Afacan Hızlı’nın Büyük Serüveni
“Güneş sıcacık parlıyordu. Rengârenk çiçeklerle bezeli kır yolu onu heyecanlandırıyor, giderek uzaklara, daha uzaklara çağırıyordu. Yürüdükçe yürüdü. Çiçekleri kokladı. Annesinden öğrendiği otlardan tattı. Sonra bir şarkı uydurdu:
Yaşasın, hop yaşasın, büyümek ne güzelmiş!
Tek başına dolaşmak dünyalara değermiş.
Bak, burası kır yolu, şurada da asfalt var.
Az ötede ağaçlar, yanından ırmak akar.
İşte dünya bu kadar!
Bunu bilmekte ne var?”
Neşeli Ormanın Çevrecileri
Çevreciler, iş başına!
Berat Alanyalı Neşeli Orman’ın Şair Kurbağası’ndan sonra bizi Neşeli Orman’ın Çevrecileri’yle tanıştırıyor...
Kızböceği, kanatlarını titretmiş:
“Demin çam ağacını ağlarken duydum.
Çamkese böcekleri gelmiş. Yine yapraklarımı yiyecekler, diyordu...”
Uğurböceği, bu zararlıları çok iyi tanıdığı için telaşlanmış:
“Eyvah! Şimdi onlar bütün ormana yayılır, çamların hepsini sarartırlar. Çabuk Neşeli Orman’ın dostlarına haber verelim, işbirliği yapalım!” İki arkadaş, hemen kanatlarını açıp destek aramaya çıkmışlar. Ağlayan çamın yanından geçerken, “Diren!” diye seslenmişler.
“Diren, yardım getireceğiz!”