112 Öğretmenliğime Notlar
Öğretmenlik; her günü bir diğerinden farklı, tekrarı olmayan muhteşem bir meslek ve uzun bir öykü. Öğretmenliğe yeni başlayanlar için yaşanmışlıklardan, örnek olaylardan yola çıkarak “akılda bulunsun” diyerek yazıyorum.
Belli mi olur belki bir yerlerde, benzer şeyler yaşanır ve ön öğrenmeler işe yarar. Bu yolculuğun paylaştıkça güzelleşeceğine inananlardanız ve bizimki bu uzun öykünün giriş bölümünün dipnotları olsun.
Öğretmenliğin “öğretmek ve öğrenmek” olduğunu söyleyen Müjdat Ataman, 112 Öğretmenliğime Notlar adlı kitabında deneyimlerinden gelen önerilerini paylaşıyor bizlerle.
Ve Elma Yayınevi,
Duygulara kapattık gözümüzü, kuru bilgilerle doldurup genç beyinleri, kendi yarattığımız sınavlarda geri istiyoruz gereksiz öğretilerimizi, diyerekaçık yüreklilikle özeleştiri yapabilen bir öğretmenin okumaya doyamayacağınız kitabıyla buluşturuyor okuyucusunu.
Açılın Ben Çocuğum
Bu kitap, aileleri okulla tanıştırmak ve okulun içinde yaşananları eğitimci gözüyle yansıtmak; eğitimcilere de ailelerin penceresinden yansıyanları göstermek için yazılmıştır. Okul ve aile arasındaki çatışmaların çocukları ve gençleri nasıl etkilediğini, onların tutkularını nasıl yıllar içinde eksilttiğini; kurulacak okul-aile ilişkisinin nasıl olması gerektiğini, davranış ve tutumlarımızı değiştirerek neleri var edebileceğimizi göstermekten öte bir amacım var: “Çocukların gençlerin büyülü hayallerine eşlik edebilmek.”
Müjdat Ataman, Açılın Ben Öğretmenim kitabından sonra Açılın Ben Çocuğum adlı eserde ele alıyor eğitim sistemini ve bu sistemin kahramanlarını. Farklı üslubu ve farklı bakış açısıyla çok ses getirecek yeni bir kitapla buluşuyor Elma Yayınevi okurlarıyla.
Açılın Ben Çocuğum…
Açılın Ben Öğretmenim
Ögˆrencilerin ayaklarının geri geri gittigˆi okullarda iyi dersler is¸lemenin yolunun strateji, teknik, yöntem, ipuçları bilmekten geçtigˆini yıllar içinde deneyimleyerek ögˆrendim. Ögˆrenmek kadar ögˆrendiklerini paylas¸manın da degˆerli oldugˆuna inanıyorum. Bu kitap, ögˆretmenlik, yöneticilik günlerimden ve egˆitimcinin egˆitimini yaptıgˆım yıllar içinde cebimde biriktirdiklerimden olus¸uyor. Kitabı okurken kendinizi içinde bulacagˆınız bas¸lıkların hiçbiri reçete ya da can simidi degˆil, bunu s¸imdiden söyleyebilirim. Okuyacaklarınız sadece bir egˆitimcinin deneyim kırıntıları.
Ailenizin Kumandası
Keşke çevredeki sesleri susturabileceğiniz bir kumandanız olsa. Hatta bazen kendi davranışlarınızdaki yanlışları ve doğruları gösterecek özelliklere de sahip olsa. Ne kadar mucizevi olurdu değil mi? Böyle bir kumandayı teknolojik olarak üretmek günümüz koşullarında pek de mümkün görünmüyor ama düşündüm ki kâğıt üzerinde yanlış ve doğru davranışları göstermek mümkün. Bu düşünceden yola çıkarak “Ailenizin Kumandası”nı oluşturdum. Sizleri çok fazla bilimsel bilgiye boğmadan kitabın sol tarafında yanlış tutum ve davranışlara, sağ tarafında ise doğru örneklere yer verdim. Başınız sıkıştıkça açıp bakabileceğiniz, bazen de çevrenize hediye ederek mesaj verebileceğiniz (!) bir el kitabı, pardon kumanda olsun istedim.
Kumanda artık sizin. Lütfen kullanın!
Yazarımız Saniye Bencik Kangal, yeni kitabında ailecek kullanabileceğiniz bir kumanda veriyor sizlere. Bu kumanda sayesinde yanlış bilgiyi durdurup doğru bilgiye kolayca ulaşabileceksiniz.
Elma Yayınevi’nden Ailenizin Kumandası… Keyifli okumalar…
Alexander Ve Oyuncak Fare
Arachnoıd Mater
Elma Yayınevi yazarlarından Serkan Karaismailoğlu, Mater Serisinin ikinci kitabı Arachnoid Mater ile okurlarla buluşuyor. Serinin ilk kitabı olan Pia Mater’den sonra merakla beklenen ve ilk kitabın devamı niteliğindeki bu eser, okuyucuyu inanılmaz heyecanlı ve gizemli olaylara sürükleyecek gene. Hepimizin yakından tanıdığı karakterlerin yaşadıkları esrarengiz olaylara bir kez daha şahit olacağız. Bu heyecanı yaşarken yazarın incelikle metnin içine işlediği bilimsel veriler ise eminiz ki Nöro Roman sevenleri Mater Serisine hayran bırakacak.
