Cümle Kapısı

Orijinal fiyat: ₺350,00.Şu andaki fiyat: ₺289,00.

Kelimeyle değil, cümleyle düşündüğümü fark ettim ben. Muhal farz bile olsa ‘‘Her şeyi özetleyecek bir cümle‘‘ tutkum, mana biriminin cümle olmasından. karmaşık cümlelerle konuşmayı sevmem, öyle düşünmemden. Başka türlü anlatamıyorum, bu yüzden mazurum ben. Faturaların, makbuzların, ihbarnamelerin arkasına. Mektup zarflarının, davetiyelerin, program kartlarının boşluklarına. Peçetelerin üzerine. Kitapların, kenar sularına, kapak içlerine. Defterlerin, sahifelerine değil kıyılarına köşelerine. Yazılıp da bırakılmış; bilinç kendine bile hırsız, kim bilir bazıları hatırlanmışta sonradan unutulmuş bunca cümleyi bir yerlerden bulup da çıkarmam. Burada böyle bir kapı açmam. Cümle Kapısı: Kalbin Kapısı Sonra, sebebi malum sırrı meçhul, yani bana muamma, tutup bu kapıyı kapatmam. Eğer beni okuyanla paylaşım isteği ve daha yakından tanışma beklentisinden değilse, defterimde kalan cümlelerden kurtulma isteğimden. Bir şey değil, yeni bir şey söylemek için.

 

Yetişkinler Ejderhalardan Neden Korkar?

Orijinal fiyat: ₺350,00.Şu andaki fiyat: ₺289,00.
Edebiyat gençlere denemelerle göz kırpıyor, denemeler gençleri ustalarla tanıştırıyor! Hazırladığı edebiyat seçkileriyle tanınan akademisyen, yazar İshak Reyna, bu kez Türk ve dünya edebiyatından deneme yazılarını gençler için özenle seçti. Birbirinden etkileyici 30 deneme yazısından oluşan seçkinin amacı, gençleri edebiyatın bu yenilikçi türüyle yakınlaştırmak. Daha önce yine Müren Beykan’ın yayına hazırladığı Dikkat! Kırılacak Eşya ve Ay’ı Boyamak adlı öykü derlemeleriyle dikkati çeken Günışığı Kitaplığı, bu kez Türk edebiyatından 15, dünya edebiyatından 15 usta yazarın kaleme aldığı deneme yazıları seçkisiyle, genç okuru çok renkli bir düşünce dünyasında dolaştırıyor. Futboldan sanata, mizahtan siyasete, gençlikteki zorluklardan aşka uzanan denemeler, okurun düşüncelerini de hayal gücünü de harekete geçiriyor.

Beni Neden Sevmedin?

Orijinal fiyat: ₺360,00.Şu andaki fiyat: ₺288,00.

Vasiyetim şu…

Varsa param, hepsini bağışlayın. Vücudumda kullanılabilir ne kadar organ varsa ve kime ne yarıyorsa, dağıtın.

Ama kalbimi vermeyin.

Kalbim sadece ona ait ve hep öyle kalacak. Ben ondan başka kimseyi sevmeyeceğim, sevemem. Çünkü onun baktığı gibi bakamaz kimse bana.

İçimden hep “beni neden sevmedin” diye sordum. Durmadan sordum. Cevap bulamadım.

Olsun.

En azından ben sevdim, bu ikimize de yeterdi.

Bu bedende bu kalp sadece ona ait diyorum işte, sevmese de ona ait. Kimseye vermeyin.

Bencil olduğumu mu düşünüyorsun? Bana sorarsan o bunu hak ediyor yine de. Kimse bunu bana çok görmesin. Hayatı boyunca kimseye sevgi besleyememişbir adamın son isteği bu.

Kalbimi ona verin. Kabul etsin.

Hak ediyor muyum bunu? Bilemem.

Belki de etmiyorumdur…

Kadınlar

Orijinal fiyat: ₺345,00.Şu andaki fiyat: ₺285,00.

Farklı coğrafyalardan, ahir zamanlardan, yakın geçmişten, her yaştan, her sınıftan kadınlar...

