Koyu Mavi Memleket Kumaşı

Orijinal fiyat: ₺240,00.Şu andaki fiyat: ₺198,00.

Sunay Akın Koyu Mavi Memleket Kumaşı’nda, Mustafa Kemal Atatürk‘ün Cumhuriyet’i neden ”kültür” üzerine kurduğunu gizli kahramanlarımızın öyküleri üzerinden anlatıyor. Sanatın, kültürün bağımsızlıkla eşdeğer tutulduğu bir mirası devraldığımızı hatırlatıyor bizlere.

Çanakkale Savaşı’nı cephede resimleyen ressamlarımız, Latmos Dağı’ndaki mağara resimleri, Gülcemal gemisinin burnuna çizilen köpükler, Yaşar Kemal ve Arif Dino’nun Paris Garı’ndaki bekleyişleri, Pendik’te bir evde ortaya çıkan Exupéry fotoğrafı, Mustafa Pilevneli’nin Kaşinozaki Feneri’nin yanındaki müzede sergilenen tablosu, Vedat Günyol’un elinden geçen Ferhan Şensoy’dan ilk, Sait Faik‘ten son bir öykü…

Sunay Akın bir kurşun asker misali balığın karnında başladığı serüvenlerini, her zaman evine geri dönerek bitiriyor…

Geyikli Park

Orijinal fiyat: ₺318,00.Şu andaki fiyat: ₺263,00.

Falih Rıfkı Atay'ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz: "Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale'ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik."

Oysa Çanakkale'yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 Temmuz 1915'te Sirkeci'den trenle yola koyulur. Davete, aralarında İbrahim Çallı, Enis Behiç, Hamdullah Suphi, Ömer Seyfettin, İbrahim Alaattin, Nazmi Ziya ve Mehmet Emin'in de olduğu on yedi kişi katılır. "Heyet-i Edebiye" olarak anılan grup, bir İngiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen Namık Kemal'in Bolayır'daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.

Davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı Çanakkale Savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. Ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. Tevfik Fikret, başucunda duran Çanakkale'deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…

Ve Sunay Akın, Çanakkale'den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. Hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, Geyikli Park subaya geç kalmış bir özürdür adeta.

Hayal Kahramanları

Orijinal fiyat: ₺224,00.Şu andaki fiyat: ₺185,00.
İş Bankası Kültür Yayınları – Hayal Kahramanları

Onlar Hep Oradaydı

Orijinal fiyat: ₺130,00.Şu andaki fiyat: ₺108,00.

Kızılderililerin sürüldüğü topraklarda, 1966’da, uzay kıyafetleri giydirilen NASA görevlilerine Ay’a indiklerinde ne yapacakları, nasıl davranacakları anlatılırken, yaşlı bir Kızılderili’nin yanındaki çocukla birlikte bu çalışmaları her gün izlediği görülür. Aradan geçen birkaç gün sonra çocuk yanlarına gelir: "Beni babam gönderdi. O Beyaz Adam’ın dilini bilmiyor. Ben okulda öğrendim. Babam, bu garip aletler ve kıyafetlerle burada günlerdir ne yaptığınızı soruyor." Bir NASA yetkilisinin, Ay’a gitmek üzere olduklarını, bunun için astronotları eğittiklerini anlatması üzerine Kızılderili çocuk babasının yanına geri döner... Bunun üzerine günlerdir hiç kımıldamadan duran yaşlı Kızılderili koşarak astronotların yanına gelir ve nefes nefese Navaho diliyle bir şeyler söyler. Söyleneni anlamayan NASA görevlileri, babasının arkasından koşarak gelen çocuğa bakarlar... Çocuk, Beyaz Adam’ın Ay’a gideceğini öğrenince babasının çok heyecanlandığını anlatır ve kendisinin Ay’a bir mesajı olduğunu, onu da yanlarında götürüp götüremeyeceklerini sorduğunu söyler. Günlerdir güneş altında ciddi ciddi çalışmaktan sıkılan görevliler bir teyp uzatırlar: "Babana söyle, mesajını bu teybe söylesin. Söz, giderken yanımızda götüreceğiz." Kızılderili, çocuğunun Beyaz Adam’ın sözlerini Navaho diline çevirmesinden sonra teybe bir şeyler söyler, sonra da kızgın adımlarla uzaklaşır oradan. Mesaj şöyledir: "Bu adamlara dikkat edin! Topraklarınızı almaya geliyorlar!.."

Makiler

Orijinal fiyat: ₺56,00.Şu andaki fiyat: ₺45,00.

