Ayasofya’dan Kimler Kimler Geçti?
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺248,00Şu andaki fiyat: ₺248,00.
Ben Ayasofya…
Konstantin tarafından yapılan, yanıp kül olduktan sonra II. Theodosius’un emriyle yeniden ayağa kalkan, sonra tekrar yıkılan ve Justinyanus tarafından yapılıp bugünlere ulaşan, her taşında padişahlardan âlimlere, mimarlardan şairlere, hattatlardan gezginlere pek çok kişinin imzası ve duası bulunan, Fatih Sultan Mehmed’in kılıç hakkı, Mimar Sinan’ın minareleriyle şaha kaldırdığı, Müslüman mabedi Ayasofya.
Sana ilk günümden itibaren üzerimde emeği olan ve farklı niyetler taşıyan insanları anlattım. Bin beş yüz yıllık ömrümde gör bak neler yaşadım, nelere şahit oldum, kimleri ağırladım?
| Yayınevi | Aile Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Hatice Kübra Tongar, Ömer Faruk Paksu |
| Sayfa Sayısı | 72 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2025 |
| Boyut | “19, 00″, 50 X 27 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Aile Yayınları – Ayasofya’dan Kimler Kimler Geçti?
Ben Ayasofya…
Konstantin tarafından yapılan, yanıp kül olduktan sonra II. Theodosius’un emriyle yeniden ayağa kalkan, sonra tekrar yıkılan ve Justinyanus tarafından yapılıp bugünlere ulaşan, her taşında padişahlardan âlimlere, mimarlardan şairlere, hattatlardan gezginlere pek çok kişinin imzası ve duası bulunan, Fatih Sultan Mehmed’in kılıç hakkı, Mimar Sinan’ın minareleriyle şaha kaldırdığı, Müslüman mabedi Ayasofya.
Sana ilk günümden itibaren üzerimde emeği olan ve farklı niyetler taşıyan insanları anlattım. Bin beş yüz yıllık ömrümde gör bak neler yaşadım, nelere şahit oldum, kimleri ağırladım?
İlgili ürünler
Acaba Nasıl?
Adeta ortasından başlayıp noktasız virgülsüz akan
Beckett’in sadece en temel öğelerine indirgediği
bir anlatı biçimi Acaba Nasıl?
Anlatıcı kim belli değil
Pim kahraman mı yoksa Pim mi anlatıcı
hiçbir şeyden emin olamayacağımız bir kurgu
Beckett’in kaleminden dili oyan dille oynayan
onu bir oya gibi işleyen bir roman
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları
'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.
“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nı okuduktan sadece birkaç yıl sonra Perkins’in gözlerimizin önüne capcanlı anlatımıyla serdiği ekonomik darbeye maruz kalacağımı bilemezdim. Yeni İtiraflar, ekonomik gücün demokratik denetimini dinamitlemek isteyenlere rehberlik eden yabani yöntemler ve iğrenç ekonomik akılsızlıklarla ilgili kişisel deneyimimle örtüşüyor. Perkins, siyasi, sosyal ve ekonomik güçlerin gerçek kaynakları hakkında içeriden dürüst seslere ihtiyaç duyan dünyamıza yine esaslı bir katkıda bulundu.
- Yanis Varoufakis, Yunanistan Eski Finans Bakanı
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları, ekonomik tetikçi ve çakalların güçlerini arttırmak için başvurdukları alçak yöntemlerin iç yüzü hakkında derin bilgiler sunuyor. ABD’nin ve dünyanın geri kalanının tepesine nasıl tünediklerini gösteriyor. Bugün karşılaştığımız krizleri ve onları durdurmak için gereken yol haritasını aydınlatan muhteşem ve cesur bir kitap.
- Dr. John Grey, Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten kitabının yazarı
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları'na bayıldım. On yıl önce gerçekte ne olup bittiğini ortaya koymuştu. Yeni İtiraflar hikayenin geri kalanını anlatıyor. İlk kitaptan bu yana gerçekleşen dehşet verici olayları ve hepimizin bu ölüm ekonomisini bir yaşam ekonomisine çevirmek için yapabileceklerimizi sorguluyor.
- Yoko Ono
On yıl önce Türkiye'de ve tüm dünyada gündemi sarsan ve her geçen gün daha çok insanın gözünü açan John Perkins yeni itiraflarla geri döndü!
Bizim Akdeniz
Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.”
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
“Niçin gül bahçelerini divan edebiyatında ve Şiraz masallarında arayalım? Isparta’yı görmüş olan, Bursa ve Şam gibi, onu da bir türlü hayalinden silemez.
Eskiden Şam’da genç kızlar şarkı söyleyerek ve elişi ile oynayarak yollarda dolaşırken başlarındaki sepet, meyve ile dolarmış. Isparta Mebusu İbrahim Bey memleketi için böyle bir hikâye icat etmeye muhtaç değildir. Onun dediği gibi, Ispartalılar kapılarından bakraçlarını uzatarak çeşmeden su doldurup, pencerelerinden meyve toplayabilirler.
...
İstanbul ve hinterlandı, İzmir ve hinterlandı, Mersin ve hinterlandı gibi, Antalya ve hinterlandı zengin ve büyük bir mıntıkadır.
...
