Elon Musk
“Amerika’nın en önemli biyografi yazarlarından biri, dünyanın en zengin adamı hakkında muazzam bir kitap kaleme aldı. Yüzden fazla röportaja dayanan bu yüksek tempolu biyografi... hırsları insan yaşamının geleceğini etkin bir şekilde biçimlendiren kibirli, zeki, bazen de acımasız bir figür hakkında baş döndürücü bir hikâye.” —Ron Charles, CBS Sunday Morning Steve Jobs’ın yazarından The New York Times’ın bir numaralı çoksatanı: çağımızın en büyüleyici ve tartışmalı yenilikçisinin şaşırtıcı derecede samimi hikâyesi. O; dünyayı elektrikli araçlar, özel uzay araştırmaları ve yapay zekâ çağına taşımaya yardımcı olan kural tanımaz bir vizyoner. Elon Musk, Güney Afrika’ da çocukken zorbalar tarafından sürekli şiddet görmekteydi. Bir gün, bir grup onu beton basamaklardan aşağı itti ve yüzünü tanınmaz hale gelene kadar tekmeledi. Elon bir hafta hastanede kaldı. Ancak bu fiziksel yaralar mühendis, serseri ve karizmatik bir hayalperest olan babasının açtığı duygusal yaralarla kıyaslandığında önemsizdi. Babasının etkisi ruh dünyası üzerinde uzun süre devam edecekti. Ani Dr. Jekyll ve Bay Hyde tipi ruh hali değişimlerine yatkın; riske karşı aşırı yüksek toleransı, dramatik durum arzusu, destansı bir görev anlayışı ve duygusuz, zaman zaman yıkıcı olabilen çılgınca bir gerilime sahip, sert ama savunmasız bir erkek çocuğa dönüştü. 2022’nin başında –SpaceX’in başarıyla otuz bir roket fırlattığı, Tesla’nın bir milyona yakın otomobil sattığı ve kendisinin dünyanın en zengin adamı olduğu bir yılın ardından– Musk dramatik durumları tırmandırma dürtüsü hakkında pişmanlık içinde konuştu. “Ruhsal açıdan kriz durumundan çıkmam gerekiyor,” dedi. “Yaklaşık on dört yıldır, aslında belki de hayatımın büyük bir bölümünde bu ruh halindeydim.” Bu bir yeni yıl kararı değil, hüzünlü bir yorumdu. Bu sözü sarf ederken bile dünyanın en büyük oyun alanı olarak gördüğü Twitter’ın (günümüzdeki adıyla X) hisselerini gizlice satın alıyordu. Yıllar boyunca ne zaman zor bir durumda olduğunu hissetse bu onu oyun alanında zorbalığa uğradığı günlere götürmüştü. Artık o oyun alanına sahip olma şansı vardı. Isaacson iki yıl boyunca Musk’ı gölge gibi takip etti; toplantılarına katıldı, fabrikalarında onunla birlikte yürüdü. Onunla, ailesiyle, arkadaşlarıyla, iş arkadaşlarıyla ve rakipleriyle saatler süren röportajlar yaptı. Sonuç, zaferlerin ve çalkantıların şaşırtıcı hikâyeleriyle dolu, şu soruyu ele alan açıklayıcı bir arka plan anlatısı oldu: Musk’ı harekete geçiren şeytanlar aynı zamanda inovasyonu ve ilerlemeyi de harekete geçirmek için gerekenler midir?
“Bay Musk hakkında ne düşünürseniz düşünün, o anlamaya değer bir adam; bu da bu kitabı okunmaya değer kılıyor.” —The Economist “Walter Isaacson, Elon Musk’la hem kahramanının bugüne kadarki tempolu yaşamının sürükleyici bir tarihçesini hem de bazı ilgi çekici yanıtlar sunuyor...” —Wall Street Journal “Deneyimli bir biyografi yazarının kapsamlı çalışması.” —The Observer “Walter Isaacson’ın tüm detaylara yer verdiği biyografisi... Teknolojinin başına buyruk adamının portresi büyüleyici.” —The Telegraph
Steve Jobs
Jobs’la iki yıldan uzun süre boyunca yapılan kırktan fazla röportajın -ayrıca yüzden fazla akrabasıyla, arkadaşıyla, hasmıyla, rakibiyle ve iş arkadaşıyla yapılan görüşmelerin- temel alındığı bu kitap, kusursuzluk tutkusuyla ve azmiyle altı endüstride (kişisel bilgisayarlar, animasyon filmler, müzik, telefonlar, tablet bilgisayarlar ve dijital yayıncılık) çığır açmış yaratıcı bir girişimcinin inişli çıkışlı hayatını ve güçlü kişiliğini anlatıyor.
