Bir Kuran Şairi
₺750,00 Orijinal fiyat: ₺750,00.₺638,00Şu andaki fiyat: ₺638,00.
Kur’an Şâiri, kolay kolay eskimeyen bir sesin ve sözün sahibiydi. İnanan ve inandığı gibi yaşayan biriydi! Dürüst muhaliflerinin bile ahlâkına ve bilgisine toz kondurmadıkları, konduramadıkları bir dâvâ adamıydı. İddiası vardı, dâvâsı vardı, uğrunda her türlü eziyet ve cefâya katlandığı sevdâsı vardı. Kur’an Şâiri hakkında birileri, “hurafelere takılan adam” tabirini kullanmıştı. Binaenaleyh bu kitap, onu o “hurafeler”den tezkiye etmek için değil, bilâkis onun “hurafelerini” hâlâ takip edenlerin bulunduğunu ve dahî, “hurafelerinin” zerresini bile fedâ etmeyi düşünmediklerini hatırlatmak için yazıldı.
| Yayınevi | Kapı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Dücane Cündioğlu |
| Baskı Yılı | 2011 |
1 adet stokta
Kapı Yayınları – Bir Kuran Şairi
/n
Kur’an Şâiri, kolay kolay eskimeyen bir sesin ve sözün sahibiydi. İnanan ve inandığı gibi yaşayan biriydi! Dürüst muhaliflerinin bile ahlâkına ve bilgisine toz kondurmadıkları, konduramadıkları bir dâvâ adamıydı. İddiası vardı, dâvâsı vardı, uğrunda her türlü eziyet ve cefâya katlandığı sevdâsı vardı. Kur’an Şâiri hakkında birileri, “hurafelere takılan adam” tabirini kullanmıştı. Binaenaleyh bu kitap, onu o “hurafeler”den tezkiye etmek için değil, bilâkis onun “hurafelerini” hâlâ takip edenlerin bulunduğunu ve dahî, “hurafelerinin” zerresini bile fedâ etmeyi düşünmediklerini hatırlatmak için yazıldı.
İlgili ürünler
Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı
Kimdir, “Beyaz Müslümanlar”?..
Soner Yalçın bu kez okurlarını, tarikat şeyhi Harun Hoca’nın (Aaron Kandiyoti) peşinden, tarikatlara, dergahlara, müritlere, siyaset ve ticaret dünyasına, ilginç akrabalık bağlarına uzanan bir yolculuğa çıkarıyor...
İslamcı çevrelerin içindeki Sabetayistler...
Tarikatlara, tekkelere, müritlere, iş dünyasına, siyasete ve ilginç akrabalık bağlantılarına uzanan ilişkiler ağı... İsimler... İsimler...
Said-i Nursi’nin, mezarından kaçırılan cesedi yıllardır neden bulunamıyor?..
Sabetay Sevi’nin sağ kolu Osman Çelebi, hangi ünlü Mevlevi’nin büyükdedesiydi?..
Nazım Hikmet’in Nakşibendi Gümüşhaneli Dergahı’yla akrabalık bağları neydi?..
Türkiye’nin sayılı zenginlerinden, tarikatçı bir ailenin sosyetik gelinleri kimler?..
Yahudi Alyans Okulu mezunu ünlü şeyh kimdi?.
Cenab-I Aşk
Varlığa gelen her âdemin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir; ilki varlığa getirdiği için, ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için. Evet, varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi, var kalmanın, varlıklı olmanın da bir sebebi vardır. İki farklı sebepten değil, bir sebebin iki cihetinden söz ediyoruz aslında. Varolabilmemiz için muhtaç olduğumuza varlığımızı sürdürmek için de muhtaç olmaktan... Böylelikle varolanların tümü iki sıfatla muttasıf olmak zorunda: vücûd ve beka. Demek ki aşk vücûdu bâki kılmak için çırpınanların değil, vücûdu fâni kılmak için çabalayanların mesleki.
O halde Cenab-ı Aşk yâriniz ve yardımcınız olsun efendim!
Geleceğimizde İslam Var
Roger Garaudy, bu kitabında şu çığlığı atıyor: Batı'yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten ve canlı cenazelikten dün İslam kurtarmıştı!
Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imal eden ve insanlara bunları reklamlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı'yı bu korkunç sapmadan yine İslam kurtaracaktır!
Ya İslam'ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.
Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslam'ın destanıdır.
Çünkü İslâm'ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir anıdır.
