyi fazlasıyla vaat etmektedir.
Erkan Irmak
Türk şiirinin dev ismi Ahmet Haşim’in ilk defa 1928’de basılan Bize Göre ve Gurebahane-i Laklakan kitapları ile 1933’te basılan Frankfurt Seyahatnamesi, titizlikle hazırlanmış bir baskıyla bir araya getirildi. Bugünün okurunun da rahatlıkla anlayabilmesi için yazarın diline olabildiğince az müdahale edilerek günümüz Türkçesine uyarlanan bu yazılarda şairin, dönemini –belki tüm dönemleri– etkilemiş gelişmelere dair ilginç fikirlerini keyifle okuyacaksınız.
| Yayınevi | Can Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ahmet Haşim |
| Sayfa Sayısı | 216 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Can Yayınları – Bize Göre-Günümüz Türkçesiyle
/n
Ahmet Haşim’in yazılarından alınacak estetik haz elbette her devirde son derece yüksektir ancak bu yazılar bize aynı zamanda erken Cumhuriyet döneminin güncel meselelerini öğrenme, o yılların şehir hayatı hakkında fikir sahibi olma, entelektüel tartışmaların içine hızla ve büyük bir kolaylıkla katılma fırsatı da sunar. Dahası, Ahmet Haşim’in ele aldığı ve pek çoğu ufak değişikliklerle bugün de gündemimizi işgal etmeyi sürdüren bu konular, yazarın zamanı aşan, evrensel düşünüşünü bize göstermektedir. Bir başka deyişle, Ahmet Haşim’in yazıları, günümüzün okuruna da hâlâ yeni bir şeyler öğretmeyi fazlasıyla vaat etmektedir.
Erkan Irmak
Türk şiirinin dev ismi Ahmet Haşim’in ilk defa 1928’de basılan Bize Göre ve Gurebahane-i Laklakan kitapları ile 1933’te basılan Frankfurt Seyahatnamesi, titizlikle hazırlanmış bir baskıyla bir araya getirildi. Bugünün okurunun da rahatlıkla anlayabilmesi için yazarın diline olabildiğince az müdahale edilerek günümüz Türkçesine uyarlanan bu yazılarda şairin, dönemini –belki tüm dönemleri– etkilemiş gelişmelere dair ilginç fikirlerini keyifle okuyacaksınız.
İlgili ürünler
Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir
İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak.
Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani.
…
Bu kez sana değişen, başkalaşan hatta bence kötüleşen ne varsa –elbette kendimce– ondan bahsetmek istedim. Bizim mahallemizden, bizden, bizim gibilerden. Bir mahalle bakkalında leblebi tozunu, eski bir kıraathanede şekerli oraleti, mahalle aralarında top oynayan, ip atlayan çocukları aradım bu kez.
“Sen de değiştin be abi!” diyenlere hak vererek biraz değişmesini istemediklerimi, eski ve güzel olanları yazdım.
Elifname
Sen çoktan öldürmüşsün beni… Neydi ruhunu benden esirgemekteki bahanen? Eski aşklarından farklı olan ya da eksik kalan yanım, sana sadık olup da seni yirmi birinci yüzyılın Mecnun’u gibi bir sevdayla sevmem miydi?
Sen sevdikten sonra unutmalara alışmışsın sevgili… Eski sevdiklerini ruhunda saklayıp taşıyacak kadar sadık ama sana kendini her şeyiyle adayan bir adamı, senin gözlerinde kendini bulduğu anda öldürecek kadar cesursun…
Ve artık, bunca yıl bekleyişimin sonunda gelmeyecek, açtığı kan revan yaraları sarmayacak, birlikte kuracağımız yuvanın hayalini bende bırakacak kadar da özgürsün sevgili…
Eşref Saat
Türkçeyi güzel kullanan yazarlardan biri olan Şevket Rado sohbetlerinde akıcı ve kolay anlaşılır bir üsluba sahip. Eşref Saat çocuklara hatta her seviyedeki insana vazife duygusunu, etrafına faydalı olmayı, güçlüklerden yılmamayı, aileye bağlı olmayı telkin etmek amacıyla İstanbul Radyosu’ndaki konuşmalarından oluşuyor. Eşref Saat’i okuyarak hayatı sevecek, sağlığınızın değerini bilecek, zengin olmak için doğru davranışın ne olduğunu öğreneceksiniz. İlköğretim öğrencileri için belirlenen 100 Temel Eser’den biri olan Eşref Saat pek çok insanın keşke öğrencilik yıllarında, çok daha önce okusaydım diyeceği türden bilgiler içeren bir kitap. Eser, yazarın radyo konuşmalarını dinleyenlerin o günlere dönmelerini sağlayacak türden bir anlatıma sahip. Yazarın ifadesiyle "hayatı sevmeyi, çalışmayı, iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe değer vermeyi üstün tutan" bir insan olmanın kapısını aralıyor Eşref Saat.
İkra
Allah’ın ilk emri olduğu için okumadı annem
bilirsin bizim toplumu sevgilim
annem okumuş olsaydı sana Mem û Zîn’i anlatırdı
Mem bir ağıt yaktı,
döküldü dolunayda Zîn’in saçları.
sevgilim, annem okumamış bilirsin
seni istemeye geldiğimizde anneme sorulmasın
türkçesi de bozuktur annemin sevgilim
adını söyleyemezse sen yine de “efendim anne” de.
sevgilim, benim annem okumadı ama
senin için çok güzel diyor
ne güzelsin sen, gözlerin Galata terası manzarası gibi
sevgilim çok güzelsin sen
bana sarıl Sovyetler dağılmasın
İnsanın Acısını İnsan Alır
“Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun. İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde. Saçına rüzgâr, sesine ışık düşürememek kimsenin. Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması... Ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.”
Kanadını İyileştirdiğiniz Her Kuş Bir Gün Uçar Gider
Yetişkinler Ejderhalardan Neden Korkar?
Edebiyat gençlere denemelerle göz kırpıyor, denemeler gençleri ustalarla tanıştırıyor!
Hazırladığı edebiyat seçkileriyle tanınan akademisyen, yazar İshak Reyna, bu kez Türk ve dünya edebiyatından deneme yazılarını gençler için özenle seçti. Birbirinden etkileyici 30 deneme yazısından oluşan seçkinin amacı, gençleri edebiyatın bu yenilikçi türüyle yakınlaştırmak. Daha önce yine Müren Beykan’ın yayına hazırladığı Dikkat! Kırılacak Eşya ve Ay’ı Boyamak adlı öykü derlemeleriyle dikkati çeken Günışığı Kitaplığı, bu kez Türk edebiyatından 15, dünya edebiyatından 15 usta yazarın kaleme aldığı deneme yazıları seçkisiyle, genç okuru çok renkli bir düşünce dünyasında dolaştırıyor. Futboldan sanata, mizahtan siyasete, gençlikteki zorluklardan aşka uzanan denemeler, okurun düşüncelerini de hayal gücünü de harekete geçiriyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.