Araba Sevdası – Bilge Kültür Sanat
Araba Sevdası her ne kadar yazarı Recâizâde Mahmut Ekrem tarafından "eğlenmek için" yazıldığı söylense de Tanzimat devrinde yetişen alafranga tiplerle alay etmek için yazılmıştır. İlk olarak 1895 yılında resimli olarak Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiş ve bu tefrika Ressam Halil Paşa tarafından resimlendirilmiştir. Bu roman, Bihruz Bey’in Periveş Hanım’a olan aşkını anlatıyor görünse de aslında o dönemin toplumu ile ilgili önemli eleştiriler yapmakta ve özellikle gençleri etkileyen Batı etkisinin olumsuz sonuçlarını ele almaktadır. Bihruz Bey’in Periveş’e yazmaya çalıştığı mektuplar ve bu yüzden düştüğü komik durumlar aslında yazarın da dediği gibi "hazin bir hikâye"dir.
Araba Sevdası Günümüz Türkçesiyle
“Pek az Türk romanı Araba Sevdası kadar adına bağlıdır. Kitap, bir modanın ve muayyen iktisadi şartlar etrafında hemen bir lahzada teşekkül etmiş köksüz bir kalabalığın romanıdır.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
Tanzimat edebiyatının birinci döneminde temelleri atılan modern edebiyatımızın duvarlarını örmeye başlayan isimlerden biri de Recaizade Mahmut Ekrem’dir. Gençleri yazmaya, yazdıklarını yayımlatmaya teşvik ederek bir neslin önünü açan üstat Recaizade’nin Araba Sevdasıromanı, Türkçede roman türünün başarılı ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Edebiyatımızda sıkça işlenen mirasyedi, züppe tiplerin öncülerinden olan Bihruz Bey’in hayatı, düşünceleri ve aşkı, Araba Sevdası’nda yer yer komedileştirilerek anlatılırken okura o dönemi ve ülkenin Batılılaşma macerasını enine boyuna düşünme imkânı sunar.
1896’da Servet-i Fünûn’da tefrika edilen bu büyük romanı, orijinalinde yer alan resimler, döneme dair diğer fotoğraflar ve dipnotlarla zenginleştirilmiş bir baskıyla, günümüz Türkçesine uyarlayarak sunuyoruz.