Merhaba okuyucu. Kim olduğunu ya da hangi tarihte olduğumuzu bilmiyorum ama şu an bu satırları okuduğuna göre bir şekilde yolumuz kesişmiş demek. Baştan uyarayım. Burada yazanlar küçük bir olayın parçasıymış gibi görünse de aslında kökleri oldukça derinlere uzanan karışık bir hikâye var karşında. Hatırlayabildiğim kadar yazmaya çalıştım her şeyi. Çünkü ben sonum. Olur da bana bir şey olursa, nöronlarımda yaşamakta olan bu bilgiler toprağa gömülecek. O yüzden her şeyi yazmak istedim. Geçmişim ve hatıralarım ölmesinler diye onları diri diri sayfaların içine gömdüm. Umarım beni ve yaşadıklarımı anlarsın. Evime ve vücuduma hoş geldin.
At Şu Adımı
Tüketimin arttığı, insanların mutsuzlaştığı, umutların tükendiği bir yüzyıldayız sanki. Uyandığımız her yeni gün, kötü şeylerin olağanlaştığı bir önceki günün aynısı gibi. Üstelik her şeyden şikâyet ediyoruz ve ısrarla o sorunları çözmek için bir adım atmıyoruz. Bazen de kendimizi denizdeki en küçük kum tanesi gibi hissediyoruz. Yerimizde sayıyor ve yaratılan gündemlerde boğulup o karanlıkta iyice kayboluyoruz.
Ahmet Şerif İzgören’in söylediği gibi aslında tüm konu mesafeyle ilgili. “Gerçekleriniz ve hayalleriniz… İkisi arasındaki mesafe açıldıkça üzgün, tatminsiz ve mutsuz bir hayat yaşarsınız. İkisi ne kadar yakınsa o kadar mutluluk vardır hayatınızda. Aynı mesafe gelir ve gider için de geçerli. Ne kadar açarsanız arayı o kadar zorluk başlar yaşamınızda. Üretim ve tüketim... Tükettikleriniz ürettiklerinizden fazlaysa, dengeli ve hayata değer katan tarafta değilseniz eğer her anlamda kendiniz de tükenmeye başlarsınız.”
At Şu Adımı, hayal ettiğimiz gibi yaşamanın, kişisel hedeflere ulaşmanın, kararlılıkla hareket etmenin ve diğer kum taneleriyle bir olup okyanus yaratmanın çok basit formülünü anlatıyor. Atın adımınızı ve ne iş yapıyorsanız onu sevgiyle, tüm bilginizi ve emeğinizi koyarak, iyi bir planlamayla yapın.
Avucunuzdaki Kelebek
"Tebrikler! Çok net başka bir şey söylemem mümkün değil. Sanırım hızlı okuma rekoru kırmış olabilirim. Bu kadar duygu yüklü, bu kadar gerçekleri gözler önüne serebilen, hala umut olabileceğine dair bu kadar mesaj bir arada nasıl verilir, gerçekten tebrikler."
-Filiz Şahin
"Sizi temin ederim hayatımda iş dünyası ve iletişim üzerine okuduğum hiçbir eser bende bu kadar etki bırakmadı."
-Çağlayan Babacan
"Harika bir kitaptı. Bütün meseleleri çok içten ve güzel işlemişsiniz. Hayatımda birçok değişiklik yapmama neden oldunuz."
-Fikret Odabaşı
Bal Gibi
Hikaye anlatıcısı, genç kuşağın çalışkan, tatlı temsilcisi Berfin Sıla Kepez, “Cam Tavşan”dan sonra bir modern masal daha kaleme aldı. Masalımız Bal Bayramı’nda neşeyle coştu, geleneksel çocuk oyunları oynadı, aile olmanın baldan tatlı yanlarını anlattı. Hazırsanız gökten yine üç elma düşecek. Masal sevenler, hayal edenler ve çocukken oynadığımız nice oyun için...
Heyecanla beklenen Bal Bayramı’nda bir oyun yarışması düzenlenecektir. Küçük ayı Turtayı, bu yarışmaya katılmak ister. Ancak kardeşlerinin aksine, oyun bulmak onun için çok zordur. Bir türlü başaramaz. Peki, ne yapmalıdır? Acaba dedesi “hayal et” derken neyi kastetmiştir? Turtayı yılın orman oyuncusu seçilebilecek midir?
Olacakları merak ettiyseniz haydi Bal Bayramı’na! Orada neler mi var? Dans, bal, masal, seksek, bal, eğlence, topaç, bal, uçurtma, tekerleme, bal, bilmece, müzik, bal, oyun, bal, bal ve bal, çokça bal…
Balyanaklar İçin Mahremiyet Kitabı
“Gel de bir öpücük ver.”
“Yerim o yanakları, yerim!”
“Aman da bu ne tatlı göbüş!”
