Altın Bilezik
"Akşam yemeğinde lokmalar boğazında
büyümüştü. Hep düşünüyor, gözleri doluyordu. Yukarı odaya yatmaya gittiğinde gözüne uyku girmedi. O gün olup bitenleri tekrar düşündü. Sonra gözlerinin önüne tâ uzaklarda kalan Bergama’nın yolları ve anası, babası, kardeşi geldi. Babasının parayı aldığı anki hâlini hayal etti."
Kemalettin Tuğcu Altın Bilezik kitabında;
bir beceri, zanaat sahibi olmanın önemini,
hayatta herkesin başına her şeyin gelebileceğini, insanların birbirlerini desteklemesi gerektiğini vurguluyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadanokurlara sunuyoruz.
Altın Rüyası
Benim Babam
"Biz çocuk yaştakiler, çok temiz ve şık giyinmiş olarak bahçede misafirleri karşılıyorduk. Sonra biz de salona gittik. Ben ömrümde öyle güzel ve ihtişamlı bir yemek salonu görmemiştim. Masalar o kadar süslü ve gösterişliydi ki saraydaymışım gibi hissediyordum. Bu yemekte tanımadığım birçok kadın ve erkek vardı. Acaba bunların arasında babam da bulunuyor muydu?"
Kemalettin Tuğcu Benim Babam kitabında; büyük bir zenginliğin içerisinde kalbi kırılmış, hayatta tutunacak dalı kalmamış bir babanın ve annesinin ölümünden sonra gerçek babasını bulmuş ama ona kavuşamamış bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.
Bizim Mahallenin Çocukları
Çocuklar Adası
"Gündüz, Necla, Acar sefaret katibinin çocuklarıydı. Beşir, dünyada kimsesi olmayan Bekir amcanın evlatlığıydı. Güzin, kahve tüccarının kızıydı. Yaman da onun ağabeyiydi. Çok inatçı bir çocuk olan Turgut da sefaret katibinin akrabasından birinin oğluydu. Bu yedi çocuk Bombay’da birbirleriyle sıkı fıkı görüşüyorlardı. Mektep tatili olduğu için sefaret katibi çocuklara bir deniz gezisi yaptırmak istemiş ve yanlarına Bekir amcayı da katarak onları bir İngiliz ahbabının yatına bindirip yola çıkartmıştı."
Kemalettin Tuğcu Çocuklar Adası kitabında; sorumluluklarının farkında olmayan, zamanlarını boşa geçiren çocukların, başlarına gelen bir felaket ile birlikte gerçek güçlerini ortaya koyma hikayesini anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.
Ekmek Parası – Uçan At Yayınları
İncili Terlik
İncinin Kısmeti
“İnci artık on sekiz yaşına geliyordu. Bünyesi bakımından da olgun ve güçlü bir kızdı. Basri Bey, Hayri Bey’in yanındaki mutfakta çalıştırılan kızla bu genç kız arasında bir benzerlik göremiyordu. İnci inanılmaz bir hızla büyümüş, Basri Bey’in anlattığına göre ölmüş olan annesine benzemişti. Üniversiteyi kazanıp doktor olmak isteyen İnci, pazar günleri de Huriye Hanım’la birlikte araba gezmeleri yapıyor ve tenha yollarda direksiyona geçerek ehliyet almaya hazırlanıyordu."
Kemalettin Tuğcu İnci'nin Kısmeti kitabında; babası tarafından büyük şehre okumaya gönderilen öksüz bir kızın, kimsesizliği yüzünden gördüğü muameleyi, fırsat verildiğinde neler yapabildiğini anlatıyor ve dönemin özentili zenginlik hâllerini vurguluyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.
Köydeki Evimiz
Küçük Mirasyedi
Kuklacı
Mercan Kolye
Oyuncakçı Dede
Sokak Çocuğu
"Yaşar birden durdu. İliklerine kadar soğuk işlemiş, neredeyse tüm hislerini kaybetmişti. Buna rağmen burnuna taze ekmek kokusu geliyordu. Bir fırının önündeydi. Arkadaşından, çok acıktığı zaman tezgâhın üstünden süpürülen ekmek kırıntılarını isteyebileceğini öğrenmişti. Fırından içeriye başını uzattı. Tezgâhın üzerine ateş gibi sıcak ekmekler konmuştu.”
Kemalettin Tuğcu Sokak Çocuğu kitabında; umutsuzluğa kapılmamak, çaba sarf etmek, kendinden emin olmak, kötülüğe boyun eğmemek gibi mesajlarıyla büyük bir dramı anlatıyor. Her kitabın arkasındaki sözlük ile yazarın kurduğu dünyayı bozmadan okurlara sunuyoruz.
Tekinsiz Ada
Ege kıyısındaki Karaca Çiftliği’nin sahibi Hızır Bey, eşi Yaşar Hanım ve oğlu Murat’a bir miktar para ve sahip olduğu adayı miras bırakmıştır. Adadan gelen, ne olduğu belirsiz, ağlamaya benzer ses yüzünden oraya ‘Tekinsiz Ada’ denmiştir. Balıkçıkların bile uğramadığı bu adada, anne oğul sıfırdan bir hayat kuracaklardır. Kısa süre sonra, aralarına yetim Naile de katılır. Zaman içinde, Tekinsiz Ada onlara iki büyük sürpriz sunar. Biri doğasından gelen bir mucizedir, diğeri de Lidyalılar’a uzanan tarihinden gelen bir hediye...
1940’lardan bu yana sayısız çocuğun okuma alışkanlığı edinmesinde önemli rol oynayan Kemalettin Tuğcu, zorlukların ve acımasızlığın karşısında dirençle, umutla, sabırla duran insanları, en çok da çocukları anlatmıştır. Merhameti hiçbir zaman kaleminden eksik etmeyen Kemalettin Tuğcu’nun yeğeni, yazar Nemika Tuğcu’nun titiz danışmanlığıyla yayına hazırlanan bu seçkiyi, çocuk edebiyatının usta illüstratörlerinden Mustafa Delioğlu resimledi.
Değerli şair arkadaşım Ülkü Tamer’in Tuğcu için önemli, güzel bir açıklaması olmuştu. “Tuğcu çok değerlidir. Çocuklara merhameti öğretmişti.” Nasıl da sevinmiştim bu saptamasına Ülkü’nün.
Füruzan
KE Dergisi, Kasım-Aralık 2020