Deniz Masalı
Kaplumbağalar çok eskiden beri dünyamızda yaşıyorlar. Dinozorlarla aynı yaştalar. Zaman içinde karadan kumasala, kumsallardan da denize taşınmışlar. Denizi çok sevmişler. Yüzmesini öğrenince ayaklarında yüzgeçler oluşmuş. Davranışları da değişmeye başlamış. Kol, bacak ve kafalarını kabuklarının içine çekmemeye başlamışlar. Hep yüzdükleri için. Şimdilerde su kaplumbağaları sadece yumurtlamak için sahile çıkıyorlar. Dalyan’da, deniz kenarında, kumların üstünde bir pingpong topu bulursan eğer, sakın eline alma. O yumurta olabilir. Belki içinde minicik bir kaplumbağa vardır. Yumurtanın üzerine kumlarla ört ve oradan uzaklaş. Kumun altında başka yumurtalar varsa kırılmasınlar diye.
Gökyüzü Sirki
Kardeşim
Kirpi Masalı
Kokuşuk Arkadaş
As yeni bir arkadaş ediniyor...
As kahvaltısını yaptıktan sonra, arkadaşı Yavaş Hayvan’ı görmek için ormanın yolunu tuttu. Evden çıkarken kahvaltı masasını toplamadığı gibi, mutfak penceresini kapatmayı da unuttu. Döndüğünde kahvaltı masasının üstünde müthiş bir karınca, sinek ve böcek trafiği vardı! Neyse ki ormanda yeni tanıştığı, uzun bir burnu, burnundan da uzun bir dili olan kokuşuk arkadaşı ona yardım edebilirdi.
Kuyruksuz
Öykümüzden kahramanı bir kivi kuşu. Onlar dünyanın en çekirgen kuşları. Yeni Zelanda’ da yaşıyorlar. Ormanların derinliklerinde, su bitkileri arasına gizlenen bu utangaç kuşlar, sadece geceleri ortaya çıkıyorlar. Gözleri çok iyi görmüyor. Kuyrukları da yok. Gövdeleri iri, kanatları ise çok küçük olduğundan uçamıyorlar. Burun delikleri upuzun gagalarının en ucunda. Sazlar arasında çamura batmadan yürüyebiliyorlar, çünkü ayakları çok kocaman. Bu garip görüntüleriyle Yeni Zelenda halkının kalbine taht kurmuş kivi kuşları. Paraların, posta pullarının ve ülkede yetişen her türlü ürünün üstünde onun resmine rastlıyoruz.Çok ünlü bir kuş ama o, ününden haber siz, bizden çok uzaklara utangaç yaşamına sürdürmekte.