“Şu eller nasıl da pofuduk!”
“O burun var ya, tam ısırmalık!”
Bu cümleler sana tanıdık geldi mi? Sevecen büyüklerle başın dertteyse müjde! Balyanak’ın hepimiz için tavsiyeleri var.
Çocuk gelişimi alanındaki çalışmalarıyla adından söz ettiren, Akademisyen Anne olarak da yakından tanıdığımız bilim insanı Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal, bu kez erken çocukluk dönemindeki okurlarına mahremiyet eğitimi kazandırmak için kaleme aldığı resimli öykü kitabıyla karşımızda. Balyanak isimli karakter aracılığıyla bir öpücüğün kabulünden özel bölgelere uzanan konulara neşeyle eğilen ve özenle hazırlanan bu çalışma, sevilen illüstratör Cansu Erkan’ın albenili, eğlenceli çizimleriyle buluştu, okurlarını bekliyor.
Tombul yanaklarınız varsa
Hayat bazen zor olabiliyor.
“Ayy, ne güzel, elma gibi yanakların” diye
Eller yanaklarıma uzanıyor.
İzin vermiyorum
Yanaklarıma uzanan yabancı ellere.
Hemen söylüyorum birkaç cümle.
“Hayır! Bu yanaklar benim,
İzinsiz dokunamazsınız.
Çok tatlı bulsanız bile,
Bana ait olana yaklaşamazsınız.”
Eğer annem babam yanımdan yoksa
Yabancılara karşı cümlem hazırda:
“Hayır! Sizi tanımıyorum.
Yabancılarla hiçbir yere gitmiyorum!”
İşte böyle rahatsız olursam
Bir bakıştan, dokunuştan,
Hemen “Hayır!” der,
Uzaklaşırım o noktadan.
Anneme, babama, öğretmenime anlatırım,
Beni rahatsız eden durumu
Saklamadan açıklarım.
Bandırma Roket Kulübü
Sevilen yazar Ahmet Şerif İzgören, yaşanmış olaylardan esinlenerek yazdığı yeni çocuk romanında genç okurlara girişimcilik sözleri fısıldıyor. Heyecan içinde akıp giden bu ümitvar kitabı okurken, bir ilki gerçekleştirmek için sorumluluk üstlenen beş arkadaşın hayallerine tanıklık edecek, havacılık tarihimizin önemli noktalarında gezinecek, bu tarihe emek veren bazı isimlerle tanışacaksınız. “Okurla Sohbet” bölümü de yine okuruyla göz göze gelmek üzere sizi bekliyor.
“Hiç dönüp bakmayın. Güneşi arkanıza alırsanız sadece gölge görürsünüz, güneşe doğru dönerseniz gölgeler arkanızda kalır. Bırakın arkanızda kalsın gölgeler.”
Bu topraklarda uzay araştırmaları yapmayı, Ay’a roket göndermeyi tutkuyla istediler. BUM’da gümbür gümbür, neşeli adımlarla çalışmaya başladılar. Tüm şartları zorladılar. Önlerinde bir de yarışma var. Acaba kulüp üyeleri o roketi yapabilecek mi? Hepsinden önemlisi, roketleri gökte gururla süzülebilecek mi?
Beş arkadaşın havacılık tarihimize kazınmış maceraları sizin de ayaklarınızı yerden kesecek. Siz yeter ki isteyin, bekleyen o ılıman hava hep hazırdır hayallerinizi kucaklamaya. Yeter ki isteyin, yeter ki…
Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum
Kadın Beyni Erkek Beyni kitabının yazarı Serkan Karaismailoğlu son kitabı Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum ile gene şaşırtıyor bizi. Sadece şaşırmakla da kalmıyoruz, bağırsağın beynin karşısındaki galibiyetini bize o bilindik, esprili üslubuyla anlatırken bir gülümseme yerleşiyor yüzümüze…
İskenderin Uzun ve Karanlık Yolculuğu
Eskiden Buralar Dutluktu
Tükürürüm Böyle Yolculuğun İçine
Çiğneme; Dil ve Çene Kasının Muhteşem Paso Doblesi
Karanlıklar Diyarı Bağırsaklar Ve daha birçok benzer başlıkla günümüzün popüler konusu mikrobiyotayı anlatıyor bize yazar…
Vücudumuzun işleyişi hakkında bizi bilgilendirdiği kadar eğlendiren bu kitapla bir kez daha buluşuyor Elma Yayınevi okuyucuyla…
İyi okumalar dileklerimizle…
Bilinç Altını (6) Yaşamak
Uzm. Klinik Psikolog Hilal Doymuş ilk kitabıyla buluşuyor okurlarla. Bilinç6'nı Aşmak
Bu kitapta, psikoterapiye gelen ve çocukluk yaşantı-larının etkilerinden ötürü bugün sıkıntı çeken on bir kişinin öyküsü var. Pek çok hasta arasından özellikle bu on bir kişiyi seçtim. Çün-kü hepsinin aslında sizin gibi benim gibi hayatları var. İşle-rini, aile yaşantılarını, sosyal hayatlarını, ilişkilerini devam ettirebiliyorlar. Ağır psikiyatrik bozuklukları yok. Birkaçı dı-şındakiler her gün kendimizde ya da yakınlarımızda görme-ye alışkın olduğumuz sorunları yaşıyorlar.
