Süper Koşucu
Tehlikesavar Matematik
Genç matematikçiler için heyecan dolu 24 mücadele!
Tehlikesavar Matematik Cambazları, matematik ile macerayı, bilgi ile eğlenceyi buluşturan, standartların dışında bir matematik kitabı.
Karikatür tadındaki çizimleri ve özgün sayfa tasarımıyla farklılaşan kitapta, ortaokul seviyesindeki problemler, kolaydan zora doğru üç farklı seviyede sıralanıyor.
Vampirlerin, tuzakların, göktaşlarının ya da casusların etkisiz hale getirilip problemlerin çözülmesine dayanan bu interaktif kitap, 12 yaş ve üzeri okurlara okul bilgilerini sınama ve pekiştirme imkânı veriyor.
Tehlikesavar Matematik Cambazları, katil örümcekleri, ölümcül fırtınaları, keskin bıçakları ve daha bir sürü tehlikeli şeyi merkezine alan karmaşık problemleriyle, okurları akıl almaz bir matematik serüvenine çekiyor.
Kitapta yer alan 24 maceradan kurtulma koşulları açık: Bir, sorunların hepsinin basit matematik işlemleriyle çözülmesi. İki, tüm bu işlemleri bulup kullanacak kişinin OKUR olması. Her problemin çözümü için kitapta boş alanlar bırakılıyor; üstelik pes edip kendisini tehlikenin kucağına bırakanlar için yanıtlar problemin hemen arkasında yer alıyor.
Tehlikeleri savuşturmak için hangi matematik becerilerini kullanacaklarına dair ipuçları sunan "Hayatta Kalma Taktikleri" ile "Öklid'in Önerisi" bölümleri, matematik cambazları için paha biçilmez bilgiler sunuyor. Sayfa aralarına serpiştirilmiş "Beyin Bükücü" isimli bölümlerde ise matematiğin tuhaf, pratik ve eğlenceli yüzü gösteriliyor.
“Kimse bana, matematiğin bu kadar eğlenceli olabileceğini söylememişti. Ve bu kitabı görene kadar, eğlenceli falan da değildi...”
Goodreads.com
“Çok eğlenceli bir kitap. Ama daha önemlisi, işlem yapmayı, doğru düşünmeyi ve problemlere stratejik şekilde yaklaşmayı öğretiyor.”
Amazon.com
Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum
Teneke Uygarlığı
Teyzem Görünmez Oluyor
Türkiyenin Kalbi Ankara – Keşif Kulübü
Koray Avcı Çakman’ın yazıp Kıymet Ergöçen’in resimlediği Keşif Kulübü: Türkiye’nin Kalbi Ankara, tarihin farklı dönemlerinde pek çok farklı uygarlığa ev sahipliği yapmış, nice efsaneye kucak açmış Ankara’nın yakın ve uzak geçmişine göz kırpıyor, esrarengiz bir serüvenin izini sürüyor.
Ankaralı çocuklara, yaşadıkları kente daha önce hiç bakmadıkları bir gözle yeniden bakma fırsatı sunan bu merak uyandırıcı kitap; kalbi Ankara’da atan diğer bütün Türkiyeli çocuklara, güzel başkentimizin bilinmeyenlerle örülü destansı geçmişini tanıtıyor, onlara Ankara sevgisi aşılıyor.
Ankara sokaklarında panoramik bir gezi hissi yaratan akıcı metninin satır aralarında, Evliya Çelebi’nin meşhur Seyahatnâme’sinden Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiir dizelerine uzanan Keşif Kulübü: Türkiye’nin Kalbi Ankara, eğlendirirken öğreten, öğretirken düşündüren, etkileşimli bir kent keşfi deneyimi vadediyor.
Anadolu’nun bozkırında çapanın ne işi var? Leylekler, neden uzun yıllardır Julianus Sütunu’nu mesken tutuyor? Geç Veren Bağları, günümüz Ankara’sının hangi ilçesine adını vermiş olabilir? Aslanlı yolda yer alan yirmi dört heykel gerçekte neyi temsil ediyor? Bilmece içinde bilmeceler sıralanıyor, Keşif Kulübü üyeleri her birini büyük bir azimle açıklığa kavuşturuyor…
Otobüste düşürülen bir dosyanın gizemini çözmeye kararlı dört arkadaş, dosyadan çıkan yazı ve fotoğrafların peşine düşerken Gordion’dan Antik Roma Hamamı’na; Oğuz Boylarından Kurtuluş Savaşı’na uzanacakları tarihî bir keşif yolculuğuna çıkarlar. Yaşadıkları kenti çok daha yakından tanıma şansına erişecekleri bu serüvende, herkesin ve her yerin anlatılmaya değer bir hikâyesi olduğu gerçeğini fark eden kafadarlar, önyargıların ne denli yanıltıcı olabileceğini bizzat deneyimleyerek öğrenirler...
