Yangın Tüpüyle Uçan Çocuk
Çocuklar uçmaya bayılır; kimi gerçekten uçakla, kimiyse belki kulaklarınıza inanamayacaksınız ama yangın tüpüyle... Yeter ki uçmak olsun. Neyle olduğu hiç fark etmez!
Yangın Tüpüyle Uçan Çocuk, on iki uçuran öykü ile kimi zaman güldüren kimi zamansa düşündüren ama her haliyle eğlendiren bir okuma deneyimi sunuyor okurlarına. Öykülerin kahramanları, hayalci çocukların yanı sıra gerçekçi, hayvansever, hatta adalet arayan çocuklardan oluşuyor. Yazarın büyülü kaleminden süzülen öyküler ise bir o kadar sürükleyici: Samet’in yangın tüpüyle uçma girişimi, bir evin arka bahçesine düşen belirlenemeyen bir göktaşının gizemi ya da sapına iki badem şekeri bağlanmış kırmızı bir karanfilin esrarengiz hikâyesi merakınızı biraz olsun giderecektir belki…
Farklı edebi türlerde okurların beğenisine sunduğu sayısız yapıtla birçok ödüle değer görülen Miyase Sertbarut’tan, hayallerin izinde, rüyaların peşinde mutluluğa kanat çırpan öyküler…
Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk
Çizgili Pijamalı Çocuk kitabının yazarı John Boyne’dan, dünyanın en sıra dışı çocuğu Barnaby Brocket’in sıra dışı yaşam öyküsü. 8 yaşındaki Barnaby Brocket’in dış görünümünün kendi yaşıtlarından hiçbir farkı yok. Oysa bu “normal” görüntüsünün ardında onu son derece özel kılan bir kabiliyete sahip: Barnaby uçabiliyor…
Evet, yanlış anlamadınız, küçük Barnaby doğduğu günden bu yana havada süzülebiliyor. Aslında bu, onun için son derece “normal” bir şey. Çünkü sürekli yerde olmanın nasıl bir duygu olabileceği konusunda hiçbir fikri yok. Bu sıra dışı durum, ömrünün büyük bir çoğunluğunu, evlerinin tavanına yerleştirilmiş orta sertlikteki bir şilteye yaslanarak geçiren küçük bir çocuk için dayanılmaz gibi görünse de, Barnaby bunu kendine pek dert edinmiyor. Normallik takıntısı olan anne ve babası ise Barnaby’nin bu anormal davranışından oldukça muzdarip.
Ne pahasına olursa olsun, Barnaby’yi normal bir çocuğa dönüştürebilmek için ellerinden gelen her şeyi denemeye hazırlar. Savundukları tek bir gerçek var: Barnaby, uçmaktan vazgeçmeli ve kardeşleri gibi normal bir çocuk olmalı. Aksi hâlde, ondan kurtulmaktan başka bir çareleri görünmüyor…
Olan oluyor ve küçük Barnaby, akla hayale sığmayan son derece trajik bir olayla Sidney Limanı’ndan yavaş yavaş göğe doğru yükselmeye başlıyor. Onun için asıl macera ise şimdi başlıyor. 8 yaşında yanlışlıkla dünyanın öbür ucuna uçarak bir inanılmazı başaran Barnaby Brocket, sıra dışı bir yaşam deneyimi edindiği bu zorlu yolculukta, gerçekte kim olduğunu ve insanın kendisi olmaktan daha mutluluk verici bir şey olmadığını keşfediyor. Her yaştan okurun kalbinin derinliklerine seslenen Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk, normal olmanın ne demek olduğunu sorgulatan ve farklı olmanın ayrıcalığını yücelten çarpıcı bir eser.
Yapboz Çocukları
Yazarına Direnen Öyküler
Yengeç Yazar
Yılankale
Yılanların kraliçesi Şahmeran, ölüme giderken kızgındı insanlara. Ama içini rahatlatan bir yumurta bırakmıştı yerin yedi kat altında. Günü gelince yılanların kraliçesi o yumurtadan çıkacaktı. Yılanların ve insanoğlunun öfkesini o denetleyecekti. Kitap insanlar ve yılanları zaman zaman buluşturarak eğlenceli ve heyecanlı bir yolculuk sunuyor okuyucuya. Yılankale, kendi toprağımızın efsanelerinden yola çıkıp çağdaş çocuğun fantastik okuma arayışlarına güzel bir seçenek sunuyor.
Yıldızlara Bakan Çocuk
Yol Arkadaşım Banjo
Yuan Huan 2: Kütüphanedeki Kamera
Her okur, hikâyeye dahildir.
Uzak Doğu'dan Avrupa'ya birçok dile çevrilerek efsaneleşen Yuan Huan, okurları yeniden hikâyelerin büyülü dünyasında dolaştırmak üzere aramıza geri dönüyor.
İtalya'da 2024 yılının çocuk romanı seçilerek yazarı Miyase Sertbarut'a Rodari Ödülü kazandıran Yuan Huan'ın ikinci serüveni Kütüphanedeki Kamera, hikâyelerin üzerini örten sır perdesini yine sözcüklerin gücüyle dağıtıyor.
Bakmak ve görmek arasındaki ince çizgiye değinen kitap, aynı hikâyeyi okuyan farklı gözlerin bambaşka şeyler görebileceğini de fark ettiriyor.
