Sevgili
Modern Fransız edebiyatının en önemli ve üretken isimlerinden Marguerite Duras, sömürge toplumunun değer yargıları, ailesi ve yoksulluk arasında sıkışmış genç bir kadının ilk aşkını ve ilk cinsel deneyimini kaleme aldığı yarı otobiyografik romanı Sevgili’de, kendi bedeni ve yaşamı üzerinde hakimiyet hakkını kimseye vermeyen tavrıyla, kadın özgürleşmesi yönünde de önemli bir yapıta imza atmış olur.
Gerçeklikle imgeselliğin birbirine karıştığı Sevgili, yasaklarla ve benliğiyle boğuşan bir genç kızın kendini yaratma sürecine dair edebiyat tarihinin en şairane, en olgun metinlerinden biri olarak unutulmazlar arasında yerini almıştır.
Yayınlandığı 1984 yılında Goncourt Ödülü’ne, 1986’da ise İngilizcede yayınlanan en iyi roman ödülüne layık görülen, tüm dünyada milyonlarca okurla buluşmuş ve sinemaya da uyarlanmış bu ölümsüz eser Tahsin Yücel çevirisiyle yeniden Türkçede...
Sevgili Arsız Ölüm
… Kendi öz değerlerimi, dilimi ve birlikte doğup büyüdüğüm insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim. Elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır.
Bu sözlerle anlatıyor Latife Tekin ilk romanı Sevgili Arsız Ölüm’ü. Yazarının yaşadıklarından damıttığı, sözlü kültürle harmanladığı bu benzersiz roman ilk kez 1983’te yayımlanmıştı. Aktaş ailesinin köyden kente göçünü, yaşama çabalarını, korkularını, aile bireylerinin giderek yalnızlaşmasını konu edinen Sevgili Arsız Ölüm, yoksulların yaralı bilincini benzersiz bir şekilde yansıtmakla birlikte, masallar, türküler, mâniler ve halk hikâyeleriyle örülmüş anlatımı nedeniyle
eleştirmenlerce “büyülü gerçekçilik” akımına dahil edilmiştir.
Yayımlandığında büyük yankı uyandırarak edebiyatımıza damga vuran Sevgili Arsız Ölüm, birçok dile çevrilmesinin yanı sıra tiyatroya da uyarlandı.
Sevilen
Kölelik cehennemine içeriden bir gözle bakan Sevilen, çocuklarıyla birlikte kölelikten kaçan bir kadının özgürlük savaşını anlatıyor. Geçmişin ağırlığını omuzlarından yıllar sonra dahi indiremeyen, onun hayaletleriyle boğuşan Sethe, annelik vicdanıyla, kadınlığıyla ve ait olduğu toplumla hesaplaşıyor. Kadınlık ve annelik duygularıyla müthiş bir şekilde harmanlamış Toni Morrison’ın bu dev eseri, zalimliklerle dolu bir tarihe ışık tutarken, siyahi bir ailenin merkezinde çok kişisel bir varoluş hikâyesinin duygu dolu inceliklerini ıskalamamayı başarıyor.
Acı ve güzelliği yan yana getiren şiirsel diliyle Toni Morrison’a Pulitzer Ödülü’nü kazandıran Sevilen, büyülü atmosferi ve doğaüstü detaylarıyla fazlasıyla sahici bir masal…
Seviye Talip
“Demek ki biz, zavallı insanlar, kalplerimizin elinde birer baziçeden başka bir şey değiliz. İyi geçen bütün bir hayat, uzun manevi perhizler, senelerce yerleşen esaslar bazen bir kadının parlak gözleri için altüst olabiliyor. Yoksa herkes metin de, ben ayrıca böyle zayıf mı doğmuştum? Bununla beraber esaslarıma, zevceme ihanet edecek bir şey yapmamıştım değil mi? O kadar elim arzular, iştiyaklarla manen ve maddeten hasta olacak kadar ezilmiştim de yine Seviye’ye bir şey söylememiştim.”
