At Şu Adımı
Tüketimin arttığı, insanların mutsuzlaştığı, umutların tükendiği bir yüzyıldayız sanki. Uyandığımız her yeni gün, kötü şeylerin olağanlaştığı bir önceki günün aynısı gibi. Üstelik her şeyden şikâyet ediyoruz ve ısrarla o sorunları çözmek için bir adım atmıyoruz. Bazen de kendimizi denizdeki en küçük kum tanesi gibi hissediyoruz. Yerimizde sayıyor ve yaratılan gündemlerde boğulup o karanlıkta iyice kayboluyoruz.
Ahmet Şerif İzgören’in söylediği gibi aslında tüm konu mesafeyle ilgili. “Gerçekleriniz ve hayalleriniz… İkisi arasındaki mesafe açıldıkça üzgün, tatminsiz ve mutsuz bir hayat yaşarsınız. İkisi ne kadar yakınsa o kadar mutluluk vardır hayatınızda. Aynı mesafe gelir ve gider için de geçerli. Ne kadar açarsanız arayı o kadar zorluk başlar yaşamınızda. Üretim ve tüketim... Tükettikleriniz ürettiklerinizden fazlaysa, dengeli ve hayata değer katan tarafta değilseniz eğer her anlamda kendiniz de tükenmeye başlarsınız.”
At Şu Adımı, hayal ettiğimiz gibi yaşamanın, kişisel hedeflere ulaşmanın, kararlılıkla hareket etmenin ve diğer kum taneleriyle bir olup okyanus yaratmanın çok basit formülünü anlatıyor. Atın adımınızı ve ne iş yapıyorsanız onu sevgiyle, tüm bilginizi ve emeğinizi koyarak, iyi bir planlamayla yapın.
Avucunuzdaki Kelebek
"Tebrikler! Çok net başka bir şey söylemem mümkün değil. Sanırım hızlı okuma rekoru kırmış olabilirim. Bu kadar duygu yüklü, bu kadar gerçekleri gözler önüne serebilen, hala umut olabileceğine dair bu kadar mesaj bir arada nasıl verilir, gerçekten tebrikler."
-Filiz Şahin
"Sizi temin ederim hayatımda iş dünyası ve iletişim üzerine okuduğum hiçbir eser bende bu kadar etki bırakmadı."
-Çağlayan Babacan
"Harika bir kitaptı. Bütün meseleleri çok içten ve güzel işlemişsiniz. Hayatımda birçok değişiklik yapmama neden oldunuz."
-Fikret Odabaşı
Bandırma Roket Kulübü
Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören, yaşanmış olaylardan esinlenerek yazdığı yeni çocuk romanında genç okurlara girişimcilik sözleri fısıldıyor. Heyecan içinde akıp giden bu ümitvar kitabı okurken, bir ilki gerçekleştirmek için sorumluluk üstlenen beş arkadaşın hayallerine tanıklık edecek, havacılık tarihimizin önemli noktalarında gezinecek, bu tarihe emek veren bazı isimlerle tanışacaksınız. “Okurla Sohbet” bölümü de yine okuruyla göz göze gelmek üzere sizi bekliyor.
“Hiç dönüp bakmayın. Güneşi arkanıza alırsanız sadece gölge görürsünüz, güneşe doğru dönerseniz gölgeler arkanızda kalır. Bırakın arkanızda kalsın gölgeler.”
Bu topraklarda uzay araştırmaları yapmayı, Ay’a roket göndermeyi tutkuyla istediler. BUM’da gümbür gümbür, neşeli adımlarla çalışmaya başladılar. Tüm şartları zorladılar. Önlerinde bir de yarışma var. Acaba kulüp üyeleri o roketi yapabilecek mi? Hepsinden önemlisi, roketleri gökte gururla süzülebilecek mi?
Beş arkadaşın havacılık tarihimize kazınmış maceraları sizin de ayaklarınızı yerden kesecek. Siz yeter ki isteyin, bekleyen o ılıman hava hep hazırdır hayallerinizi kucaklamaya. Yeter ki isteyin, yeter ki…
Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
İnsanların beden dili birçok ipucu veriyor. İstiyorum ki gençler sizin mesajlarınızı alsınlar. Sizin için "ilim ve bilim çeşmesi" sıfatı az gelir.
-İshak Alaton Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Sizi Dikkat Vücudunuz Konuşuyor kitabınızla tanıdım. Müthiş bir kitap. Alıp eve gittim, o gece saat üçte bitirdim. Sonra beş kere daha okudum. Diğer kitaplarınızı da ikişer defa okudum. Artık akıllandım; her gün iki bölümü üç-dört defa okuyorum, kitap geç bitiyor.
-İlker Sağlık İş Adamı
Bu kitap, "en çok satanlar" kadar, "en çok okunanlar" listesindeki yerini yıllardır koruyor.
