Aleviliğin Yazılı Kaynakları
₺90,00 Orijinal fiyat: ₺90,00.₺70,00Şu andaki fiyat: ₺70,00.
3 adet stokta
Aleviliğin Yazılı Kaynakları
Bugüne kadar Alevîliğin yazılı kaynaklarının olma-dığı ileri sürüldü. Alevîlik, sözlü kültür üzerinden anlaşılmaya çalışıl-dı. Bu nedenle Alevîlik çalışmaları, ne tam anlamıyla teolojik ve ne de tam anlamıyla halkbilimsel (folklorik) bir çerçeveye oturtulabildi. Kafalar karıştı. Sünnîlik çalışmaları ise, teolojik açıdan ve yazılı kaynaklar üzerinden yapıldı. Farklı metotlar ve kaynaklar üzerinden yapılan Alevîlik ve Sünnîlik çalışmaları, aynı düzlemde karşı-laştırıldı. Bu büyük bir yanlıştı. Sonuçta yaşanan kavram kargaşası daha da bü-yüdü. Faylar daha da derinleşti. *** Alevîliğin yazılı kaynakları, sanıldığının aksine yok değildir. Tarihte de yok değildi. Dün varlardı, bugün az da olsa varlar. Şüphesiz; yarın daha fazla olacaklar. Bu kaynaklar, geçmişte Alevî toplumunun elinden zorla alındı. Yasaklandı. El konuldu. Yakıldı. Üstelik bütün bunlar devlet eliyle ve sistematik ola-rak yapıldı. Alevîler tarafından binbir güçlükle saklanan ve el-den ele ulaştırılabilen az sayıda eser günümüze kadar ulaşabildi. Alevîliğin Yazılı Kaynakları kitabı; “yok” denilen Alevîliğin yazılı kaynaklarını okura tanıtmaktadır.
İlgili ürünler
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.