İnci Minci Birinci
Çocukların "yazar dede"sinden hem okul öncesi hem de ilk okuma
dönemi için...
Rengârenk, cıvıl cıvıl, oyun ve bilgi dolu...
Okuma alışkanlığına doğru...
Minik kuş, uykucu Pelin, inatçı keçi, fısfıs fil ve daha birçok yeni oyun arkadaşı siz çocukları bu öykülerde bekliyor. Bu öykülerle hem ilk okuma heyecanını yaşayacak hem de bambaşka dünyalara gideceksiniz.
İsmet İnönü Hatıralar
İsmet İnönü, 77. yaşına basarken kendisine hatıralarını yazması gerektiğini söyleyenlere gülerek, “Ne hatırası, hatıra olacak zaman olmadı ki; daha dün bir, bugün iki” diye takılmış, sonra ciddileşerek, “Devlet kurmuş olanların hatıra yazmaları kolay değildir. Hatıralarda her şeyin söylenmesi ve doğru olarak söylenmesi lazımdır. Kolay olmayan da budur” demişti. Nitekim Atatürk de hatıralarını yazmayı hiç düşünmemişti.
Okuyucular, “İsmet İnönü Hatıralar” kitabında belki her şeyin söylenmediğini, ancak söylenen her şeyin doğru söylendiğini; ve büyük asker – diplomat – devlet adamının, kendine has üslubuyla aynı zamanda ne büyük bir “edip” olduğunu da açıkça görecekler.
İşte O Çocuk
Jamie Drake Denklemi
Astronot Bir Babanız Olması Harika Olmaz Mıydı?
Fırlatılan roketler, sıfır yerçekimi ve uzayda bir süperkahraman gibi uçmak! Jamie Drake’in babası Dünya’nın yörüngesindeki Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaydı. Jamie bunu havalı bulmalıydı aslında ama babasını çok özlüyordu…
Yerel gözlemevinde vakit geçirirken Jamie’nin telefonu tuhaf bir sinyal alıverdi. Uzaylılar, Jamie’nin gezegenine gittikçe yaklaşıyor gibiydi. Ama uzay tehlikeli bir yerdi ve babasının görevinde bir şeyler ters gittiğinde Jamie, kendisinin de bir kahraman olduğunu kanıtlayabilecek miydi?
Hayatında Bir Kez Bile Yıldızlara Bakmış Herkes İçin Kozmik Bir Macera.
Kabakçı Amca
Akşam yemeğini yedikten sonra çay içeriz. Babam bulaşıkları yıkarken annem çayı demleyiverir. Öyle koyu içmeyiz, babam "Gece çayı açık olmalı," der. Babam bulaşığını bitirdiğinde ablam Funda babamın eline çayı tutuşturur. Ama bulaşığı ablam yıkamışsa, o zaman çayı dağıtmak görevi benimdir. Önce anneme veririm, sonra babama. Ablam bulaşıktan yorulmuştur diye, çayını ben karıştırırım. Ablamla aramız üç yaş ama, annem de babam da boyumun ablama ulaştığını söylüyorlar, oysaki ablamla yan yana geldiğimizde yine benim boyum ufak kalıyor.
Kaçak Kız -34
Kadınsız Erkekler
Kadınsız Erkekler Ernest Hemingway'in gençlik yapıtlarının en önemlilerinden biridir. İçindeki on dört öykü, daha sonra yazacağı konuları yansıtmaktadır; savaştan kaynaklanan acılar, erkeklerle kadınlar arasındaki tedirgin ilişki, spor ve sportmenlik... Kötü Hikâye'de ünlü matador Maera'ya ölümsüz bir ağıt yakmıştır Hemingway. Bir Başka Ülke'de, savaşta yaralarının iyileşmesini beklerken eşinin vakitsiz ölümünün yasını tutan bir İtalyan subayını anlatmaktadır. Katiller, Chicago'lu iki kiralık katille öldürecekleri adamın öyküsüdür. Kızılderili sevgilisi Prudence tarafından aldatılan Nick Adams, yazarın daha sonraki öykülerine On Kızılderili'yle giriş yapar. Beyaz Fillere Benzeyen Tepeler ise genç bir çiftin çocuk aldırma üstüne yaptığı yürek burkan, alçak sesli bir tartışmadır. Genç Hemingway, kendine özgü keskin, vurucu bir anlatımla kaleme aldığı bu yapıtlarla Amerika'nın en iyi öykücüsü olarak belirmeye başlamıştır.