-Mehmet Öz Bilim ve Sanat Kitabevi
Yatağa uzanırken uykunuzu getirsin diye elinize aldığınız bir kitabın bütün gece sizi uyutmadığı oldu mu? Dikkat Vücudunuz Konuşuyor böyle bir kitap.
-Dr. Öner Göv
Yıllardır yerli veya yabancı uzmanların verdiği üst düzey birçok eğitim programına katıldım. Bu kitaba konu olan seminer kadar etkileyici olanıyla karşılaşmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim.
-Atilla Okumuş Jumbo AŞ Genel Müdürü
İş yaşamındaki başarılarını uzun süredir yakından izlediğim Ahmet Şerif İzgören'in deneyimlerini okumak çok etkileyiciydi. Herkesin, hayatla ilgili çok şey öğreneceği bir kitap.
-Prof. Dr. Vahap Katkat
Bu kitap için keyifli ve etkileyici kelimelerinin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Farkında olmadığımız bir hayatın bize sunuluşu, demek daha doğru olur.
-Prof. Dr. Cihan Akçaboy
Okuduğunuz ve unutamadığınız kitaplar iki elin parmakları kadardır. Bu, kesinlikle onlardan birisi. Bu kitap alanında bir Best Seller
-İsmail İğdeli
Eyvah İş Görüşmesi
Ahmet Şerif İzgören ve Hakan Yamanın engin mesleki deneyimlerinin ürünü, mükemmel bir mülakat rehberi olan Eyvah! İş Görüşmesi Elma Yayınevinden çıktı!
Diyelim ki iş görüşmelerinde çok iyisiniz. Her yanıt mükemmel, performansınız da bir harika, peki görüşmesini yaptığınız iş size uygun mu? İş görüşmelerinde sorulan sorulara verilecek yanıtları düşünmeden önce kendinize bazı sorular soruyor olmalısınız: Benim yeteneklerim nelerdir?, Nasıl bir işte mutlu olurum? ve Nasıl bir kariyer istiyorum?
Eyvah! İş Görüşmesi, sadece iş görüşmelerindeki performansınızı artırmayı değil, daha yüksek profesyonel standartlara ulaşmanızı hedefleyen bir kitap. İş hayatında karşılaşabileceğiniz zorlu durumlarda neler yapabileceğinizi, sizin için doğru olan işi nasıl tespit edeceğinizi anlatıyor. Hem de okuyabileceğiz en samimi ve nükteli yaklaşımla.
Hakan Yaman ve Ahmet Şerif İzgörenin engin deneyimlerinin bir ürünü olan bu kitapta ayrıca, 180 iş görüşmesi sorusu ve bunlara verilebilecek en doğru yanıtları da bulacaksınız.
Çok uzun bir hayat değil dostlarım ve ömrünüzün yarısı neredeyse işinizde geçecek. Gerçekten isteyerek, mutlulukla ve keyif alarak yapacağınız ve yeteneklerinizi katacağınız bir iş seçin. Gerisi çatır çatır gelir. Picassonun doktor, Einsteinın muhasebeci, Mimar Sinanın manav olduğunu düşünün, neler kaybederdi dünya.
Ahmet Şerif İzgören
Geleceği Yönetmek
Zaman zaman herkes geleceğin belirsiz olduğunu düşünebilir. Aslında böyle bir durumda önümüzde sadece iki seçenek vardır; ya bekleyip görürsünüz ya da geleceği şekillendirmek için harekete geçersiniz. Yani, değişime dahil olmadan oluşmasını bekleyip, sonradan geç kalmış bir tepki verirsiniz ya da baştan kontrolü ele alıp değişimi yönlendirirsiniz. İşte, okuyacağınız bu kitap ikinci seçenekle, önceden adım atmakla ilgili. Kurumlarda gelişimin ve değişimin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu gerçeği kabullenmeyenler veya göremeyenler ya kontrolsüz büyüyorlar ya da rekabette geri kalıp küçülüyor ve sonunda da yok oluyorlar. Eğer değişimin ve gelişimin engellenemeyeceğini baştan kabul ederseniz, kurumunuzda yapılacak tüm projelerde, değişimi yönlendirebilme becerilerinin gelişmesine odaklanabilirsiniz.
Ahmet Şerif İzgören’in, Elma Yayınevinden çıkan son kitabı Geleceği Yönetmek, raflardaki yerini aldı. Yaşanmış örneklerin yer aldığı kitapta İzgören, iş dünyasına sesleniyor ve şirketlerin gelecek rotasını “Değişim-Başarı-Gelecek” üçgeninde anlatıyor, ipuçları veriyor.
Keyifli okumalar.
