Sokakta
Bahaeddin Özkişi, toplumumuzun yaşadığı trajik değişimin hayatın en küçük sahnelerinden olan “sokak”ta bile bütün şiddetiyle kendisini hissettirdiğini, polisiye bir maceranın eşliğinde anlatıyor. Köse Kadı, Uçtaki Adam ve Göç Zamanı kitaplarıyla okuyucunun yakından tanıdığı, Türkçenin büyük kalem ustalarından B. Özkişi, bu kısa romanında bütün bireyleri adeta tek tek bir köşede sıkıştıran ve üstüne çullanan “değişim”i tüyler ürperten bir gerilim içinde sunuyor. “Hatırlıyorum, sakin sokağımızda ilk değişme insanı sersem eden bir biçimde kendini göstermişti. O günden başlayarak her şey, itibar edilen bütün değerler, evler, evin içinde yaşayanlar, kadınlar, erkekler, gençler, yaşlılar hep değişmiş durmuşlardı. Değişme, sokağımızda durmak bilmeyen ve devamlı büyüyen bir yuvarlanma şeklinde başladı, sonra da durmadı, dinlenmedi. Halbuki insan böylesine sakin ve kenar bir sokakta bu kadar köklü değişiklikler olmaz sanırdı.”
Uçtaki Adam
Bu roman daha önce okuduğunuz Köse Kadı'nın devamıdır. Aynı inanmış yiğit Osmanlılar, "Devlet-i Ebed Müddet"in varlığı için kendi varlıklarını pervasızca ortaya koyar, uçlara ölümle, mihnetle alay ederler. Önceki kitapta Köse Kadı İstolni Belgrad kalesinden kaybolmuştu; bu romanda, Köse Kadı'nın hayatının bilinmeyen yönleri aydınlığa kavuşmakta, ayrıca bir başka serhad kurdu Paşaoğlu ortaya çıkmaktadır. Uçtaki Adam'ı okuyunca, Türk'ün, insanların fani, devletin ebed müddet olduğu yolundaki anlayış ve inancını daha yakından kavrayacağız.