İkiz Gezginler Güneşin Sarayında
İkizler İz Peşinde
Öykü kahramanlarının hayata dair ayrıntılarda yakaladıkları duyarlığı tüm çocuklarla paylaşmak için...
Çocuk ve gençlik edebiyatımızın güçlü kalemi Miyase Sertbarut'tan, yaşamımızdan uçup giden güzellikleri, değerleri çocuk gözüyle yansıtan öyküler...
Kitapta yer alan öykülerin her biri, merak dolu bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Merak beraberinde renkli ve yaratıcı çözüm yolu arayışlarını da getiriyor. Her öyküde farklı bir iz peşinde koşan kahramanlarımızın iki dargın anneyi barıştırdıkları da oluyor, horoz dövüştürmeye merak salmış bir dayıyı dize getirdikleri de. Kimi zaman kaçak bir muhabbet kuşunun sahibinin izini sürerken, kimi zaman yabancı dildeki tabelaların oluşturduğu dil kirliliğine karşı bir savaşta buluyorlar kendilerini. Ama ne olursa olsun her öyküde maceranın ve merakın yarattığı heyecanın dozu katlanarak yükseliyor. Merak denilen şey öyle güçlü bir his ki, çocukları, Şeker Bayramı kutlama bahanesiyle yaşlı ve yalnız yaşayan komşularının zillerine bastırıp kapalı duvarlar ardında neler yaşandığını gözetlemeye kadar varabiliyor.
Bayramlarda yaşlı ve yalnız insanları ziyaret etmek, yabancı sözcüklerin pıtrak gibi çoğalmasından dilimizi koruma çabaları, masal ve tekerlemelerdeki ana dili tadı ve benzeri güzellikleri duyumsatan; doğa ve hayvan sevgisinin yürekten hissedildiği, özellikle üzerine bahis oynatılarak ölümüne dövüştürülen hayvanlar için girişilen mücadelenin tüm çocuklara ilham vereceği öyküler.
İz sürmek heyecan verir ve her çocuğun içinde bir dedektif gizlidir.
İkizler İz Peşinde, içinde gizlediği dedektifi bir ömür boyu yaşatmayı hayal eden çocuklara adanmış hayatın içinden, hayat kadar gerçek bir öykü pınarı...
İnsanlığı Ancak Sen Kurtarabilirsin
İnterneti Bozan Çocuk
Işıklı Ayakkabılar
Islak Burun
İşlem Tamam
“Matematik öğrenmek yeni bir dil öğrenmek gibidir. O dilin güzel hikayelerine ulaşmak için azıcık ustalaşmak gerekir. Yolun başındaki zahmete katlanırsan matematik sana içindeki güzellikleri cömertçe sunar.”
Matematiği sever misin? Sayılarla dans etmeyi, şekillerle oynamayı? Ya da şöyle yarım sayfa uzunluğundaki bir problemi çözebilmek için aynı soruyu tekrar tekrar okumayı?.. Yanıtın koca bir “Hayır!” ya da ürkek bir “Evet!”se bile emin ol şu anda tanıtımını okuduğun kitap hayatın boyunca çok işine yarayacak. Bu durumda elde var bir…
Uzun yıllardır pek çok okulun okuma listesinde yer alan “Fen Bilimleri” serisinin sevilen yazarı Toprak Işık, seni sayıların karmaşık gibi görünen ama gerçekte hiç de öyle olmayan dünyasıyla tanıştırmak için çok çalıştı, araştırdı ve en sonunda her sayfasında sana matematiğin büyüsünü hissettirebilecek kadar iddialı (gerçekten!) bir kitap kaleme aldı: İşlem Tamam.
Işık, matematiğin sıkıcı olduğunu savunanları önyargılarından kurtarmak adına özenle hazırladığı bu renkli başvuru kitabında, doğru dille ve yöntemle anlatılan matematiğin tadından yenmeyeceğini belirtiyor. Matematiğin sayılardan, işlemlerden ve şekillerden oluşan dilini keşfeden yazar, bunu çocuklarla paylaşabilmek için mizahı kullanarak benzersiz bir anlatım sergiliyor.
Temel matematik konularını belirli bir düzen içerisinde, sohbet tadında sunan İşlem Tamam, Doğan Gençsoy’un karikatür esintili desenleri eşliğinde, her satırıyla eğlenerek öğrenmenin önemini vurguluyor. Öyle ki; geometrik cisimler, sayılar, açılar ve şekiller gibi matematiğin omurgasını oluşturan unsurlarla ilgili bölümleri okurken yüzünüzden gülücük hiç eksik olmuyor.
