Adım Adım Hayata 4
Afacanlar Çetesi
Arkadaşlar Arasında 2
Hayatta ne çok yollar yürüyoruz.
Çocukluk yolları... Okul yolları...
İlkgenç liğin sancılı yolları...
Üniversite yolları...
Romantizmin acı, tatlı yolları...
Çalışma yolları...
Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki.
Serra’nın ne çok yüzü var.
Çocuk Serra. Okullu Serra.
Üniversiteli Serra.
Âşık Serra.
Başka başka yollar, başka başka hayatlar, başka başka kimlikler, düşünceler, duruşlar.
Şimdiyse evlilik yolunda!
Bir Genç Kızın Defteri 5- İşte Hayat
Kepler havaya...
Diplomalar alınıyor.
Serra artık hayatla yüz yüze.
Ve yaşamla ilgili önemli bir ayrıntının farkına varıyor bu süreçte.
Hayatla ilgili bilgiler tersinden öğreniliyor.
Okulda, önce çalışıp sonra sınanıyor insan.
Hayatta ise önce sınanıp sonra bir şeyler öğreniliyor.
Bakalım Serra neler öğreniyor?
Bir Genç Kızın Gizli Defteri 1
Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde ama özellikle ilk gençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve bu biri, evet, bildiniz, anı defterimizdir.
On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden tuhaf davranıyorlar? Yoksa yolunda gitmeyen bir şeyler mi var? Çeşme’de tatil günlerinde tanıştığı yeni arkadaşları, Serra’nın yaşamında ne gibi değişikliklere neden olacak? Tüm bu soruların cevaplarını Serra’nın anı defterinde bulacaksınız...
Bir Pırıltıdır Yaşamak
Yaşamın pırıltısını yakalamaya çalışan, sürekli, usanmadan araştıran, soran, öğrenen, daha iyiyi, daha güzeli amaçlayan... Yaşamdaki mutlulukların yanıp sönen pırıltılardan oluştuğunun bilincinde... Bu pırıltıların hiçbirini kaçırmadan, yaşamın her kesitini binbir renkle süsleyerek yaşamak isteyen gençtir, ‘modern’ ve ‘seçkin’ genç. Siz de böyle olmak istemez misiniz? Öyleyse el ele verelim ve hayatı binbir renkle yaşamak için elimizden ne geliyorsa yapalım. Var mısınız?
Bu Hayat Sizin
Eğer siz bu kitabı “Diskoya gitmek için nasıl izin alırım?”ı öğrenmek için satın aldıysanız, vah verdiğiniz paralara... Yok eğer gençliğinizi derinlemesine ve saatleri dakikalarla yaşamak, gerçek anlamda yaşamak konusunda bir şeyler öğrenmek için aldıysanız, o zaman başka. Peki nasıl olacak bu gençliği gerçek anlamda yaşamak? Bazı şeylerin ‘farkına’ vararak. Nelerin farkına vararak? Önce sizin ‘kendi’ yaşantınızdaki, sonra yaşamdaki ‘ayrıntıların’ farkına vararak. Bu ayrıntılardan bazılarını sıralamak gerekirse...
Onlar da kitapta!
Duyarlı Davranışlar
Genç kadınlar ve erkekler için... Gündelik yaşamda duyarlı davranışlar... Birkaç örnek mi istiyorsunuz, buyrun okuyun. Cep telefonu ve bilgisayarı uygarca kullanma yöntemleri... İş yaşamında yazılı olmayan ama insanı başarıya götüren davranışlar... Giyimde ve makyajda asla ve asla yapılmaması gerekenler... Kürsüde, şirket yöneticilerinin karşısında etkili konuşabilmek için bazı öneriler... İş seyahatinde, gezilerde, uçakta ve gemide davranışlar, giyim önerileri... Yürüyen merdivenlerde, döner kapılarda davranışlar... Fotoğraf çektirirken dikkat edilecekler... Doktora giderken yapılacaklar... Ve... Müşterek hayattan ne anlıyorsunuz? Kadınların müşterek hayattan beklentileri...