Kimi büyük kimi küçük eylemlerle, kimi konuşarak kimi yalnızca susarak, yaparak ya da yapmayarak tarihin akışını değiştirmiş kadınlar... Engizisyona, senatoya, kiliseye, sömürgecilere, faşizme direnen kadınlar... Dans eden, seven, sevişen, ağlayan ve gülen kadınlar...

Eduardo Galeano yine dünyanın bütün köşelerini dolaşarak, kadınlar şahsında bir insanlık tarihine davet ediyor okuru. Yalnızca tekerrürden ibaret olmayan, çomak da sokulabilen bir insanlık tarihine...

Her satırıyla etkileyen, öfkelendiren ve umut veren bir derleme. Galeano ölümünden sonra da “dünyanın vicdanı” olmaya devam ediyor.

Çay Koy Yeniden Başlıyoruz

Orijinal fiyat: ₺350,00.Şu andaki fiyat: ₺280,00.

Bazı şeyleri biraz sabır, biraz dua, biraz da çay geçirir
 
Biliyorum çok üzüldün, çok kırıldın. Hayalini kurduğun, o ilk tanıştığın andan itibaren herkesten farklı zannettiğin insanlar seni yine o karanlığın ortasında bırakıp gittiler. Bırak gitsinler, yalnızlıktan sakın korkma çünkü en güzel başlangıçlar yalnız içilen çaylar ile başlar. Otur bir çay koy, düşün yaşadığın her şeyi. Kurduğun sonu gelmez hayalleri, ettiğin duaları, umutlarını…
 

Biliyorum eskisi gibi değilsin. Biliyorum kimseye güvenin, inancın kalmadı, bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına kendini inandırmışsın. Bırak hiçbir şey eskisi gibi olmasın. Her şeye baştan başlıyorsak, yeni bir hikâye yazmanın zamanı gelmedi mi sence de? Emin ol bu başlangıcı yapmazsan yıllar sonra yaptıklarına değil yapamadıklarına üzüleceksin. Kendini severek başla, inan hiçbir şey için geç değil, “ALLAH” yeniden başlayanların yardımcısıdır.

Yazarlar Sanatçılar Meşhurlar

Orijinal fiyat: ₺350,00.Şu andaki fiyat: ₺280,00.
Ötüken Neşriyat – Yazarlar Sanatçılar Meşhurlar

Savaş Yazıları 2 – 76

Orijinal fiyat: ₺330,00.Şu andaki fiyat: ₺273,00.
Büyük Doğu Yayınları – Savaş Yazıları 2 – 76

Henüz Her Şey Bitmedi

Orijinal fiyat: ₺340,00.Şu andaki fiyat: ₺272,00.

Hayat devam ediyor.

Başımdan geçen her şeyi bu kitapta yazdım… Seninle bol bol dertleşip, bazen gülüp bazen ağlayacağız. Ben zamanında çok yanlış yaptım sen yapma diye, kendin için iyiye giden yola adım attığın an, ben de orada olacağım.

Seni hiç tanımadım… Şu an ne yapıyorsun bilmiyorum ama seni seviyorum. Tanımasam da sana inanıyorum; hayallerinin peşinden koşacağına, kendin olacağına, düşsen bile daha güçlü bir sen olarak yeniden ayağa kalkacağına inanıyorum. Şayet ben ayağa kalkacağım dersen, seni bekliyor olacağım.

Unutma, hiçbir şey için geç değil…

Artık Daha Güçlüyüm

Orijinal fiyat: ₺340,00.Şu andaki fiyat: ₺272,00.
Sosyal medya fenomeni Zeus Kabadayı'nın dördüncü kitabı çıktı... Çünkü mutlu son her zaman vardır.   İlk olmak iyi midir bilmiyorum ama bence herkes sevdiğinin sonu olmalı. Çünkü bazen birinci olmak bir şeyleri kazandığın anlamına gelmez. Emin ol sonbahar bir daha gelecek ve kaldığın tüm dersleri vermiş olacaksın. Bütün yarışlarda birinci olmak zorunda değilsin, sayıların ne önemi var ki? Bazen sonuncu olmak dünyanın en güzel şeyidir. Filmlerde bile mutlu ilk yazmaz, mutlu son yazar. Şimdi al eline kalemi kâğıdı ve kendi mutlu sonunu kendin yaz. Çünkü mutlu son her zaman vardır.

