Milföy Ve Arkadaşları

Orijinal fiyat: ₺235,00.Şu andaki fiyat: ₺194,00.

Siz hiç, biri sizi sahiplensin diye beklediniz mi?
Bu çok fena bir şey.
Kendinizi beğendirmeye çalışmanız isteniyor.
Sevimli görünmeniz, derin derin bakmanız, munis davranmanız.
Oysa ben neysem oyum. Niye farklı görüneyim?
Biri beni alıp götürsün, asıl huyumu sonra belli edeyim, bu mudur yani?
Buna sahtekârlık denir, ben yapmam öyle şey.
Bunları söylemek istedim. Ama nasıl?
En iyisi hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranmak, küskün küskün, gelene gidene bakmadan öylece yatmak.

Tertemiz kalpli Milföy’ün hikâyesi bu cümlelerle başlıyor.

Feride Çiçekoğlu, otuz yıllık bir aradan sonra yazdığı bu romanda ormana terk edilmiş bir köpeğin, Milföy’ün sesine kulak vermemizi istiyor. Milföy yeniden “sahiplendirilme” hikâyesini ve sonrasını, tanıştığı kedi ve köpek arkadaşlarının hikâyeleriyle birlikte anlatıyor; anlattıkça da hüzünlü mazisine dair hafızasında kapılar aralıyor.

Uçurtmayı Vurmasınlar’ın Barış’ının ruh ikizi Milföy, onun gibi masumca bakıyor dünyaya. Böyle baktığı için de insanın hıncını alamadığı doğaya, hayvanlara, şehirlere ve kendine yaptıklarını bir türlü anlayamıyor.

Senta Urgan’ın birbirinden güzel çizimleriyle zenginleşen Milföy ve Arkadaşları’nı okuyunca etrafımızdaki duvarların çoğunu aslında ellerimizle ördüğümüzü anlıyoruz.

Uçurtmayı Vurmasınlar Yeni Kapak

Orijinal fiyat: ₺245,00.Şu andaki fiyat: ₺203,00.

1984 yılının bir Haziran öğlesonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barış'ın çığlıkları içerde kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barış'la ilgili anıları kağıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kağıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. beyazperde Barış'ın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtmayı Vurmasınlar için yeni bir basım şansı doğdu.

Ak kağıt üzerindeki kara yazılar herkese kendi düşlerini üretmenin ipucunu verdiklerinden midir nedir, resimlenmiş düşlerden daha renkli olabiliyorlar. Bir çocuğun gözlerinden duvarları kendi düşlerinde sorgulama olanağını daha fazla okura sunabilmek, filmin armağanı. Kitabın bu nedenle beyazperdeye gönül borcu var.