11 Yaş Günü
Acaba Kaç?
Adından Belli Kuşlar Köyü
Akvaryumdaki Deniz Kızı
Her balıkçı onu görmek ister. Her çocuğun düşlerini süsler. Denizkızları gizemlidir. Belki varlar belki yoklar...
Belki uzak denizlerde, belki bir akvaryumun içinde. Belki ıssız bir adanın kıyı sularında, belki bir akvaryumun yosunları arasında...
Var etmek düşlerimize bağlı. Miyase Sertbarut denizkızları vardır diyor, kendi düşlerini çocukların düşleriyle bu kitapta buluşturuyor.
Almarpanın Gizemi
Kesişen hayatlar, canlanan efsaneler...
Kaunos... Köyceğiz’in ayaklı gölü... Sığla ağaçları...
Karetta karettalar...
Mavi Ege ve kuşlar... İlginç ve çarpıcı efsaneler... Dostluk, gizem ve macera...
2011 Tudem Edebiyat Ödülleri’nde birincilik ödülüne değer görülen Koray Avcı Çakman imzalı Almarpa’nın Gizemi, efsanelerle dolu sürükleyici bir macera sunuyor genç okurlarına...
Altı Masal Üstü Masal
Kim demiş niye demiş, bu masalı kim dinlemiş?
Ayla Çınaroğlu’nun sihirli dizeleri, Mustafa Delioğlu’nun çizgi ve renkleriyle tadına doyulmaz bir anlatı şöleni sunan Altı Masal Üstü Masal, ikilinin daha önce ayrı kitaplar halinde okurla buluşan altı bağımsız ve özgün masalını tek bir kitapta buluşturuyor.
Dokuz yaş ve üzeri masalseverleri, geleneksellikten evrenselliğe uzanan gizemli bir masal evrenine konuk eden bu sürükleyici kitap; zaman zaman içinde, düşün gerçeğe karıştığı olağanüstü bir dünya resmediyor.
Özenli dili ve etkileyici üslubuyla türünün en nitelikli yapıtları arasında gösterilebilecek Altı Masal Üstü Masal, etik ve insani değerlere yaptığı güncel göndermelerle okurunu uzun uzun düşündürüyor.
“Masal bu ya, bir zamanlar bir sihirbaz varmış. Her parmağında bin beceri, her sözcüğünde bir sihir... O sahneye çıktı mı hayretle açılırmış gözler, tutulurmuş diller, ses soluk kesilirmiş.”
“Altı üstü masal canım,” deyip geçmeyin,
Düş ekmeden sakın ola niyet biçmeyin.
Gelin masalımıza kulak verip, şerre düşmeyin,
Siz siz olun “var”ın “yok”tan doğduğu masallardan şaşmayın!
Edebiyatımızın yaşayan çınarlarından Ayla Çınaroğlu’nun kaleminden, geleneksel masal öğelerini ustalıkla kullanan, günümüz yaşamına ayna tutan çok renkli bir masal seçkisi…
Amber’in Zaman Kapsülü
Yaşlı ağacın gövdesinden akan reçine, ağacın üzerindeki tırtıl ile daha önce hiç görmediğim yeşil kanatlı, çirkin böceğin üzerine akıyordu… Amber yaklaşık iki aydır aynı rüyayı görüyordu. Değerli bir taşın oluşumuna tekabül eden bu rüya başlarda onu tedirgin etse de, gördüklerinin hayatında yeni bir döneme işaret edeceğine kesin gözüyle bakıyordu...
Babasının belirlediği sınırlarda basit bir yaşam süren 13 yaşındaki Amber'in hayatı, yanıtını hiçbir zaman öğrenemediği sorularla doluydu. Evlerindeki girilmesi yasak oda ve bu odada yer alan gizemli sandık, küçük yaşlarda annesini kaybeden Amber'in geçmişe duyduğu merakı her geçen gün daha da arttırıyordu. Sık sık odasına kapanıp düşüncelere dalan babasının kendisinden bir şeyler sakladığını düşünen Amber, geçmişine ait sırları aydınlatmaya kararlıydı. Üstelik bu yolda yalnız da değildi: "Kordelya" isimli, kimliği belirsiz biri, çeşitli ipuçları sunup Amber'e yol göstererek onu geçmişi keşfetmeye çağırıyordu...
Zaman-geçmiş-anılar arasında ilginç bağlantılar kurarak geçmişe takılıp kalmadan daima geleceğe bakmamız gerektiğini anımsatan Amber'in Zaman Kapsülü, merak uyandıran konusu, hayatın içinden renkli karakterleri ve metaforik düşünmeye dayalı süreç odaklı kurgusuyla dikkat çeken ustaca yazılmış bir ilk roman.
2013 Tudem Edebiyat Birincilik Ödülü'ne değer görülen Amber'in Zaman Kapsülü, geçmişini arayan veya geçmişini geleceğe taşıyan herkesin öyküsü...
Anılardan Öyküler 1
İbrahim Zeki Burdurlu, Anılardan Öyküler’de akıcı, yalın ve duru dili, usta kalemiyle çocukluğunda yaşadıklarını ve dinlediklerini sağlam birer öykü kurgusu içinde anlatıyor. Köy, okul ve kent yaşamından, insan sıcaklığıyla dolu, duygu yüklü öyküler... İki ciltte toplanan bu öyküleri okurken çocukluğun ve ilkgençlik yaşantılarının çalkantılarını hissedecek, öykülerdeki sımsıcak yürek atışlarını duyacaksınız...
Anılardan Öyküler 2
İbrahim Zeki Burdurlu, Anılardan Öyküler’de akıcı, yalın ve duru dili, usta kalemiyle çocukluğunda yaşadıklarını ve dinlediklerini sağlam birer öykü kurgusu içinde anlatıyor. Köy, okul ve kent yaşamından, insan sıcaklığıyla dolu, duygu yüklü öyküler... İki ciltte toplanan bu öyküleri okurken çocukluğun ve ilkgençlik yaşantılarının çalkantılarını hissedecek, öykülerdeki sımsıcak yürek atışlarını duyacaksınız...
Annem Neden Çıldırdı?
Böcek koleksiyonu yapan çocuk, işteki ilk gününü anlatan Emel Hanım, torunlarını özleyen Neriman Hanım, yeğenini tren yolculuğuna çıkaran Kerim dayı, bahçe katına taşınan aile, istasyon görevlisi ve elbette, yazarına bile fark ettirmeden kitabın baş kahramanı oluveren muzip ve gururlu kedi... Kendileri bilmeseler de birbirleriyle bir nedenle ilişkileri olan kahramanları öykülere serpiştirirken, Akal, yaşam içinde gözümüzün bir an dokunup geçtiği kişilerle bile bağımız olduğunun vurgusunu yapıyor. Yeni öykülerini merakla bekleyen okurlarını, gizli geçitlerden geçirerek maceradan maceraya gönderen Akal, yine sürprizlerle dolu eğlenceli bir okuma sunuyor.