Hayat Kaybettiğin Yerde Başlar

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺272,00.

“Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”

Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…

Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.

Sevseydi Gitmezdi

Orijinal fiyat: ₺340,00.Şu andaki fiyat: ₺272,00.
Bavulunu ne kadar toplarsan topla... Onu boşalttığın gibi boşaltamazsın beynini... Yolcu olmak sorun değil.  Gitmesine gidersin de  Dönünce bulabilir misin terk edip gittiğini? Ben en çok yanlış duraktan korkarım. İndiğinde ne yol bilirsin ne de iz... Gerçi gidecek yerin yokken nasıl kaybolabilirsin ki? En iyisi bırakmak her şeyi... Hem bir yere gitmek yerine  Kalırsam olduğum yerde...  Olduğum yer evim olur...  Olmaz mı? Olmasın...

Can Veren Pervaneler – 1

Orijinal fiyat: ₺325,00.Şu andaki fiyat: ₺269,00.
Profil Kitap – Can Veren Pervaneler – 1

Yağmurun Gözyaşları Kalubela

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺265,00.

Savaşlarımı tek başıma verdiğim, kendimi yapayalnız hissettiğim ve acı çektiğim zamanlarda tanıdım uzakların yakınlığını ve yakınlarımın uzaklığını. O zaman öğrendim insanın önce kendine yaslanması gerektiğini. Geriye ne kaldı derseniz; büyük yorgunluklar, affedilemeyen kırgınlıklar ve “keşke hiç tanımasaydım” diye geçmişin tozlu raflarına kaldırdığım insanlar... Bugün baktığımda, geçmişte kimseye muhtaç olmamanın ve tek başıma ayakta durmanın huzurunu yaşıyorum. İnsanları tanımak için önce onları zamana bırakmak gerekiyormuş. Bu gerçeği de yeni yeni anlıyorum. Evet, adım çoğu zaman geçimsize çıkıyor, tavırlarım çekilmez geliyor.

Ama kimse bu hale nasıl geldiğimi, neden böyle davrandığımı anlamıyor. Herkes son sahneye bakıyor. Nitekim hayat böyle. Hayaller ayrı, gerçekler ayrı… Buna olgunluk deniyor, yalnızlık deniyor, yaşanmışlık deniyor ve insan her şeye zamanla alışıyor.

Yağmurun Gözyaşları

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺265,00.

Sırf sevdiklerin üzülmesin diye tek başına sahiplendiğin acılar vardır.

Sana anlatmadığım, anlatamadığım şeyler de var anne. Kim bilir, belki de senden öğrendim içimin fırtınalarını yüzümdeki gülümsemeyle ve dudağımdaki, “İyiyim ben,” yalanlarıyla kapatmayı. Kim bilir, belki de sen anlıyorsun gözlerimdeki acıyı. Ama ne senin sormaya dilin gidiyor ne de benim anlatmaya cesaretim yetiyor. Oysa uzanıp dizlerine, “Yoruldum artık anne!” diyerek ağlamayı ne de çok isterdim. Ama sen beni yine de iyi bil anne. Ne ben artık senin arkana saklanacak kadar küçüğüm ne de sen beni o yorgun dizlerinde taşıyabilecek kadar güçlüsün. Sebep olacağım her gözyaşına kurban olurum. Sen kendine iyi bak annem. Ben toparlanmanın yolunu nasıl olsa bir şekilde bulurum.

Bir Kadın Ağladığında

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺265,00.
Asla büyük konuşma. Başkasının başına gelen her şey senin de başına gelebilir.   Yokluğunun fark edilmediği, varlığının değer görmediği, başkalarının senden daha çok önemsendiği, yüzünün gülmediği yerleri ve insanları sahiplenme sakın.  Sadece başkalarının hayatlarını kolaylaştırmak için varsan ve sadece fedakârlıkların sonucunda güzel sözler duyuyorsan; yani yaptıklarınla takdir ediliyor, yapmadıklarınla eleştiriliyorsan eğer, işte o zaman sessizce kır zincirlerini, yüreğini topla ve tüm acılara elveda de. Çünkü ne senden bir tane daha var ne de yaşayacağın ömürden...