Günler Akıp Giderken 8
Baharlar, kar taneleri ve güneş ışınları! O ışınlar çiçeklere ve kar tanelerine vuruyor, simli ışıltılar oluşturuyordu. İşte böylesi bir doğa görüntüsü içinde dedemle konuştum, anlattım, tüm duygularımı paylaştım onunla. Unutulmaz bir zaman dilimiydi benim için. İşte böyle. Ve sonra... Arkadaşlar. Gırgır, şamata. Bu da hayatın başka bir yüzü. Sabah dedemle geçmişti ve bambaşka düşünceleri yaşamış, öğleden sonraysa arkadaşlarla gelecek üstüne, bizden sonraki kuşak üstüne, çocuklarımız üstüne eğlenceli konuşmalar yapmış, gülmüş, eğlenmiştik. Ölüm ve doğum. Geçmiş ve gelecek. Tıpkı kar taneleri ve baharlar gibi... Hayatımızı oluşturan değişik renkler. Bitmedi! Bir de ofiste yaşananlar var. Dedim ya, süperstar gibiyim, diye. Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim! Masam çiçekler içinde. Ve bir not, "Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar." Ve altında tüm çalışanların imzaları. Kutlamalar, iyi dilekler. Çok, çok hoştu. İşte sayende yaşananlar, sevgili bebiş. İstersen artık bize ‘iyi geceler yedi cüceler’ diyelim ve uyuyalım. Ne dersin?..
Hayat Devam Ediyor 7
Hayatta ne çok yollar yürüyoruz.
Çocukluk yolları... Okul yolları...
İlkgençliğin sancılı yolları...
Üniversite yolları...
Romantizmin acı, tatlı yolları...
Çalışma yolları...
Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki.
Serra’nın ne çok yüzü var.
Çocuk Serra. Okullu Serra.
Üniversiteli Serra.
Âşık Serra.
Başka başka yollar, başka başka hayatlar,
başka başka kimlikler, düşünceler, duruşlar.
Şimdiyse evlilik yolunda!
Kamp Arkadaşları
Nilgün ve Şerife.
Biri İstanbul’da, diğeri Mersin’in Menteş Köyü’nde...
Onların birbirlerine yazdıkları mektupları okuyacaksınız bu kitapta... Biriyle el ele verip dünya tatlısı bir bebek evi oluştururken, diğeriyle göklere güvercinler uçuracaksınız. Ve bu iki değişik yaşam biçiminde, pek çok eğlenceli olaya tanıklık edeceksiniz.
Kendi Ayakları Üstünde 3
Lise yılları sona ermekte... Gelecekle ilgili doğru kararlar almak gerek. Hangi meslek? Hangi üniversite? Kendi ayaklarının üstünde durabilmek için sorular sormak, düşünmek gerek. Serra ile arkadaşları bu zor dönemi yine kah gülerek kah hüzünlenerek ama hep birbirlerine omuz vererek sürdürüyorlar. Ya ilk gençlik aşkları? Onlar ne olacak?
Lütfen Beni Anla
Biz bu işi başardık! Kutlarım sizi sevgili gençler! Böyle bir kitap yazılması önerisi sizlerden geldi. Bu fikri yurdun dörtbir yanından yazdığınız sevgi dolu mektuplarla desteklediniz, yönlendirdiniz. Ve başardınız! Bugüne dek biz anne babalar konuştuk, sizler dinlediniz. Oysa bu kitapta siz gençler konuştunuz, biz anne babalar dinledik. Neler anlattınız neler...
Mektup Arkadaşları
Neydi O?
Bu Soru Son Yıllarda, Özellikle De Biz İleri (!) Yaştakilerin Ve Hatta “Genç” Diyebileceklerimizin Odak Noktası.
Her İki Cümlede Bir, “Neydi O?” Diyoruz Çünkü.
Nasıl Mı? Şöyle…
“Hani Bir Restoran Vardı Ya; Gitmiştik De Çok Beğenmiştik. Neydi Onun Adı?”
“İskele Mi?”
“Hah, Evet İşte O, İskele.”
Ya Da Başka Bir Örnek…
“Okuldan Bir Arkadaşımız Vardı, Âlem Kızdı, Cin Gibi, İyi De Resim Yapardı. Adı Dilimin Ucunda. Neydi O?”