Kanatsız Arı Mu
Çalışkan arımız Ahmet Şerif İzgören, bu kitabında bir petek bala harikalar sığdırıyor. Kanatları olmayan minik bir arı, hayal gücünün uçsuz bucaksız ovalarında uçuyor, eksiklik sanılan şeylerin gerçek yüzünü fazlasıyla ceplerimize dolduruyor. Yeniliklere doğru kanat çırpan kovanı ve baldan tatlı arılarıyla Kanatsız Arı Mu, geceyi aydınlatan ateş böcekleri gibi ışıl ışıl…
Hayatın renkli gökyüzünde süzülmek için kanatlara ihtiyacımız var mı?
Neşeli vızıltıların eksik olmadığı kovan o gün çok sessizdi. Bir mektup almıştı arılar. Mektuba göre, kanatları olmayan işçi arı kovandan gönderilecekti. Bu, çok sevdikleri, gülümseyişine bayıldıkları arkadaşları Mu’ya veda edecekleri anlamına geliyordu. Ama Kraliçe’yi ikna edebilirlerdi. Mu onlarla yaşamalıydı çünkü kovan için şahane fikirleri, harika şarkıları vardı. Yapacakları, yüzünü aydınlığa dönmüş bir papatya kadar görülmeye değerdi.
Böylece soluğu Kraliçe’nin huzurunda aldılar. Yine de bal gibi biliyorlardı: Kara Vezir peşlerini bırakmayacaktı.
Kanatsız Arı Mu 2 İlk Uçuş
Kanatsız arımız Mu, yeni macerasıyla elden ele konmayı planlıyor. Bir kitapsever minik elden diğerine… Ahmet Şerif İzgören, Mu’yu gülümsetmeye, birlikte kurabileceğimiz güzel dünyalara işaret etmeye devam ediyor.
Uçmak için ne lazım? Pofuduk kanatlar, bal rengi bir uçan balon, kocaman bir uçak… Hayır, hayır, biraz daha düşünün canım! Bir dosta ne dersiniz?
Kovanımız yine harıl harıl çalışıyordu. Ama bu sefer bal yapmak için değil. Arıcıklar, görkemli bir taht hazırlıyorlardı. Ne Kraliçe ne de Bal Şefi’neydi bu taht, kanatsız arımız Mu için tasarlanmıştı. İşçi arılar onu bu güzelim tahta oturtup uçuracaklardı.
Mu hem gerçekten hem de mutluluktan göklere uçtu. Ama aynı gün onu kanatlandıracak bir şey daha oldu: Badem çiçekleri arasında, sekiz bacaklı gizemli biriyle, baldan tatlı bir karşılaşma!
Kanatsız Arı Mu 3 Büyük Saldırı
“Tatlı yavru örümböcek
Küçücük burnu var öpülecek
Hiç dostu olmamış hayatta
Kovanda kalırsa çook sevinecek”
Baldan tatlı kahramanımız Mu, kovana bir misafirle dönüyor. Pek sevilesi, minicik bir örümböcekle... Ama bizim Kargo Sevgidenuzakduran, bu yeni arkadaşa da hiç ısınamıyor. Ta ki kovan, eşek arılarının saldırısına uğrayana dek. Olanlara Mu ve arkadaşları gibi siz de çok şaşıracaksınız.
Kanatsız Arı Mu Dev Mülteci
Kara Vezir Kargo, “Ah eski güzel günler…” diye mırıldandı, batan güneşe yani baltopuna baktı. “Nerede o eski düşmanlar, savaşlar…” Çiçek böcek sevgisiyle dolu Mu kovana geldiğinden beri, herkesle dost olmaya başlamışlardı. Çok uzun süredir neredeyse kimseyle savaşmamışlardı. Halbuki iki ayaklılar sürekli dumanlar sıkıyordu. Bu yüzden can düşmanları eşek arıları da diğer kolonilerdeki bal arıları da çok azalmıştı. Eskiden onunla aynı düşünen Kraliçe ise şimdi sanat, bilim, dostluk gibi laflar etmeye başlamıştı. Dövüşmeyi öğrettiği arılar, şimdi dans dersi, yoga dersi alıyordu.
Bazı akşamüstleri baltopu kaybolduğunda, şiir yazmayı seven sanatçı ruhlu Bombus, Mu, Ağcan, Dafni ve Vuzz buluşuyorlar, beraberce şiirler yazıyorlardı. Ertesi akşam da işçi arılar kovandan içeri girmeden önce, Bombus ince sesiyle bal arılarına şiirler okuyordu. Hem de kendi yazdığı şiirleri. Kovandaki birçok yavru bal arısı da ondan etkilenip şiirler yazmaya başladılar. Mu’nun kovanda ve çevrede yarattığı değişiklikler, Bombus Sağkalyolarus’un gelmesiyle daha da artmış, küçük bir kovandan yayılan güzellik ve iyilik tüm ormana yayılmaya başlamıştı.
Kara Oklar Çetesi 1 – Büyük Macera
1928 Türkiye’si, savaştan yeni çıkmış bir ülke. Yıllardır okunmayı bekleyen gizemli mektuplar, çözülmesi gereken şifreler, katedilen yollar, tablodaki sır, adadaki manastır, gizli ajanlar ve yerine getirilmesi gereken esrarengiz bir görev...
