Deli Bal
“Hepimizin yüreğinde karanlıkta kaldığı için açamayan bir çiçek vardır.”
Olivia McAfee baştan başlamanın ne demek olduğunu iyi biliyor.
Ünlü bir cerrahla evliydi.
Mükemmel bir evde yaşıyor, sevimli oğlu Asher'a kusursuz bir gelecek hazırladığını düşünüyordu.
Ta ki kocasının karanlık yüzü ortaya çıkana kadar.
Olivia dayanabileceği tüm acıları yaşadı ve artık geçmişi geçmişte bıraktı, şimdi eski hayatından kilometrelerce uzakta arıcılık yapıyor.
Lily Campanello baştan başlamayı öğreniyor.
Annesiyle evden ayrılalı, ruhunu rendeleyen babasını terk edeli, yeni hayatına başlayalı çok olmadı.
Şimdilik işler iyi gidiyor, Olivia’yı ikinci annesi gibi görüyor, Asher’a ise deli gibi aşık.
Kusursuz değil, biliyor ama kendisiyle beraber onu da iyileştireceğini düşünüyor.
Ve bir gece bütün hikaye tersine dönüyor.
O akılalmaz telefon geliyor: Lily öldü ve Asher karakolda.
Picoult, kurgu ustası yazar Boylan ile güçlerini birleştiriyor; tüm romanlarından damıttığı tılsımı Deli Bal’da okura sunuyor.
Sürükleyici bir gerilim romanı, unutulmaz bir aşk hikayesi ve kendimiz olmak için aldığımız risklerin, sakladığımız sırların etkileyici keşfi.
"Picoult bir kelime ustası. Sadece zihinlerimizi provoke etmekle kalmıyor, kusurlu ruhlarımıza dokunan hikayeler yaratıyor."
Boston Globe
"Aynı romanda bin bir duygu. İki çoksatan yazar güçlerini birleştiriyor, aşka ve gerçeklere dair son yılların en provokatif romanına imza atıyor."
Washington Post
“Picoult romanlarını okurken merakınızı diri tutan bir sonraki sayfada ne olacağı. Bunun için yıllardır çoksatan listelerinde hep bir Picoult romanı var.”
San Antonio Express News
“Jodi Picoult başucunuzda öylece bekleyip toz tutan romanlar yazmaz. Bir solukta okunur ve kendine müptela eder.”
LA Times
Veda Etmiyorum
Kore edebiyatının dünyaya armağanı, Booker ödüllü Vejetaryen, Booker finalisti Beyaz Kitap ve Çocuk Geliyor'un yazarı Han Kang'dan ödüllere boğulan, övmelere doyulmayan bir roman daha: Veda Etmiyorum.
Adeta kış uykusundan uyanır gibi...
Uluslararası çoksatan yazar Han Kang’ın tüm dünyada ses getiren, son olarak Prix Mėdicis ve Prix Femina’ya layık görülen romanı Veda Etmiyorum, Güney Kore'nin bugünü ile acı dolu geçmişi arasında özümüzü bulacağımız bir yolculuğa davet.
Üç kadının bakış açısından Güney Kore tarihinin en karanlık zamanlarını okuyacağız.
Faili meçhullerin ve sivil katliamlarının damga vurduğu zamanları.
Jeju Adası’nda durmadan yağan kar ve dinmek bilmeyen fırtına eşliğinde hayatın sönmeyen ışığını arayacağız.
Önümüzü görmemizi sağlayan, geride bırakılanlardan ve unutturulmaya çalışılanlardan yadigâr o ışığı.
Zamanlar arası salvolar atıyor, geçmiş ile bugünü edebiyatla örüyor Han Kang, jenerasyonlar boyu taşınan sırları bir romana sığdırıyor. Güney Kore'nin travmatik hafızası aydınlandıkça dünyanın dört bir yanındaki okurlar kendi coğrafyaları ile barışıyor.
Dostluğa övgünün, travmalara saygının ve unutmaya isyanın romanı: Veda Etmiyorum.
“Han Kang'ın Veda Etmiyorum’u daha ilk sayfasından benzersiz ve sahici bir zihinsel alan yaratıyor, rüya ile gerçeği birbirine tutturuyor.”