“Alev!”
“Hay Yaşayasın, Evet, Alev!”
Ve Bu Özellikle De Son Zamanlarda Böylece Sürüp Gidiyor. Ne Demek İstediğimi Anladınız!
“Bir Genç Kızın Gizli Defteri” Kitaplarıyla Nesillerdir Okurların En Yakın Arkadaşı Ve Yol Göstericisi Olan İpek Ongun, Selin’e İçini Döktüğü Mektuplarla Sizi Hem O Dünyaya Geri Götürecek Hem De Her Zamanki Gibi Elinizi Tutacak…
Sabah Pırıltıları
Belki kıkırdayacaksınız... Belki hüzünlenip düşüncelere dalacaksınız zaman zaman... Dahası, her birlikteliğimizde olduğu gibi bu kez de bir şeyleri paylaşacağız sizinle. Dostlarla sohbetler tüm bunların toplamı değil midir zaten? Bolca atılan kahkahalar, zaman zaman dolan gözler, durup düşünmeler ve çokça, hem de pek çokça paylaşmalar... Duyguları, düşünceleri, yaşananları paylaşmalar. Hüznü ve sevinci paylaşmalar. Yani hayatı paylaşmalar. Umarım bu sohbetler, sizin için böylesi sohbetler olabilir.
Taşlar Yerine Otururken 10
Serra, Sıla, Melis, Dilek, Esin, Toprak...
Dünün küçük kızları...
Hepsi ayrı ayrı yollarda ilerliyor. Ama...
Bir zamanlar birbirinin ellerinden tutan o küçük kızlar, bugün genç kadınlar olarak aynı elleri sıkı sıkı tutmaya devam ediyorlar. Dilek, Ulaş ve Derya’sıyla mutlu. İşinde başarılı. Hâlâ çocuksu neşesini, öfke patlamalarını, patavatsızlığını sürdürüyor. Toprak, özel yaşamını konuşmayı sevmeyen bir özgür ruh...
Evliliğe inanmıyor ama seçtiği hayat arkadaşıyla mutlu görünüyor. Daha fazlası zaten sorulmaz ona. Melis, Toprak’ın tam anlamıyla zıttı. Hepsine karışan, onların dertlerini dert edinen, en olmadık sorularla özel yaşamlarına dalıveren bir anaç tavuk...
Hem başarılı bir iş kadını, hem de çok iyi bir anne, her koşulda güzel, şık, ışıl ışıl bir kadın. Esin, sakin, sessiz, sanatkâr ruhlu...
Başarılı bir sanatçı olma yolunda hızla ilerliyor. Zor zamanları sabırla, hoşgörüyle aşabilen, içlerinde bilgeliğe en yakın kişi. Sıla, narin ama çelik bir tel gibi dirençli ve güçlü...
Nelerden geçti ama çok başarılı olduğu mesleğinden asla vazgeçmedi. Ailesiyle işini bir arada keyif ve uyumla sürdürmeyi başaran Serra ise on beş yaşında yazmaya başladığı anı defterlerine artık son noktayı koyuyor. Minik kızı Selin’e ilk anı defterini alarak bu geleneği bir sonraki kuşağa aktarmayı arzu ediyor. Tüm sevdikleri kendi hayatlarını kurarken, başka başka ufuklara yelken açarken Serra onların arkasından mutlulukla bakıyor, bir yandan da o ince hüzün gelip yerleşiveriyor yüreğine.
Yaş On Yedi
"Yaş On Yedi pembe ve bomboş romantik hayalleri değil, orta sınıftan gelen gençliğin gerçek durumunu ele alıyor. Bu kitabın hem aile hem de okul yaşamındaki sorunları gerçeklikle, ama umutsuzluğa kapılmadan, sağlıklı bir yaklaşımla veren, aslında ağırbaşlı olmakla birlikte gülmece öğelerini de önemseyen, gerek edebi, gerek eğitici değeri yüksek, tüm gençlerin ilgisini uyandırabilecek bir roman olduğuna inanıyorum."
