Atasözleri Ve Hikayeleri 2
Atasözleri dilimizin zenginliği, bize atalarımızın mirasıdır. Hangisini istersek, babamızın malı gibi rahatça kullanırız. Hepsi de anamızın ak sütü gibi helaldir.
İşte bu kitapta birbirinden güzel, birbirinden değişik, birbirinden şenlikli atasözlerinin hikâyeleri var.
Aç ayının neden şakkıdı şakkıdı oynamadığını, damdan düşenin halinden en iyi kimin anladığını, kılavuzu karga olan adamın akıbetini, pilav seven kişinin cebinde ne taşıdığını, züğürtleyen bezirgânın eski defterleri neden karıştırdığını ve horozların nasıl yumurtladığını merak ediyorsanız bu kitabı okumaya doyamayacaksınız...
Başıma Gelenler Şaka Mı?
Hayat ne kadar güzel! Ağzım kulaklarımda, burnum havada, gözüm yükseklerde, keyfim yerinde. Kalp kalp kalp…
Yaşadıklarım rüya mı yoksa gerçek mi diye sık sık kendimi çimdikliyordum.
“Agghhhhh!”
Nihayet beklediğim olmuş, özgürlüğüme kavuşmuştum işte. Günün birinde davul zurna eşliğinde telli duvaklı olmadan aile evinden çıkacağımı söyleseler hayatta inanmazdım. Daha birkaç ay öncesine kadar babamın, annemin, babaannemin sıkıyönetimi altında ve pek tabii kardeşim Ozan’ın uyuzlukları arasında çile dolduran ben, milyonlarca öğrencinin hayal bile edemeyeceği bir üniversiteyi kazanmış, neşe içinde ayrı eve çıkmaya hazırlanıyordum. Tabii beni nelerin beklediğinden habersiz…
Akla hayale gelmeyecek bir öğrenci evi, birbirinden ilginç ev arkadaşları, hela başında tavla maçları, dumanlar arasında üniversite dersleri, yatağımı paylaştığım sokak hayvanları… Ayy, daha da neeeler neler!
‘Yaşadıklarım rüya mı yoksa gerçek mi?’den ‘Başıma gelenler şaka mı?’ya uzanan bu trajikomik macerada gerçekten de başıma gelmedik daha ne kalmış olabilirdi acaba?
Dünyayı Durduran Kız – Zamansız Kahraman
Ama bu her zaman kolay olmuyor. Özellikle küçük kardeşi Yaman peşinden ayrılmadığında… DDK, bu heyecan dolu macerada hem dünyayı hem de küçük kardeşini idare etmeye çalışıyor.
Ama bu her zaman kolay olmuyor. Özellikle küçük kardeşi Yaman peşinden ayrılmadığında… DDK, bu heyecan dolu macerada hem dünyayı hem de küçük kardeşini idare etmeye çalışıyor.
Kur’an’ı Soran Çocuk
Rüya Korkusu – Rüya Maceraları
“Duydunuz mu Sayın Miçi,” dedi Kiki. “Bundan sonra hep kötü rüya dağıtacakmışız.”
Miçi’nin ağzı şaşkınlıkla açıldı.
“O da ne demek?”
“Ben de tam bilmiyorum ama postanede herkes bundan söz ediyordu. Toplantı yapılmış galiba. Bundan sonra sadece kötü rüyalar üretecekmişiz.”
Acaba Kiki’nin dedikleri doğru muydu? Artık orası rüyalar değil de Kâbuslar Ülkesi miydi? Bütün dünya kâbuslara mı bulanacaktı?
Korkunç karanlık bütün dünyayı sarmadan Miçi bir şeyler yapmalıydı. Ama ne?
Miçi ile Ali’nin sınır tanımaz dostluğu bu hikâyede iyiliği, güzelliği vurgulayan, soluksuz bir maceraya yelken açıyor.
Rüya Oyunu – Rüya Maceraları
“Aliii!” diye bağırdı Miçi. “Bizi duyuyor musun?”
“Eveeet!”
“Harika! Şimdi bize orada ne yaptığını söyle!”
Ali tam gece yarısı uyanıp kendi burada bulduğunu anlatacaktı ki çok garip bir ses duydu:
Hırrrrrrrrr!
Tam karşısında, elinde sopasıyla dikilen dev gibi biri vardı: Taş Kafa!
Ali, Taş Kafa’yı yenip hapsolduğu bilgisayar ekranından çıkabilecek miydi?
Miçi ve Ali’nin dostluğu, bu macerada ekran bağımlılığına karşı direniyor!