Kahkahacı Sınıf
Bizim okulumuz dört köyün ortasında. Bir köy bu yanda, bir köy o yanda, karşı yamacın ardında da bir köy var. Bir köy de onun bu başında. Okulumuzun olduğu yerde de evler var ama, köy değil orası.
Bizim köylerimiz de ufacık. Sokağı bile yok, sanki evler üst üste binmiş gibi bir dağın yamacında. Kırk iki ev, bu yamaca sıralanmışız. İşte bu kırk iki evden on üç çocuk okula gideriz. Beşinci sınıf olanımız var, üçüncü sınıf olan var, birinci sınıf olan var...
Kahraman Kuçu
Kaptan Grantın Çocukları – Bilgi Yayınevi
Bazen de çocuklar babalarını kurtarır.
Büyük bir balığın midesinden çıkarılan şişenin içindeki mesaj, üç ayrı dilde yazılmış bir yardım çağrısı. Deniz suyundan zarar gören yazının okunabilen kısımları tek bir kesin ipucu veriyor: Uzun zamandır kayıp olan Kaptan Grant, 37. paralelde bir yerlerde. Kaptanın çocukları Mary ile Robert, iyi kalpli Lord Glenarvan’ın yardımıyla babalarını kurtarmak için çok tehlikeli bir serüvene atılıyorlar.
Kara Kaz
Aynı zamanda Samed Behrengi kitaplarımızın da çevirmeni olan Anooshirvan Miandji, daha önceki çocuk kitapları Filozof Mes¸e, Samanadam, Muz Cenneti ve Bilge C¸ic¸ek'te oldugˆu gibi Kara Kaz kitabında da c¸ocukları du¨s¸u¨nmeye, sorgulamaya, soru sormaya yo¨nlendirerek onların ufkunu genis¸letecek bir hikaye anlatıyor.
Bilim nedir? Nasıl gelis¸ir? Bilimsel yo¨ntem nedir? Bilimsel dogˆru nedir?
Nasıl bilim insanı olunur? Bilim mi yanılır bilim insanı mı?
Bilim insanı ahlaklı olmazsa ne olur? Bilim ic¸in neden du¨ru¨stlu¨k c¸ok o¨nemli?
C¸ıkar bir is¸in ic¸ine girerse ne olur? C¸ıkarlar c¸atıs¸ırsa ne olur?
Genelleme yaparsak ne olur? I·nsan beyni kendini nasıl kandırır?
I·nsan evrene do¨nme derse evren durur mu? Evren neden bizden bagˆımsız do¨nu¨yor?
Bu sorulardan bazılarını merak ediyorsanız Kara Kaz onu okumanızı bekliyor.
Kara Pamuk
Karamelli Akide Şekeri
Kardelen
Kardelen, birbirinden güzel yedi öyküden oluşuyor. Her öyküde eğlendirici ve sürükleyici maceralar var: Kardelen ve Toros adında iki kardeşin dağlarda çiçek araması; Rıza'nın kaybolan eşeğini bulmak için verdiği uğraş; köyden kente göç eden ama köyünü özleyen Sefer'in, kentli arkadaşlarıyla dostluğu... Her kitabı severek okunan Muzaffer İzgü, yine çocuklarımızı hem eğlendiriyor, hem eğitiyor. Öyküleri Cavit Yaren resimledi.
Karlı Yollarda
Kar bir yağar bir yağar bizim köye, hani yazları pınar kıyıcıklarında gülöbekler açar ya, onun gibi, top top, ak ak. Savrulur durur dam başlarıdan, ağaçsız yamaçlardan. Kara kayalar apak olur bir-iki gün içinde. Kerpiç evlerin damlarına yığılır kalır. Babalar analar karı küreklerler, damın kıyısına yığar yığar aşağıya atarlar. Biz çocuklar, kar yığınları yere atılırken altına gireriz, sonra una bulanmış gibi çıkarız.
Kaşağı – Bilgi Yayınevi
Ömer Seyfettin’in klasikleşmiş dokuz öyküsü, Kaşağı, Pembe İncili Kaftan, Başını Vermeyen Şehit, Keramet, Gizli Mabet, İlk Cinayet, Topuz, Teke Tek ve Forsa, sizler için hazırlandı.
Öyküler hem ilginç bilgiler içeriyor, hem bir tarih yolculuğu sunuyor. Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biriyle tanışmanız için ilk adım...
