Atatürk ve Ata Sporu
₺480,00 Orijinal fiyat: ₺480,00.₺395,00Şu andaki fiyat: ₺395,00.
3 adet stokta
Atatürk ve Ata Sporu
ATATÜRK’Ü DUYGULANDIRAN ASKER
“Atatürk, boş zamanlarında çok defa Muhafız Alayındaki erlerin güreşlerini seyrederler, onların en küçük teknik hatalarını bulur, tashih ederlermiş.
Bir sohbetinde şöyle söylemiştir: ‘Dün yirmi neferin güreşlerini seyrettim. Birbirleriyle kıyasıya dövüştüler, her musaraanın (güreşin) sonunda biri galip çıkar ya!.. Çok ve ciddi çarpıştılar. O kadar ki gömlekleri parçalandı. Bu derece çetin dövüşmeye ben sebep olmuştum… Gömleklerini ödemem icap ederdi, kendi gömleklerimi bunlara dağıttırdım… Giymelerini söyledim… Hiçbirisi giymedi. Hayretle sebebini sordum, ‘Köylerimize, çocuklarımıza ve evlerimize bundan daha büyük ne götürebiliriz?’
Atatürk, zile bastı… Emir verdi: ‘Benim elbise dolabımda üzeri etiketli bir nefer gömleği var.. Onu alıp buraya getiriniz…!’ Salonda en ufak bir kımıldayış bile yoktu… ‘Bu gömleği görüyor musunuz arkadaşlar!.. Dün arkadaşlarının hepsiyle başa çıkan neferin gömleği… Yamalı bir gömlek, fakat tertemiz… Türk köylüsü gibi… Onun geniş ruhu gibi sade. Kendi
dolabımda, kendi eşyalarımın yanında, benim için sevimli, gözümü doyuran, içimi ferahlandıran bir hatıra.’ Hudutsuz mavi gözlerinin içi hafif bir yaş parlaklığıyla sıvandı: ‘Dünyada sevgisi benim için yegâne cömert olan şey, Mehmet’in, Türk köylüsünün asaletinden gelen şeylerdir. Onun sevgisine inanmış ve kanmış olanlar insanların en bahtiyarıdırlar.’ dediler.’
ATATÜRK’Ü DUYGULANDIRAN ASKER “Atatürk, boş zamanlarında çok defa Muhafız Alayındaki erlerin güreşlerini seyrederler, onların en küçük teknik hatalarını bulur, tashih ederlermiş. Bir sohbetinde şöyle söylemiştir:
‘Dün yirmi neferin güreşlerini seyrettim. Birbirleriyle kıyasıya dövüştüler, her musaraanın (güreşin) sonunda biri galip çıkar ya!.. Çok ve ciddi çarpıştılar. O kadar ki gömlekleri parçalandı. Bu derece çetin dövüşmeye ben sebep olmuştum… Gömleklerini ödemem icap ederdi, kendi gömleklerimi bunlara dağıttırdım… Giymelerini söyledim… Hiçbirisi giymedi. Hayretle sebebini sordum, ‘Köylerimize, çocuklarımıza ve evlerimize bundan daha büyük ne götürebiliriz?’ Atatürk, zile bastı… Emir verdi: ‘Benim elbise dolabımda üzeri etiketli bir nefer gömleği var.. Onu alıp buraya getiriniz…!’ Salonda en ufak bir kımıldayış bile yoktu… ‘Bu gömleği görüyor musunuz arkadaşlar!.. Dün arkadaşlarının hepsiyle başa çıkan neferin gömleği… Yamalı bir gömlek, fakat tertemiz… Türk köylüsü gibi… Onun geniş ruhu gibi sade. Kendi dolabımda, kendi eşyalarımın yanında, benim için sevimli, gözümü doyuran, içimi ferahlandıran bir hatıra.’ Hudutsuz mavi gözlerinin içi hafif bir yaş parlaklığıyla sıvandı: ‘Dünyada sevgisi benim için yegâne cömert olan şey, Mehmet’in, Türk köylüsünün asaletinden gelen şeylerdir. Onun sevgisine inanmış ve kanmış olanlar insanların en bahtiyarıdırlar.’ dediler.’
İlgili ürünler
Bitmeyen Stıcker Kitabı (Etkinlikli 200+ Çıkartma)
Çay Kitabı
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.
Gül Kuyusu 1
KARTPOSTAL HEDİYELİ
Gülçehre, çiçekleriyle ilgilenmeyi seven, manga okuyup sürekli k-drama izleyen ve aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan normal bir kızdır. Bir gün hayatına hiç beklemediği bir şekilde, okuduğu mangalar ve izlediği k-dramalardaki başrol erkek karakterleri aratmayan
bir adam girer. Bu esrarengiz adamın gelişiyle, Gülçehre birdenbire sıradan hayatının başrolüne dönüşür.
Salıncağın üzerinde duruyordum, salıncağın halatlarını daha sıkı tuttu.
“Senin için buradayım, Gül Kuyusu.”
Yeşil gözlerine baktım.
“Özgürüm,” diye fısıldadım yağmur damlaları yüzümden gözyaşları gibi kayarken.
“Özgürsün,” dedi.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.