Le Monde
Kargo
Paula ile Renko, koruyucu giysilerini giydikten sonra konteynerin etrafında bir tur attılar. Dıştan temizdi, boyası yepyeni görünüyordu. Konteynerin etrafındaki zeminde de dikkat çekici bir şey yoktu. Ancak, ön taraftaki kilitli kapının alt köşesinde bir tür vana vardı, muhtemelen suyu buradan pompalamışlardı. Vananın ön tarafında, toprağın üzerinde birtakım izler vardı, yerde bir şey sürüklenmiş gibiydi. “Bu çok saçma,” dedi Renko. “Birini öldürmek için aşırı derecede karmaşık bir yol. Bir insan neden bu kadar zahmete girer ki?”
Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de, bir kargo konteynerinin içinde bulunan cesetle başlayan sarsıcı İskandinav polisiyesi Kargo, gerilim dolu kurgusu ve derinlemesine işlenmiş karakterleriyle yepyeni bir polisiyeyi müjdeliyor.
Soruşturmanın ucu kurbandan katile, sömürgecilikten ırkçılığa uzanıyor. Kargo’nun yoksulluk ve zenginliğe, kadın ve erkek haklarına, ebeveynlere ve çocuklarına, zehirli iş dünyası ve sanata dair çok sözü var. Zekası ve empatisiyle Paula Pihlaja, yalnızca bir cinayeti değil, sistemin karanlığını da aydınlatmak için başrolde. Saf edebi yetenek, polisiye ve hayatla birleşiyor.
Kargo, bir yandan polisin bir cinayet soruşturmasını nasıl yürüttüğünü ders kitabı tadında en ince ayrıntılarıyla adım adım anlatırken, bir yandan da kusursuz görünen bir coğrafyanın sisteminin sırlarını ifşa ediyor.
Ne Düşündüğünü Biliyorum
John Smith, kimileri için lütuf, kimileri için lanet sayılacak özel bir yeteneg?e sahip: insanların zihinlerine eris¸ebiliyor.
Akıllarına takılan s¸arkıları, herkesten sakladıkları sırları, gizledikleri korkuları, unutamadıkları acı dolu anları bir bakıs¸ta okuyabiliyor...
Sürpriz deg?il, CIA onu en güçlü ajanlarından biri haline gelene dek ihtimamla yetis¸tirdi, yeteneklerini zorlayarak gelis¸tirdi.
Ve yine sürpriz deg?il, John gibiler tek yere bag?lı kalamaz...
Tes¸kilattan bir gece ansızın kaçtı ve s¸imdi özel danıs¸man olarak çalıs¸ıyor, en büyük mücadelesi de kendisiyle.
Tek derdi yeteneg?inin karanlık potansiyelini kontrol altında tutmak ve beladan uzak kalmak.
Yeni müs¸terisi milyarder yazılım gurusu Everett Sloan'ın teknoloji dehası eski çalıs¸anını aras¸tırması için John'u tutmasıyla is¸ler fena karıs¸ıyor.
John, güçlerini sonuna kadar kullanmanın hayatta kalmak için tek umudu oldug?unu biliyor, bu kendi akıl sag?lıg?ını riske atmak anlamına gelse bile.
Christopher Farnsworth yüksek konseptli gerilim macera romanı
Ne Düs¸ündüg?ünü Biliyorum'da tarih, biyoteknoloji, aksiyon ve macerayı kusursuz bir s¸ekilde harmanlıyor.
“Ne Düs¸ündüg?ünü Biliyorum'u okumak, gökyüzünde 5.000 mil hızla ilerleyen balistik bir füzenin burun kısmına bag?lanmakla es¸deg?er. Unutulmaz bir yolculuk!”
Nick Cutter, THE TROOP ve THE DEEP kitaplarının yazarı
"Biraz James Bond, biraz Jason Bourne, biraz Profesör X... tek farkla: Bizim kahramanımız daha zeki, daha esprili ve daha hızlı kos¸abiliyor. Christopher Farnsworth Ne Düs¸ündüg?ünü Biliyorum'da gelmis¸ geçmis¸ en büyük silahı kılıfından çıkarıyor: insan zihni!”
Beau Smith, WYNONNA EARP'ın yaratıcısı / yazarı
“Chris Farnsworth tıpkı kahramanı gibi zihin okumayı biliyor, son sayfaya gelene kadar beni kendine bag?lamayı bildi. Ne Düs¸ündüg?ünü Biliyorum s¸imdiye kadarki en iyi romanı.”