Hilal Doymuş kendi tecrübelerinden yola çıkarak anlattığı öykülerde bilinçaltının en derinlerine iniyor. Çocukluk yaşantılarından kaynaklanan sorunların, bir yetişkinin hayatında nelere etki edebileceğini örneklerle sunuyor.
Elma Yayınevinden yepyeni bir kitap daha. Keyifli Okumalar.
Çevrimiçi Riskler Ve Siber Zorbalık
Elma Yayınevi, günümüzün en çok konuşulan ve yaşadığımız dönem nedeniyle hayatımızın tam ortasında duran dijital ortamlara dikkat çeken bir yayınla buluşuyor okuruyla.
Yazar Emel Baştürk, “Teknolojinin hızlı gelişimi karşısında günümüz dünyasında çocukların ve gençlerin karşıya karşıya olduğu önemli tehditlerden biri siber zorbalık olarak görülüyor. Kitapta internet teknolojilerinin değil, teknolojinin bilinçsiz ve kötü niyetli kullanımının risk oluşturduğu düşüncesini temel alarak doğru kullanım için elde edilmesi gereken kazanımları yaşanmış örnekler üzerinden anlatmaya çalıştık” ve “sadece çocukların değil, biz yetişkinlerin de öğrenmemiz ve değiştirmemiz gereken şeyler olduğunu vurgulamak istedik” diyerek anlatıyor kitabını.
Daha güvenli ve daha verimli bir çevrimiçi dünya için Çevrimiçi Riskler ve Siber Zorbalık kitabını okumanız ve okutmanız dileğiyle
Çocuğa Siz Söyler Misiniz?
Biz çocuk gelişimcilerin danışanlarımızdan çok sık duyduğu bir cümle vardır: “Çocuğa siz söyler misiniz?” Kitabı bitirdikten sonra kimse bu cümleyi kurmak zorunda kalmayacak çünkü onların ne istediklerini kendi ağızlarından dinlemiş olacaksınız.
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden Prof. Dr. İsmihan Artan, meslekteki 37 yıllık deneyimlerini ve gözlemlerini Çocuğa Siz Söyler misiniz? kitabında bir araya getirdi. Kendi deyimiyle insanlığın ortak dili olan “çocuk olmak”tan yola çıkan Artan, birbirine bağlı hikâyeler aracılığıyla okurlarını kendi çocukluk anılarına, hatıralarına yolculuğa çıkarıyor. Sayfalar arasında gezinirken kendinize rastlayabilir ve belki de uzun zamandır dinlemeyi bıraktığınız çocukluğunuzun sesini duyabilirsiniz.
Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor
Gelişimsel Çözüm Önerileriyle.
Elma Yayınevi, Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın yeni kitabı “Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor?” adlı eseriyle buluşuyor okurlarıyla.
“Çocuğumuzun beyninin içini görebilseydik ne olurdu acaba?” sorusunun cevabını merak ediyorsanız bu kitap tam size göre. Yazarın bilimsel gerçeklerin ışığında yazdıkları, günlük hayatımıza uygulayabileceğimiz kadar sade bir dilde. Kitap; içindeki örneklerle, fotoğraflarla, tablolarla tüm anne-babalar ve çocuk sahibi olmak isteyenler için bir rehber niteliğinde.
“İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap bizlerin sihirli gözlüğü. Bu kitabımda çocuk ve beyin konusunda yapılmış birçok araştırmanın sonucunu derleyerek ‘Çocuklarımızın beynine bakabilmenin bir yolu var’ demek istedim. Sadece olup bitenle ilgilenmeyip her bölümün sonuna gelişimsel önerilerimi eklemeyi de ihmal etmedim” diye başlıyor Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal yeni kitabına.
Keyifli okumalar…
Cornelius Masalı
“Küçük timsahlar yumurtalarından çıkınca, sürünerek nehir kıyısına gittiler. Cornelius ise dik yürüyordu.
Boyu uzayıp güçlendikçe dört ayağı üzerinde pek yürümez oldu. Daha önce hiçbir timsahın görmediği şeyleri görüyordu.
‘Çalıların çok ötesini görebiliyorum’ diyordu.
Ama diğerleri, ‘Ne var bunda?’ diyorlardı.
‘Balıkları yukarıdan görebiliyorum’ diyordu Cornelius.
‘Ne olmuş öyleyse?’ diyordu diğerleri, canları sıkkın.
Böylece bir gün, Cornelius öfkelendi ve gitmeye karar verdi.”
Caldecott’lu Leo Lionni özgüven, duygular ve kıskançlık konularına eğilen bu muzip kitabıyla bizi nehir kenarına götürüyor. Yaşananları okurken “İnsanlar doğuştan getirdikleri özellikleriyle övünmeli midir?”, “Sözlerimiz her zaman duygularımızı yansıtır mı?”, “Duygularımızı nasıl gösteririz?” gibi sorularla haşır neşir olup derin konular üzerine sohbet etme imkânı bulacağız. Bir kez daha teşekkürler Lionni.