Erim, yakın arkadaşı Zafer, Nisan ve ikiz kız kardeşleri Sanem, Simin... Kara Oklar Çetesi'yle heyecan ve tehlike dolu, soluk soluğa kalacağınız, hiç aklınıza gelmeyecek durumlarla karşılaşacağınız macera dolu bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
Sıkı durun! Sonuç hiç de beklediğiniz gibi olmayabilir.
Kara Oklar Çetesi 2 – Aziz Barnabas’ın Sırrı
Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören, Kara Oklar Çetesi’nin merakla beklenen ikinci kitabı Kara Oklar Çetesi: Kıbrıs - Aziz Barnabas’ın Sırrı ile sizleri yepyeni bir serüvene davet ediyor.
Serinin ilk kitabı Büyük Macera’da çok önemli bir görevi başarıyla yerine getiren Kara Oklar Çetesi, daha zorlu ve karmaşık bir görev ile karşı karşıya.
Çetemiz, 1928 yılının serin bir sabahında macera dolu bir yolculuğa çıkıyor. Hem hayal edemeyecekleri kadar güzel hem de tehlikeli bir yolculuğa… Cevaplanacak sorular, çözülmesi gereken şifreler, dönemin sürpriz isimleri ve tabii ki sıcacık dostluklar Kara Oklar Çetesi’ni bekliyor.
Bu görevi de başarıyla yerine getirebilecekler mi dersiniz? Yoksa bu görev onlar için bir son mu olacak?
Kara Oklar Çetesi ile kaçıp kovalamaya, kendinizi yerde ararken gökte bulmaya ve ilginç bir sona hazır olun…
"Hiçbir kitabı böyle heyecanla okumamıştım."
- Hazal Sanlı
"Sayfaları “Ne olacak?” diye merakla çevirdim. Kitabı okurken kendimi üç boyutlu film izler gibi hissettim."
- Dilan Ataysın
"Muhteşem bir kitap."
- Öykü Su Demir
Kara Oklar Çetesi 3 – Avustralya Macerası
Kara Oklar Çetesi üyelerinin Avustralya’ya kadar uzanan yolculuklarında yerini almaya hazır mısın?
Kıbrıs’tan yeni dönen ekip üyelerine Mustafa Kemal Paşa bir görev daha verir; Türkiye Cumhuriyeti’ni
tanıtmak. Karadeniz Vapuru ile Sidney’e doğru yola çıkan kahramanlarımız, daha yolculuklarının
başındayken bir terslik olduğunu fark eder. Geminin güvertesinde bulunan yasak bölgede üstü örtülü
şeyler vardır. Bu sırrın peşine düşen Erim, Nisan ve Zafer yeni arkadaşlarıyla birlikte kendilerini hiç
ummadıkları bir maceranın daha içinde bulurlar.
Tema: Yer ve zaman olarak nerede olduğumuz
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: İLETİŞİM, aile, arkadaşlık, toplumsal cinsiyet, kültürler arası iletişim, MİLLÎ MÜCADELE VE ATATÜRK, MİLLÎ KÜLTÜRÜMÜZ, tarihî şahsiyetler, arkeoloji, seyahat, keşif, ülkeler, konukseverlik.Tutum ve Değerler: Merak, hoşgörü, bağımsızlık, barış, dostluk, özgürlük, saygı, sevgi, vatanseverlik.Profil Öğeleri: Sorgulayan, bilgili, iletişim kuran
KİTAPTAN
Nisan ve Erim kollarına girip onu kaldırdılar ayağa. Temizlenmiş bahçe yolunda aşağı yukarı yürüdü Bönbön. Koltuk değneksiz, oldukça hızlı ve dengeli hareket ediyordu. Kendisi de şaşkındı.
Karaköy Rıhtımı’na girdiklerinde uğurlamaya gelen büyük kalabalık hızla limana yaklaşan at arabasına doğru döndü. Bir anda kalabalıktaki sesler, konuşmalar kesildi. Herkes hayretle arabadan atlayan iki çocuğa bakıyordu.
Bu gazeteci esmer, biraz büyük burunlu, ciddi bakışlı biriydi. Gür saçları vardı ve alnı biraz açıktı. Nisan’la göz göze geldiler. Nisan hafif bir irkildi, içinden “Nedense ondan hiç hoşlanmadım ama söylesem Bönbön gibi olurum şimdi” diye düşündü.
Beybaba konusundaysa hâlâ endişeliydiler. Geminin arka tarafında olduğunu biliyorlar, yanındaki esrarengiz kadını, küçük çocuğu ve devasa adamı çok merak ediyorlar, Arap Orhan’ın herkesi niye tanımazlıktan geldiğini bir türlü anlamlandıramıyorlardı.
