Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı
₺475,00 Orijinal fiyat: ₺475,00.₺385,00Şu andaki fiyat: ₺385,00.
1 adet stokta
Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı
Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı istihbaratı nasıl işledi? Mısır, Filistin, Suriye ve Irak cephelerinde hangi istihbarat operasyonları yürütüldü? Kafkas ve Çanakkale cephelerinde Osmanlı casuslarının edindiği bilgiler askerî harekâtları nasıl etkiledi? Yurt içinde gerçekleştirilecek suikast ve terör eylemleri nasıl tespit edildi ve etkisiz hâle getirildi? Savaş sırasında düşmanların gizli planları, Osmanlı casusları tarafından nasıl açığa çıkarıldı ve bunlara karşı hangi tedbirler alındı? Tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı: İkinci Şube Tarihi’nde!
Osmanlı Devleti, on dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren dünyadaki gelişmeler doğrultusunda ordusunu ve istihbarat sistemini modernleştirmiştir. Balkanlar’da alınan yenilgiler, Babıali Baskını, Birinci Dünya Savaşı seferberliği ve sıkıyönetimin ilanıyla, kamuoyunda ordunun tek kurtuluş kaynağı olduğu fikrinin destek görmesi sağlanmış ve Harbiye Nezareti’nin gücü ve istihbarat operasyonlarının yoğunluğu artırılmıştır. İstihbarat faaliyetlerini icra eden İkinci Şube ise kurumsal yetkilerinin genişlemesiyle, kamuoyunun yönlendirilmesinden casusluk faaliyetlerine, karşı casusluk faaliyetlerinden cephelerde düşmanlara karşı bilgi toplamaya kadar çok geniş bir sahada operasyonlar yürütmüştür.
Osmanlı casusları, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki stratejik askerî istihbaratla ilgili misyonlarda düşman ve müttefik devletlerin ekonomik, sosyal ve siyasi koşullarına odaklanarak savaş stratejisinin yürütülmesine katkıda bulunmuştur. Askerî operasyonların siyasi amaçları ve ayrıca hedef orduların kapasitesi ve organizasyonu hakkında bilgiler toplamıştır. Operasyonel seviyede topladıkları istihbarat ise diğer orduların seferberlik kapasiteleri, düzeni, komuta heyeti, konuşlanması, iaşesi vb. hususlarda diğer askeri birimlere gerekli planlamanın yapılması için bilgi sağlamıştır. Tüm bu askerî operasyonların yanı sıra İkinci Şube özellikle, Osmanlı toplumunun dönüşümünde propaganda ve sansür faaliyetleriyle rol oynamış, savaş sırasında Türk milliyetçiliğini canlandırmak ve halk desteğini kanalize etme adına birçok dergi ve gazeteyi kontrol etmiş; yazar, şair, vaiz ve ressam gibi çeşitli meslek gruplarından yararlanarak millî duyguları diri tutmak adına faaliyetlerde bulunmuştur.
Somer Alp Şimşeker’in titiz çalışması Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İstihbaratı: İkinci Şube Tarihi, Osmanlı Devleti’nin modern dönemdeki istihbarat faaliyetlerini İkinci Şube penceresinden inceliyor.
İlgili ürünler
Arel Ve Enteresan Kumbarası
Arel ve ablası, Kapadokya’da balon turu yapmak için sabırsızlanıyordu fakat babaları onlara bir şart koşmuştu: Balona binmek için herkesin kendi kumbarasını doldurması gerekiyordu! Bundan kolay ne olabilirdi ki… Arel, kumbarasını bir sürü bozuk parayla doldurmuştu bile.
Ama işler pek de beklediği gibi gitmedi, kumbarasını değerli şeylerle doldurmalıydı. Arel’in başka taktiklere ihtiyacı vardı. Acilen bütçe yönetimini öğrenmesi gerekiyordu.
Peki asıl değerli olan şey para mıydı?
Bitmeyen Stıcker Kitabı (Etkinlikli 200+ Çıkartma)
Çay Kitabı
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.