Aydede Peynir Değildir
Küçük fare, yattığı yerde bir oraya dönüyordu bir buraya. Karnı öyle bir gurulduyordu ki... Kiler olarak kullandığı kovuğu, en az midesi kadar boştu. Baktı ki uyuyamıyor, gece vakti yiyecek bir şeyler bulmak için yola koyuldu. O sırada baykuşla karşılaştı. Bilgelikten sıkılan baykuş biraz eğlenmek istedi ve fareciğe gökyüzündeki dolunayı gösterdi. Artık küçük farenin tek bir amacı vardı: Ay peynirine ulaşmak!
Doğa üzerine öyküleriyle sevilen Selda Yaşar, Can Çocuk Yayınları’ndaki ilk kitabında, okurları keşif dolu, eğlenceli bir öyküyle buluşturuyor. Küçük bir şakanın yol açtığı yanılgıyla başlayan heyecanlı arayışa hem Ay’ın evreleri hem de Gözde Bitir’in özgün desenleri eşlik ediyor.
Ormanın Şarkısı
Uçsuz bucaksız topraklarda, tek başına yaşayan bir ağaç varmış… Hayvanlarla ve rüzgarla dost olsa da hep bir özlem taşırmış içinde.
Dallarına başka dalların değdiğini hayal eder, yavru hayvanların sakarlıklarına diğer ağaçlarla birlikte gülmek istermiş. Tek başına yaşayan ağaç, hiç görmediği ormanı özlermiş…
Ormanın Şarkısı'nda, yalnız bir ağacın yeni bir yuvaya kavuşma hikayesini dinleyeceksiniz. Doğanın bir sesi, hatta bir şarkısı olduğunu hissedecek ve ona kulak vereceksiniz.
“Rüzgârlı günlerde ağaçların yanından geçerken yaprakların hışırtısını duyuyorsunuz, değil mi? Dikkatlice dinlerseniz, bu hışırtıların aslında bir şarkı olduğunu fark edebilirsiniz: Ormanın şarkısı...”
Susuz Çağın Çocukları
Önce su azaldı.
Sonra iklimler değişti.
Susuzluk, kıtlık ve kaynakların giderek azalması dünyayı kaosa sürükledi. İnsanlar, azalan kaynakları paylaşamıyordu. Herkes yeni bir dünya düzeninin kurulması gerektiğinin farkındaydı. Böylece dünya, kalan son su kaynaklarına göre beş̧ parçaya bölündü ve bölgelerin etrafına dev duvarlar örüldü. Susuz Çağ Medeniyetleri işte böyle kuruldu...
İki yüzyıldır birbirinden haber almadan yaşayan beş bölgenin yolu, ormanda bir anda beliren bir çiçekle yeniden kesişiyor. Fırat’ın ormanda tesadüfen keşfettiği beyaz çiçekle heyecan dolu bir macera başlıyor. Üstelik Fırat yalnız değil. Çiçek diğer bölgelerde yaşayan Meriç, Göksu, Aras ve Dicle’nin de karşısına çıkıyor. Beş çocuk bir araya gelip büyük gizemi çözmek üzere kolları sıvıyor: Bu çiçek neden bir anda beliriverdi, ne anlatmak istiyor? Peki çiçeği takip ederek susuzluğun damga vurduğu bu çağı sonra erdirebilecekler mi?
İklim değişikliği, su krizi gibi küresel sorunları odağına alan Susuz Çağın Çocukları, ekolojik bir distopya ile okurları heyecan dolu bir maceraya ortak ediyor.