Cornelius’un diğer timsahlardan farklı özellikleri vardır. Ama anlattığında kimseyi etkileyemez bir türlü. “İki ayağımın üzerinde yürüyebiliyorum” dediğinde “Eee, ne olmuş yani?” yanıtını alır. Umduğu güzel cümleleri hiç duyamaz. Günler böyle geçip giderken, bir maymundan yeni numaralar öğrenir ve timsahlara göstermek ister. Sonuç yine değişmez. Derken öyle bir şey olur ki…
Dans Eden Kelimeler
Dans Eden Kelimeler bir öğrencinin ağzından anlatıyor eğitim hayatını. Sorunlar, o sorunların neden olduğu umutsuzluklar, gencecik insanların omuzlarına yüklenemeyecek kadar ağır olan problemler Üstelik de bu zorlu yarışta Disleksi, DEHB ve Sinestezinin neden olduğu farklılıklar ekleniyor problemlere. 18 yaşında bir genç kız Eylül, kendini ve tüm sorunlarının kaynağı olan sıkıntılarını yazmış kitabında. Aslında anlattığı sadece kendisi de değil, onunla aynı özellikleri taşıyan yüzlerce gence, çocuğa sizi anlıyorum ama vazgeçmeyin, siz tembel ya da öğrenemeyen değilsiniz sadece farklısınız diyor. İşte Elma Yayınevinden çarpıcı bir kitap daha Dans Eden Kelimeler Günlük hayatlarında Disleksi, DEHB ve Sineztezi ile arkadaşlık eden herkese
Dikkat Vücudunuz Konuşuyor
İnsanların beden dili birçok ipucu veriyor. İstiyorum ki gençler sizin mesajlarınızı alsınlar. Sizin için "ilim ve bilim çeşmesi" sıfatı az gelir.
-İshak Alaton Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Sizi Dikkat Vücudunuz Konuşuyor kitabınızla tanıdım. Müthiş bir kitap. Alıp eve gittim, o gece saat üçte bitirdim. Sonra beş kere daha okudum. Diğer kitaplarınızı da ikişer defa okudum. Artık akıllandım; her gün iki bölümü üç-dört defa okuyorum, kitap geç bitiyor.
-İlker Sağlık İş Adamı
Bu kitap, "en çok satanlar" kadar, "en çok okunanlar" listesindeki yerini yıllardır koruyor.
-Mehmet Öz Bilim ve Sanat Kitabevi
Yatağa uzanırken uykunuzu getirsin diye elinize aldığınız bir kitabın bütün gece sizi uyutmadığı oldu mu? Dikkat Vücudunuz Konuşuyor böyle bir kitap.
-Dr. Öner Göv
Yıllardır yerli veya yabancı uzmanların verdiği üst düzey birçok eğitim programına katıldım. Bu kitaba konu olan seminer kadar etkileyici olanıyla karşılaşmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim.
-Atilla Okumuş Jumbo AŞ Genel Müdürü
İş yaşamındaki başarılarını uzun süredir yakından izlediğim Ahmet Şerif İzgören'in deneyimlerini okumak çok etkileyiciydi. Herkesin, hayatla ilgili çok şey öğreneceği bir kitap.
-Prof. Dr. Vahap Katkat
Bu kitap için keyifli ve etkileyici kelimelerinin yetersiz olduğunu düşünüyorum. Farkında olmadığımız bir hayatın bize sunuluşu, demek daha doğru olur.
-Prof. Dr. Cihan Akçaboy
Okuduğunuz ve unutamadığınız kitaplar iki elin parmakları kadardır. Bu, kesinlikle onlardan birisi. Bu kitap alanında bir Best Seller
-İsmail İğdeli
Dünyanın Son Yumurtası
Dura Mater
Elma Yayınevi uzun zamandır merakla beklenen kitabı Dura Mater’le okurlarının karşısında…
“Şu an ellerinizin arasında olan Dura Mater adlı kitap, 3 kitaptan oluşan Mater Serisinin üçüncü ve sonuncu kitabıdır. O nedenle Bölüm 101’den başlamaktadır.
Eğer serinin ilk iki kitabını okumadıysanız lütfen elinizdeki kitabı usulca aldığınız rafa geri koyunuz.”
Yazar Serkan Karaismailoğlu, bu cümlelerle başlıyor Mater Serisinin 3. ve son bölümüne…
İlk iki kitabın konusunu oluşturan heyecanlı serüveninin sonunu ve kahramanların yaşadıklarını okuyoruz Dura Mater’de. Her zamanki gibi bilim, bilim tarihi, macera ve heyecan dolu bir hikâye sizi bekliyor…
Keyifli okumalar…
Ev Yapımı Sihirli Değnek
“Bir sihirli değnek gelse, dokunsa omzuna. Bütün hayallerin tek tek gerçek olsa. Yapmak istediklerinin hepsi kendiliğinden olsa. Sen “açıl” demeden açılsa bütün kapılar ardına dek, geçip gitsen hedeflerine doğru hiç çaba sarf etmeden.