Bir İnattır Yaşamak

Orijinal fiyat: ₺329,00.Şu andaki fiyat: ₺265,00.

Gücünü sevdiklerinden alan ve onlar için ayakta kalan kadınlara selam olsun.

Zordur içi dışı bir kadınların anlaşılması. Zordur değerlerine göre yaşayan bu kadınların kendilerini diğerlerine anlatması. Hani zorluklarda kaçmak yerine savaşmayı seçen, düştükleri dikenli yollarda kendilerine yeni yollar çizen ve yeri geldiğinde de acılarına bile gülümseyen kadınlardan bahsediyorum. Dert anlatmak için oturdukları masalardan dert dinleyerek kalkan, inandıkları bir doğru için tüm limanları bir anda yakan ve karar verip yola düştüklerinde  kimsenin gözyaşına acımayan kadınlar var diyorum. 

Yalnızlığı iliklerine kadar hissetseler de kişiliklerinden asla ödün vermeyen, ağladıklarında gözyaşlarının son damlasına kadar ağlayan, mutlu olduklarında ise herkesi kıskandıracak kadar içten gülen ve yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen yine de hayattan zevk almasını bilen kadınlara sesleniyorum. Birileri tarafından değeriniz bilinmese de, unutmayın ki birilerinin olmazsa olmazısınız. Birilerinin can damarı ve hayat pınarısınız. Fırtınalarda köklerine ve sevdiklerine tutunup dimdik ayakta kalan kadınlar, Siz İyi Ki Varsınız.

Saf Ve Düşünceli Romancı

Orijinal fiyat: ₺320,00.Şu andaki fiyat: ₺264,00.

“Bu kitap roman konusunda bildiklerimden ve öğrendiğim en önemli şeylerden yapılmış bir bütündür.”

“Roman okurken kafamızda neler olup biter?” başlığı ve “Romanlar ikinci hayatlardır” satırıyla açılan Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk’un 2009 sonbaharında Harvard Üniversitesi’nde, bin kişilik Sanders Tiyatrosu’nda verdiği ve büyük ilgi gören Charles Norton konferanslarını içeriyor.

Doksan yıllık geleneğinde T. S. Eliot’tan Borges ve Paz’a, Calvino ve Eco’dan Toni Morrison’a edebiyatın ve sanatın dünyadaki en saygın yaratıcılarını ağırlayan altı oturumluk konferans dizisinde Pamuk, romancılara sıkça yöneltilen “Bunları gerçekten yaşadınız mı?” sorusundan “Müzeler ve Romanlar”ın benzerliğine, romanla resim sanatı ilişkisinden romanların yavaş yavaş ortaya çıkan ve değişen merkezi fikrine, kırk yıllık roman okurluğu ve otuz beş yıllık roman yazarlığının tüm sanatı ve zanaatını okurlarıyla içtenlikle paylaşıyor.

“Büyüleyici... Her romancı bu kitabı okumak ve sanatını ustasından öğrenmek isteyecektir.”

- (The Daily Telegraph)

İnsan Ruhunun Haritası

Orijinal fiyat: ₺320,00.Şu andaki fiyat: ₺264,00.

İnsan ruhuna yapılan bir yolculuk

İnsan Ruhunun Haritası birçok farklı açıdan ele alınabilecek zengin bir metin. Kitabın Ahmet Ümit'in kendisini olduğu noktaya getiren yazarlara duyduğu bir minnet borcu olduğunu söylemek de mümkün. Nitekim Ahmet Ümit’e yazma aşkını aşılayan, ona her şeyden önce bir ufuk veren birçok değerli yazar hakkında detaylı ve kapsayıcı bilgilerle donatılmış İnsan Ruhunun Haritası, “İyi polisiye iyi edebiyattır” düsturundan da hareket ederek polisiye metinlerin çıkışı, gelişimi ve suç ve edebiyat arasındaki bağlantı hakkında da düşünmeye itiyor okuru.