IanTregillis, MEKANI?K'in yazarı
“Telepati ve kirli is¸ler...
Yog?un macera ve tekno-gerilim...
Güçlü yeteneklere sahip göz alıcı bir kahraman...
Ne Düs¸ündüg?ünü Biliyorum'da her s¸eyin en iyisi var ve bas¸tan sona çok eg?lenceli.”
Jonathan Howard, JOHANNES CABAL THE NECROMANCER'ın yazarı
Hasret Koordinatları
“Görkemli ve unutulmaz bir roman, gerçekliğe karşı kurmacanın zaferi.
Hasret Koordinatları okura gerçek bir kaçış fırsatı sunuyor!”
Booklist
Hasret Koordinatları güzelliğimizi ve çirkinliğimizi, birbirimize zarar verme ve birbirimizi sevme sınırlarımızı, doğayla olan gizemli ve kutsal ilişkimizi önümüze seriyor.
Önce bir adaya gideceğiz, ardından bir vadiye, unutulmuş bir şehre...
Kar çölünü ziyaret edeceğiz, ağaçlarıaraştıran bilim insanıyla ve kâhinle tanışacağız.
Bir buzul uğruna kopan beyhude savaşları sona erdirmeye çalışan jeolog yolda bize eşlik edecek.
Hayatının son demlerindeki aşıkları, devrimci oğlunu kurtarmak için kıyasıya mücadele eden anneyi, bir dost arayan canavarı, önce tekneye sonra kadına dönüşen kaplumbağayı yanımıza alacağız.
Kıtalar kadar huzursuz, kurumaya yüz tutmuş görkemli okyanusun hayaletiyle karşılaşacağız.
Bu roman hayatı iç içe geçmiş karakterlerin birliktelik arayışı.
Shubhangi Swarup tüm dillerde heyecan uyandıran bir edebi dehâ, Hindistan’ın dünya edebiyatına en güzel armağanlarından.
Dünya ile insanlığın birbirine duyduğu çok yönlü şiirsel aşkı ve özlemi anlattığı Hasret Koordinatları 17 dile çevrildi, dünyanın ve insanların sınırlarını hikayelerle aşma çabası edebi çevrelerde heyecan yarattı.
“Hasret Koordinatları, yeryüzünün nefes aldığını ve en yalnız olduğumuz anda bile değişen dünyanın bir parçası olduğumuzu hatırlatıyor bize.
Bu kitapta ana karanın yürüdüğünü, deniz fenerlerinin fora ettiğini ve bastığınız yerin hareket ettiğini hissediyorsunuz.”
Guernica
“Şaşırtıcı ve benzeri görülmemiş... Shubhangi Swarup insanları, ormanları, okyanusları ve kar çöllerini edebiyatla tanıyıp sevmemizi sağlıyor.”
Nilanjana S. Roy
“Şiirsel, eşi benzeri görülmemiş, okuru kalbinin tam ortasından vuran bir roman.”
JCB Edebiyat Ödülü Jürisi
Oz
Fenomen romanlar Olasılıksız ve Empati'nin yazarı Adam Fawer'dan OZ!
Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı. En azından bana söylediği buydu. Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum.
Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir. Ama değilsem…
Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir. Üstelik tek bir dünya yok.
Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karışmıştı. Okuyun, anlayacaksınız. Sonra karar verirsiniz: Ben mi delirdim yoksa siz mi?
Hortum seni sürükledi. Şimdi hikâyeye baştan başlayacaksın.
Aklını, kalbini, duyularını karıştıracak bir dünyayla karşı karşıyasın. Bu diyarda gündüzler karanlık turuncu, güneş siyah, geceler bembeyaz. Büyünün yerini bilim aldı. Hatırladığın herkes, her şey artık çok daha güzel, korkunç, acımasız.
Yeniden keşfetmeye hazırlan: OZ'u ya da kendini!
Şahane Hatalar Bira Kadın
Kader diye bir şey vardır ve senin seçimlerinle değişir.
Tüm gözler üzerinde, etrafın sayısız insanla çevrili.
Alımlı, tehlikeli, masum, kibirli.
Tek gecelik maceralar, yakıcı yakınlıklar, ömürlük aşklar... seçimlerine bağlı.
Hatalarınla mutluluğa mı yaklaşacaksın, korkaklık ettiğin an fırsat mı harcayacaksın?