İkisi Zafer’in olduğu yöne doğru kenarlara çarpa çarpa koşmaya başladılar. O taraftaki güverteye döndüklerinde Zafer’i yerde yatarken gördüler. Başında tüfekli bir asker vardı ve üzüntüyle titriyordu.
Karadeniz Vapuru yaklaşırken köprünün iki tarafında toplanmış büyük bir kalabalık gördüler, ellerinde bayraklar vardı. Kaptan ve çocuklar, yüzlerine yerleşmiş gülümseme ile birbirlerine baktılar. Kaptan gururla geminin düdüğüne üç defa asıldı.
Nisan sabaha doğru bazı gürültüler duydu. Uyandı, sonra bir uçak sesi duyar gibi oldu geminin dibinde. “Olamaz bu saatte hem de geminin dibinde, civarda uçakların bulunduğu bir yer falan olsa tamam ama imkânsız” diye düşündü. Tam uykuya dalarken kamaranın kapısı güm güm diye çaldı.
Çete üyeleri beraberce sürünerek eve doğru ilerlemeye başladı. Ortalarda bir yerde evden bir silah sesi geldi. Hepsi dönüp birbirine baktı, hızlandılar. Eve yaklaşırken Erim motosikletlerin saklandığı yerde bir hareketlilik fark etti. Durup biraz gözledi ama bir şey göremedi.
Herkes ortamın enerjisiyle zıplarken, gülüşürken Nisan büyük bir dikkatle düşünüyor ve bir şeyler tekrarlıyordu. “Tabii ya, tabii ya. Sanırım çözdüm gizemi” dedi bir anda kendi kendine.
Herkes kalktı, örtünün başına gittiler. Brandayı çektiklerinde deniz uçağının altında iki büyük ve uzunlamasına yatan sandık daha vardı. Sandıkları dikkatle açtılar.
Küçük Beyaz Uğur Böceği
Bu kitabı; çocuklar, çocuk gelişim uzmanları, öğretmenler ve aileler okuyup beğendi.
Sevgili arkadaşlar, Türkiye'nin dört bir yanına gidip uğur böcekleriyle birlikte okullarda, Çocuk sirgeme Kurumlarında ücretsiz eğitimler veren güler yüzlü Şerif Amca şimdi sizler için bir kitap yazdı. Anlatacak hikâyeleri vardı. Büyürken fark etmeniz gereken şeyler olduğunu biliyordu.
"Gidip de göremediğim çocuk kalmasın; kelimelerimle, hikâyelerimle hepsine ulaşayım" dedi. Kitabı okurken kimlerle mi tanışacaksınız? Gerçek Uğur Böcekleriyle. Dilerseniz siz de
Beyaz Uğur Böceği olabilirsiniz. Nasıl mı?
Şerif Amca'nın önerdiği iyilikleri yaparak.
Gülümseyerek büyümeniz dileğiyle…
Masallarda Bir Peri Çıkar Karşınıza Gerçek Hayatta Öğretmen
Ahmet Şerif İzgören’in yeni kitabı Masallarda Bir Peri Çıkar Karşınıza Gerçek Hayatta Öğretmen raflardaki yerini aldı.
Öğretmen, aile, öğrenci, sistem ve ülke kültürü başlıklarında eğitim sistemini irdeleyen İzgören, kitabında sistemin tüm paydaşlarına öneriler sunuyor. Ülke geleceğiyle ilgili en önemli başlığın eğitim olduğunu, sistemin doğru kurgulanması durumunda değişimin başlayacağını savunan İzgören, çalışmasında “Eğitim sistemimiz nasıl daha iyi olabilir?” sorusunun da yanıtını arıyor.
Keyifli okumalar.
Gerçek örneklerle, çok güzel mesajlarla, doküman ve sayısal verilerle “mutlaka okunmalı” dediğim bir kitap olmuş. Bu kitabı okuyan öğretmenler mutlaka kendileriyle yüzleşecek ve mesleki geçmişlerini, ürettiklerini ve tükettiklerini gözden geçireceklerdir, eminim. Bir öğretmen olarak karşılaştığım örneklerden yola çıkarsak kitapta vurgulanan başlıkların ve içeriklerinin çok yerinde olduğunu söyleyebilirim. Hocamın emeğine, görüşüne, kalbine sağlık.
