Atlas Altılısı
SIRLAR.
İHANET.
BAŞTAN ÇIKARMA.
GÜÇ.
İSKENDERİYE CEMİYETİ’NE HOŞ GELDİNİZ.
Her on yılda bir, dünyanın önde gelen topluluklarından biri olan İskenderiye Cemiyeti’ne katılmak için altı yetenekli büyücü seçilir. Seçilen büyücüler, en çılgın hayallerinin bile ötesinde bir güce ve prestijli bir hayata sahip olacaktır.
Ama ne pahasına?
Seçilen her büyücünün, cemiyetin sırlarla dolu davetini kabul etmek için kendine göre bir sebebi vardır. Bu, en tehlikeli düşmanlarına yaklaşmak ya da güvendikleri müttefiklerin ihanetiyle yüzleşmek anlamına gelse bile, İskenderiye saflarına katılmak için bir yıl boyunca ölümüne bir mücadeleye atılacakladır.
Bu, hepsinin yıl sonunda hayatta kalamayacakları anlamına gelse bile.
Çarpık Aşk
ALEX VOLKOV bir meleğin yüzüyle kutsanmış ve kaçamayacağı geçmişiyle lanetlenmiş bir şeytandı.
Peşini bırakmayan bir trajedinin şekillendirdiği hayatında, başarı ve intikam için yaptığı acımasızlıklar yüzünden gönül meselelerine çok az yer kalmıştı.
Fakat en yakın arkadaşının kız kardeşiyle ilgilenmek zorunda kaldığında, göğsünde bir şeyler hissetmeye başladı:
Bir çatlak.
Bir sıcaklık.
Dünyasını yok edebilecek bir yangın.
Çarpık Nefret Twisted Serisi 3. Kitap
Başarılı bir doktor olma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen çekici ve kibirli JOSH CHEN, baştan çıkaramayacağı hiçbir kadınla tanışmamıştı…
Ta ki Jules Ambrose’la karşılaşana kadar.
Güzel kızıl, tanıştıkları andan itibaren başının belası olmuştu fakat aynı zamanda da hiçbir kadının yapamadığı kadar zihnini işgal ediyordu.
Aralarındaki düşmanlık unutulmaz bir geceye dönüştüğünde, Josh onu sisteminden sonsuza dek atabilmek için bir çözüm önerisi sundu:
Basit kuralları olan, fiziksel çıkara dayalı bir anlaşma.
Kıskançlık yok.
Bağlanmak yok.
Ve kesinlikle âşık olmak yok.
Partileri seven, dışadönük ve hırslı JULES AMBROSE’UN tek bir hedefi vardı:
Baro sınavını geçip avukat olarak çalışmaya başlamak.
Çarpık Oyunlar Twisted Serisi 2. Kitap
Zorluklara dayanıklı, huysuz ve kibirli koruma Rhys Larsen’ın iki kuralı vardı:
1) Müşterilerini ne pahasına olursa olsun korumak.
2) Duygusal bağ kurmamak. Hiçbir zaman.
Bu kuralları çiğnemeyi asla düşünmemişti… ta ki o kadın hayatına girene kadar.
Bridget von Ascheberg. Ona tamamen uyan inatçı bir karaktere ve Rhys’in bildiği tüm kuralları küle çeviren gizli bir ateşe sahipti. Hiç de onun beklediği gibi biri değildi. İhtiyacı olduğunu asla bilmediği her şeydi.
Bridget her geçen gün onun savunmasını daha fazla yıkmaya başlamıştı.
Rhys, artık inkâr edemeyeceği bir gerçekle yüzleşene kadar... Bridget’ı korumaya yemin etmişti ancak tek istediği onu mahvetmekti. Onu elde etmekti.
Çünkü kadın, ona aitti.
Onun prensesiydi.
Onun yasak meyvesiydi.
Onun her ahlaksız fantezisiydi.
Görkemli, iradeli ve görevine zincirlerle bağlı Prenses Bridget, dilediği gibi yaşama ve âşık olma özgürlüğünün hayalini kuruyordu.
Ne yazık ki abisi bir anda tahttan çekildiğinde, sevgisiz ama politik olarak uygun bir evliliğin olasılığıyla ve hiç istemediği bir tahtla karşı karşıya kalmıştı.
Yeni rolünün çetrefilli ve ihanetlerle dolu yolunda ilerlerken, asla sahip olamayacağı bir adama karşı duyduğu arzuyu da gizlemesi gerekiyordu.
Korumasına.
Onun koruyucusuna.
Onun nihai çöküşüne.
Beklenmedik ve yasak…
Onlarınki bir krallığı yok edebilecek, her ikisini de mahvedebilecek bir aşktı.
Çarpık Yalanlar Twisted Serisi 4. Kitap
Çarpıcı, ölümcül fakat bunu saklayacak kadar akıllı bir adam olan CHRISTIAN HARPER, aslında mükemmel takım elbiselerle centilmen suretine bürünen bir canavardı.
Hayatında ahlaka ve aşka yer yoktu. Ancak alt katında yaşayan kadına karşı hissettiği tuhaf çekimi inkâr edemiyordu.
O, en karanlık arzularının odağıydı. Çözemediği tek bilmeceydi. Ve Stella’ya yaklaşma fırsatı doğduğunda, Christian ona reddedemeyeceği bir teklif yaparak kendi kurallarını çiğnemek zorunda kalmıştı.
