Yeşil Parmaklı Tistu
Tistu'nun parmakları dünyayı değiştirecek!
Titsu'nun ellerinde, doğuştan gelen gizli bir güç vardır. Parmaklarını nereye dokundursa oradan yeşil fidanlar fışkırır, ortalık çiçek bahçesine döner; tutuklular mutlu olur, hastalar iyileşir, savaşlar durur. Bu küçücük çocuk, dünyayı değiştirmeye adaydır... Ama aslında kimdir bu Tistu?
Goncourt ödüllü, Fransız yazar Maurice Druon'un çocuklar için yazdığı tek roman olan Yeşil Parmaklı Tistu hem Fransa'da hem de tüm dünyada bir çocuk klasiği sayılıyor.
Masal Kurma Oyunu
Derken, bir masal diğerini yarattı...
Bora, teyzesinin Ayvalık’taki evinde enfes bir yaz tatili geçiriyordu. Doğayla iç içe günler, denizde keyifli saatler, sohbet eşliğinde yakılan mangallar… Elektriklerin kesildiği bir akşam, eniştesi “masal kurma oyunu” oynamayı önerdi. Çünkü masallar karanlığı ve sessizliği severdi. Yaşlı bir oduncunun öyküsüyle başladı her şey. Sonra haber geldi: Albatros Kraliçe Zuhra’nın hükümranlığındaki Kuşlar Sarayı’nda, yolunda gitmeyen bir şeyler vardı...
Çağdaş edebiyatımızın usta öykücülerinden Cemil Kavukçu, Bir Öykü Yazalım mı?’nın ardından, çocukları yeni öyküler kurmaya davet ediyor.
Charlie’nin Çikolata Fabrikası
Charlie'nin çocukları heyecanlandıran, büyükleri gülümseten öyküsü
Charlie; annesi, babası, iki ninesi ve iki dedesiyle, büyük bir kentin bitiminde, küçük bir tahta barakada yaşamaktadır. Yoksuldurlar. Charlie çikolataya bayılır, ama alacak parası yoktur. Biriktirilen parayla, yılda bir kez, küçük bir çikolata girer evlerine. Bu büyük kentte, Charlie'lerin evinden bile görülen, kocaman bir çikolata fabrikası vardır; dünyanın en ünlü çikolatalarını üretir. Günlerden bir gün, fabrikanın sahibi Bay Wonka, imparatorluğunu devredeceği bir varis seçmek için yarışma düzenlediğini açıklar; Charlie de adaylardan biridir...
Gülibik
Bir horoz yaşamınızı değiştirebilir mi? Bu horozun adı Gülibik ise, elbette. Tahtadan atları, kurşundan askerleri, lastikten topları, plastikten arabaları, kısaca, parayla satın alınabilen hiçbir oyuncağı olmamış, yoksul bir çocuğun öyküsüdür bu. O yoksul çocuğun, çocukluğu boyunca, bir tek oyuncağı oldu: bir horoz; gülibikli bir horoz. Gülibik, çocuk için oyuncaktan öte bir şeydir; bir dost, bir umut... Yıllar geçer, o yoksul çocuk büyür. Öğrendiği birçok şeyi unutur. Unutamadığı tek şey vardır: Gülibik...
Ünsüz Biyografi
Yazarlar hayatlarımıza öyküleriyle en sihirli anlarda dokunabiliyor. Nazlı Eray'ın iz bırakan bir otobüs yolculuğuna, Ayşe Sarısayın'ın bir kızın meslek hayallerine eşlik etmesi gibi. Sabahattin Ali'nin gizemli bir yaşamın kapısını aralaması; Cemil Kavukçu'nun kendisinden uzaklaşan ablasını özleyen çocuğun elinden tutması gibi. Füruzan'ın yeni bir yaşamı müjdelemesi, Adalet Ağaoğlu'nun bir öğrenciye ödevinde yardım etmesi gibi. Hepsi de aynı sarsılmaz merhamet ve yüzlerindeki aynı silinmez gülümsemeyle...
Dila İren, öğrencileriyle gerçekleştirdiği yaratıcı okuma projesinden yola çıkarak yazdığı Müfredat Dışı'ndaki öykülerine yenilerini ekliyor. Edebiyatımızın iz bırakan yazarları eşliğinde, çocukluğun ve gençliğin farklı duraklarına uğruyor.
Çatıdan Gelen Kedi
Bayan Minoes eskiden bir kediydi. Artık insana dönüşmüş olsa da hâlâ mırlıyor, öfkelenince tırmalıyor ve çatılarda gezmeye bayılıyor. En önemlisi de hâlâ kedilerle konuşabiliyor. Bayan Minoes`un patronu, utangaç gazeteci Tibbe bu sayede birçok gizli habere ulaşıyor. Kedi Haber Ajansı`ndan aldığı son haber şehrin tanınmış simalarından, fabrika sahibi Bay Ellemeet`le ilgili. Anlaşılan Bay Ellemeet göründüğü kadar hayvansever değil ama herkesi kandırmayı başarıyor. Peki Tibbe Kedi Haber Ajansı`nın yardımıyla gerçekleri ortaya çıkarmayı başarabilecek mi?