O zaman ne duruyorsunuz, matematik serüveni bir an önce başlasın!
Üstelik gülmek serbest!..
Elde var biir, ikii, üüç, dörtt!
İşlem Tamam 3
İşlem Tamam 4
Issız Adanın Kralı
"Günlerin geçmesini bekleyerek hayatı harcayamazsın. Hayat, yaşamak içindir."
Savaş Atı, Tekboynuzlara İnanıyorum, Kelebek Aslanı ve Kayıp Zamanlar kitaplarından tanıdığımız dünyaca ünlü İngiliz yazar Michael Morpurgo'dan, 2000 'Red House Çocuk Kitapları' ve 2001 'Prix Sorcières En İyi Roman' ödüllü bir yaşama tutunma öyküsü… İngiltere'de, ailesi ve köpeği ile birlikte sakin bir hayat süren 11 yaşındaki Michael'ın yaşamı mahallesindeki diğer arkadaşlarından farklı sayılmazdı. En büyük eğlenceleri hafta sonları baraj gölünde yaptıkları tekne turları olan ailenin huzuru evlerine gelen bir mektupla sarsıldı. Anne ve babası, çalıştıkları fabrikanın kapanması nedeniyle işsiz kalmıştı. Bir gün, babasının aklına çılgınca ve bir o kadar harika bir fikir geldi: Tüm birikimlerini kullanarak satın alacakları bir yelkenli ile dünya turuna çıkabilirlerdi, hem de hep birlikte!
Peggy Sue adını verdikleri yelkenlileriyle denize açılan Michael ve ailesini daha önce hayal bile edemeyecekleri kadar renkli günler bekliyordu. Avrupa'dan Avustralya'ya uzanan macera dolu seyirlerinde türlü tehlikelerle karşılaşan aile, pusuda onları bekleyen büyük felaketten ise tamamen habersizdi. Issız bir adada, esrarengiz bir kişi, Michael'ın hayatını sonsuza dek değiştirecekti...
Evrensel konuları dramatik kurgularla buluşturarak okurları nefes kesici hikâyelere çeken bol ödüllü yazar Michael Morpurgo'nun seyir defterinden… Kültür ve dil sınırlarının yok edildiği, sıra dışı dostlukların kurulduğu modern bir ıssız ada hikayesi.
"Büyüleyici bir macera."
- The Times
"Bu harika kitap, günümüzün Robinson Crusoe'su."
- Wendy Cooling
İstanbul Perisi
Kahraman Postacının Gizli Planı
Kapiland’ın Kobayları
Gençlerde giderek artan şiddet eğilimine önlem olarak geliştirilen bir şurup: anti-row. Evet, artık şiddet eğilimi görülmüyordu çünkü gençler sadece tüketmeyi, daha çok yemeyi, atıştırmayı düşünüyorlardı. Anti-row şurubu ve Gdo’lu gıdalar, toplumsal şiddeti yok etmişti; ama Kapiland’ın, insan sağlığına yönelen ticari şiddetini başlatmıştı. Neydi Şu Gdo?
Kapiland’ın Külleri
Kapiland küllerinden doğuyor...
Miyase Sertbarut'un yüzbinleri etkisi altına alan ''Kapiland'' serisinin dördüncü halkası Kapiland'ın Külleri, insan eliyle mahvedilen bir dünyada, küllerinden doğup filizlenmeye çalışan yeni bir uygarlığın izini sürüyor.
Kurguyla gerçeğin kesiştiği distopik bir evrende geçen bu sürükleyici roman, devrimler, kümeleşmiş toplulukların yönetimi, küresel tarım politikalarındaki değişim ve yapay zekâ gibi güncel konulara temas ediyor; maddenin dördüncü hâlinin ''bilinç'' olduğunu anımsatıyor.
Her bir cildi bağımsız olarak da okunabilen ''Kapiland'' kitapları, ezber bozan kurgusunun satır aralarında insanın doğa ile ilişkisini eleştirel bir bakışla sorguluyor, gençleri gezegenimize sahip çıkmaya ve haksızlıklara karşı tek yürek olmaya çağırıyor.