Seviye Talip yapısı, kurgusu ve karakterleriyle Halide Edib’in en başından beri kısa hikâyeler ve makalelerin ötesinde bir roman yazarı olduğunu gösterir. Halide Edib’in korkusuzca yazdığı bu roman, politika ve aşkı bir arada barındıran bir Verdi operası gibidir. Bu romanda İkinci Meşrutiyet, 31 Mart Vakası, kanlı ayaklanmalar bir tarafta, yeni Türk kadını, modernleşme, medeniyet tartışmaları diğer taraftadır. Ortada ise tüm zayıflıkları ve arzularıyla insan vardır.
İclal Vanwesenbeeck
Seviyorum Deme İnanırım
Sevgi, güven ve ihanet… Bu hikâyede hiçbir şey göründüğü gibi değil. Mercan’ın geçmişinden gelen yaraları iyileştirmek için çıktığı yolculuk, sadece onu değil, çevresindekileri de derinden etkiliyor. Kendi korkularıyla yüzleşirken okura, hayatta karşılaştığı zorluklara farklı bir bakış açısıyla yaklaşmayı öğretiyor. Ama asıl soru şu: Geçmişin yükleri taşınarak mı, yoksa yüzleşilerek mi aşılır? Aşkın ve dostluğun birbirine karıştığı ince çizgiden, Mercan’ın duygusal arayışına; Barış’ın ve Elya'nın gizemli geçmişinden, hayatın en beklenmedik anlarında sunduğu derslere kadar bu kitap, aşkın ve güvenin kişisel gelişim yolculuğundaki yerini sorgulatıyor. Ve final…Her sayfada yaklaştığınız o an sizi ters köşe yapacak. Belki de her şeyin cevabı sandığınız kadar basit değil.
Romanları ve hikâyeleriyle kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Seviyorum Deme İnanırım” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Sevmek Zorunda Değilsin Beni
Seyir
Seyir eden misin, seyreden mi bu alemde?
Eksikliğin boş gözleriyle büyümüştü Mina...
Küçük bir kızken bunu ilk fark ettiğinde, şaşırmıştı; olmayan her ne ise kalbinin orta yerinde, orada bir oyuk oluşturmuştu sanki.
Bozuktu. Defoluydu. Büyüdü, genç bir kadın oldu ve bir karar verdi; Madem eksiğim ben, bu eksikliği kapatacak olan malzeme başkalarında olmalı.
Onların sözleri, onların ilgisi, onların tanımları, onların yorumları…
Aşklar da oldu yaşamında, kırgınlıklar, savruluşlar da... Kaybetti, ama yıkılmadı yeniden ayağa kalktı.
Bir sergi açılışında Celal ile göz göze geldiği ilk an, bir tokat patlamıştı sanki yüzünde.
Deli gibi çarpan kalbinin sesini duyuyor, bu gergin ama bir o kadar da gizemli erkeği izlemekten kendini alamıyordu.
Mina, onu kendi dönüşümüne götürecek
uzun bir yolculuğa çıkmaya hazırdı artık!
Seyrek Yağmur
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları... Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez, olsa olsa kendini tekrar ederdi.
Rıfat, zamanımızın bir kahramanı gibi, bir niteliksiz adam gibi, bir aylak adam, bir lüzumsuz adam gibi, bir “R.” gibi, geziyor hayatın içinde. Hayat, arada Rıfat’ın dükkanına da uğruyor.
Rıfat, filmleri, kitapları, hayalleri, fikirleri, dertleri, mes’eleleri de geziyor. Ortaya sorulmuş soruları üzerine alınıyor, bazı. Neyin peşinde bu adam?
Rıfat, bir hikayenin içinde midir, anlamaya çalışıyor, insanın bir hikayenin içinde olduğunu anlamasının yolunu arıyor...
Seyrek yağmura şemsiye açılır mı?
Şeytanın Çırağı
“Sayın Savcı Tsuchida, bir katil zanlısı olarak burada tutuluyorum. Fakat belki de aslında katil ben değilim. Evet. Belki. Böyle söylemek zorunda kaldığım için üzgünüm.”
Japon polisiyesinin temellerini atan yazarlardan biri olan ve Japonya’nın en ünlü polisiye yazarı Edogava Ranpo’yu da etkileyen Şiro Hamao, Şeytanın Çırağı’ndaki iki kısa romanda iki farklı cinayetin portresini tüyler ürpertecek şekilde çiziyor.