"Hiçbir zaman didaktik olmayan bir düşünce. Ve her zaman düşünce Lirizme ve dünya sularına batırılmış bir düşünce Budur gibi geliyor bana Sunay Akın’ın şiiri." -Cemal Süreyya- Bir an önce görülsün diye Akdeniz Toroslar’da ağaçlar hep çocuk kalır

İstanbulun Nazım Planı

Orijinal fiyat: ₺156,00.Şu andaki fiyat: ₺129,00.

Tarih: 1 Ocak 1921... Yeni bir yılın ilk sabahında İstanbul'a kar yağmış ama pek tutmamıştır... Yol kenarlarında ve Çamlıca tepesinde beyazlıklar göze çarpıyor... Sirkeci'den demir alan bir vapur pamuk balyalarıyla dolu olsa da, asıl yükü direnişe katılmak için Anadolu'ya geçen Kuva-i Milliyecilerdir.

Vapurda dört de şair vardır: Yusuf Ziya, Faruk Nafiz, Vâlâ Nureddin ve Nâzım Hikmet... Kız Kulesi'ne doğru yaklaşıldıkça Nâzım'ın yüreğindeki korku da büyür. Çünkü, Kız Kulesi işgal yıllarında İngiliz askerleri tarafından Boğaz'dan geçen gemilerin kontrol edildiği bir karakol olarak kullanılıyordu.

Tuncay Terzihanesi

Orijinal fiyat: ₺228,00.Şu andaki fiyat: ₺189,00.

(...) Trabzon’un en ünlü terzilerindendi Tuncay Bey... Dükkânının rafları aldığı siparişlerin kumaşlarıyla doluydu. Genç adam modayı takip eden, yenilikçi biri olduğu için onun diktiği bir elbiseye sahip olmak isteyenler, araya hatırı sayılan insanları koyarlardı: "Şu bizim komşunun mantosunu bir zahmet sıkıştırıver!.." Kedilerinin pençelerinin balık koktuğu bu kentte, bir gün, on yedi yaşında bir genç kız girer Terzi Tuncay’ın dükkânından içeri. Yanında annesi, elinde ise bordo renkli bir kumaş vardır. Kendisine bir ceket dikmesini ister genç terziden. Aşk tanrısı Eros’un attığı ok Tuncay Bey’in kalbini delmeden önce, içeri giren genç kızın güzelliği karşısında, tuttuğu iğne eline batmıştır çoktan! Terzi Tuncay genç kızı provaya çağırmaya başlar. Hem de yalan yere ve kaç kere!.. Hatta bir seferinde şu türküyü bile mırıldanır, hafiften: Sen yağmur ol, ben bulut Maçka’da buluşalım Ölçü iyice alınmıştır!.. Bordo renkli ceket tamamlanır sonunda. Üç tane düğmesi vardır bordo ceketin... İşte ben, o ceketin ortanca düğmesiyim! (...)

Kule Canbazı

Orijinal fiyat: ₺210,00.Şu andaki fiyat: ₺174,00.

Nazım sayısız dostlarından biri olarak, Pablo Neruda’yı ziyaret etmeye karar verir. Ne de olsa, Neruda onun evine gelmiş, yanında da armağan olarak kırmızı renkte bir kadeh getirmiştir... Avrupa’daki bir arkadaşına telefon açar ve ondan Neruda’nın adresini ister. Bu istek, bir gün bile yaşamaz yorgun yüreğinde; çok değil, ertesi gün sırtı duvara dayalı bir şekilde yere oturur ve kalakalır öylece!.. Son nefesinde, yıllardır uzak kaldığı memleketini görme arzusuyla, Neruda’ya gitme isteği el ele tutuşur böylelikle. Daktilosunun iç cebindeki küçük bir kâğıt parçasında, el yazısıyla yazdığı Neruda’nın adresi durmaktadır hâlâ... O daktilonun tuşlarına dokunan parmaklar, Nazım Hikmet’in parmaklarıdır!... Pablo Neruda 1971 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış... Kimin umurunda!?... Nazım Hikmet’in daktilosunun iç cebinde adresinin çıkmasından daha büyük bir ödül olabilir mi?

Önce Çocuklar Ve Kadınlar

Orijinal fiyat: ₺260,00.Şu andaki fiyat: ₺215,00.

Önce Çocuklar ve Kadınlar mı? Önce Kadınlar ve Çocuklar mı? Ya da kimse bu gemiyi terk etmek istemez mi?

Sunay Akın tarihimizin kıymetli batıklarını: gemilerini, şairlerini, gezginlerini, aşıklarını vd. okurunu saran, sarmalayan üslubuyla adeta karaya çıkarıyor kaleme aldığı öykülerde. Bu kitabı okurken çalan çanları, acele içinde koşuşturup bağrışan miçoları ve hatta ayaklarınızı ıslatan dalgaları bile fark edemeyebilirsiniz…

Telaşa lüzum yok, bu gemi hiç batmaz!..