Türk milletinin kurtuluşunun en iyi Afyon Kalesi'nden seyredildiğini yazmıştım. Devletin kuruluşunu görmek için Ankara Kalesi'ne çıkacaksınız. Alanya Kalesi'nden, Türk Anadolu’nun güzel talihi, engin ve ebedî görünüyor.
‘Padişahın bir şehri var; kışı bahar gibidir.’ Selçuk Alanya’sı için söylenmiş olan bu şiir yerine, Türk Akdeniz’inin bu eşsiz kasabasına başka bir söz hediye etmek isterim: ‘Alanya’yı görmeden ölmemeli!’ ” diyen Falih Rıfkı Atay’ın gözünden bir Akdeniz gezisine hazır mısınız?
Kendime Düşünceler
Batı felsefesinin tek filozof-imparatoru Marcus Aurelius, günümüzde hem politikacı hem de düşünür kimliğiyle adından söz ettiren Roma hükümdarlarından biridir. Savaşlarla geçen yaşamı boyunca hayranlıkla felsefe metinleri okumuş, Germen kavimleriyle savaştığı sırada cephede yazdığı Kendime Düşünceler’le dünya felsefe tarihine önemi yadsınamaz bir eser kazandırmıştır. Bugün hâlâ Stoacı felsefenin en önemli metinlerinden biri olarak okunan Kendime Düşünceler, Stoacı düşüncenin modern dünyaca anlaşılmasını sağlamış başlıca metinlerden biridir. Aurelius bu ölümsüz metinde kendinden önceki Roma hükümdarlarının ve kendisinin yönetim şekillerini sorgular; kocaman bir kente benzettiği evreni, insanı merkezine alarak irdeler. Aurelius için yaşamdaki her bir ayrıntı bütünün iyiliğine hizmet eder; bu yüzden akıl yürütme kabiliyetini kullanarak doğayı, evreni ve kendisini araştırmaya mecburdur insan.
Konuşmalar
"Konuşmalar" sıradan bir diyaloglar dizisi değil; memleket meselelerini derinlemesine irdeleyen bir düşünce akışı. Cumhur Utku, farklı mesleklerden dokuz kişiyle yaptığı sohbetlerde, Türkiye'nin toplumsal, siyasal ve kültürel dönüşümünü sorgularken, okuyucuyu da kendi yolculuğuna ortak ediyor.
Yurt ve yurttaş hakkında konuşmalar, zamanın nabzını tutmaktadır. Bu kitap sadece bir döneme ışık tutmakla kalmıyor aynı zamanda bireylerin iç dünyalarındaki çatışmaları, özlemleri ve düşünce fırtınalarını gözler önüne seriyor. Çağdaş dünyanın bireyi yalnızlaştırdığı bir zamanda konuşmanın, yazmanın ve anlamanın değerini anımsatıyor.
Yalnızca kelimelerle değil, samimiyet ve cesaretle yazılmış bu eser toplumun hafızasına katkı sunan bir kayıt niteliğinde. Cumhur Utku’nun kaleminden kendi kendimizle ve birbirimizle yüzleşmenin gücünü keşfedeceksiniz.
Konuşalım, anlatalım ve anlayalım. Çünkü gelecek günler bugünü konuşanların ellerinde şekillenecektir. Duygu ve düşüncelerimizi kalplerimize gömmek bize zarar verir. Bu doğru elbette. Konuşmalı ya da yazmalıyız. İkisini birden yapanlar herhâlde geceleri rahat uyuyorlardır. Yaşlanan insanlara baktığınızda çoğu susmak üzeredir ya da artık susmuştur. Annem ve babam öğretmen olduklarından çok konuşurlardı. Yaşlandıklarında konuşmaz oldular. Öyle pencereden dışarı ya da TV camından içeri bakar dururlardı. Babam televizyonu dinleyip hükûmet erbabına kızdığında salondaki masaya daktilosunu getirir, onlara mektuplar yazardı. Lütfen konuşun ve konuştuklarınız kayda geçsin diye de yazın. Olanağınız varsa görüntülü kayıt yapın. Çünkü artık kimse okumuyor, seyretmek daha iyi geliyor yeni kuşaklara. Bizden sonrakiler belki yazdıklarınızı okur, konuştuklarınızı izlerler ve sizin ne kadar saf olduğunuzu öğrenirlerken yaşadığınız çağın bir bölümünü de anlayabilirler.
Taymis Kıyıları
“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır."
Prof. Dr. İlber ORTAYLI
Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor.
Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.
Tormesli Lazarillo Yeni Beyaz Kapak
16. yüzyıldaki ekonomik kriz sebebiyle İspanya’nın her köşesinde açlık ve sefalet kol gezmekteydi, bu durumun bir ahlaki çöküntüyü de beraberinde getirmesi kaçınılmazdı. İspanyol toplumundaki bu maddi ve manevi çöküntünün ortasında, 1554 yılında, sonradan pikaresk roman adı verilecek olan yeni bir anlatı türünün ilk örneği olan Tormesli Lazarillo ortaya çıktı. Din adamlarının ahlaksızlıklarına bolca yer veren bu eser, engizisyonun hışmına uğramamak için imzasız olarak basıldı.
Sefiller, dilenciler, dolandırıcılar ve kimsesiz çocuklarla dolu bir dünyayı tüm çıplaklığıyla sergileyen Tormesli Lazarillo, dönemin İspanyol toplumuna ayna tutan bir klasik.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.