İlk kısa roman “Şeytanın Çırağı”nda yazdığı günlük yüzünden genç bir kadının ölümünden sorumlu tutulan anlatıcı, davanın savcısına gönderdiği sarsıcı mektupta hem başka suçları için günah çıkarıyor hem de yaptıkları için çocukluk arkadaşı olan savcıyı suçluyor. İkinci kısa roman “Onları Öldürdü mü?”de genç bir avukat, herkes tarafından cinayeti işlediğine kesin gözüyle bakılan ve suçunu kabul de eden bir adamın masum olma ihtimalinin peşinden gidiyor.
Sherlock Holmes 1 – İlk Macera
Baker Sokağı'ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes...
Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!
Sherlock Holmes'ün dedektiflik kariyerini başlatan olay neydi? Dışişleri Bakanlığı'ndan çalınan gizli antlaşma kimlerin eline geçti? Musgrave ailesinin kimsenin bilmediği, çok önemli sırrı neydi? Bayan Stoner'ın kız kardeşinin ölümüne sebep olan benekli kordonun gizemi nasıl çözüldü? Bir İngiliz lorduyla evlendikten hemen sonra firar eden Amerikalı gelinin hikâyesi nasıl nihayetlendi? Avrupa'yı savaşın eşiğine getiren kayıp mektubun sorumlusu kimdi?
Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle'un kaleminden hepsi ve daha fazlası İlk Macera'da...
Sherlock Holmes 11 – Son Macera
Baker Sokağı’ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes…
Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!
Lady Frances Carfax neden kayboldu? Profesör Presbury neden sekreterine yabancı biriymiş gibi davranmaya başladı? Sherlock Holmes’ü Harrow davasından uzak durması için uyaran adamın sırrı ne? Birlikte dövüştüğü arkadaşını bulamayan James Dodd’a Sherlock Holmes yardım edebilecek mi?Holmes’ün arkadaşı Profesör McPherson’a saldıran neydi?
Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson son maceralarına atılıyorlar.
Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden…
Sherlock Holmes 5 – Dörtlerin Yemini
BBaker Sokağı'ndaki 221 B numaralı evin ünlü kiracısı Sherlock Holmes...
Zekası, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor! Sherlock Holmes ve arkadaşı Doktor Watson, Bayan Morstan'ın yıllar önce kaybolan babası ve kendisine gönderilen gizemli incilerin peşinden savaş zamanının Hindistan'ına uzanırlar. Araştırdıkları olaya bir cinayet de karışınca masum bir kadını korumak için atıldıkları macera, gitgide büyüyen bir tehlikeye dönüşür. Bütün işaretlerin gizemli bir hazineyi gösterdiği karanlık yolda Bayan Morstan ve babasının hikâyesi nasıl sonlanacaktır?
Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson'ın maceraları, kaldığı yerden devam ediyor. Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle'un kaleminden...
Sherlock Holmes 7 – Baskerville’in Köpeği
Baker Sokağı'ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes...
Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!
Baskerville Malikânesi’nin lanetli köpeği mirasa konan her Baskerville’in peşinde. Sör Henry’ye yardım etmeye karar veren Sherlock Holmes diğer vakalar nedeniyle güvenilir dostu Doktor Watson’ı tek başına İngiltere’nin kırsalına, hayalet köpeği araştırmaya gönderiyor.
Bütün bunlara bir de hapishaneden kaçan bir mahkûm eklenince Watson kendini tehlikenin ortasında yapayalnız buluyor… Peki, gerçekten sandığı kadar yalnız mı?
Bu kez Doktor Watson ön plana çıkıyor; zekasını, cesaretini ve sadakatini bir daha kanıtlıyor.
Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden...
Sherlock Holmes 9 – Trendeki Ceset
Baker Sokağı’ndaki 221 B numaralı evindeki ünlü kiracı Sherlock Holmes…
Zekâsı, karizması ve çokça huysuzluğuyla bilinen, çözülemeyen tüm olayların içinden alnının akıyla çıkan başarılı dedektifin aksiyon, eğlence ve heyecan dolu maceraları yeniden okurlarla buluşuyor!
