Aşkın Secdesi
₺445,00 Orijinal fiyat: ₺445,00.₺379,00Şu andaki fiyat: ₺379,00.
“Sevgiliyle vuslatı göklerde arama!
Bilirsen, alnını koyduğun yerdedir O…”
İrfani bir anlatımla yine tarih, insan, kutsal ve edebiyat iç içe…
Yüz binlerce okurun gönüllerinde taht kuran seri, üçlemenin son romanıyla Hüseynî aşkın şahitlerini Kerbelâ’daki büyük buluşmaya çağırıyor.
Yanıyor ve koşuyordu Hüseyin’e doğru.
Kırk günün, kırk yılın değil asırların hasret abidesiydi o.
Bir yanında Dedesi vardı; Dedelerin En Güzeli…
Bir yanı Kevser’di; Anneler Annesi…
Nice yollardan Şehitler Sultanının başucuna değin gelmişken sonunda beli mi kırılmıştı? Hüseyin’in kabrini izlerken iki büklümdü gayrı. Kırk gündür saraylar, ordular titreten azamet dolu kadın gitmiş. Tüm hüznünü en nazlısıyla paylaşmak isteyen mahzun bir nefes gelivermişti.
“Ey Babam Oğlu, dinle beni!..” diyordu: “Âhıma yol verip ağlasaydım; gökten yağmur misali yıldız inerdi. Yusuf’a zindan kuyular gözyaşlarımla dolardı. Ama mazlum gönüller titremesin diye bir dem bile ağlamadım Can Hüseyin…
…Ey Dedem Oğlu, Rahmet Evinin Gülü!.. Düldül’den inip Burak’a binen sen değil misin? Bilsem ki, sen ölüsün; billahi düşmem derdine. Neredesin gözlerin nûr vesilesi, nerede?..”
Ölüdür her insan; tâ ki kendinden doğana değin…
| Yayınevi | Kapı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ahmet Turgut |
| Baskı Yılı | 2013 |
5 adet stokta
Kapı Yayınları – Aşkın Secdesi
/n
“Sevgiliyle vuslatı göklerde arama!
Bilirsen, alnını koyduğun yerdedir O…”
İrfani bir anlatımla yine tarih, insan, kutsal ve edebiyat iç içe…
Yüz binlerce okurun gönüllerinde taht kuran seri, üçlemenin son romanıyla Hüseynî aşkın şahitlerini Kerbelâ’daki büyük buluşmaya çağırıyor.
Yanıyor ve koşuyordu Hüseyin’e doğru.
Kırk günün, kırk yılın değil asırların hasret abidesiydi o.
Bir yanında Dedesi vardı; Dedelerin En Güzeli…
Bir yanı Kevser’di; Anneler Annesi…
Nice yollardan Şehitler Sultanının başucuna değin gelmişken sonunda beli mi kırılmıştı? Hüseyin’in kabrini izlerken iki büklümdü gayrı. Kırk gündür saraylar, ordular titreten azamet dolu kadın gitmiş. Tüm hüznünü en nazlısıyla paylaşmak isteyen mahzun bir nefes gelivermişti.
“Ey Babam Oğlu, dinle beni!..” diyordu: “Âhıma yol verip ağlasaydım; gökten yağmur misali yıldız inerdi. Yusuf’a zindan kuyular gözyaşlarımla dolardı. Ama mazlum gönüller titremesin diye bir dem bile ağlamadım Can Hüseyin…
…Ey Dedem Oğlu, Rahmet Evinin Gülü!.. Düldül’den inip Burak’a binen sen değil misin? Bilsem ki, sen ölüsün; billahi düşmem derdine. Neredesin gözlerin nûr vesilesi, nerede?..”
Ölüdür her insan; tâ ki kendinden doğana değin…
İlgili ürünler
Gülnihal
Şair Evlenmesi
“Şimdi benim Kumrucuğum kafese girecek ha! Ah, bir kere kanadının altına girebileydim! Fakat insan kısmının yediği bir yem var ya, adına para derler. Eğer ondan isteyecek olursa mesela… E ne olmuş? Ben de elimden geleni esirgemem ya. Verebileceğim şey, çok mu? Hepi topu bir teselli.”
Tanzimat Dönemi’nin en önemli yazarlarından biri olan Şinasi’nin Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilen Şair Evlenmesi oyunu, Türk edebiyatının Batılı tarzdaki ilk tiyatro oyunu kabul edilmektedir. Şinasi, töre komedisi niteliği taşıyan bu eserinde görücü usulü evlenmenin sakıncalarına değinir.
Alafranga tutumu ve giyimi sebebiyle mahalleliler tarafından hoş karşılanmayan Müştak Bey, yoksul fakat eğitimli bir şairdir. Her ne kadar gönlünü Kumru Hanım’a kaptırmış olsa da mahallelinin entrikaları sebebiyle Sakine Hanım’la evlenmeye mecbur kalır. Müştak Bey’i bu zor durumdan kurtaracak kişi ise arkadaşı Hikmet Efendi’dir.
Anadolu geleneğini Batılı tarz ile ustalıkla harmanlayan bu eserle Şinasi, hem Anadolu âdetlerine hâkim olduğunu kanıtlamış hem de Türk tiyatrosunda yeni bir biçimin önünü açmıştır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.