Oidipus, Don Kişot, Madam Bovary, Dimitri Karamazov, Anna Karenina, İnce Memed, Zebercet ve diğerleri, çoğu yaşamımızı etkilemiş, edebiyatın bu ölümsüz kahramanlarına derinden bakarsak kendimizi görürüz. Edebiyatın bu karakterlerinin üzerini örten sözcükleri birazcık kazırsanız altından insanlık çıkar; geçmişten günümüze, bugünden geleceğe akan büyük insanlık.

Geyikli Park

Orijinal fiyat: ₺318,00.Şu andaki fiyat: ₺263,00.

Falih Rıfkı Atay'ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz: "Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale'ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik."

Oysa Çanakkale'yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 Temmuz 1915'te Sirkeci'den trenle yola koyulur. Davete, aralarında İbrahim Çallı, Enis Behiç, Hamdullah Suphi, Ömer Seyfettin, İbrahim Alaattin, Nazmi Ziya ve Mehmet Emin'in de olduğu on yedi kişi katılır. "Heyet-i Edebiye" olarak anılan grup, bir İngiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen Namık Kemal'in Bolayır'daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.

Davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı Çanakkale Savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. Ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. Tevfik Fikret, başucunda duran Çanakkale'deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…

Ve Sunay Akın, Çanakkale'den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. Hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, Geyikli Park subaya geç kalmış bir özürdür adeta.

Yöntem Araştırmaları

Orijinal fiyat: ₺315,00.Şu andaki fiyat: ₺260,00.

Bize göre mesele, sık sık ileri sürüldüğü gibi, “usdışı olana payını vermek” değil, tam tersine belirsizliği ve bilmemeyi en aza indirmek; Marksizmi üçüncü bir yol ya da idealist bir hümanizm adına yadsımak değil, insanı Marksizm içinde yeniden ortaya çıkarmaktır.
 
Savaş sonrası Avrupa düşünce dünyasında devrim yaratan Jean-Paul Sartre’ın 1957 tarihli bu uzun denemesi, varoluşçuluk felsefesini Marksizmle uzlaştırma olasılıklarını sorguluyor. Varoluşçuluğun, yaşadığı çağın egemen felsefesi olarak gördüğü Marksizmi destekleyen, bu düşüncenin pratik izdüşümlerinin kısıtladığı bireysel özgürlüklere tepki olarak gelişen bir ideoloji olduğunu belirten Sartre, tüm aykırılıklara rağmen bu iki düşünce biçiminin tutarlı ve uyumlu olduğunu öne sürüyor.
 
Daha sonra Diyalektik Aklın Eleştirisi’ne öndeyiş olarak eklenecek bu deneme, Sartre’ın bir şekilde sunacağı Varoluşçu Marksizm düşüncesinin köşe taşı rolünü üstleniyor. Yöntem Araştırmaları, yirminci yüzyıl düşüncesinde kurulan önemli bir köprünün ilk ayağı.
 
“Sartre, aynı Erich Fromm gibi, Marksizmi Marx sonrası kuramcılarla ya da Sovyetler Birliği’nde kurumsallaşan komünizmle özdeşleştirmeyi reddediyor.”
Hazel E. Barnes

Sisifos Söyleni

Orijinal fiyat: ₺315,00.Şu andaki fiyat: ₺260,00.

"Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir." Albert Camus, İkinci Dünya Savaşı yıllarında yayımladığı deneme kitabı Sisifos Söyleni’nde, yaşamın anlamsızlığı, varoluşumuzun saçmalığı gibi intihara yönelen temaları, tarihin ve edebiyatın belirli bazı kişilikleri üzerinden ele alır. Tahsin Yücel’in dilimize kazandırdığı eser, 20. yüzyıl felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmiştir.

Tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos, cezasını bilinçli olarak kabullenmiş, tekrar yuvarlanacağını bildiği halde taşı bütün gücüyle yukarı taşır. Camus saçma kavramını işte bu noktada tanımlar: boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan. Yaşamın anlamı ancak, dünyanın saçmalığını ve yenilginin daima tekrarlanacağını bile bile kötülüğe direnmek olabilir, insanlığa gerçek boyutlarını ancak bu başkaldırı kazandırabilir.