Yeraltı dünyasını onun kontrol ettiğini sadece Sherlock Holmes’ün bildiği Profesör Moriarty masum bir adamın cinayetine karışıyor. Holmes ve Doktor Watson Scotland Yard tarafından cinayeti çözmekle görevlendiriliyorlar. Cinayetin kurbanı John Douglas’ın geçmişini keşfederken Profesör Moriarty’yi de alt etmeye çalışan Holmes’ü zorlu bir vaka bekliyor.
Sherlock Holmes ve biricik ortağı Doktor Watson’ın maceraları, kaldığı yerden devam ediyor.
Polisiye tarihine damgasını vuran Sir Arthur Conan Doyle’un kaleminden...
Sherlock Holmes Ve Dörtlerin Yemini – Kısaltılmış Metin
Ünlü dedektif Sherlock Holmes ilginç bir dava bulamamanın sıkıntısını yaşıyordu. Günlerini bilimsel araştırmalar ya da ortağı Watson’la sohbet ederek geçiriyor, basit davaları evinden bile çıkmadan çözüyordu. Tabii Sherlock’un basit dediği davalar, polis teşkilatının en usta dedektiflerinin bile zorlandığı olaylardı, ama yine de bunlar usta dedektifin beynini meşgul etmeye yetmiyordu. Derken bir gün güzel bir genç hanım, yardım istemeye geldi. Yapacağı bir görüşmede Sherlock ve Watson’un refakatçi olmasını rica ediyordu. Ancak bu basit rica, dedektiflerimizin uzun yıllara ve kıtalara yayılan karmaşık bir davaya balıklama dalmasına yol açacaktı.
Dünyanın en ünlü dedektifinin birbirinden heyecanlı maceralarını kaçırmayın!..
Sibiryalı Kız
Odamda Yolculuk adlı kitabıyla seyahat edebiyatında sıra dışı bir iz bırakan Xavier de Maistre, Sibiryalı Kız’da bu kez uzun ve zorluklarla dolu bir yol hikâyesi anlatıyor. Suçsuz yere sürgün edilmiş babasının affını sağlamak için çarlık başkenti St. Petersburg’a gitmek üzere Sibirya’daki ücra İşim’den yola çıkan gencecik Praskovya Lopulov’un hikâyesi. Genç kızın bu yolculuğa çıkarken ne parası ne yanında ona destek olacak birisi ne hayat tecrübesi vardır. Yalnızca iyi niyeti ve inancıyla göze alır bu macerayı. Kendisi de hayatının önemli bir bölümünü St. Petersburg’da geçirmiş olan Xavier de Maistre, bir yandan da geniş bir Rusya panoraması sunuyor. “Gerçekte basit ve iddiasız olan Praskovya’nın böyle gözükmek için çaba sarf etmeye ihtiyacı yoktu ve seçkinlerin arasında da kendini yabancı hissetmiyordu. Sağlam bir muhakeme, hakkaniyetli ve tabii bir zihin, onu her şeyden bihaber bırakmış derin cehaletini telafi ediyordu ve beklenmedik, kati cevapları patavatsızların çoğu zaman keyfini kaçırıyordu.
Şibumi
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de "Go" oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki "yakın algılama " yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylosof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere....
Sidelya – Yüzen Ada & Bir Zaman Yolculuk Polisiyesi
Pera Muhafızı Demirbey, Galata Kulesi ve Kız Kulesi’nde işlenen cinayetlerin peşinde!
Beyoğlu’nda asayişi sağlamasıyla nam salmış Demirbey’in huzurunu bu kez Galata Kulesi yakınlarında işlenen cinayet kaçırır. Katilin peşine düşen Demirbey, bu sırada Galata Kulesi ve Kız Kulesi arasındaki bilinmeyen ilişkiyi öğrenir ve cinayeti çözmek için büyük bir ipucu elde eder. Cinayeti aydınlatmak için canla başla çalışan Pera Muhafızı, bir yandan da gördüğü rüyalarla boğuşmaktadır. Ailesi ve geçmişi, rüyalarında Demirbey’in peşini bırakmaz. Demirbey, kendisiyle ilgili sorulara da cevap bulmak zorundadır.
Sevilen polisiye yazarı Kayahan Demir’in yeni kitabı Sidelya-Yüzen Ada, tarih ve macera odaklı kurgusuyla okurlarını zamanda yolculuğa çıkaracak.