- Gülistan Ekiner/Bahçeşehir Koleji İlkokul Eğitim Koordinatörü-Öğrenme Stilleri Eğitmeni
Şerif Hocanın bende yarattığı en büyük etki ülkesine olan koşulsuz sevdasıydı. Okudukça ve tanıdıkça sevdası anlam kazandı, o bu ülkenin güzel çocuklarına olan inancından hiçbir şey kaybetmeden çalışıyor. Şimdi de Masallarda Bir Peri Çıkar Karşınıza Gerçek Hayatta Öğretmen kitabıyla çalıyor kapılarımızı. Kitapta buram buram Anadolu kokan anılarla bezenmiş öğretmen, anne-baba tutumları da yer alıyor. Şerif Hoca bir şey öğretmeye çalışmıyor, sadece bıraktığı duyguyla yaşama yeniden dört elle sarılmamız gerektiğini fısıldıyor küçük harflerle büyük izler bırakarak…
- Müjdat Ataman/Eğitimci-Yazar
Öğrenci, öğretmen, yönetici ve bir veli olarak geçirdiğim bütün süreçleri tekrar sorgulamamı sağlayan, bitirdiğimde “İyi ki böyle yapmışım, keşke böyle yapsaydım ve mutlaka böyle yapacağım” dediğim bir başucu kitabı.
- Metin Altun/İzmir Türk Koleji
- Bornova İlköğretim Müdürü
Ahmet Şerif İzgören birçok öğretmen ve öğrencinin model aldığı bir yazar. Kitabı okuyunca neden böyle olduğunu çok daha iyi anladım.Tüm okul yöneticilerinin okuması gereken bir kitap.
- Ali Mahmut Akça/UKEB Okulları Müdürü
Bir öğretmen olarak diğerleri gibi bir solukta okudum bu kitabınızı da. Yine müthiş gözlemler, hayata dair eğitime dair yaşanmışlıklar, iyi yapılan ve yapılamayan işleri tespit ederek sunulan öneriler, örnekler… Herkes kendi yaşamından satırlar bulacak bu başucu kitabında… Ve düşünecek yapması gerekenleri, yapılması gerekenleri; diyecek ki “umudun olduğu yerde mucizeler çiçek açacak”.
- Nihal Sav/Öğretmen
Moks
Başarıya ulaşmak için ne yapmalı? Çalışan ve yönetici ilişkileri nasıl olmalı? Şirketinize nasıl daha fazla değer katarsınız? Nasıl daha verimli bir çalışma ortamı oluşturabilirsiniz? Bunlar gibi pek çok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. Her zaman kitapların önemli yerlerinin altını çizerek okurum. Moks’u okurken fark ettim ki tüm cümlelerin altını çiziyorum. Müthiş bir kitap! -Onur Kahraman- Moks, insanın okurken bazen güldüğü bazen inanamadığı bazen de "İşte olması gereken" dediği çok güzel hazırlanmış bir kitap. Şirket uygulamaları ile ilgili çok faydalı bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Emeğinize teşekkürler. -Seçil Dinçel- Kitaplarınızı okuduktan, seminerinizi izledikten sonra hayatım değişti. Sizin verdiğiniz örneklere baktım. Neden olmasın dedim. Adım adım ilerleyerek bir kahve evi kurdum. Hakkınızı ödeyemem. Çünkü Ahmet Şerif İzgören’den önce, ekmeğe sürebileceğim yoğurdu alamıyordum. Samimi söylüyorum; haftada 1 yoğurt, 3 ekmek... Bugün ayakta sıkı durabilmem sizin sayenizdedir. -Melek Yaşar- Şerif Bey’in tüm kitaplarını bir çırpıda okudum. Yıllardır çözemediğim birçok sorunun cevabını buldum. Ne kadar teşekkür etsem azdır. -Murat Tunca-
Po İyilik Patapataya İniyor
Masmavi uğur böceği Ahmet Şerif İzgören, Po'nun maceralarına tanık olacağımız yeni bir serinin ilk kitabı Po: İyilik PataPata'ya İniyor ile karşımızda. Büyüyünce unutulan melekçiklerimize selam çakan bu çalışma, kalplerini Haris'e kaptıranlara da rengârenk kuşlarla haber gönderiyor.
Kuş sürülerine dikkatlice baktınız mı hiç? Size de sanki aralarında gizlenen biri varmış ve onu ustaca saklayıp yolculuk ediyorlarmış gibi geliyor mu? Kim bilir…
Melekçik Po'nun yolu bir gün Simin'le kesişiyor, çünkü bir süredir uçamıyor ve kanatlarının çıkması Simin'e bağlı. Nasıl mı? Yanıtı kuşların cıvıltısında, minik kanatların sesinde saklı. Po yeniden uçup yolculuğuna devam edebilecek mi dersiniz?
Po Koyunlar Kralının İzinde
En yakın dostu koyunlar olan kralın hikâyesini duydunuz mu?
Po ve Simin ile bu kez bir masalın içine konuk oluyoruz. Koyunlar Kralı ve onun pamuk pamuk, yumuşacık vatandaşlarının köyündeyiz. Herkes kralı çok seviyor ancak bazıları da gizli hazinesinin peşinde. Kral onu nasıl koruyacağını düşünürken “çıtonk” diye bir ses duyuyoruz. Neler olduğunu şimdi söyleyemeyiz. Ama o an kralımız gülümsüyor, işte hazinesiyle ne yapacağını buldu! Hepimiz için bir sürprizi var.