Dervişin Sema Defteri

Orijinal fiyat: ₺312,50.Şu andaki fiyat: ₺258,00.
Tasavvuf, “hâl” ilmidir. Dervişten, deneyimlediği “hâlleri”, okuyabildiği ölçüde, başka bir deyişle, varmış olduğu menzillerdeki idraki ve irfanı nispetinde bir deftere not etmesi istenir. Acaba bazı “şeyleri” yaşarken kavrayabilmiş midir diye…   Dervişin Safâ/Seyir/Semâ Defteri bu çerçevede mütalaa edilmesi gereken bir sûfî üçlemesidir.   Üçlemenin son kitabı Dervişin Semâ Defteri semâzen bir dervişin, semâ’ın özünü yakalama tecrübesinin notlarını içermektedir. Semâ, Hz. Mevlânâ’nın tasavvufa yaklaşımının özü, rumuzu ve sırrı; simgelerle canlandırılışı, yaşatılışı ve sergilenişidir. Başka bir deyişle semâ, içerdiği anlamlar itibarıyla Hz. Pir’in tasavvuf öğretisinin ta kendisidir!   Bu kitap, semâ’nın, Hz. Mevlânâ’nın Divan-ı Kebir’inden hareketle semâzenin kişisel deneyimleriyle harmanlanarak işlenişine şahitlik etmektedir.   “Dinle”yin Derviş-i Zamane’yi; neyin, kimin öyküsünü işlemiş bu defterlere, bakalım.

Bir Demet İstanbul

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺255,00.

"Bir şehre ruhunu veren, o iklimin, o coğrafyanın, o kültürün, o şehri yapan insanların birlikte kotar-dıkları biricik oluştur. Bu bazan bir pencere biçiminde kendini gösterir, bazan bir ağaç seçiminde. Meselâ İstanbul ve Bursa için Erguvan vazgeçilmemesi gereken bir ağaçtır. Şehrin Erguvan'a ihtiyacı vardır. Erguvan pembesinden arındırılmış bir Boğaziçi, baharda, gelinini yitirmiş duvağa benzer.

Bir şehre ruhunu veren bazan o mıntıkada kaynayan bir su, bazan sadece o bölgede pişirilen bir yemek, oynanan bir oyun, bir yapı tarzı, bir davranış, bir mezar, bir tepe, bir ziyaretgâh, bir mesire-dir. Urfa'da Halilü'r-Rahman, Konya'da Mevlana kadar Meram, Safranbolu'da evler, Erzurum'da Çifte Minare kadar eski çeşmelerden akan eski sulardır.

Bir şehre ruhunu veren çocukların oyun oynarken söyledikleri türküler ve tekerlemelerdir. Esnafın müşteriyi karşılamasıdır. Topluca yaşanmış elemler, topluca yaşanmış kederlerdir.

Bütün bu unsurlardan yoksun kalan şehir ruhunu kaybeder. Belki büyür, modernleşir, hatta azmanlaşabilir; ama ötekilerden bir farkı kalmaz, çekici bir yanı olmaz, içinde ikamet eden insanlara vereceği bir şeyi yoktur artık onun."

Dikkate Değer Mevzular

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺248,00.

Türkiye hep böyle kalitesizdi. Bunun nedeni 1000 yıllık cehalet yönetimidir. Bu 1000 yıl içinde Türkiye, birkaç kişi dışında, uluslararası değerde hiç kimse üretememiştir. Elbette padişahlarımızın hepsi, veziri azamlarımızın hemen hepsi tarihte mevcuttur ama dünyadaki her ülkenin en üst yöneticilerini tarih kaydeder. Osmanlı padişahları arasında padişah olmasa adı bilinecek sadece ve sadece bir tek kişi vardır: Fatih Sultan Mehmet. Bilimadamı? Sarı Lütfi’den ve Hüseyin Tevfik Paşa’dan başka yok ki; bunlar da genel değil ancak özel bir bilim tarihinde minik bir yer alabilirler. Sarı Lütfi, Fatih’e, onunla şakalaşacak kadar yakın olan matematikçi ve Fatih’in kütüphanecisi, II. Bayezid tarafından Sultanahmet’te dinsizdir diye astırılmamış mıydı?