-Prof. Mina Urgan
Yeni Bir Aşk 13
İki kuşak…
Serra ve Selin…
Anneler ve kızları…
Serra ve arkadaşları, artık genç kadınlara dönüşmekte olan kızlarıyla ilgili yaşananları tartışıyor, paylaşıyorlar.
Selin ve arkadaşlarıysa…
Hayatı ve değerleri tanımaya, duyguları ve aşkı anlamaya çalışıyorlar.
Gençler için kaleme aldığı romanları, kişisel gelişim ve yaşama kültürü kitaplarıyla nesillerdir hem gençlere okuma sevgisini aşılayan hem de aileleriyle iletişimlerinde yol gösterici bir köprü kuran İpek Ongun’un yeni romanı Yeni Bir Aşk raflarda yerini aldı. “Bir Genç Kızın Gizli Defteri” serisinin on üçüncü ve son romanı olan Yeni Bir Aşk, yazarın diğer romanları gibi sürükleyici hikâyesiyle gençlerin sorunlarını anlama, onlara sosyal, kültürel ve duygusal anlamda yol gösterme, ailelerine ise genç neslin bakış açısından görebilmeyi hatırlatma açısından benzersiz bir koleksiyonu tamamlıyor.
Yeni Bir Aşk’ta annesi Serra gibi yaşadığı her sevinci, üzüntüyü, heyecanı günlüğüyle paylaşan Selin artık bir lise öğrencisi. Çeşme’de geçirilen neşeli tatilin ardından yıllardır tanıdığı arkadaşlarının bildik, güvenli ortamından çıkıp yeni bir sınıfta, bilmediği öğrencilerle başladığı okul yılı onu başta tedirgin etse de ufukta içini kıpır kıpır eden ihtimaller de yok değil.
Olgunluğu ve dürüstlüğü sayesinde hem yeni arkadaşlar edinen hem de ailesinin güvenini kazanan Selin yine doğaya, hayvanlara ve insanlara faydası olacak işler yapmanın, farkındalık oluşturmanın peşinde. Tabii arada hayal kırıklıkları, kalp çarpıntıları ve gelecek planları her genç kız gibi onun da kafasını karıştırıyor. Ancak okulun sonunda yolunu gözleyeceği büyük sürpriz onu bekliyor.
Yıllar Sonra 11
Genç Kızların Rol Modeli Serra Artık Bir Genç Kız Annesi! 1990 Yılında Yayınlanan Serinin İlk Romanıyla, Genç Kızların Her Zaman Tutkuyla Okuduğu Bir Seriye Dönüşen ‘Bir Genç Kızın Gizli Defteri’, 11. Kitap ‘Yıllar Sonra’ İle Devam Ediyor!
Yıllar Sonra
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin devamı olan bu on birinci kitapta, kahramanımız Serra’nın kızı Selin de tıpkı annesi gibi bir anı defteri tutmaya başlıyor. Okur, anne ve kızın ayrı ayrı tuttuğu iki defterden onların günlük hayatlarına ve yaşadıkları olaylara iki farklı bakış açısından tanık oluyor. Kitap, günümüz anneleri ve gençlerinin birbirini anlaması konusunda da rehber kitap niteliği taşıyor.Selin de annesi gibi yaşadığı her tecrübeyi defteriyle paylaşıyor, defter zamanla Selin’in en yakın arkadaşı hâline geliyor.
Serinin önceki kitaplarından alışkın olduğumuz gibi bu kitapta da yazar, hayata dair ve her dönem güncel olan çevrecilik, hayvanseverlik, ALS hastalığı, dostluk, güvenli internet kullanımı gibi… konulara değiniyor.
Hikayeye Dair Kısa Notlar
-Kahramanımız Serra kırklı yaşlarını sürüyor, kızı Selin ise on üç yaşında.
-Hikâye Çeşme’de geçiyor. Yaz tatilinde kuzenleri ve arkadaşlarıyla eğlenen Selin aynı zamanda burada ilk iş deneyimini de yaşıyor.
-Selin ilk aşkı ve ilk hayal kırıklığını da bu tatilde tadıyor.
-Dostluk, müzik, sosyal duyarlılık, yardımseverlik gibi konular Selin’in bu macerasında öne çıkıyor.