O sihirli değnek sadece seni değil, hayatındaki diğer insanları, seni üzenleri, kıranları, düşündürenleri, yoranları da değiştirse. Herkes bir anda senin hayalindeki gibi bir kimliğe bürünse. Bir sihirli değnekle bütün yolları açsan, bütün sorunları çözsen, bütün mutluluklar senin olsa...”
Elma Yayınevi, Şermin Çarkacı’nın yeni kitabı Ev Yapımı Sihirli Değnek ile tekrar buluşuyor okuyucusuyla… Yazar kendi deneyimlerinden yola çıkarak mutluluğun tarifini veriyor ve “Kendimizi tanıyıp, kendimize inanıp, kendimiz için özene bezene, itinayla, sabırla bir sihirli değnek yapacağız.” diyerek başlıyor anlatısına. Geçmiş zamanların tadını hatırlatan, yüzümüzde gülümsemeler oluşturan bir anlatı bu…
Zengin görsellerle bezenmiş kitap, adı gibi, her bir sayfada bizleri sihirli bir dünyaya sürüklüyor.
Biz de Elma Yayınevi olarak, hayatınızın sihirli değneğine en kısa zamanda kavuşmanız dileklerimizle keyifli okumalar diyoruz, siz sevgili okurlarımıza…
Evlat
İster âlim ol ister zalim; dünyadaki ilk rolün evlat olmaktı. Önce anne babalarımızın sonra da bu toplumun evlatları olduk. Toplum bir kanaviçe gibi ince ince işlenmiş rengârenk bir tablo. Her bir evlat o tabloda küçücük bir nokta! Küçücük bir nokta olsak da tabloda yerimiz belli, rengimiz belli, diğer noktalarla uyumumuz, ahengimiz belli. Hepimiz farklı renkteki iplerle işte böyle birbirimize bağlanmışız. Özümüzdeki renkler bir bütüne can vermiş. Özdeki o rengin solması, tablonun güzelliğini, ahengini etkilemiş. Bu kitap, tüm evlatlar güzel sözler duysunlar, doğru muamele görerek sevgi hamuru ile yoğrulsunlar diye yazıldı. Bir evlat olan kendim için, senin için, dünyaya gelmesine vesile olduğumuz çocuklarımız için, çocukla çalışan, kendiyle çelişen herkes için yazıldı.
Bu Kitapta Neler Var?
Bu kitapta, bir yandan bir akademisyenin hayat yolculuğunu anlatırken bir yandan da;
– Kriz anları için çözüm önerileri
– Bebeklik ve erken çocukluk döneminde beyin gelişimine kısa bir bakış
– Babanın çocuk gelişimindeki rolü
– Erken çocukluk döneminde özgüven gelişimi
– Çocukla iletişimde kullanılan kelimeler ve önemi
– Erken çocukluk döneminde hareket ihtiyacı
– Çocuk gelişiminde oyun ve kaliteli zaman
– Çocuk ve kitap
– Erken çocukluk döneminde televizyon ve tablet kullanımı
– Çocukluk çağı mastürbasyonu
– Erken çocukluk döneminde oyuncak ve renk tercihleri
– Kardeş kıskançlığı
– Erken çocukluk döneminde boşanma
– Erken çocukluk döneminde ölüm kavramı
Eyvah İş Görüşmesi
Ahmet Şerif İzgören ve Hakan Yamanın engin mesleki deneyimlerinin ürünü, mükemmel bir mülakat rehberi olan Eyvah! İş Görüşmesi Elma Yayınevinden çıktı!
Diyelim ki iş görüşmelerinde çok iyisiniz. Her yanıt mükemmel, performansınız da bir harika, peki görüşmesini yaptığınız iş size uygun mu? İş görüşmelerinde sorulan sorulara verilecek yanıtları düşünmeden önce kendinize bazı sorular soruyor olmalısınız: Benim yeteneklerim nelerdir?, Nasıl bir işte mutlu olurum? ve Nasıl bir kariyer istiyorum?
Eyvah! İş Görüşmesi, sadece iş görüşmelerindeki performansınızı artırmayı değil, daha yüksek profesyonel standartlara ulaşmanızı hedefleyen bir kitap. İş hayatında karşılaşabileceğiniz zorlu durumlarda neler yapabileceğinizi, sizin için doğru olan işi nasıl tespit edeceğinizi anlatıyor. Hem de okuyabileceğiz en samimi ve nükteli yaklaşımla.
Hakan Yaman ve Ahmet Şerif İzgörenin engin deneyimlerinin bir ürünü olan bu kitapta ayrıca, 180 iş görüşmesi sorusu ve bunlara verilebilecek en doğru yanıtları da bulacaksınız.
Çok uzun bir hayat değil dostlarım ve ömrünüzün yarısı neredeyse işinizde geçecek. Gerçekten isteyerek, mutlulukla ve keyif alarak yapacağınız ve yeteneklerinizi katacağınız bir iş seçin. Gerisi çatır çatır gelir. Picassonun doktor, Einsteinın muhasebeci, Mimar Sinanın manav olduğunu düşünün, neler kaybederdi dünya.