Yıl 2050... Nükleer kıyamet sonrasında dünya, küllerinden doğup yeniden hayat buluyor. Varlığını devam ettirebilen bir avuç insan toprağı işleyerek canlılık yaratma gayretinde olsa da, ''çekirgeden insana, buğdaydan balinaya her türlü organizmayı var edebilen'' biyoteknolojik bir sistem, insanın gezegeni tekrardan tahrip edebileceği gerçeğini savunuyor. Tam da bu kaygı verici öngörü yüzünden, insan türü yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Dostlukları yıllar boyunca pek çok zorlukla sınanan Mehtap ve Marjinal'in yolları da ilk kez bu konuda ayrışıyor. Çiftçileri ve Magmacıları fikrî çatışmaya sürükleyen bu düzenden, iki yapay zekâ temsilcisi Loob ve Ribyonak da nasibini alıyor. Basit yaşamsal haklar ve var olma çabası içindeki kümeleşmiş toplumların yeni bir uygarlık kurma ümidiyle attıkları temeller derinden sarsılıyor. Peki ama, filizlenmekte olan bu yeni dünya düzeni, eskisinden ne gibi izler ve farklılıklar taşıyacak?
Miyase Sertbarut Kapiland'ın Külleri'nde, dünyadaki her şeyin kendi hizmetinde olduğu varsayımıyla yanlış bir yola sapan günümüz insanın karşılaşacağı hazin sona, kanıksanmış toplumsal gerçeklikler üzerinden şerh koyuyor.
Canlıların eşit haklara sahip olduğunu hatta cansız varlıkların dahi aynı biçimde hayat hakları olabileceğini dile getiren roman, insanlığın geldiği tükenmişlik çağında yeni bir uygarlık için aynı yollardan gidilmemesine ve benzer hatalara düşülmemesine ilişkin düşündürüyor.
Kar Kurdu Ve Canavar
Sevginin değiştirici gücü...
Duyarlı kalemiyle her kitabında adından söz ettirmeyi başaran Güzin Öztürk, 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri'nde dereceye giren eseri Kar Kurdu ve Canavar'da, çocukların dünyası için son derece ''hassas'' sayılabilecek bir konuyu, zarif ve incelikli bir üslupla ele alıyor.
Okurun kalbinde kanat çırpan kuşlara, sevmenin ve sevilmenin gücünü fısıldayan bu iyileştirici roman; küçük bir kızın, ailesini bir araya getirme çabasını konu ediniyor.
Duygu yüklü hikâyesinin satır aralarında, kız çocuklarının okuması ve kadınların meslek edinmesi gibi önemli toplumsal hak ve özgürlüklere temas eden yazar; canavarların olmadığı, şiddetten arındırılmış bir dünya için herkesi sevginin mucizesine inanmaya çağırıyor.
Mizgin'in sevgi ve iyilik dolu yaşamı, evlerine yerleşen davetsiz bir Canavar yüzünden altüst olur. Geceleri ansızın beliren ve ''sakarlığı'' yüzünden her yeri darmadağın eden bu Canavar'ın elleri mor çiçeklerle bezeli, kalbi ise taştandır. Sevmekten aciz bu sarsak Canavar'ın yarattığı tahribat yetmezmiş gibi, köye inen bir Kar Kurdu'nun izini sürmek için epeydir eve uğramayan babasının eksikliği, Mizgin'i bambaşka bir gerçekliğe sürükler. Ruhunda kopan fırtınaları bertaraf etmeye çalışırken bedeni zayıf düşen Mizgin, teselliyi düşlerinde bulur. Hayal dünyasında Kar Kurdu ile Canavar'ı karşı karşıya getiren küçük kız, çok geçmeden kimin av kimin avcı olduğunu sorgulamaya başlar. Gerçekte uzak durulması gereken Canavar kimdir? Köyün tavuklarına dadanan Kar Kurdu mu, yoksa Mizgin'lerin evini mesken tutan zalim canavar mı?
Sevginin değiştirici gücünü, dokunaklı bir hikâye aracılığıyla anlatan Kar Kurdu ve Canavar, ne pahasına olursa olsun inandığımız gerçeklerden vazgeçmememiz gerektiğini savunuyor.
Karamel Kokulu Öykü Okulu
Dünyanın en komik öykü okuluna kaydınızı yaptırmak için acele edin!
Edebiyatımızın üretken yazarlarından Hanzade Servi’nin yeni kitabı Karamel Kokulu Öykü Okulu, esin perinizi uyandırıp sizi öykü yazmaya teşvik edecek ilham verici bir kılavuz.