Bu öyle bir hazine ki yok bir benzeri. İçimize çektiğimiz temiz hava gibi hayat dolu. Misafirperver, şefkatli, cömert…
Tema: Kendimizi organize etme biçimimiz
Kavramlar ve Anahtar Sözcükler: Yönetim, yurt sevgisi, hayal gücü, önyargı, kentleşme, çevre-doğa, liderlik, kültürel aktarım, masal
Tutumlar: İşbirliği, değer bilme, bağımsız davranabilme
Profil Öğeleri: Duyarlı, ilkeli, dönüşümlü düşünen
Sistem Liderliği
Sistem Liderliği
İş Yaşamında 100 Kanguru
Ahmet Şerif İzgören
Ahmet Şerif İzgören’in bugüne kadar 54 baskı yaparak 100 binden fazla okurla buluşan “İş Yaşamında 100 Kanguru” kitabı güncellendi ve ismi “Sistem Liderliği: İş Yaşamında 100 Kanguru” olarak revize edildi. Kitapta pratik uygulamalar ve örnekler eşliğinde “Sistem Liderliği Modeli” anlatılıyor.
“Sadece yöneticilik vasıflarına sahip olan insanlar var olan bir yapıyı sürdürürler. Liderler ise peşinden sürükledikleri gruplar yaratırlar, bir sistem yaratma peşinde değillerdir. Onları işin başındayken hareket halinde, liderin direktifleriyle yönlenen bir grup şeklinde görebilirsiniz; lider olmadığı zaman grup dağılır. Bir Sistem Lideri; Sistem Liderliği Modeli çerçevesinde kendisinden sonra da yaşayan ‘devamlı gelişim ve değişim’ anlayışında bir sistem oluşturur. İzgören Akademi ve Elma Yayınevinin başarılı çizgileri, uygulamanın başarısı konusunda çok önemli birer kanıt niteliğinde. Modelde savunulan nitelik; beceri ve prensipler doğru temel alındığında sistemin işlememe ihtimali çok düşük. Uygulama için belirtilen başlıklar arasında hepsine yüzde yüz sahip olmanızı gerektiren bir başlık yok, tek bir tanesi dışında; güven. Ekibinize yaydığınız güven %100 olmalı. Birisine % 99 güveniyorsanız, o %1’lik güvensizlik her şeyi başlamadan bitirir.”
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır
36 saat içinde kitabınızı iki kere okudum. Okurken sürekli gözlerin doluyordu. Kitabı ikinci kez okuyuşumda hayatımla ilgili radikal kararlar aldım. Sayenizde hayatımın en keyifli otobüs yolculuğunu yaptım.
- İlknur İşçi / Alternatif Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Eğitim Müdürü
Okumamı tavsiye ettikleri kişisel gelişim kitapları, beni hem okumaktan hem de kişisel gelişimimi tamamlamaktan uzaklaştırmıştı. Örnekleri yabancı isimlerle doluydu, çoğu da çeviriydi zaten. Kitabınızı bir arkadaşım verdi; ayıp olmasın diye aldım. Çok güzeldi, gerçekten çok güzeldi.
- Hesna Bulut
Bu kitabı verdiğim bütün arkadaşlarım kitap okumaktan zevk alınabileceğini öğrendiklerini söylediler. 13 yıllık hayatımda okuduğum en samimi iki kitaptan birisiydi. Kendimi ne zaman kötü hissetsem bu kitabı okuyorum; büyüleyici bir şekilde kendimi iyi hissetmeye ve hayatı sevmeye, varlığımdan mutlu olmaya yeniden başlıyorum. Teşekkürler!
- Ceren Demirel
Lütfen kitabın üzerine " Evde okunmalıdır!" diye bir uyarı yazın. Kitap yüzünden metroda ineceğim durağı kaçırdım.
- Duygu Durak
Yirmi dört yaşındayım. Hiçbir kitabı 50 sayfadan fazla okumamıştım. Kitabınızı aldım, elimden bırakamadım. Bittiğinde gecenin iki buçuğuydu. Harika bir Kitap.
- Oruç Yıldıran
Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Giydirirdi
“Bu kitabı kişisel gelişmeyin diye yazdım, toplumsal gelişin. Etrafa da gram katkınız olsun.” Ahmet Şerif İzgören, bu kitabında diğer kitaplarından farklı olarak okuru toplumsal gelişime davet ediyor Girişimcilik, iş kalitesi, dürüstlük, yurt sevgisi ve hoşgörü değerlerini vurgularken topluma nasıl daha yararlı olabileceğimizi yaşanmış hikâyeler eşliğinde okura sunuyor. “Noel Baba yalan, Mustafa Amca ise gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da.” Okurken pelerininizi kendiniz bağlayabildiğiniz sürece gerçek bir süpermen olabileceğinizi göreceksiniz. Ayaklarınızın yere bastığından emin olun. Gerçekten uçabilirsiniz.