Oyun hazır ve kontrol sende. Şahane hataların seni bekliyor. Serüveni kurgula.
Okurun seçimlerine göre iletleyen interaktif romanlar sadece April'de!
Bu kitabı okumaya normal bir kitap gibi birinci sayfadan başlayın. İlk bölümün sonunda, önünüze bir yol ayrımı çıkacak. Kararınızı verin ve ilgili bölüme gidin. Her bölümün sonunda seçimlerinizle kaderinizi kontrol etmeye devam edeceksiniz. Kitabı okurken bazen hiç beklemediğiniz bir yere ulaşacak, bazen de kendinizi daha önce olduğunuz yerde bulacaksınız.
Hayatın size neler hazırladığını asla bilemezsiniz. Ama şunu biliyorsunuz: iyilikler her zaman ödüllendirilmiyor ve bazen hatalı kararlar, şahane olayların başlangıcı olabiliyor. Her yolculuğun sonunda başa dönüp tekrar başlayın, unutmayın, herkes ikinci bir şansı hak eder. Yüzlerce farklı hayat sizi bekliyor.
İyi şanslar.
"Başroldesiniz, hakkını verin."
- Newsweek
"Raydan çıkmaya hazır mısınız?"
- NY Times
%MCEPASTEBIN%
Şahane Hatalar 1
Bu kitabı okumaya normal bir kitap gibi birinci sayfadan başlayın. İlk bölümün sonunda, önünüze bir yol ayrımı çıkacak. Kararınızı verin ve ilgili bölüme gidin. Her bölümün sonunda seçimlerinizle kaderinizi kontrol etmeye devam edeceksiniz.Kitabı okurken bazen hiç beklemediğiniz bir yere ulaşacak, bazen de kendinizi daha önce olduğunuz yerde bulacaksınız. Hayatın size neler hazırladığını asla bilemezsiniz. Ama şunu biliyorsunuz, iyilikler her zaman ödüllendirilmiyor ve bazen hatalı kararlar, şahane olayların başlangıcı olabiliyor. Her yolculuğun sonunda başa dönüp tekrar başlayın, unutmayın, herkes ikinci bir şansı hak eder. Yüzlerce farklı hayat sizi bekliyor. İyi şanslar.
Elinizdeki romanın kahramanı sizsiniz!
Bu şahane roman size yepyeni dünyalar sunuyor: Siz okudukça dönen, şoklar ve mucizelerle dolu dünyalar!
Köşkün biricik efendisi mi olacaksınız, nehir kenarında yaşayan bir evsiz mi?
Hayatınızın aşkıyla sonsuza dek mutlu ve sakin bir hayatınız mı olsun, yoksa zirvede tek başına bir bilim insanı olarak mı öleceksiniz?
Japonya'da Zen rahibinin yanında mı bitecek öykünüz, New York'da bir karavanda mı?
Kader mi hayatımızı yönlendiriyor yoksa yaptığımız tercihler mi?
Gerçek hayatta geçmişinizi değiştiremezsiniz ama Şahane Hatalar'da imkansız diye bir şey yok!
Yine de küçük bir uyarı, seçimlerinizi dikkatli yapın.
Tıpkı hayatın kendisi gibi, ne zaman ne olacağını asla tahmin edemeyeceğiniz, dopdolu bir kitap.
- Forbes
Uyuşturucu, tecavüz, patlama, sevgi, aşk, huzur. Duygulu anlatım, kapkara mizah.
- Publishers Weekly
Raydan çıkmaya hazır mısınız?
- NY Times
Başroldesiniz, hakkını verin.
- Newsweek
Cam Çocuk
Sürekli bir şeyler kırılır.
Bardaklar, tabaklar, tırnaklar…
Yaşamdaki işlevlerini artık yerine getiremez hale gelirler. Arabalar, verilen sözler, patates cipsleri. Hepsi un ufak olur. Buzu kırabilirsiniz; dalgaları da öyle; ses çatlar, sessizlik bir anda paramparça olup dağılır. Yürekler kırılır; umutlar da öyle. Zaman ortadan yarılıverir; insanlar molalar alırlar, hapse girip yaşamdan bir süreliğine koparlar; günler yarılır, tekdüzeliğinden sıyrılır ya da tam tersi aydınlık gidiş birden tersine döner. Zincirler kırılır, sessizlik kırılır, bağlılıklar, sadakatler kırılır.