İstanbulda Bir Zürafa

Orijinal fiyat: ₺164,00.Şu andaki fiyat: ₺135,00.

II. Mahmut’un tahtta oturduğu 1823 yılında, İstanbul Limanı’na yanaşan bir gemiden indirilen yükler arasında, bir de zürefa vardır. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın padişaha armağan olarak gönderdiği zürefa, kendisini ilk kez gören İstanbullular’ın şaşkın bakışları arasında Çinili Köşk Meydanı’na getirilir. Zürefa, padişahın 27 Kasım günü buyurduğu fermanla görücüye çıkar. Hayvanın ağaçların yapraklarını yiyişi hayranlıkla izlenirken, Habeş Ahmet Ağa hazırladığı senaryoyu başlatmak üzere bağırır: "Zürefa müteyemmen ve mübarek bir hayvandan çok korkan Abdi Bey’e doğru bakarak şunları söyler: "Haydi, Müslüman olan gelsin, zürefayı şöyle bir gezdirelim. Kim bu hayvanı gezdirirse cennete gidecektir." Padişahın memuldür sözü üzerine kendini eller üstünde bulan Padişahın Küpeli Çavuşu Abdi Bey, zürefanın üstüne oturtulur. Abdi bey’in yalvarmalarından, yakarmalarından korkan zavallı hayvan huysuzlanarak İshakiye Köşkü’ne doğru koşmaya başlar. Bu sırada Abdi Bey’in padişaha seslenişi duyulur: "Ahret hakkını helal eyle efendimiz. İlk menzilimiz ecel beşiğidir. İşte bindim gidiyorum. Elveda." Büyük olasılıkla "Bindim bir alemete gidiyorum kıyamete" sözü zürefa sırtındaki Abdi Bey tarafından söylenmiştir...

Antik Acılar

Orijinal fiyat: ₺58,00.Şu andaki fiyat: ₺48,00.

"Sunay Akın’ın yazdığı tür şiir değiştirilmezse, yani aynı şairde değiştirilmezse tıkanmaya yazgılı bir tür. Ama onda tıkanmıyor. Şiirleri çoğaldıkça bende bir şaşırma duygusu yaratıyor. Bu da onun başka bir erdemi elbet. Her gün, düşünüyorum, yarın ne yapacak, ne diyecek diye." -Cemal Süreya- Bilerek mi yanına almadın giderken başının yastıkta bıraktığı çukuru

Kız Kulesindeki Kızılderili

Orijinal fiyat: ₺156,00.Şu andaki fiyat: ₺129,00.

Cervantes, Kızılderililerin kimlerle savaşmak zorunda kaldığını soykırımın yapılmakta olduğu yıllarda susmamakta kararlı olan Sançho’nun ağzından açıkça yazar: "Babamız, Amerika’nın alçakların barınağı, fahişelerin sığınağı olduğunu söylemedi mi?" Don Kişot sinirlenir: "Kes sesini dedim." Ve Cervantes, Sançho’yu konuşturmaya devam eder: "Hint Adaları’na doğru yola çıkan herkes vicdanını rıhtımda bırakır." (...)

Ay Hırsızı

Orijinal fiyat: ₺280,00.Şu andaki fiyat: ₺231,00.

Sunay Akın yeni kitabı Ay Hırsızı’nda gözünü Ay’a dikiyor ve bir arkeoloğun sabrıyla kazıyor insanlığın ortak birikiminin üzerine çöken tozu toprağı... Ortaya çıkardığı bilgiyi şair duyarlığıyla ilmek ilmek dokuyor ve okurunu hayrete düşürecek öyküler bir bir diziliyor karşımıza. Cervantes ve Mimar Sinan hangi caminin inşaatında buluştu?.. Enver Paşa’nın uçağı kaç kez düştü?.. Piri Reis’in haritası Topkapı Sarayı’nda nasıl bulundu?.. İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçen Attila Hülagü’nün sırrı neydi? 157 yıl yaşayan Zaro Ağa’nın Amerika seferi... Atatürk neden hiç uçağa binmedi?..