Ahmet Şerif İzgören’in bütün kitaplarını okudum. Bazen gözlerim dolarak, bazen yeni bir şeyler öğrenerek dağarcığıma bir şeyler atabildim. Böyle kitaplar enderdir. Şerif’i elinizdeki kitaptan dolayı bir kez daha kutluyorum. Yine onun izniyle kitabından birkaç anekdotu konuşmalarımda kullanmak istiyorum. Bu kitaptan güzel şeyler edineceksiniz.
Müjdat Gezen
Artık bütün sorunların arkasındaki temel konunun eğitim olduğunun farkına varmış durumdayız. Eğer ülkedeki eğitim sorunu çözülürse, siyasilerin her dönemde rahatlıkla kandırdığı Türklerin yerine, ne istediğini bilen ve söyleyen Türkler gelecek. İşte o zaman bu ülke daha farklı olacak. Sevgili Ahmet Şerif İzgören, bu ülkenin doğru yapamadıklarına ve değiştiremediklerine benim gibi kızmayı sürdürmekle beraber, küsmeden mücadele etmeyi başarıyor. İzgören ve onun gibi eğitime gönül verenlerin yolları açık olsun.
Alphan Manas Mensa Türkiye Başkanı
Süpermen Ve Uğur Böceği
İster inanın, ister inanmayın.
Ülke ikiye bölündü...
“Süpermen misiniz yoksa Uğur Böceği mi?”
İşte size bir tercih hakkı!
Süpermen hayal ürünüdür; Uğur Böceği ise gerçek!
Süpermen ünlüdür; Uğur Böceği ünlü değildir!
Belki siz de bu kahramanlardan birisiniz ve belki de yazarın bu kitabındaki popüler kültüre olan yaklaşımı, "unutturulmuş" olan toplumsal değerlerimizi hatırlamanıza yardım eder.
İzgören, bu kitabında sizi bu sıradan ülkedeki olağanüstü insanlarla tanıştırıyor.
Bu olağanüstü insanların ortak bir özelliği var.
Hepsinin hayatı çok sıradan.
Kafanız karıştı değil mi?
Bu kitabı bitirdiğinizde, belki de hayatta nerede durduğunuza veya durmak isteyeceğinize dair bir karar vereceksiniz.
"Kitabınıza bir arkadaşımın kitaplığında rastladım. O dönem, huzursuz bir iş ortamım vardı, mutsuzdum. Bir akşam tarif edemeyeceğim kadar kötü bir ruh hâliyle kitabı okumaya başladım. Okudukça içime huzur dolmaya, omuzlarım dikleşmeye başladı. Kitap sabaha karşı bittiğinde yüzümde kocaman bir gülümseme vardı. Erkenden işe gittim ve istifamı verdim. Şimdi daha iyi yönetilen bir kurumda iki kat maaşla çalışan bir muhasebe müdürüyüm. Sadece teşekkür etmek istedim, sağ olun."
- Volkan Ertunç
"Süpermen ve Uğur Böceği’nde içten bir anlatım bulacaksınız. Okudukça, gözyaşlarınıza hâkim olamadığınızı göreceksiniz. Ülkemde yaşayan, olağanüstü insanlar olan “uğur böcekleri”yle tanışma imkânınız olacak. Ayrıca bu kitap sayesinde, kendinizi sorgulayabileceksiniz. “Süpermen” misiniz yoksa “uğur böceği” mi, karar sizin."
- Ayşenur Öztürk
"Süpermen ve Uğur Böceği’ni, kariyerim açısından haksızlığa uğradığımı düşündüğüm bir dönemde okudum. Kitaptaki “uğur böcekleri”nin yaptıkları gibi sonuna kadar mücadele edip hayata sımsıkı tutunanlardan olmak istediğimi; sahip olduklarımın, hatta nefes alıp vermemin bile çok önemli olduğunu, bunların kıymetini bilmem gerektiğini bir kez daha anladım. Kişisel erdemlerimden ödün vermeden bilgi, görgü ve deneyimlerimi her gün artırmak ve bunları ihtiyacı olanların hizmetine sunmak için daha çok çaba göstermem gerektiğini düşünmeye başladım. Bence en önemlisi, sıkıntılı her anımda, artık çantamda taşıdığım Süpermen ve Uğur Böceği kitabından, kahraman bir “uğur böceği”nin hikâyesini okuyorum."
- A. Koral Özel
"Okurken birçok şeyin daha fazla farkına vardığım ve sevdiğim insanlara tavsiye ettiğim bir baş ucu kitabı."
- Aliye Boyacı
"Süpermen ve Uğur Böceği adlı kitabın hayatıma bu kadar dokunacağını hiç tahmin edemezdim. İyi ki bu kitabı okudum."
- Turgay Seren