Her canavarın bir zayıflığı vardı. Christian’ınki ise oydu.
Dürtü
Ejderha Kalpli Kız
Geçmişe Yolculuk
Gökyüzünü Öp
Hiç Kimse Sıradan Değildir
Hırsızların Dansı
MİRAS DÜNYASININ KRALLIKLARINDA GEÇEN NEFES KESİCİ YENİ BİR MACERA!
Krallıklardan ilki olduğunu iddia eden dişli, kanun kaçağı bir aile.
Birdenbire büyük bir güç elde eden, kaderinde liderlik olan bir oğul.
Kraliçenin özel muhafızları Rahtan şövalyelerinden üç güçlü genç kadın.
Göreve önderlik eden ve kendini kanıtlamaya kararlı, efsanevi bir hırsız.
Bütün kıtayı tehdit eden karanlık bir sır…
Kanun kaçağı lider bu ünlü hırsızla tanışınca aralarında hilelerle dolu bir kedi fare oyunu başlar. Bu oyun beraberinde yalnızca hayatlarını değil, aynı zamanda kalplerini de tehdit eden bir savaş getirir.
“Merkezinde atan cesur bir kalp, muhteşem fantastik bir hikâye. Mary E. Pearson korkusuz bir yazar, bu kitabı bitirdikten sonra nefesim kesildi.”
-New York Times çoksatan Caraval, Legendary ve Finale serisinin yazarı Stephanie Garber
İnsanoğlu İsa
Karanlığın Dokunuşu
İşin aslı, küçüklüğünden beri dokunduğu çiçekler kuruyup soluyordu. New Athens’e taşındıktan sonra, fani bir gazeteci kılığında, mütevazı bir hayat sürmeyi umuyordu.
ÖLÜLER TANRISI HADES, FANİ DÜNYADA BİR KUMAR İMPARATORLUĞU İNŞA ETMİŞTİ
ve en sevdiği bahislerin de imkânsız şeyler olduğu söyleniyordu.
Hades’le tanışmasının ardından, Persephone kendini Ölüler Tanrısı ile bir anlaşmanın içinde buldu ve bu anlaşmanın şartları imkânsızdı: Persephone ya Yeraltı Dünyası’nda hayat yaratacaktı ya da özgürlüğünü ebediyen yitirecekti.
Fakat girdiği bu bahis, Persephone’nin bir tanrıça olarak başarısızlığını ortaya çıkarmaktan fazlasını yapacaktı. Özgürlüğünün tohumlarını ekmek için mücadele ederken Ölüler Tanrısı’na duyduğu aşk büyüyordu
—ve bu onun için en büyük yasaktı.
Kayıp (Karton Kapak)
“Yenemeyeceğin tek kişi kendinsin ve sen kendinle savaşıyorsun.”
Ezgi Çora, geçirdiği trafik kazasından sonra iki ay komada kalır. Uyandığında son üç yılına dair hiçbir şey hatırlamıyordur ve zihninde kendi sesi dışında başka sesler de vardır.
İyileşmesini bekleyen insanları gördüğünde yeni hayatının yalanlar üzerine kurulduğunu düşünür. Üzerine titreyen anne babası, sevecen arkadaşları ve ilgisiyle şaşırtan Asilkan ona çok yabancı gelir. Çünkü Ezgi’nin hatırladığı son şey, aslında ne kadar yalnız olduğudur. Okul çıkışında gelip onu seyreden, ortak geçmişlerinin olduğunu söyleyen ama kimsenin tanımadığı Ushan da aklını iyice karıştırır.
Anılarını hatırlamaya ve asıl benliğini bulmaya çalışan Ezgi’nin en büyük savaşı kendiyle olacaktır. Kazanmak istiyorsa zihnindeki seslerden bir an önce kurtulması, yoluna tek başına devam etmeyi öğrenmesi gerekmektedir.
“Mavinin küçük vedasınaydı, siyahın buruk tebessümü.”
Kırık Kanatlar
Kurtlara Söyle Eve Döndüm
Aşk insanı büyütür; önce hissettirdiği tarifsiz mutluluk sonra kaybetmenin verdiği derin acıyla...
Günün birinde kimselere bahsedemeyeceğiniz türde bir sevgiye kapılırsanız?
En derine gömmeniz gereken ve ne kadar uğraşsanız da bir türlü peşinizi bırakmayan. Yok olup gideceğine zamanla daha da büyüyerek varlığınızı kaplayan ve sonunda ta kendiniz olup size dönüşen bir sevgiye?
Her bitişin yeni başlangıçlara açılan bir kapı olduğunu hatırlatan Kurtlara Söyle Eve Döndüm, önyargıların yalnızca gerçek sevgiye boyun eğdiğinin de güzel bir kanıtı...
Mürekkepsiz Günlükler
Orion
Denizler dalgalanacak, akıp gidecek önümüzden. Gökyüzü başımızın üzerinden dökülüyor gibi olacak, Yüzümüze düşen yıldızları sayacağız. Ya da belki bizi bekleyen günler, Yıldızlarımızın gölgelerin arasında yitip gideceği kadar karanlık, O gölgeleri dostumuz bileceğimiz kadar çaresiz olacak. İnsanlık siyaha alışkın sevgilim, Bu zihinler, bu kalpler… Dünyalılar ışık görmemeye alışık.