Bir Çift Ayakkabı

Orijinal fiyat: ₺168,00.Şu andaki fiyat: ₺139,00.
Sunay Akın, bu kez Bir Çift Ayakkabı’yla çıkıyor insanlık tarihinin bilinmeyen tozlu yollarındaki macerasına. Bir Çift Ayakkabı kimi zaman boya sandıklarındaki hayat ağacı imgesine dönüşüyor, kimi zaman koskoca bir padişahın imdadına yetişiyor. Ay’ın, sinemanın, sanatın, aşkın, savaşın, vd. tarihine ışık tutuyor. Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine para koyan terk edilmiş koca kimdir? Van Gogh’un tablosunda ters çevirdiği ayakkabının sırrı… Abdülaziz İstanbul’u dünyaya nasıl gezdirdi? Hayat ağacı’nın boyacı sandıklarındaki sureti… Kız Kulesi, pabuçlarını nereye düşürdü? Galata Köprüsü’nden geçen en büyük ayaklara nasıl ayakkabı bulundu? Dünya’nın giriş kapısında kimlerin ayakkabıları duruyor? Kıvrak hareketlerle oynatıyor kalemini Sunay Akın ve izini sürdüğü hikâyelerin her bir parçasını ustalıkla yerlerine yerleştiriyor.

Ayçöreği Ve Denizyıldızı

Orijinal fiyat: ₺240,00.Şu andaki fiyat: ₺198,00.

Kız Kulesi’nin, Galata Kulesi’yle yaşadığı bir gecelik aşk sonrasında dünyaya gelen bir çocuğu vardır!.. Kız Kulesi, minarelerin baskısından korktuğu için ayrılmak zorunda kalır çocuğundan. İstanbul’u terk ederken, babası olan Galata Kulesi’ne bir anlık dönüp bakan, ama sevgi dolu bakışlarına hiçbir karşılık alamayan çocuk Lizbon’a yerleşir... Ve orada, "Belém Kulesi" adıyla bilinir.

1513 yılında, Lizbon limanının savunulması amacıyla yapılan Belém Kulesi, Afrika ve Hindistan’a düzenlenen sömürge seferlerinin başlangıç yeri olur. Bu yapının Galata Kulesi ile Kız Kulesi’nin "gayrimeşru" çocuğu olduğu iddiamızı güçlendirmek için biraz daha bilgi verelim: Kırk iki metre yüksekliğinde olan kule altı katlıdır ve girişinde bir sarnıç bulunur. Kız Kulesi’nde de, biri içerde, öbürü dışarda olmak üzere iki sarnıç olduğu birçok kaynakta yazılıdır.

Belm Kulesi de, annesi ve babası gibi hapishane olarak kullanılır. Kulede yaşayan bir prensesin üzüm sepetinden çıkan yılan tarafından sokularak öldüğü söylencesi de Lizbonluların dilinde yıllardır anlatılır. Aynı efsane Kız Kulesi için de söylenir. En önemli delil ise kulenin görünümü ve bulunduğu yerdir. Galata Kulesi’ne benzeyen Belém Kulesi, kıyıya çok yakın olan kayalıklar üstüne kuruludur. Yani, tıpkı annesi olan Kız Kulesi gibi!..

62 Tavşanı

Orijinal fiyat: ₺70,00.Şu andaki fiyat: ₺58,00.
Kardeşiyle sokaklarda hep bir örnek giydirilen sen nasıl sevmezsin eşitliği yürürken düşen çoraplarını aynı hizaya getirmek için annen değil miydi önünde diz çöken

Kalede 1 Başına

Orijinal fiyat: ₺136,00.Şu andaki fiyat: ₺113,00.
“Yerdeydim ve avuçlarım kızgın kömür parçalarını tutmuşum gibi yanıyordu. Sağ yanıma gelen şutu hâlâ nasıl olduğunu anlayamadığım bir refleksle kurtarmıştım. O an Lefter’in sözü duyuldu: ‘Tamam, bulduk! Kaleye Sunay geçecek.’”  Lefter’in şutunu kurtardığında henüz 10 yaşındadır Sunay Akın. Kaleci kazağını çıkarıp kalemi eline aldıktan sonra bu kez kaleci öyküleri biriktirmeye koyulur. Kimler kimler girer bu öykülere... Nobel’li bilimcimiz Aziz Sancar; Berlin kaplanı Turgay Şeren ve onun jübile maçına katılan ünlü Rus kaleci Lev Yaşin; antrenmanlara kömür işçilerinin Zonguldak'tan gönderdiği madenci eldivenleriyle çıkan Şenol Güneş; Yaşar Kemal’e İstanbul’daki ilk evinin kapısını açan Abidin Dino’nun yeğeni kaleci Sabri Dino; düğün davetiyesinde gelinin attığı şutu karşılayan damat Yılmaz Vural; en renkli kalecilerimizden Varol Ürkmez ve ona elini uzatan Baba Hakkı, Nâzım Hikmet’in şiirindeki kaleci; Albert Camus; Pavarotti ve daha niceleri giyer bu formayı.  Hep 1 numarayı taşırlar sırtlarında…