Akılsız Sokrates

Orijinal fiyat: ₺150,00.Şu andaki fiyat: ₺124,00.

Hayat sürekli bir çizik daha atarak geçmesini bekliyor insanın. Gülerek, yenilerek, bir daha başlayarak, başlamaya fırsat bile bulamayarak geçip gidiyoruz ondan. Biri ötekine benzeye benzeye, öteki berikine inatla benzemeyerek yaşıyor hikâyesini. Ama ne yaparsak yapalım, hepimizin üzerinde hayattan bir çizik izi.

Mehmet Fırat Pürselim, 2017 Orhan Kemal Öykü Ödülü ve 2017 Türkan Saylan Sanat Ödülü alan Akılsız Sokrates kitabındaki öykülerde kurguyla gerçeği incelikle harmanlıyor. Akılsız Sokrates, tekrar tekrar okunması gereken, kalıcı bir eser olarak yolculuğuna devam ediyor.

“‘Bir çocuğumuzun olacağını bilmek, seni mutlu eder, beni gene eskisi gibi seversin sanmıştım. Yanılmışım… Çocuğumuzun fotoğrafının üzerinde sigara söndürecek kadar benden nefret ettiğini bilmiyordum. Öğrendim. Merak etme, başına dert olmayacağız. Önce doktora sonra avukata gidiyorum. Not: Kendine kötü bak. Allah belanı versin.’
Çöpün içinde, ultrason fotoğrafını buldum. Parçaları birleştirerek hastanenin adını öğrendim. Evden fırlayarak çıktım, ‘Koş Sokrates koş!’ diye Kordon’da bağırarak fuleli bir koşu tutturdum.”

Flamingo Çocuk

83,00
Kitabımızın kahramanı Barkın sevimli ama afacan bir çocuktur. Dördüncü sınıfı bitirirken ne yazık ki pek de parlak bir karne getirmez eve, nedeni de derslerinden çok bilgisayar oyunlarına, internete aşırı düşkün olmasıdır. Babasıyla annesinin ona verdiği ceza ise aslında ceza değil ödül sayılır: Ailece İzmir yakınlarındaki görülecek yerleri gezecekler, bir de Kuş Cenneti’ne gideceklerdir. Ama bundan sonrası –elbette Barkın’ın söz dinlemezliği yüzünden– inanılmaz bir serüvene dönüşür, kuş yumurtası peşinden koşan kahramanımız kendini bambaşka bir dünyada bulur. Acaba o dünyadan çıkış var mıdır?

Kumsalda: Korku Hikayeleri

Orijinal fiyat: ₺150,00.Şu andaki fiyat: ₺124,00.
“Kendimi tuvaletten dışarı zor atıp çığlık çığlığa koridorda koşmaya başladım. Koşarken birine çarpıp yere yuvarlandım. El yordamıyla bir yerlere tutunmaya çalışırken, gözüme tutulan fenerle kalakaldım. Neyse ki Bekçi Ahmet Amca’ydı. Kolumdan tutup beni yerden kaldırırken, ‘N’oluyor?’ diye sordu. Ağlayarak ona yaşadıklarımı anlattım, en sonunda da, ‘Betül’ün ayakları tersti!’ deyiverdim. Bunun üzerine Ahmet Amca, elindeki feneri tuttuğu ayaklarını göstererek, ‘Nasıl yani, benimkiler gibi miydi?’ dedi.”    Üniversiteye başlamadan önceki yaz tatilinde ailesiyle beraber deniz kenarındaki bir yazlık evde kalan Tufan, sıkıntıdan patlıyordu. Ta ki ateş başında birbirlerine korku hikâyeleri anlatan dört gençle karşılaşana kadar… Yeni arkadaşları Murat, Itır, Taygun ve Sesil’in hikâyelerinde neler yoktu ki: Tüyler ürperten cinler âlemi, lanetli dilek mektupları, ormandaki ıssız kulübe, kargalarla yarenlik eden gizemli kadın… Tufan da kendi hikâyesini anlatana kadar çember tamamlanmayacaktı.    Sakarmeke ,  Akılsız Sokrates  gibi ödüllü eserleriyle tanınan ve farklı türler arasında gezinmeyi seven Mehmet Fırat Pürselim, şehir efsanelerini özgün korku öyküleriyle birleştiriyor. Gizem, korku ve maceranın hiçbir sayfasından eksik olmadığı, her yaştan okura hitap eden  Kumsalda: Korku Hikâyeleri , edebiyatımızda önemli bir boşluğu dolduracak bir kitap.

Sakarmeke

Orijinal fiyat: ₺200,00.Şu andaki fiyat: ₺165,00.
Kuşlar boşuna değil, göğe kanat çırpmak için doğmuşlar. Gök de elbet kuşlar için var. Dalın da suyun da emeği üstlerinde. Hızı ve yükselişi okşaya okşaya büyüten kuşlar, narin ama tılsımlılar. Yeri de yedi kat üstünü de en iyi bilenler, kafese hür kanatlarla giren, dünyayla konuşmayı ilk öğrenenler...   2011 yılında yayımlanan Hayat Apartımanı adlı öykü kitabıyla 2012 Naim Tirali Öykü Ödülü’nü, 2016 yılında yayımlanan Akılsız Sokrates adlı öykü kitabıyla da 2017 Türkan Saylan Sanat Ödülü ve 2017 Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü kazanan Fırat Pürselim, adını, göçmeyi unutmuş, denizi mesken bellemiş bir tatlı su kuşundan alan Sakarmeke 'de; aidiyet, yuva, uyumsuzluk, göç gibi konuları incelikle ele alıyor.   “Kuşların da içi sıkılır mı anne?” “Sıkılmaz mı kuzum? Sıkılmasa neden başlarını alıp oraya buraya gitsinler?” “Geçer mi sonra?” “Geçer elbet. Hani yükselirler, yükselirler sonra süzülmeye başlarlar ya… İşte o zaman bil ki ferahlamışlardır.”

Şamanların Sonuncusu

91,00
Pek çok genç gibi Kurt da adını sevmiyor, hele bir de soyadı var ki, o daha da fena geliyor ona: Kurdadost. İkisi bir araya gelince iyice çekilmez oluyor: KURT KURDADOST. Doğrusu ilk bakışta çok da haksız denemez Kurt’a. Arkadaşlarının dalga geçtiği adıyla olduğu kadar geceleri uykularını bölen kâbuslarıyla da başı dertte. Bunlar yetmezmiş gibi anne-babasının sürekli fısıldaştıkları aile sırrı da kafasını meşgul ediyor. Adının nereden kaynaklandığını, kâbuslarının nedenini ve aile sırrını öğrenmesinin yolunun geçmişin kutlu efsanelerinden geçeceğini anlaması genç Kurt’un hayatını nasıl değiştirecektir? Şamanların Sonuncusu ’nda, sırlar Türk, Kürt, Roma mitolojilerinin metinleriyle aydınlanırken geçmişin günümüzü ve geleceği nasıl şekillendirdiğine de tanık olacaksınız.