Aveline Jones Ve Cadı Taşları
Aveline, annesinin yaz için kiraladığı evin bir taş çemberin yakınlarında olduğunu öğrenince çok heyecanlanır. Köyde yaşayanlar bu antik yapıya Cadı Taşları adını vermiştir. Aveline binlerce yıllık bu taşlar hakkında daha fazlasını öğrenmek için sabırsızlanır.
Derken Aveline köyde Hazel ile tanışır. İnanılmaz havalı, gizemli ve bir o kadar da dost canlısıdır Hazel. Çok geçmeden Aveline, Hazel’ın büyüsüne kapılır. İşin aslı Hazel, Aveline’in daha önce tanıştığı hiç kimseye benzemez, onda tuhaf bir şeyler vardır. Aveline çok geç olmadan Hazel hakkındaki gerçeği öğrenebilecek midir?
El fenerlerinizi yakın ve siz de bu macerada Aveline’e katılın!
Dünyamızın İlk Şafağı – Çatalhöyük Öyküleri 1
Günümüz uygarlığının oluşmasına katkıda bulunan binlerce buluş var. Bu buluşların kimler tarafından, nasıl gerçekleştirildiğini kimse bilmiyor. Dünyamızın İlk Şafağı, serüven heyecanını eksiltmeden, kimi önemli buluşların nasıl yapılmış olabileceği konusunda ipuçları veriyor. Bu kitabı okuyan herkesi, yeni buluşlar yapmaya çağırıyor. Zaman içinde çok uzun bir yolculuğa hazır mısınız? Önce kemerlerimizi bağlayalım, sonra gözlerimizi yumalım. Az sonra, kendimizi çok eski çağlarda, günümüzden on bin yıl önce Ningur ve Ninlil'in yaşadığı Çatalhöyük'te bulacağız. O çağda, yeryüzünün ilk kenti olan Çatalhöyük'te yaşam koşulları bugün bildiğimizden çok farklı. Ama, gözlemlerinden yeni sonuçlara ulaşmayı bilen Ningur, buluşlarıyla yaşam koşullarını geliştiriyor. Bilgin Adalı'nın yine bu dizide yayınlanan Zaman Bisikleti kitabını okuyup sevdiyseniz, Dünyamızın İlk Şafağı'nı da severek okuyacaksınız.
Tarihi Konağın Gizemi
Aydede Peynir Değildir
Nefes Almadan
Joey ve arkadaşları sahada maç yaparken, tanımadıkları bir çocuk kenarda oturmuş, onları izlemektedir. Joey onu maça davet edince çocuğun adının Adil olduğunu, sahanın yakınındaki Sığınmacı Merkezi'nde yaşadığını öğrenirler. Çok geçmeden, Adil'in müthiş yetenekli olduğu ortaya çıkar. Fakat Joey'nin arkadaşlarının çoğu Adil'le ilgili önyargılıdır. Çocuğun onlarla vakit geçirmesine ve kendi futbol kulüplerinin altyapısına katılmasına sıcak bakmazlar. Joey, Adil'le arkadaşlık etmeye başlayınca, o ve ailesinin Suriye'den aylar süren yolculukları hakkında daha çok şey öğrenir ve yeni arkadaşının yaşamak zorunda kaldıklarına çok üzülür. Önyargıları yıkmak hiç de kolay olmayacaktır. Fakat Joey, Adil'i takıma kazandırmaya kararlıdır.
“Nefes Almadan” mülteciler, ırkçılık, daha iyi bir yaşam umudu ve sporun birleştirici gücü hakkında sürükleyici bir hikâye.
Gece Yarısı Canavarlar Geldiğinde
Yatağının yanına bir çift spor ayakkabısı koy!”
“Yatmadan önce ılık süt iç!”
“Korkunç televizyon programları izlemeyi bırak!”
Leo kâbuslardan mustariptir ve büyükannesinden öğretmenine, herkesin bu konuda vereceği bir tavsiye vardır. Gelgelelim hiçbirinin faydası dokunmaz. Canavarlar, hayaletler ve ürkütücü hayvanlar uykusunda Leo’yu kovalamaya devam eder. Neredeyse her yolu denediğini düşünen Leo, biraz araştırma yapmak üzere kütüphaneye gider. Orada, Malezya’daki eski bir kabile hakkında bir kitap bulur. Bu kabile, kâbuslardan kurtulmanın yolunu bilmektedir. Peki yöntemleri Leo’nun da işine yarayacak mıdır?
