Gökyüzünden Gelen Pasta
Gökten üç pasta düşmüş şansımıza: Biri çilekli, biri çikolatalı, biri de uzaylı! Bir gün mahallenizin üzerine kocaman bir uçan daire gelse ne yaparsınız? O uçan dairenin üzerinde vişneler, çilekler, çikolatalar olduğunu düşünün! Kekinin etrafında bembeyaz kreması da olsun! O uçan daireyi yemek istemez miydiniz? İsterdiniz değil mi! Paolo ile kardeşi Rita da istiyor ve uçan dairenin içine girmeye karar veriyorlar. Sonra olanlar oluyor. Mmmm, ağzınıza layık bir uçan daire. Hadi ne duruyorsunuz, siz de yiyin... ay yani girin!
Marko İle Mirkonun Serüvenleri
Daha önce, çekiçle hırsız yakalayan ikizlerle tanışmış mıydınız? Merhaba. Biz Marko ile Mirko’yuz. Evet, ön kapaktaki sevimli çocuklar biziz. Gördüğünüz gibi ikiziz. En sevdiğimiz şey, nereye atarsak atalım bize geri dönen bumerang-çekiçlerimizdir. Onlar olmadan hiçbir yere gitmeyiz. Boş zamanlarımızda soyguncuları kovalarız, balıkçıların teknesine gireriz, bebek bakıcılığı yaparız ve şeytanlarla oynarız. Bu kitaptaki öykülerimiz de bunlarla ilgili. Fazlası da var. Biri oturup bizim yerimize yazmış. Madem kitabımız yazılmış, o zaman arka kapağını da biz yazalım dedik. Tanıştığımıza da çok memnun olduk!
Masal İçinde Masal
Televizyona Düşen Çocuk Gip
Televizyona düşkün olanlar, eşsiz bir serüven sizi bekliyor!
Milano'daki sıradan bir evde yaşayan sekiz yaşındaki Giampiero Binda televizyon izlemeye çok düşkündür. Bir gün yine yeşil koltuğunda oturmuş, en sevdiği dizilerden birini beklerken, bacaklarında içten gelen, tatlı bir kaşıntı hisseder. Derken, karşı koyamadığı tuhaf bir güç tarafından çekilmeye başlar, koltuğundan yükselir, fırlamaya hazır bir füze gibi havada salınır ve kendini televizyonun tam içinde buluverir. Sonra başına neler mi gelir? Merak eden kitabı okusun!