Yaşamdaki birçok şey kırılgandır.
En çok da yaşamın kendisine yönelik akit kırılgandır.
Kırık dökük bir hayatın içinde Osteogenesis Imperfecta hastalığıyla dünyaya gelen bir bebek: Cam çocuk Willow.
Sayısız kırıkları sarmaya çalışan bir anne: Charlotte.
Buz gibi görünümü altında parçalanan bir baba: Sean.
Kardeşinin kırıkları altında ezilen bir diğer kız: Amelia.
Ve Charlotte’nin biricik arkadaşı ve doktoru: Piper.
Buzun üstünde gezinen bu karakterlerin etik ve kişisel kararlarla ilgili söyleyecek çok sözü olacak.
Jodi Picoult Cam Çocuk’ta bir kez daha edebi dehasıyla son derece kaygan bir zeminde önemli ve kışkırtıcı sorulara yanıt arıyor.
Picoult kestirilemez bir ihtişamla yazıyor.
- Stephen King
Picoult abartılması güç derecede iyi yazıyor.
- Financial Times
Picoult sıcak konulara parmak basmakta üstatlaştı, hatta kâhin seviyesine geldi.
Bizi doğru ve yanlış üzerine düşünmeye zorlayışı karşısında afallamamak imkânsız.
- The Washington Post
Empati
Yaşamınızın kontrolü sizde değil!
Öyle olduğunu düşünebilirsiniz, ama yanılıyorsunuz.
Elbette ki kendi kararlarınızı kendiniz vermekte özgürsünüz.
Bu kitabı kapatabilirsiniz.
O sandalyede oturmaya devam edebilirsiniz.
Ya da gözlerinizi oymak gibi çılgınca bir şey yapabilirsiniz.
Ne isterseniz yapabilirsiniz.
Ama sorun şurada: Ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz.
Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o
kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin. Ne isterseniz yapın.
Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.
Edebiyat, Bilim ve Felsefe Ruhunuza Akacak, Okudukça Bağlanacak, Bağlandıkça Okuyacaksınız...
Kız Kardeşim İçin
Anna hasta değil, ama on üç yaşına dek sayısız ameliyat, nakil ve operasyon geçirdi, iğneler vuruldu. Hepsi ablası Kate’in çocukluğundan beri yakasını bırakmayan lösemiyle mücadele edebilmesi için.
Kate ile tam doku uyumu olması için laboratuar ortamında genleri özel olarak seçilen özel üretim bir çocuk olan Anna, ablasına ilik verebilmesi için dünyaya getirilmişti bu rolünü ve hayatını hiç sorgulamadı.. bugüne dek.
Şimdi ise ergenlik çağındaki çoğu genç gibi Anna da gerçekte kim olduğunu sorgulamaya başlıyor ve sonunda çoğu insan için akla getirmesi bile mümkün olmayan bir karar alıyor; ailesini paramparça edecek ve sevdiği ablası için belki de ölümcül sonuçlar doğurabilecek bir karar.
Çok önemli etik tartışmaları körükleyen kışkırtıcı bir roman olan Kız Kardeşim İçin, bir ailenin ne pahasına olursa olsun verdiği hayatta kalma mücadelesini ve ibret alınacak bir ahlak öyküsünü anlatıyor.
“Picoult kestirilemez bir ihtişamla yazıyor.”
Stephen King
"Picoult'nun son romanı ile uykusuz gecelere hazır olun. Sadece, elinizden bırakamayacağınız bir hikaye dersek, bu eserin hakkını yemiş oluruz. Elinizde tuttuğunuz muhteşem, yürekleri dağlayan, tartışmalar ve ikilemlerle dolu, dürüstçe anlatılmış bir kitap."
Booklist
"Picoult son derece karmaşık bir konuyu cesurca ve açıkça ele alıyor ve kitabına inanılmaz şaşırtıcı bir nokta koyuyor."
Publishers Weekly
Uluslararası çok satan yazar Jodi Picoult en güçlü romanı Kız Kardeşim İçin ile huzurlarınızda.
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2
Şirketokrosi ve Ondan Kurtulmanın Yolları
Venezuela Başkanı Hugo Chavez, BBC Televizyonu'na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlattı. Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve A.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıkladı. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söyledi. Chavez, Perkins'in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini açıkladı.