Sihirli Şakayık Selig
Sil Baştan
Ken Grimwood’un sıradışı eseri Sil Baştan, zihninize şu soruyu kazıyor: Geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız? 43 yaşındaki Jeff Winston bu şansı birkaç kez elde eder. Heyecanını yitirdiği evliliği ile geleceği olmayan işi arasında sıkışıp kalmıştır ve hiç beklenmedik bir anda ölüverir. Tekrar hayata gözlerini açtığında ise takvimler 1963 yılını göstermektedir. O sabah 18 yaşında, üniversite yatakhanesinin duvarlarına bakarak uyanır. Her şey eskisi gibidir... Tek bir fark dışında: Jeff geleceği avcunun içi gibi bilmektedir. Futbol ligi final maçlarından at yarışlarına kadar kimin kazanacağını, Wall Street’te köşeyi dönmek için hangi şirketlere yatırım yapmak gerektiğini... Yalnız, bilmediği bir şey vardır: Neden hayatını sil baştan yaşamak zorundadır? Sevdiği her şeyi ve herkesi kazanıp kaybetmeye daha ne kadar devam edecektir? Birçok dile çevrilen ve listeleri alt üst eden Sil Baştan hayatın karmaşık döngüsünü sorgularken hayal gücünüzü de sonuna kadar zorluyor. "Uzun zamandır okuduğum en sıradışı, en sürükleyici roman." -Dean Koontz- "Grimwood olağanüstü gözlem yeteneği, üslubu ve orijinal kurgu yeteneğiyle benzerlerini fersah fersah gerilerde bırakıyor." -Publishers Weekly-
Silah Adası
Silse : Bilimkurgu Öyküleri
Sınırları belki ancak uzayın sınırlarıyla kıyaslanabilecek hayal güçlerinden doğmuş, bazısı fazlasıyla “tanıdık” bazısı ise olabildiğince “yabancı” metinler...
“Hiçbir görgü kuralı, hiçbir nezaket, hiçbir şeye saygı yok bu dünyada. Yalnızca oluk oluk akan para, yalnızca zehirli neon ışıklar, yalnızca kaçış ve kovalamaca. Gölgelerin sardığı pazarlar, naylonla sarılmış bedenler, gizemli şeylerin ticareti. Kaybolursun çoğu zaman. Orada hayat kovalar seni, bazen arzular, bazen de ismini bilmediğin bir düşman.”
Türkiye Bilişim Derneği Bilimkurgu Öykü Yarışması’nda 2016-2020 yılları arasında derece alan öykülerden yapılmış bir seçki, bir silsile...
Faruk Ayvazoğlu, Funda Özlem Şeran, Furkan Malkoç, Gökçe Mehmet Ay, İsmail Yamanol, İsmail Yiğit, Kadri Kerem Karanfil, Mehmet Kardaş, Meryem Demirli, Murat “duraladam” Dural, Nur İpek Önder Mert, Özgür Hünel, Ruken Asya Çiftci, Serdar Yıldız, Serkan Köybaşı, Şehriban Genç, Tuğrul Sultanzade
Şimdi Benimsin
Simru
Sirayet
Siren 2 Ciltli
Ben şimdi, kendisinden nefret eden bir adama yürürken kalbi böyle çarpan bir kadın mı oldum?
Karmen hakkında öğrendiği gerçekler Deren’i aşk ile nefret ayrımına götürür. Tek arzusu bir an evvel Karmen’in canını yakmaktır. Karmen ise kızından sonra sevdiği adamı da kaybetmiş olmanın üzüntüsü içindedir. Artık tek bir amaç için yaşıyordur:
Kızını kaçıranlardan intikam almak.
Karmen kızının intikamının peşine düşerken Deren de kendi intikamını almak için Karmen’in peşine düşer. Yolları acı gerçeklerin getirdiği öfkeyle ayrılan Karmen ile Deren’in heyecan dolu kaçma kovalama hikâyesi başlar. Yolları tekrar birleşmeden önce ise Karmen eskiden sahip olduğu gücü geri kazanmıştır ve Deren onu kilometrelerce ötede, İtalya’da bulduğunda aşk ile nefretin savaşı kaldığı yerden devam edecektir.
“Benden bunu aldın.”
“Neyi?”
“Ellerine dokununca öpme isteğimi.”,