Kazanana Ödül Yok
Ernest Hemingway, Kazanana Ödül Yok'taki öykülerini, yaratıcılığının doruğundayken kaleme aldı.
Avcılar, eşler, bilge yaşlı adamlar, garsonlar, boğa güreşçileri, sevilen kadınlar, kaybedilen kadınlar; hepsi burada, uçlarda yaşıyorlar, sevişiyorlar, ölümün kaçınılmaz gerçekliğiyle yüzleşiyorlar.
Böylesi karakterler, diyaloglar, zaman ve mekan, olağanüstü içgörü yalnızca Hemingway'in hayal gücünden doğabilirdi.
Her biri yazarın eşsiz yeteneğiyle bezenmiş öykülerden oluşan Kazanana Ödül Yok, Hemingway'in eserlerine bir başlangıç yapmak ya da romanlarında derinlemesine ele aldığı temalara genel bir bakış için çok başarılı bir derleme.
Kedicik Patileri Minicik
İnatçı kedi Minnoş ve ailesi, kara çiçek, çıtıpıtı kız, balık çocuk ve daha birçok yeni oyun arkadaşı bu öykülerde sizi bekliyor. Bu kitapla hem ilk okuma heyecanını yaşayacak hem de bambaşka dünyalara gideceksiniz.
Çok sevdiği çocuklar düşlerini sevgiyle beslesinler diye "yazar dede" Muzaffer İzgü’den hem okul öncesi hem de ilk okuma dönemi için... Rengârenk, cıvıl cıvıl, oyun ve bilgi dolu öyküler… Okuma alışkanlığına doğru...
Süleyman Özkonuk’un usta çizimleriyle.
Keloğlan Masalları – Bilgi Yayınevi
Keloğlan adını duymayanınız yoktur. Pek çok masalın kahramanıdır o.
Saf gibi görünür ama tilki gibi kurnazdır aslında.
Kitabımızda Keloğlan, başından geçenleri kendi anlatıyor.
Ama anlattıkları, bildiğiniz Keloğlan masallarından farklı. Dikkatle okursanız, Keloğlan'ın günümüzde, aramızda yaşayan bir halk çocuğu olduğunu görürsünüz.
Çağdaş ve gerçek bir Keloğlan'la tanışmaya ne dersiniz?
Kendini Köpek Sanan Ayakkabılar
Kentlerin Kalbi
“Dünya bir kitapsa bu kitabı okumadan bu dünyadan geçme!”
Kentler sadece binalardan, caddelerden ibaret değildir, her kentin bir kimliği, ruhu, kalbi de vardır. Kentlerin kalbi, o kentlerde yaşayan, sokaklarında yürüyen, çalışan, emek veren, gerektiğinde isyan eden, direnen insanları ve eserleriyle o kentin nabzı olan şairleri, yazarları, sanatçılarıdır.
Yaşar Seyman kentlerin nabzına kulak veriyor. Âşıklardan, ozanlardan devşirip kalemine taşıdığı özgün üslubuyla “bizim eller” dediği Anadolu’dan başlayıp beş kıtadan onlarca kentin kalp atışını, kokusunu, rüzgarını alıp getiriyor sayfalara. Erzincan’dan, Ankara sokaklarına, “Tanrılar Dağı” Nemrut’tan İzmir’de işçi kadın Rukiye’ye, Zonguldak maden işçilerinden Güney Afrika’da Mandela’ya, Hakkâri’deki “Dengbêj çiçeği” Asmin’den Arjantin’de Mercedes Sosa’ya, Goethe’nin kenti Frankfurt’tan Hintli kadınların renkli sarilerine uzanan; emeğin, kadın mücadelesinin, kitapların, şiirlerin, şarkıların izinde, Can Ersal`ın renkli desenleri eşliğinde dolu dolu bir yolculuğa çıkıyoruz.
Kestane Şekeri
“Çocuk olmak zor iş!” diye mi düşünüyorsunuz sevgili çocuklar? Haklısınız. Aslında yetişkinler de sizden farklı düşünmüyor. Galiba her çağın hem zorlu hem de güzel yanları var. Önemli olan, zorluklardan bile tat alabilmemizi sağlayacak yaşamseverliği edinebilmemiz. Bu kitaptaki sekiz öykü size bu konuda yardımcı olacak.
