Bizim Evin Halleri
Böyle bizim evimiz. Değişse de, dönüşse de, kimi zaman alt üst olma hâli yaşamış olsa da. Kayıplarımız olsa da, ayrılsak da, ayrı düşsek de, yine de duygularımız baki. Özlüyoruz nitekim kaybettiklerimizi, soruyoruz görmediklerimizi, bekliyoruz gözlediklerimizi.
Burası bizim ev ama aynı zamanda sizin ev. Okurken epey tanıdık gelecek size. Kim toplu kim dağınık şahıslar, etrafa saçılmış eşyalar; eş, dost, akrabalar; konular ve komşular, huylular ve huysuzlar, saygınlar ve düşkünler, birbirine koşanlar ve birbirinden kaçanlar, suskunlar ve çenesi düşkünler, görmek istenilenler ve uzak durulanlar; merhametliler, adaletliler, dürüstler ve hayırhahlar; magandalar, kabadayılar, sahtekârlar ve tamahkârlar… Hepsi burada.
Belki bir kaçını, birkaç sahnesini ancak sunabildik sizlere. Gerisini siz kıyas edersiniz. Okuyan yazandan arif gerek demişler. Hele bir okuyalım, belki sizin aklınıza daha ilginç şeyler gelir, söz olur, ifadeye bürünür, yazıya dökülür, kitap suretinde görünür.
Ama önce gelin hep birlikte şunları bir okuyalım. Bir görelim, neymiş şu bizim evin hâlleri?
Buz Devrinde
Doğan, Banu ve Selim zamanda yolculuk yaptıran bilgisayarlarıyla günümüzden 18.000 yıl öncesinin Buz Devrine gittiler. Ama bu Buz Devri, bildiğiniz gibi değildi! Bu devirde mamutlar vardı, evet; ana kılıç
dişli kaplanlar yoktu. Onların yerine karşılarına çıkan leoparın da evcil olduğu söylenemezdi. Buz Devri insanlarıyla birlikte yol alırken karşılarına çıkan kurtlar da öyle… Bugüne dönmelerinin önünde duran
aşamayacakları bir engel vardı.
Buz Devrinde , Geçmiş Zaman Gezginleri dizisinin beşinci kitabı. Geçmiş Zaman Gezginleri, kahraman -larımız Doğan, Banu ve Selim’in Taş Devri, Sümer Ülkesi, Dinozorlar Çağı, Eski Mısır ve Buz Devrinde
geçen olağanüstü serüvenlerini, teknolojiden tarihe, coğrafyadan insanbilime uzanan çok geniş bir çerçeve içinde anlatıyor.
“Günümüzden binlerce yıl önce buzlar arasında dolaşan geçmiş zaman gezginlerimiz yine maceradan maceraya koşarken, doğa, evren ve insanla ilgili bir dünyanın kapılarını aralamaya çalışıyorlar. İlköğretim öğrencilerine eğitimde destek olacak bir hikâye.”
Selda Fillikçioğlu-Sosyal Bilgiler Öğretmeni
Eyvah Kaybolduk!
İlk kez uçağa binen Eda ve Barış’ın maceraları, korku ve heyecan içinde geçen saatlerin ardından hiç bilmedikleri bir şehirde kaybolmalarıyla devam ediyor.
Bu serüvenlerinde onlara eşlik edip Kazakistan’ın Almatı
şehrini onlarla gezeceksiniz. Yeni yerleri keşfederken şehrin tarihi dokusunu da göreceksiniz.
Peki siz kitabımızın kahramanları gibi kaybolduğunuzda
neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?
İstasyon Çocukları
‘’Hepimiz gülüyorduk. Bizi görenler, dünyanın en mutlu çocukları olduğumuzu düşünebilirdi. Öyle miydik? Bilmem, belki de öyleydik. Omuzlarımızdaki ağırlığını erken yaşlarda hissettiğimiz hayata, onun bütün güçlüklerine ve sıkıntılarına, her şeye ve her şeye rağmen, çocuk gülüşlerimizle meydan okuyorduk.’’
Mustafa Hakkı Kurt’un usta kaleminden İstasyon Çocukları, arkadaşlıklarla ve aile bağlarıyla örülü, yaşamın acı tatlı tüm gerçeklerine dokunan, umut yeşerten bir gençlik romanı.