Bu insanların bugüne kadar bizim yöneticilerimizden hiçbir talebi olmadı mı?
Ve son olarak, özelleştirmeler, Dünya Bankası ve IMF yapılandırma paketleri... Kendinize bir sorun. Bugünlere sadece basit hatalar yüzünden mi geldik?
Aynı deneyimlerden geçmiş ve büyük acılar pahasına ibret verici dersler almış ülkeler, uluslar var. Ve onlarla aynı kaderi paylaşmamak için yapmamız gereken şeyler...
Bu kitapta sadece Şirketokrasi'nin insanlığa onyıllardır yaşattığı kabusu değil, o canavara dur demenin denenmiş ve başarıya ulaşmış yollarını da örnekleriyle bulacaksınız.
Olasılıksız
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?
Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?
Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz?
Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman…
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları
Ekonomik Savaşın Sırları Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nda Çözülüyor!
“Ben bir ekonomik tetikçiydim; zamanımızda şirketlerin ve Amerika Birleşik Devletleri’nde belli kesimlerin çıkarlarına hizmet etmek için oluşturulmuş seçkin bir kiralık asker ordusunun parçası olan bir ekonomik tetikçi.
Gösterişli bir unvanım -Baş Ekonomist- ve yetenekli ekonomistlerden, yönetim danışmanlarından ve yasal görünen etkileyici raporlar hazırlayan finans uzmanlarından oluşan bir kadrom vardı ama asıl işim Üçüncü Dünya’yı kandırıp yağmalamaktı.
Biz ekonomik tetikçiler her ne kadar farklı biçimlerde çalışsak da en olağan işimiz şirketlerimizin arzuladıkları kaynaklara sahip ülkeleri belirlemektir. Sonra da bu ülkelerin liderlerini kendi vatandaşlarını sömürmeleri için ayartır, rüşvet verir ve zorlarız. Onlar da ülkelerini asla geri ödeyemeyecekleri borçların altına sokar, milli varlıklarını özelleştirir, hassas çevrenin mahvolmasını yasallaştırır ve en sonunda da arzulanan bu kaynakları bizim şirketlerimize yok pahasına satarlar. Eğer aralarında direnen bir lider çıkarsa, CIA destekli çakallar tarafından ya devrilir ya da öldürülür.”
Bu satırlar John Perkins imzalı Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları'nın girişinde yer alıyor.
Perkins kitabını beş kez yazmaya girişip her seferinde rüşvet ve tehditlerle vazgeçiriliyor. Devamında itiraflarını Confessions of an Economic Hitman ismiyle kaleme alıyor. ABD'de tam 24 yayınevi yayınlamaya korkuyor. Sonunda kitap yayınlandığında yer yerinden oynuyor, çevrildiği her dilde, yayınlandığı her ülkede gündemi sarsıyor.
April Yayıncılık Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nı Türkiye’de, Türkçede 2005 yılında yayınlıyor. Yıl 2018. Gündemimiz ekonomik tetikçiler, Şirketokrasi’yle dünyayı ele geçirme planları ve ekonomik tetikçilerin çakalları. Ekonomik savaşın, döviz bunalımının arkasında onlar var.
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nı bir kez daha, en baştan, dikkatle okumak için en doğru günlerdeyiz. "Tam da günümüzü anlatıyor" ifadesi hiç bu kadar doğru olmamıştı.
Dikkatinize sunuyoruz, iyi çalışmalar.
Mobius
Bir cümle hayatını kurtarabilir.
Gelecekten geliyorsa.
Üstelik kendi el yazınla!
"Hepimizin hayatında, sonrasında hiçbir şeyin aynı kalmadığı, dünyamızı ikiye ayıran en az bir an vardır. O an, ilk bakışta muhtemelen önemli görünür. Ama değildir. Önemli olan daha önce gelir.
Ben Ayırıcı diyorum ona, diğerlerini deviren ilk domino taşı."
Mobius.
İsmini sonsuzluk şeridinden alıyor.
Brooklyn'in gözlerden uzak teraslarında kurulu bir startup.
Ortaklar hipster girişimci Andy ve esrarengiz dâhi fizikçi Rowan'a göre icatları tüm dünyayı değiştirecek bir devrim niteliğinde. Temporal Distorsiyon Portalı. Kısaca: Zamanda Yolculuk!
Gelecekten sana, kendi el yazınla gönderilen mesajlar.
