Hayat Oyunu
Hiç düşündün mü?
Bu HAYAT sana;
Tek dostun “sensin” ama tek düşmanın da yine “sensin” diyor…
Hayal ettiklerini gerçek yaşamda sana sunuyor...
Cenneti ve cehennemi bu dünyada yaşatıyor...
Emeklemeyi bilirsen, koşmana da yardım ediyor...
Ona verdiğin değer kadar sana değer veriyor...
Ve aynı HAYAT;
Geçen zamanı ve söylenen sözü geri getirmiyor...
Vermeyi öğrenemediysen, almana da izin vermiyor...
Güçsüzleri ve tembelleri maalesef hiç sevmiyor…
Ne dersin?
Belki de sadece onunla savaşmayı bırakıp artık dans etmeni istiyor...
Hiç düşündün mü?
Ya HAYAT gerçekten bir OYUNsa?
Ya her şey gerçekten oyunun bir parçasıysa?
SEN BU OYUNDA NEREDESİN?
Labirent: Deli Sarayı
Kayran. Labirent.
Alev. İSYAN koridorları.
Fakat Newt artık arkadaşlarıyla
paylaşamayacağı bir sorunla
karşı karşıya: Işıl.
Newt, virüse yenilip giderek deliliğin ötesine geçtiği sırada arkadaşlarının onu çaresizce izleyeceği düşüncesine katlanamamaktadır. Tek bir not bırakarak Kayranlılar gelmeden önce Kayaç’tan ayrılıp virüslülerin arasına gider ve umudunu yitirenlerin kendilerini buldukları son yer olan Deli Sarayı’na varır.
Arkadaşlarından uzaklaşmaya çalışan Newt, Keisha adında genç bir anne ile oğlu Dante’yle karşılaşır. İkisi onu hayal bile edemeyeceği bir şekilde kurtaracaktır. Newt ise kaçınılmaz sona doğru ilerlerken yeni bir amaç uğruna elinden geleni yapmaya çalışacaktır.
Son İsyan’dan sonra yaşanan olayları anlatan Deli Sarayı’nda, Newt ile korkunç bir hale bürünen hayatında anlam arayışı detaylı bir şekilde ele alınıyor.
Bir şekilde içeri girmeyi başardılar.
Beni diğer delilerle birlikte yaşamam için götürüyorlar.
Böylesi daha iyi.
Arkadaşım olduğunuz için teşekkürler.
Hoşça kalın.
Oyunbozan
Bir çizgi çizdim
Ellerimdeki tebeşir tozunu soluyorum
Bir çember çizdim
İçindekilerle arkadaş oluyorum
"Annemin elleri, kimsenin sahip olamayacağı en güzel ses tonuna sahip..."
Benimle iletişim kurmak istediğini fark ettim ve göz bebeklerim onda asılı kaldı. Ellerini eteğinin önünde birleştirdiğinde konunun bittiğini anlamıştım. "Parka gidip biraz oyun oynamak ister misin?" Başımı sevinçle sallayarak onayladım. Odama süratle koşup çoktan üzerimi değiştirmeye başlamıştım. Boy aynamın karşısına geçtikten sonra tokamı da aceleyle iliştirdim. Küçük çantamı da koluma atınca artık gitmeye hazırdım.