Ahmet Şerif İzgören
Eyvah Yönetici Oldum
Bir İnsan Kaynakları Masalı, İşte Zor İnsanlar, İyi Ki Farklıyız ve Zor İnsanlarla Zorlanmadan Baş Etmek kitaplarının yazarından yöneticilik yolculuğuna çıkanların “iyilik meleği” olmaya aday bir kitap...
Özden Aslan, yönetim kitapları alanında iyi bir yazar. Bunun iki temel nedeni var: Öncelikle, eserlerinde doğrudan ders vermeye çalışmıyor. Okur dersi kendisi çıkarıyor, bu çok güzel bir fırsat. İkinci nedense, Özden Aslan’ın iyi bir lider ve oldukça deneyimli bir İK yöneticisi oluşu. O yüzden anlattıkları hep pratik ve gerçek. Bu kitap, sadece yöneticilerin değil, iş hayatındaki herkesin ders çıkaracağı çok çok iyi bir çalışma. Tek bir eksiği var kitabın: O da yazarın Türk oluşu. Kitap, “Dolores Steward yazdı” diye basılsaydı, fazlasıyla okunurdu emin olun.
- Ahmet Şerif İzgören
Uzun zamandır beklediğiniz gün geldi ve artık yönetici koltuğundasınız. Peki ya bundan sonrası? Bu sürece hazır mısınız? Yönetici olmanın gerektirdiklerini tam olarak biliyor musunuz? Bunları yerine getirebilecek misiniz? Beklemediğiniz anlarda beklemediğiniz yerlerden gelecek soru ve sorunlarla baş edebilecek misiniz?
Kendisi de bir yönetici olan Özden Aslan, yöneticilerin ve yönetici adaylarının doğru adımlar atmalarına ve yöneticilik temellerini sağlam inşa etmelerine yardımcı olmak üzere hazırladığı Eyvah, Yönetici Oldum! ile sadece bu soruları yanıtlamakla kalmıyor, aynı zamanda kendine has bir kurgu ve anlatım tarzı ile yöneticilere ve yönetici adaylarına roman tadında bir kılavuz kitap sunuyor.
Ezgimizi Kim Çaldı
Hayalhane sakinimiz Ahmet Önel iyi ki var! Birileri bize ağaçların hışırtılarını, sokağın sesini, suskun insanların müziğini hissettirmeli, öyle değil mi? Ne de olsa güzel bir ezgiye kimse kayıtsız kalamaz! Hele bu ezgi, usta ellerden süzülüyorsa…
Esenlik Bey, canım çellosunu bir süreliğine Oğuzlara bırakır çünkü şehir dışına çıkmalıdır. Böylelikle konuşkan arkadaşı yalnız kalmayacaktır. Oğuz ve kedisi Kekik’in de onu yalnız bırakmaya pek niyetleri yoktur zaten. Yeni dostlarıyla bir ezgi bulmak için kolları sıvarlar.
Günler süren denemeler olumlu sonuç verir. Hoş bir ezgi çellonun yayına takılıvermiştir işte. Ama o da nesi? Ezgi onu sakladıkları yerde değildir artık, biri onu çalmıştır. Yani ezgilerini tekrar çalamazlar çünkü ezgileri çalınmıştır. Ne garip… Peki bir ezgiyi kim, neden çalar ki?
Bu hoşsohbet kitabı okurken fon müziğimiz sıcacık poğaçalar, sazlı düşlü karakterler, konuksever asansörler, müzik kulağı olan kediler ve daha niceleri olacak. Yeri gelmişken şunu da belirtelim isteriz: Etrafımızdaki her ayrıntı bize şarkılar söyleyen bülbül sesli bir şarkıcı, hiç durmadan şakıyan bestekâr bir serçe gibidir. Bir de içimizin şarkıları var elbette. Bütün iş tüm bu şarkıları duyabilmekte!
Finansçı Olmayanlar İçin Finans
Geceyi Yutan Çocuk
Geleceği Yönetmek
Zaman zaman herkes geleceğin belirsiz olduğunu düşünebilir. Aslında böyle bir durumda önümüzde sadece iki seçenek vardır; ya bekleyip görürsünüz ya da geleceği şekillendirmek için harekete geçersiniz. Yani, değişime dahil olmadan oluşmasını bekleyip, sonradan geç kalmış bir tepki verirsiniz ya da baştan kontrolü ele alıp değişimi yönlendirirsiniz. İşte, okuyacağınız bu kitap ikinci seçenekle, önceden adım atmakla ilgili. Kurumlarda gelişimin ve değişimin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu gerçeği kabullenmeyenler veya göremeyenler ya kontrolsüz büyüyorlar ya da rekabette geri kalıp küçülüyor ve sonunda da yok oluyorlar. Eğer değişimin ve gelişimin engellenemeyeceğini baştan kabul ederseniz, kurumunuzda yapılacak tüm projelerde, değişimi yönlendirebilme becerilerinin gelişmesine odaklanabilirsiniz.