Altıncı sınıfa geçen Tahsin'i zorlu bir yaz tatili beklemektedir. Kırıklarla dolu karnesini kitap okumayı sevmemesine bağlayan annesi oğluna tatil boyunca çalışması için halk kütüphanesinde iş bulmuştur. Arkadaşları bilgisayar başında vakit geçirecekken o, kitap tozu yutacaktır. Önceleri ceza gibi gelen bu görev, kütüphanenin çardağındaki eski bir kameradan yükselen gizemli sesle heyecan verici bir maceraya evrilir. Yazıyı kabul etmeyen defterin perdeli hikâyesini dinlerken sözcüklerin büyüsüne kapılmaya başlayan Tahsin, hayal dünyasından çıkıp gelen ünlü masal kahramanlarıyla tanıştıkça kitaplara giderek ısınacaktır.
Okumayla arası pek iyi olmayan çocukları hikâyelerin değiştirici ve dönüştürücü gücüyle buluşturan Yuan Huan, ön yargıları yıkarak düşünceleri özgür bırakmanın önemini vurguluyor.
Düşle gerçeğin tam ortasında yepyeni bir edebiyat evreni yaratan Miyase Sertbarut, her seferinde farklı bir macera yaşamayı seven okurları, kendi kendilerinin Yuan Huan'ı olmaya çağırıyor.
Hem zaten her okur, hikâyeye dahil değil midir? Peki ya siz tam olarak bu hikâyenin neresindesiniz?
Yuan Huanın Kulübesi
Ezber bozan kalemiyle çocuk ve gençlik edebiyatımıza pek çok yenilikçi eser kazandıran Miyase Sertbarut’un, okumaya mesafeli duran çocuklardan esinlenerek yazdığı Yuan Huan’ın Kulübesi, beş mucizevi hikâyeyi dikkat çekici bir üst kurguyla birleştiren, merak uyandırıcı bir roman.
Başta kitapların renkli dünyasına ısınamayanlar olmak üzere, 9 yaşını aşmış her yaştan okurunu gözü pek bir hikâye avcısına dönüştürmeyi vadeden bu heyecan dolu serüven; yerel ile evrenseli, geleneksel ile dijitali bir araya getirerek, zamanı ve mekânı genişleten, enfes bir anlatım sunuyor.
“Herkesin bir hikâyesi vardır,” düşüncesi izleğinde, çocukları eleştirel okumaya yönlendiren Yuan Huan’ın Kulübesi; hikâyelerin ölümsüzlüğüne vurgu yaparak, aslolanın onları aktarma yöntemlerini çeşitlendirmek ve geleceğe taşımak olduğunu savunuyor.
İlhami, oyun olsun diye girdiği bir telefon kulübesinin ahizesinden tuhaf hikâyeler dinlemeye başlar. Geçmiş ile bugün arasında sıkışıp kalan işçi çocukların, parmaklıklar ardında büyüyen çocukların, hatta okula gitmek istedikleri halde gidemeyen çocukların gizemli hayatlarına tanıklık eden kahramanımızın aklına parlak bir fikir gelir. Dinlediği hikâyeleri Türkçe ödevi için kullanacaktır. Kitap okumayı sevmeyen İlhami için işler yoluna girmiş gibidir. Ancak unuttuğu önemli bir ayrıntı vardır. Ya okuduğu kitabı okula getirmesini isteseler? Peki, adını Yuan Huan olarak uydurduğu Çinli bir yazar gerçekte var mıdır? Bant kaydı sandığı sesin ardında yatan sır nedir? İlhami’nin zihni son hikâyeye kadar karmakarışıktır. Yoksa, anlattığı yalanlara artık kendi de mi inanmaktadır?..
İçindeki gizli hikâyeciyi, Çinli yazar Yuan Huan’a atfettiği ters köşe hikâyeler ile açığa çıkaran Miyase Sertbarut, İlhami’yi ve dolaylı olarak bütün okurlarını esrarengiz bir edebiyat evrenine konuk ederek, benzersiz bir kitap deneyimi yaşatıyor.
Çok katmanlı metnini daha da derinleştirmek adına aralara gizem tohumları serpiştirmekten kendini alıkoyamayan yazar, Yuan Huan'ın Kulübesi'nde yanıtını aradığı cevapsız sorularıyla okurunun kitapla olan etkileşimini arttırıyor ve geniş geniş düşündürüyor.
Yüzümde Kırlangıç Gölgesi
Zaman Sihirbazı
Zirvenin Dibindeki Çocuk
Ve en sonunda Paris’in olduğu yöne baktı; doğduğu şehre, her şeye sahip olduğu şehre... Ne var ki, önemli biri olma arzusu yüzünden hepsini reddetmişti. Artık Fransız olmadığını fark etti. Alman da değildi. Hiçbir şeydi. Evi yoktu, ailesi yoktu ve hak etmiyordu da.
Yıl 1936. Fransız annesi Emily, Alman babası Wilhelm ve köpeği Dartanyan ile birlikte Paris’te yaşayan yedi yaşındaki Pierrot Fischer, herhangi bir çocuktan farklı olmayan hayatından memnundur. Ne yazık ki, önce babasını sonra annesini kaybeden oğlanın hayatı kısa süre içinde değişecek, onun için başka bir yerde, yepyeni bir hayat başlayacaktır. Fakat hayranlık duyup keşfettiği bu yepyeni dünya ve yapacağı seçimler ona çok pahalıya mal olacaktır...
Kendini zirvede sanırken en dipte bulan, bir yere kök salıp bir bütünün önemli bir parçası olmak isterken tamamen yersiz yurtsuz kalan, bu sevgi dolu, masum çocuğun güçlü olma hırsı ve yanlış seçimlerle parçalanan yaşam hikâyesini unutamayacaksınız.
Zirvenin Dibindeki Çocuk, 50’yi aşkın farklı dile çevrilerek sinemaya uyarlanan Çizgili Pijamalı Çocuk’un yazarı John Boyne’nun kaleminden, II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde, tansiyonu yüksek bir roman.