Yazmaya heves edip bir türlü nereden başlayacağına karar veremeyen 9 yaş ve üzeri okurların yolunu ışıtacak bu renkli başvuru kitabı, çeşitli ipuçları ve eğlenceli alıştırmalar eşliğinde, öykü yazmaya dair zihinlerdeki bütün sorulara açıklık getiriyor.
Mert Tugen’in karakteristik desenleriyle renklenen Karamel Kokulu Öykü Okulu, sadece öyküyle sınırlı kalmayıp, işi büyütüp ileride kitap yazmak isteyen geleceğin yazar adaylarına, yazıp bitirdikleri kitabın hangi aşamalardan geçeceği ve nasıl yayınlanacağı ile ilgili küçük ayrıntılar da sunuyor.
Öykü yazmayı çok istiyor ama bir türlü kalemi eline almaya cesaret edemiyor musun? Belki de çoktan yazmaya başladın ama ilhamın tavuklarla dans etmeye kaçtığı için öykünün sonunu getiremiyorsun. Sahi, bir öyküye başlamadan önce hangi hazırlıkları tamamlamalı? Karakterleri neye göre seçmeli? Nasıl bir başlık bulmalı? Peki, ya okurlar? Neyi sever, neyi sevmezler?.. Yazmakla ilgili aklına takılan bütün sorularına cevap bulabilmen için Karamel Kokulu Öykü Okulu’na kayıt yaptırman yeterli! Ne duruyorsun! İlhamın saat kaçta geleceği belli olmaz. Yoksa olur mu?..
Mizahtan beslenen betimlemelerle, eğlendirirken bilgilendiren bir içerik sunan Karamel Kokulu Öykü Okulu, çocukların hayal gücünü esnetecek ve onları yazmaya yönlendirecek alıştırmalarıyla bu türde yayımlanmış diğer bütün kitaplardan ayrışıyor.
Hanzade Servi’nin, kitabın sonunda okurları için hazırladığı sürpriz, içindeki yazarı yeni keşfetmiş ya da çok yakında keşfedecek olan çocukları yaratıcılığın sınırlarında kalem sallayacakları coşkulu bir öykü deneyimine davet ediyor…
Kayıp Kitaplıktaki İskelet 2 Yaşayan Ölüler
Mavisel Yener ve Aytül Akal’ın yayımlandığı günden bu yana on binlerce çocuk tarafından ilgiyle okunan Kayıp Kitaplıktaki İskelet kitabının sabırsızlıkla beklenen devam macerası üç yıllık bir sürenin ardından edebiyatseverlerin beğenisine sunuluyor.
Serinin ilk kitabında kendilerini Efes harabelerinde nefes kesici bir serüvende bulan Ceylan ve dostlarını bu defa Efes Antik Kenti’nde yeni keşifler bekliyor. Binlerce yıl önce ölmüş olsalar da, öyküleriyle Efes’te sonsuza dek yaşamayı sürdüren kentin “yaşayan ölüler”inin söyleyecekleri önemli şeyler var…
Efes'in bilim ve kültürünü gelecek kuşaklara taşımak amacıyla inşa edilen görkemli Selsus Kütüphanesi’nden Antik Tiyatro’ya uzanan gizemli geçidin ardında yatan sır ne? Kütüphanenin ön cephesinde yer alan sütunların arasında sergilenen dört kadın heykeli neyi simgeliyor? Yer altındaki mahzende saklı kalan kedi ve kaplumbağa heykellerinin kaidelerinde neler gizli? Efes Antik Kenti’nin altında var olduğuna inanılan altın duvar efsanesi gerçek mi?
İki kişinin bildiği sır değildir. Efes'in tarihinde yatan sırların açığa çıkma zamanı geldi de geçiyor çoktan. Sokaklara dökülen asırlık kaplumbağalar, irili ufaklı kediler ve zehirli yılanlar kentlerine sahip çıkmak için harekete geçtiler bile... Ceylan’ın tesadüfen keşfettiği gizli geçidin gizemi usta arkeologlar tarafından aydınlatılırken yeni sırlar bir bir gün yüzüne çıkarılıyor. Tüm bunlar yaşanırken, geçitte bulunan kimliği belirsiz bir iskelet yüzünden cinayetle suçlanan babasını aklama yolunda Ceylan’ı, yakın arkadaşı Ali’yi ve hayvan dostlarını zorlu bir mücadele bekliyor…
Found in Translation tarafından dünya çocuk edebiyatının en başarılı kitaplarının yer aldığı uluslararası antolojiye seçilen Kayıp Kitaplıktaki İskelet’in ikinci macerasında heyecan doruk noktasına ulaşıyor. Mavisel Yener ve Aytül Akal, okurlarını, tarih, gizem, merak dolu bir serüvene davet ederken kültür bilincini ve insani değerleri sorgulamaya yöneltiyor.