Dünyanın dört bir yanındaki toplumlar dijital çağ ekonomileri kurmaya çalışırken, Jobs yenilikçiliğin ve uygulanabilir hayal gücünün mutlak ikonu olarak öne çıkıyor. 21. yüzyılda değer yaratmanın en iyi yolunun yaratıcılığı teknolojiyle birleştirmek olduğunu biliyordu, bu yüzden hayal gücü atılımlarını takdire şayan mühendislik başarılarıyla birleştiren bir şirket yarattı.
Jobs bu kitabın yazılma sürecinde işbirliğinde bulunsa da, yazılanlar üstünde söz sahibi olmayı ve hatta kitabı yayınlanmadan önce okuma hakkını bile istemedi. Hiç sınır koymadı, tersine tanıdığı insanları dürüst konuşmaya teşvik etti. “Gurur duymadığım bir sürü şey yaptım, örneğin 23 yaşındayken kız arkadaşımı hamile bırakmam ve sonrasındaki tavrım bunlardan biri,” dedi. “Ama öğrenilmesine izin veremeyeceğim kadar kötü sırlarım yok.”
Jobs birlikte çalıştığı ve rakip olduğu insanlar hakkında içtenlikle ve bazen zalimce konuşuyor. Arkadaşları, düşmanları ve iş arkadaşları da aynı şekilde davranarak, onun iş hayatına yaklaşımını biçimlendiren tutkularından, takıntılarından, mükemmeliyetçiliğinden, sanatçılığından, huysuzluğundan, kontrol saplantısından ve sonuçta ortaya çıkan yaratıcı ürünlerden dobraca bahsediyorlar.
Jobs çevresindeki insanları çileden çıkarabiliyor ve umutsuzluğa sürükleyebiliyordu. Ama kişiliği ve ürünleri birbiriyle bağlantılıydı; tıpkı Apple’ın donanımlarıyla yazılımlarının genellikle olduğu gibi, entegre bir sistemin parçalarıydı. Onun öyküsü yaratıcılıkla, karakterle, liderlikle ve değerlerle ilgili, hem eğitici hem de uyarıcı bir öykü.
Geleceği Keşfedenler
Walter Isaacson, dünya çapında yankı yaratan Steve Jobs biyografisinin ardından en az onun kadar ilham verici bir kitapla geri dönüyor.
Geleceği Keşfedenler, makinelerin insanların zihin dünyasına ortak olacağı bir geleceği hayal ederek yola çıkmış ve adım adım içinde yaşadığımız dijital çağı inşa etmiş dâhilerin, yenilikçilerin, hacker’ların, girişimcilerin hikâyesi. Kimdi bu insanlar? Kafaları nasıl çalışıyordu? Tavan arası ya da garajlarına kapanıp her şeyi tek başına yapmış dâhilerden mi bahsediyoruz yoksa onları farklı yapan, yan yana gelip “ortak deha” yaratma becerileri miydi?
Isaacson’un benzersiz öykülendirme becerisi sayesinde sürükleyici bir roman tadında akan kitap, Lord Byron’ın yaklaşık iki yüzyıl önce yaşamış olmasına rağmen ilk yazılımcı kabul edilen kızı Ada Lovelace ile başlıyor ve Charles Babbage, Alan Turing, John von Neumann, Robert Noyce, Bill Gates, Steve Wozniak, Steve Jobs, Larry Page gibi pek çok etkileyici şahsiyetle devam ediyor.
Geleceği Keşfedenler, yaratıcılığın ve dünyayı değiştiren fikirlerin hangi koşullar bir araya geldiğinde yeşerebildiğini ortaya koyan muazzam bir rehber.