Hz. Peygamberi Yeniden Düşünmek
İslam
İslam ve Türkiye tarihi konusunda en önemli tarihçilerden biri olan merhum Bernard Lewis, Hz. Muhammed’in peygamber olmasıyla başlayan ve Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesine kadar uzanan yaklaşık sekiz yüzyıl boyunca İslam tarihinde bir yolculuğa çıkıyor. Arabistan Yarımadası’ndan başlayıp Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’ya, Asya’nın büyük bir bölümüne, Kuzey ve Güney Avrupa’ya yayılan İslam’ın bu tarihsel yolculuğunda, farklı devlet ve halkların ortak inanç temelinde yarattıkları bir uygarlığın tarihini herhangi bir yorum yapmadan orijinal belgelerle okumak, Lewis’in okuyucusu için de heyecan verici bir deneyim oluyor. Üstelik, Bernard Lewis okuyucusunu heyecan verici bir yolculuğa çıkarmakla kalmayıp, kendi tarihsel çalışmaları için derlediği belgeleri paylaşarak İslam tarihi konusunda araştırma yapan tarihçilere de bir yol haritası çıkarıyor.
Elbette tarih yazımı belgelerden ibaret değil. Bernard Lewis, tarihçilere sadece bir yol haritası veriyor. Tarihçiye düşen görev, bu yol haritasında, belgeler arasında kuracağı bağlantılarla, belgeleri yorumlayışıyla ve farklı belgelerle zenginleştirmesiyle kendi özgün tarihini yazmak oluyor. Lewis, tarihin sadece belgelerden ibaret olduğunu savunmuyor, aksine “bu çalışmalardaki değerlendirmeler, hatta kabul görmüş olgular olma iddiasındaki basit açıklamalar bile titizlikle ele alınmalıdır” uyarısında bulunuyor. Tarih çalışmalarının sadece belgelerden ibaret olduğunu ileri sürmek ne kadar eksik bir anlayışsa belge olmadan tarihsel çalışma yapmanın mümkün olduğunu ileri sürmek de o kadar hatalı bir anlayıştır.
İslam, İslam uygarlığı ve tarihi konusunda araştırma yapan tüm tarihçilerin ve bu büyük uygarlığın tarihine ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt.
İslamın Vadettikleri
Batı, yüzyıllar boyunca Müslümanları barbarlıkla, İslâm dünyasını da gericilikle suçladı, suçluyor. Batı, İslâm ülkelerine karşı Haçlı ruhunu dün olduğu kadar bugün de bazen sinsice, bazen alenen devam ettiriyor. Batı, kendi insanını gerek okul gerekse medya yoluyla İslâm düşmanı olarak yetiştiriyor. Batı, Müslümanlara her türlü iftirayı atmaya, kara çalmaya devam ediyor…
Roger Garaudy İslâm’ın Vâdettikleri’nde, İslâm’a ve Müslümanlara yapılan bütün saldırılara tek tek cevap veriyor. Müslümanlar olmasaydı, Batı'nın hâlâ Ortaçağ karalığında insanlık dışı bir hayat süreceğini ve asıl barbarların Batılılar olduğunu haykırıyor. Batı’nın her bakımdan iflas ettiğini açıklıyor. İslâm medeniyetinin dünyanın gelmiş geçmiş en soylu ve en insancıl medeniyeti olduğunu apaçık ispat ediyor. İslâm’ın gerçek değerini ve yüceliğini Batılı aydınlara reddedemeyecekleri bilgi ve belgelerle kabul ettiriyor. Batı’nın ve insanlık âleminin ancak İslâm bilgeliği ve insan anlayışıyla barış ve huzura ereceğini bütün aydın zihinlere yerleştiriyor.
Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı – Nesil Yayınları
2 Cilt Bir Arada.
Günümüzde insanlığın asıl ızdırabı, kâinatın efendisi Hz. Muhammed’i (a.s.m.) tam mânâsı ile tanımamak, hakîkî şahsiyetini bilmemek ve getirdiği hayat bahşeden esaslara aşk ve şevk içinde kucak açmamaktan ileri gelmektedir. Dünyanın manevî sarsıntısı da, sıkıntısı da, anarşi ve huzursuzluk içinde bocalayışı da bundan doğmaktadır. Onu (a.s.m.) anlamadıkça, sevmedikçe ve hayat bahşeden prensiplerini kendisine rehber edinmedikçe de insanlığın bu sıkıntı, sarsıntı ve buhrandan kurtulması mümkün değildir. İnsanlık onu anlamak zorundadır! Dünya Siyer Ödülü Birincisi bu eserimiz, onun (a.s.m.) bir nebze olsun anlaşılmasına vesile olacaksa kendimizi bahtiyar addedeceğiz.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.