Bu icatla kusursuz bir kariyer inşa edebilir, gelecekteki ruh eşinle tanışabilirsin.
Dostların ve düşmanlarınla takvimlerin ötesinde yüzleşebilir, akla gelmeyecek tüyoların izinde zaman korsanlığına, sonsuz servet peşinde gelecek hırsızlığına soyunabilirsin.
Ama hepsinden önemlisi; en büyük hatanı düzeltebilirsin.
Caleb kendi elleriyle mahvedene dek hayalini dahi kuramayacağı bir hayat sürüyordu. Her koşulda sırtını dayayabileceği hayat arkadaşı Hannah'ya, herkesten çok sevdiği oğlu Seth'e, dünya çapında popüler teknoloji girişimlerinde göz alıcı bir kariyere sahipti.
Sonra kaçınılmaz sürpriz gerçekleşti.
Caleb şimdi çoğu beyaz yakalının gizli kahramanı olsa da CEO'lara göre bir hain, yatırımcılara göre steroid basılmış bir kriptonit.
Son dayanağı ve akıl hocası Jim, ona Andy ve Rowan'ın mucizesinden bahsettiğinde, kaybedecek hiç bir şeyi kalmayan Caleb kaybettiği her şeyi kazanma olasılığını keşfediyor.
Türkiye'de hem bilim kurguyu hem okuma alışkanlıklarını yeniledi.
Olasılıksız, Empati ve OZ adlı romanlarıyla milyonları okumaya âşık etti.
Her jenerasyonun baştan keşfettiği fenomen yazar Adam Fawer bu kez de Zaman'a meydan okuyor.
Kader, özgür irade, geçmiş, gelecek, aşk, felsefe, bilim, polisiye...
Zamanda Yolculuk hiç bu kadar gerçek olmamıştı.
Adam Fawer'dan asla bitmesin isteyeceğiniz bir roman daha.
Keşke Burada Olsaydın
Sekiz milyar insanla paylaştığımız bu güzel gezegende geçirdiğimiz son yıllar bize ne mi söylüyor?
Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.
Bazen her şeyin yoluna girmesi için raydan çıkması gerekir.
Yaşamana bak, aksi takdirde elinde planın kalacak, hayatın değil!
Diana O`Toole hayatıyla ilgili ideal yol haritasını çoktan çizdi.
Otuzuna gelmeden evlenmiş olacak, otuz beşine kadar da anne.
New York`tan taşınıp şirin bir banliyöde yaşayacak, kariyeri için de hedefleri belli.
İdeal eş adayıyla tanıştı bile, Finn bir cerrah ve Galapagos`a yapacakları romantik kaçamağın tek amacı var: Unutulmaz bir evlilik teklifi.
Yola çıkmalarının arifesinde Finn kötü haberi verecek:
Şehirde bir sağlık krizi var ve hastanede herkes gibi işinin başında olmak zorunda ama Diana o tatile ikisi adına çıkmalı çünkü zaten bir süre görüşemeyecekler ve geri ödemesiz seyahatin iptali yazık olur.
Diana adaya vardığında kriz sanılanın, tüm dünyayı pençesine alan pandemi olduğu anlaşılıyor. Rüya tatil adada ne zaman sonlanacağı belli olmayan karantinaya dönüşüyor.
Diana ilk kez dünyanın geri kalanından izole halde, konfor alanının dışına çıkmak zorunda. Dahası karantinada tanıştığı yabancılar ilişkilerini, seçimlerini ve kaderini sorgulamasına yol açacak.
Kız Kardeşim İçin, Cam Çocuk, Küçük Muazzam Şeyler`in yazarından kriz anlarında yüzleştiğimiz gerçek benliğimize, aşka ve tercihlere dair unutulmaz bir roman.
Jodi Picoult bir kez daha karanlığın içinden geçip ışığı bulma konusunda usta olduğunu kanıtlıyor. Keşke Burada Olsaydın, insan ruhunun direncini ve zaferini büyüleyici bir dille anlatıyor.
Taylor Jenkins Reid
Keşke Burada Olsaydın, çok katmanlı ve özgün karakterleriyle Picoult`nun neden bu kadar çok sevildiğini hepimize bir kez daha hatırlatıyor, korku karşısında cesaretimizin sınırlarını sorguluyor.