Koray Avcı Çakman’ın, gerçekler ile görünenler arasında köprüler inşa ettiği Keşif Kulübü: Türkiye’nin Kalbi Ankara, başkentimizin tarihi zenginliklerini gün yüzüne taşıyarak, tüm çocukları kültürel mirasımıza sahip çıkmaya davet ediyor.
Üç Kardeşin Kitabı
Uçan Dalgalar
Ülkemin Efsaneleri
Kavuşamayan aşıkları çağıran uçurumda esen rüzgardır efsaneler; dağların doruğu, kayaların sessizliği, göllerin dibindeki yansımalardır.
Bu topraklarda yiğitlik, dürüstlük ve erdemdir efsaneler. Haksızlığa, adaletsizliğe, zorbalığa direnmenin öteki adıdır.
Efsaneler Anadolu'nun özü, ruhu, can damarıdır.
Uyurgezer Ayı
Uzayda Bir Gün
Uzayda Bir Mahalle
Uzaylı Komşu
Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestra
Yenilen değil, vazgeçen kaybeder!
Dursun Ege Göçmen'in, 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri'nde üçüncülüğe değer görülen eseri Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestrası, çeşitli nedenlerle ötekileştirilmiş, çevreleri tarafından dışlanmış çocukların büyüme ve kendileriyle barışma öykülerini hareketli bir kurguyla sayfalarına taşıyan, sazlı sözlü bir roman.
Akran zorbalığının yansımalarına değinerek farkındalık yaratan bu duyarlı kitap, yenmek-yenilmek, pes etmek-vazgeçmemek, iyilik-kötülük gibi kavramlar üzerine düşündürmeyi de ihmal etmiyor.
Adından ötürü akranlarının sürekli alay ettiği Şahap'ın okul yaşamı bir hayli sancılıdır. Çocukluktan ilk gençliğe evrilmenin ruhunda kopardığı fırtınalar yetmezmiş gibi, bir de sürekli ''ezik'' olarak anılmak dayanılır şey değildir. Neyse ki, sınıfa yeni gelen İpek'le kurduğu dostluk kısa zamanda hayata bakış açısını değiştirir; üzüntünün yerini neşe, hayal kırıklığının yerini ise umut alır. Zorbaların dünyasında mücadele ederlerken orkestra seçmelerinde elenen Şahap ve İpek bir seçim yapmak zorundadırlar. Ya bir köşeye çekilip kaderlerine boyun eğecek ya da hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışacaklardır. Eğer onları orkestraya almıyorlarsa, onlar da kendi orkestralarını kuracaklardır…
Ruhumuzun derinliklerine işleyen kimi yaraların sadece sevgi ve dayanışma yoluyla iyileşebileceğini anımsatan bu naif kitap, zorluklara göğüs gerebilmek için daima ileriye bakarak mücadele etmenin altını çiziyor.
Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestrası, karşılaştıkları engellemelere rağmen hayallerine sımsıkı sarılan ve müziğin birleştirici gücüne sığınan Şahap, İpek ve diğer tüm çocuklar için neşe dolu bir umut hikâyesi!
Yağmur Damlalarından Kolye
Yalancı Portakal
Yedi yaşındayken ailesinden ayrılarak halası ile birlikte yaşamak zorunda kalan Elif'e hayat pek de adil davranmıyor. Daha annesinin sevgisine doyamamışken yaşadığı kenti, kardeşlerini, çok sevdiği dut ağacını geride bırakarak evinden kilometrelerce uzaklıktaki Sevdilli köyünde yeni bir hayata başlayan Elif'i zor günler bekliyor.
İhtiyacı olan anne şefkatini halasının kollarında ve yatalak babaannesinin gözlerinde arayan Elif, teselliyi yalancı bir portakal ağacında buluyor. Doğduğu, büyüdüğü yere hiç benzemeyen bu köye kolay yoldan ayak uydurabilmek için çocuk işi bir oyuna başvuran kahramanımız yalan söylemeye kendini fazla kaptırınca ister istemez yalancı bir cennetin kucağına düşüyor. Oysa kalbinde sınırsız hayaller ve vaatler barındıran bu cennet onu büyük tehlikelere sürüklemeye hazırlanıyor…