Ahmet Şerif İzgören’in, Elma Yayınevinden çıkan son kitabı Geleceği Yönetmek, raflardaki yerini aldı. Yaşanmış örneklerin yer aldığı kitapta İzgören, iş dünyasına sesleniyor ve şirketlerin gelecek rotasını “Değişim-Başarı-Gelecek” üçgeninde anlatıyor, ipuçları veriyor.
Keyifli okumalar.
Girişimcilik Öyküleri
Hayal Kasabası
Sizden daha iyi yazan biri varken kitap yazmaya gerek var mı? Ya da ressamlar en güzellerini kullanmışken renklere uzanmaya? Peki, mor gökyüzü olur mu? Rüyalarınızın sonu sizden niye kaçar? Kısacası, beğenilmeyen hayallere ne olur? Yanıtı Hayal Kasabası’nın sokaklarında!
Hayaltoplayan’ı zor günler bekliyor çünkü yan komşusu… Ah, keşke bu bir hayal olsa! Bu yüzden sahibi olduğu Hayal Yayınevi’ne kimse uğramaz oluyor. Üstüne bir de kitapları kokusundan tanıyan, intikam peşindeki Hayalseçen ortaya çıkıyor ve işler epey karışıyor. Ancak hayallerine sıkı sıkı tutunan çocuklar duruma el koyuyorlar. Hem de kulaklarına kaçan esrarengiz dumanlarla işbirliği yaparak…
Dumanı üstünde bu macera bizi çağırıyor, haydi yaklaşın.
Herkes Güzel Ve Etkili Konuşabilir
"Güzel ve Etkili Konuşmak İnsanın Ayrıcalık ve Üstünlük Belgesidir"
"Dünyanın altını üstünü getiren büyük olayların tamamı yazı ile değil, söz ile meydana gelmiştir" diyen Adolf Hitler, akıl almaz Nürnberg mitinglerinde 400.000 insana hitap ederken, elleri, parmakları ve başı öylesine uyum içindeydi ve sesini öylesine etkili kullanıyordu ki meydandaki devasa kalabalık hep bir ağızdan onun hareketlerine aralıklarla tempo tutuyordu.
O, şeytani zekâsı ile sözün ve sesin büyüsünü keşfetmişti.
Eğer isterseniz seçtiğiniz sözcüklerle ve kullanmayı öğrendiğiniz sesinizle karşınızdaki kişi ya da toplulukları büyüleyebilirsiniz.
Hitler gibi milyonları ölüme de sürükleyebilir ya da Hz. Mevlâna gibi insanlığı sentezleyip birey, halk ya da ırk anlayışını aşıp, her şeyin ilahi olanın farklı görünümleri olduğunu söyleyerek, dünyanın bütün düşünürlerini kendinize hayran da bırakabilirsiniz.
"Güzel konuşan ve kendini dinletebilen birinin etkileyemeyeceği kimse yoktur."
Herkes birbirini etkilemek, ikna etmek ve kendini dinletebilmek istiyor. Ancak yöntemin ne olacağına dair fikir olan çok az sayıda kişi var.
Güzel ve etkili konuşma ile iş yaşamında başarı ve saygınlık, özel yaşamda ise mutluluk ve sevgi kazanırız.
Sesimiz ve sözümüzle büyülemek istiyorsak ihtiyacımız olan şey yetenek değildir. Herkes etkili ve güzel konuşabilir, yeter ki isteyelim, öğrenelim ve çalışalım...
Bu kitapla birlikte çıktığımız yolculukta sesimizin renklerini tanıyacağız, söz dağarcığımızı zenginleştirip güzel cümleler kuracağız, beden dilimizle de atlatmayı öğrenerek etki alanımızı genişleteceğiz. Kendimizde yeni bir kimlik inşa edeceğiz.
Çıktığımız bu yeni ve büyülü yolculuk için hazırsan hemen başlayalım.
Hoş geldin...
- TRT Spikeri Tuğba Dalkılıç
Işık Muhafızı
Kadın Beyni Erkek Beyni
Bu kitabı okuduğunuzda beyninizin cinsiyeti hakkında birçok detayı öğreneceksiniz. Kadınlar ve erkekler arasındaki farkları, karşı cinsin sizi kızdıran, güldüren hatta şaşırtan birçok tepkisinin nedenini anlayacaksınız.
Serkan Karaismailoğlu’nun bilimsel bir o kadar da mizahi anlatımıyla Kadın Beyni Erkek Beyni…
Kampta Kuvvet Ve Hareket
Bilimin izindeki rengârenk sayfalar neşe dağıtmaya devam ediyor. Bilim Apartmanı, Matematik Parkı, Işık ve Ses Müzesi derken şimdiki durağımız Kampta Kuvvet ve Hareket. Sinekkapan ailesinin fertleri Pekmez Hanım, Tahin Bey, Üzüm ve Susam’ın tatlı kamp gününe misafir olacağımız bu kitap, gündelik anlarımızın ardındaki bilimsel gerçekleri tüm eğlencesiyle önümüze seriyor. Takımyıldız’ın renkli galaksisinde yepyeni bir güne hoş geldiniz. Haydi kampa!