Magic Radio Book Club
Jodi Picoult romanlarıyla hem kalbinize dokunmayı hem de zihninizi genişletmeyi bilen o nadir, milyonda bir görülen yazarlardan. Bu romanda da yine bilge, yine şaşırtıcı ve yine olağanüstü.
Emily Henry
Keşke Burada Olsaydın`da Jodi Picoult muhteşem bir şey yapıyor, sıradışı duyguları ustalıkla gün yüzüne çıkarıyor. Sabahın üçünde bitirip sonra tekrar baştan okumaya başladım!
Caroline Leavitt
Goodreads Okur Ödülleri Finalisti
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları
'Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin tabii kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve cinayet bulunmaktadır. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen, günümüzdeki küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. Nereden mi biliyorum; ben de bir ET idim.
“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’nı okuduktan sadece birkaç yıl sonra Perkins’in gözlerimizin önüne capcanlı anlatımıyla serdiği ekonomik darbeye maruz kalacağımı bilemezdim. Yeni İtiraflar, ekonomik gücün demokratik denetimini dinamitlemek isteyenlere rehberlik eden yabani yöntemler ve iğrenç ekonomik akılsızlıklarla ilgili kişisel deneyimimle örtüşüyor. Perkins, siyasi, sosyal ve ekonomik güçlerin gerçek kaynakları hakkında içeriden dürüst seslere ihtiyaç duyan dünyamıza yine esaslı bir katkıda bulundu.
- Yanis Varoufakis, Yunanistan Eski Finans Bakanı
Bir Ekonomik Tetikçinin Yeni İtirafları, ekonomik tetikçi ve çakalların güçlerini arttırmak için başvurdukları alçak yöntemlerin iç yüzü hakkında derin bilgiler sunuyor. ABD’nin ve dünyanın geri kalanının tepesine nasıl tünediklerini gösteriyor. Bugün karşılaştığımız krizleri ve onları durdurmak için gereken yol haritasını aydınlatan muhteşem ve cesur bir kitap.
- Dr. John Grey, Erkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten kitabının yazarı
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları'na bayıldım. On yıl önce gerçekte ne olup bittiğini ortaya koymuştu. Yeni İtiraflar hikayenin geri kalanını anlatıyor. İlk kitaptan bu yana gerçekleşen dehşet verici olayları ve hepimizin bu ölüm ekonomisini bir yaşam ekonomisine çevirmek için yapabileceklerimizi sorguluyor.
- Yoko Ono
On yıl önce Türkiye'de ve tüm dünyada gündemi sarsan ve her geçen gün daha çok insanın gözünü açan John Perkins yeni itiraflarla geri döndü!
Şahane Hatalar Pusula
Bu hayatta sorumlulukların var. Kardeşinle ilgilenmeli, anne babana boşanma döneminde destek olmalısın. Tabii ki hayat seni beklemiyor, tüm hızıyla akıp gidiyor. Bir yanda okulun popüler tayfası, diğer yanda çalışkanlar. Neşe ve eğlence mi, disiplin ve sıkı çalışma mı? Pusulan hangi yönü gösteriyor?
Yeni bir hayat senin seçimlerinle şekillenecek. Vereceğin kararlar kaderini çizecek. Asıl sınav şimdi başlıyor. Kader diye bir şey vardır ve sizin seçimlerinizle değişir.
Bu kitabı okumaya normal bir kitap gibi birinci sayfadan başlayın. İlk bölümün sonunda, önünüze bir yol ayrımı çıkacak. Kararınızı verin ve ilgili bölüme gidin. Her bölümün sonunda seçimlerinizle kaderinizi kontrol etmeye devam edeceksiniz.
Kitabı okurken bazen hiç beklemediğiniz bir yere ulaşacak, bazen de kendinizi daha önce olduğunuz yerde bulacaksınız. Hayatın size neler hazırladığını asla bilemezsiniz. Ama şunu biliyorsunuz, iyilikler her zaman ödüllendirilmiyor ve bazen hatalı kararlar, şahane olayların başlangıcı olabiliyor. Her yolculuğun sonunda başa dönüp tekrar başlayın, unutmayın, herkes ikinci bir şansı hak eder. Yüzlerce farklı hayat sizi bekliyor. İyi şanslar.
"Raydan çıkmaya hazır mısınız?"
- NY Times
"Başroldesiniz, hakkını verin."
- Newsweek