Korkularla baş etmek üzerine yol gösterici bir hikâye!
Altınçayır Vadisinin Çocukları
“Semocum, hayalciler cesur olmak zorunda mı? Bilge olmamız gerekiyor mu?”
Altınçayır Vadisi’nin menekşe boyalı evinde annesi, babası, büyükannesi ve kedisiyle yaşayan Asinaz, can dostu Semagül’ün özlemiyle doludur. Babasının yıllar önce kaza geçirmesine neden olan altın madeni yeniden açılmış, pek çok aile vadiden taşınmak zorunda kalmıştır. Vadinin çocuk grupları Hayalciler, Bilimciler, Kuşçular ve Altıncılar oyunlarını sürdürür, yetişkinler maden konusunda ne yapacaklarını düşünürken, Asinaz’ın aklı Semagül’de ve günden güne suskunlaşan annesindedir. Aradığı cevapların onu zamanda bir yolculuğa çıkaracağından ise henüz habersizdir…
Dil ustası Latife Tekin çocuklar için yazdığı ilk romanında, doğayı ve insanı masalsı bir anlatımda buluşturuyor.
Ada
Sophie ile babası, bir deniz kazasının ardından kendilerini bir adada bulurlar. Adanın göründüğü gibi olmadığı başta akıllarına bile gelmez.
Ada, Sophie ile babasına denizdeki yaşamın mucizelerini gösterir, onları tropik fırtınalardan ve kışın sert rüzgârlarından korur. Ada hayatı sürprizlerle doludur ve adanın da kendi sırları vardır.
Aile nihayet kurtarıldığında, Sophie birlikte mutlu günler geçirdikleri “o” nazik adaya teşekkür etmeyi ihmal etmez.
Ada, göz alıcı resimleriyle, kalpleri ısıtan bir öykü!
Buz Ejderhası
Her yıl, buz ejderhaları uçup gittiklerinde, kışı beraberlerinde götürürlerdi ve vadiye ilkbahar gelirdi. Yeşil gözlü kız baharın gelişini sabırsızlıkla bekliyordu. Ne var ki buz ejderhalarından biri kanadını yaralayıp evin çatısında kalınca, kış daha da sert bastırdı, açlık gitgide daha da dayanılmaz oldu. Hiçbir şey işe yaramıyordu. Tüm çareler tükenmek üzereyken, yeşil gözlü kız neyi yanlış yaptığını anladı.
Buz Ejderhası, şefkate, sevgiye ve umuda dair kalpleri ısıtan bir kış masalı...
Sıradan Bir Gün
Ekmek Elden Süt Memeden
Hızlı gideceğiz. Boynuma sarıl. Bacaklarını sık. Tamam.
Hadi bakalım… Kocaman sarı bir köpeğin sırtına bineceğiz ve sonra ver elini gökyüzü…
Usta yazar Yusuf Atılgan’ın kaleminden çıkan bu öyküleri okumanın yaşı yok; her sayfayı büyük bir beğeniyle okuyacaksınız. Başlayın sayfaları çevirmeye...
“Kitaplar çocuklar için yazılmamalıdır ama kişi, yetişkinler için yazılmış eserler yani gerçek sanat eserleri arasından uygun olanları seçmesini bilmelidir.”
- Anton Çehov
Arkadaşım Nasreddin Hoca
Hoca, bir gün… Nasreddin Hoca’nin adini duyar duymaz, hepimizin yüzünde bir gülümseme belirmez mi? Sadece gülümseme de değil, Nasreddin Hoca’nın fıkraları aynı zamanda düşündürür hepimizi! Çocukluğundan gençliğine, eşeğinden komşularına, kadılığından Timur’a kadar, yüzyıllardır hepimizi güldüren Nasreddin Hoca fıkralarından Süleyman Bulut’un çocuklar için hazırladığı bu geniş derlemede, fıkraların düşündürücü yönlerine de işaret ediliyor. Ne diyelim, yüzümüzü güldürenler çok olsun!
Fare Adlı Kedi
Küçük Kırmızı Düğme
İna Mağarada
Tıpkı sana benzeyen muhteşem kızların hikayeleri!
Tarihöncesi zamanlarda çocuklar okula gitmezdi. Okula gitmedikleri için ne okumayı bilirlerdi ne de yazmayı… Ama bir gün, Ina adında bir kız çocuğu resim çizmeyi icat etti ve incecik sivri çubuklarla toprağın ve kumun üzerine çizmeye başladı.
Filler, bulutlar, karaca yavruları, balıklar…
Neler çiziyordu neler! Fakat kabilenin kurallarına göre herkes aynı şekilde davranmalıydı. Resim çizmek de neymiş?! Resim yapmayı çok seven cesur Ina, bu yeteneğini kabilesine kabul ettirmenin bir yolunu bulmalı...