Kayıp Kitaplıktaki İskelet 3 Fare Sarayı
Çocuk edebiyatımızda iki yazarlı roman geleneğinin gelişmesinde büyük katkıları bulunan Mavisel Yener ve Aytül Akal’ın, ilk iki kitabı yüz binlerce okurun hafızalarında yer edinen “Kayıp Kitaplıktaki İskelet” efsanesi, serinin üçüncü halkası Fare Sarayı ile devam ediyor.
Babasının suçsuzluğunun kanıtlanmasının ardından yaşadığı zor günleri geride bırakmaya çalışan Ceylan, arkadaşı Ali’yle birlikte Efes’in güzelliklerini paylaşmak üzere bir blog hazırlamaya koyulur. İskeletin gizemi henüz tam olarak çözülememişken, civarda kazı yapan bir arkeoloğun kayboluşu ve ardında bıraktığı madalyon, Çelimsiz, Kapkap, Efes ile Hayvanlar Dedektiflik Bürosu’na yeni katılan Miro ve Baykuş Serapis’i iz sürmeye iter. Acaba hazine avcılarını Efes’e sürükleyen gizli hazinenin ardında yatan sır nedir? Burnuna ve aklına güvenen sevimli ve bilge hayvan dostlarımız esrarengiz olayları günışığına çıkarmaya uğraşırken Efes antik kentinde gezinen iki tuhaf kişi büyük merak uyandırır. Sosyal medyanın ne gibi tehlikelere sebep olabileceğini tahmin edemeyen Ceylan ve Ali, bloglarına ulaşan tehdit mesajlarıyla bir anda sarsılır. Efes’in her daim güneşle yıkanan antik taşlarının gölgelerine saklanan esrarengiz olayların ucu bu kez isli puslu bir Fare Sarayı’na dayanacaktır…
Eserleriyle pek çok ödüle değer görülen, kitapları onlarca farklı dile çevrilen Mavisel Yener ve Aytül Akal’ın dünya antolojilerine giren “Kayıp Kitaplıktaki İskelet” serüveninin üçüncüsünde heyecan doruk noktasına ulaşıyor. Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan Efes’in güzelliklerini gizemli bir öyküde buluşturan ikili, özgün kurgusuyla okurlarına kültürel miras bilinci, araştırma-sorgulama arzusu ile tarih sevgisi kazandırıyor.
Çözülmeyi bekleyen nice bilmeceyle Efes kitapseverlerin, kitapseverler de kendilerine sunacağı nice yeni bilmeceyle hayatın yolunu gözlüyor.
Baykuş Serapis’in de dediği gibi, “Yeryüzü harman yeridir. Ekilir, savrulur, toplanır. Yine ekilir, yine savrulur, yine toplanır…”
Kayıp Zamanlar
"Herkes gitti ve ben nihayet yalnız kalabildim. Önümde uzun bir gece var ve bir saniyesini bile boşa harcamayacağım... Bu gecenin uzun, hayatım kadar uzun bir gece olmasını istiyorum."
Ama zaman ilerlemektedir ve geçmişiyle ilgili hatırladığı her şey, Tommo'yu hayatını sonsuza dek değiştirecek olaya biraz daha yaklaştırmaktadır.
"Morpugo, okurlarına ulaşmak konusunda ustadır. Burada unutulmaması veya affedilmemesi gereken olaylardan bahseder... gerçekten unutulmaz."
The Independet
"... Hem hüzünlü, hem sıcacık... hayatta olmanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor."
The Sunday Times
"Dokunaklı, hüzünlü bir ağıt."
Daily Mail
Kelebek Aslanı
Kimsin Sen? – Tudem Yayınları
İlkgençlik çağlarının gelgitleri arasında bocalayan bir grup gencin, gizemli bir kazada yolları kesişir. Gizem aydınlatılmaya çalışılırken herkes saklı yüzünü gösterecek, sırlar açığa çıkacaktır.
Elif’in kimlik arayışları, Mert’in ilk aşk sancısı, Berna’nın intikam arzusu, Semih’in yaşamındaki değişim rüzgârları...
Hepsinin bir sırrı var.