Kilimanjaro’nun Karları
Kilimanjaro'nun Karları, Hemingway'in çok beğenilen ve en popüler yapıtlarından seçilmiş on kısa öyküden oluşmaktadır. Öyküler, Kazanan Hiçbir Şey Almaz, Kadınsız Erkekler, Beşinci Kolon ve İlk Kırk Dokuz Öykü isimli yapıtları arasından seçilmiştir. Ayrıca, Hemingway'in yetişkinler için yazdığı öyküler arasında bir Amerikan dergisinde yer almaya değer bulunan ilk eseri Katiller ve babasının intiharına ilk kez gönderme yapan otobiyografi tadındaki Babalar ve Oğullar da yer almaktadır.
Hemingway'in biyografisini yazan Carlos Baker, Francis Macomber'in Kısa ve Mutlu Yaşamı adlı kısa öyküsünü, "öz-gözlemin, kulaktan dolma bilgilerin ve uydurmaların harika birleşimi" olarak nitelendirmiştir. Hemingway'in "Bütün gerçekleri burada anlattım" diyerek pek övündüğü, kitaba ismini veren kısa öyküyse, içinde, üstüne romanlar yazılacak kadar çok malzeme barındırmaktadır. Sadeliklerinin güzelleştirdiği, yaratıcılıklarıyla heyecan veren, özenle işlenmiş her kelimesiyle türünün en iyi örneklerinden olan bu kısa öyküler, Amerikalı usta yazarı daha da yüceltiyor.
Kiraz Kız
Kitap Kurtları İçin Kitap Değerlendirme Defteri
Çocuk kitaplarının sevilen yazarı Mavisel Yener, kitap okumayı çok seven çocuklar için
eğlenceli bir kitap günlüğü hazırladı.
Bu kitapta neler var?
*Okuduğunuz kitaplar ve yazarlarıyla ilgili düşüncelerinizi yazabileceğiniz sayfalar.
*Yaratıcı okuma yapabilmenize olanak sağlayan sorular.
*Okuduğunuz kitaplardaki karakterler, mekânlar ile ilgili yorumlarınızın yer alacağı satırlar.
*Mavisel Yener’in kitap sevgisi ile ilgili yazdığı şiirler.
*Kitap sevgisi ile ilgili özdeyişler.
*Okuduğunuz kitapların görsellerini yeniden tasarlayabilmeniz için hazırlanmış sayfalar.
Bu kitap size ne kazandıracak?
*Okuduğunuz kitapları hatırlayabilme.
*Günlük tutma alışkanlığı.
*Okuma sevgisi, yazma sevgisi.
*Yaratıcı düşünme becerileri.
*Eleştirel okuma becerileri.
*Dil bilinci.
*Şiir sevgisi.
*Mavisel Yener’in kitap günlüğü tutan öğrencilerle yaptığı Eleştirel Okuma Becerileri
Atölyesi’ne katılma olanağı.
8 yaş ve üzeri için uygundur.
Kızılderili Çocuklar
Ne zaman dayısı Almanya'dan telefon etse, hemen Kaan da Yasemin de telefonun başına koşarlardı. Annerine kaş göz ederler, telefonun konuşma aygıtını elinden almak isterlerdi. Annleri daha kardeşiyle sözünü bitirmemişken, onlar dayılarıyla konuşmak isterlerdi. Zaten annesi, telefonun zili çaldığında:
-Aaa sen misin Murat? demeye görsün, hemen annelerinin yanında dikililerdi.
Artık bir Kaan konuşurdu, bir Yasemin...
-Dayı da dayı...
- Çok özledik dayı.
- Ne zaman geleceksin dayı?
Dayıları onlara dün akşam müjdeyi vermişti. Bir hafta sonra geliyordu. İyi de bu bir hafta nasıl geçecekti?
Kaan'ın dayısına bir sürprizi vardı. Okumayı öğrenmişti. Hem de sınıftaki bütün çocuklardan önce öğrenmişti. Dayısı gelir gelmez okuma kitabını eline alacak, dayısına bir bir okuyacaktı.
Komik Şiirler
Korkak Kahraman
Korkma İnsancık Korkma
Periler padişahının kızı Züleyha gibi çırılçıplak saçlarını beline akıtmış, ayakta duruyordu. Su tanecikleri inci dizisi gibi teninden aşağı süzülüyor, su almak için eğilip doğruldukça, ıslak kalçaları Balkız’ınkiler gibi kabarıp sönüyordu. Birden yan dönünce, soluğum kesildi... Sevdiğim her şey onda toplanmıştı.