Türkiye’nin bütün dünyanın bildiği ve takdir ettiği tek bir kişisi vardır: Atatürk. Onun yönetimindeki 15 sene ülkemiz tarihinin altın çağıdır. Ondan öncesi ve sonrası birer felakettir. Atatürk’ten sonrası yavaş bir iniş olmuştur ne yazık ki. Hiçbirini icat etmemiş olduğumuz çağdaş haberleşme imkânları sayesinde bikini giymeyi, Mercedes’e binmeyi, oradan buradan pop şarkı bestesi yürütmeyi öğrendik. Bilimde ve sanatta birkaç iyi icracımız oldu. Nobel’in en tartışmalı iki dalı olan barış ve edebiyattan ikincisinde bir temsilcimiz oldu. Sonrası? Boş.

Osmanlı’dan öğrendiğimiz cehalet kurumları ve liyakatin değersiz görülmesi ile ona paralel rüşvet müessesesi bizi mahvetmiştir.

Nar Çiçekleri

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺248,00.
Nar Çiçekleri, bir çocuğun savaşla parçalanmış topraklarda müziğe duyduğu aşkı, zorluklar içindeki güzelliklerle dolu serüvenini, işgal güçlerine taş atan küçük bir eylemciden başarılı bir müzisyene dönüşerek sonunda istediği müzik okulunu kurmasına kadar uzanan yolculuğunu anlatıyor. Filistin’deki bir mülteci kampında büyüyen Remzi Ebu Rıdvan, daha çocukken işgal ordusuna karşı direnişte yer alan, fakat daha sonra başladığı müzik eğitimi sayesinde hayatını değiştirecek bir yolculuğa çıkarak etrafındaki onlarca insana ilham veren bir gençtir. Remzi, bir hayali gerçekleştirmenin mücadelesini vermektedir. Savaşla büyüyen binlerce Filistinli çocuğun hayatını değiştirecek bir müzik okulu kuracaktır. Bu projeye destek olmak için dünyanın birçok yerinden müzisyenler gelecektir. Amerikalı bir viyolacı, Remzi’nin yeni okulu Al Kamandjati’de çalışmak için Londra Senfoni Orkestrası’ndan ayrılır. Gelecek vadeden bir İngiliz opera sanatçısı şan dersleri vermek için Batı Şeria’ya taşınır. Ünlü orkestra şefi Daniel Barenboim Remzi’yi, Edward Said’le birlikte kurduğu Doğu-Batı Divan Orkestrası’na katılmaya davet eder. Daniel Barenboim, “Remzi sadece kendi hayatını, kaderini değiştirmekle kalmadı, beraberinde diğer birçok insanın da hayatını değiştirdi,” diyor ve şunu ekliyor: “Filistin’in her yerinden gelen çocukların oluşturduğu bu olağanüstü topluluk, ilham ve güzellik dolu bir yaşamın kapılarını aralıyor.” Nar Çiçekleri’nde, askerî işgalin kıskacındaki bir hayatın, büyüyen bir şiddetsiz direniş hareketinin, İsrail-Filistin bölünmesinin ortasındaki müzikal dayanışmanın ve ço¬cukların müzik yardımıyla hayata dair yeni umutlar beslemesinin canlı bir anlatımına tanık olacaksınız. “Yetenekli bir kalemden, merak ve şaşkınlıkla okuyacağınız gerçek bir hikâye. Tolan, röportajlarla belgelenen hayatları etkileyici bir anlatım ustalığıyla birleştirerek okuyanlara sevgi ve umut aşılıyor. Bu yönüyle Nar Çiçekleri, hem keyifle hem de ders alınarak okunacak bir kitap. Paylaşılması ve üzerine tartışılması gereken eşsiz bir eser. Okuma grubunuz için biçilmiş kaftan.” Huffington Post “Ufuk açıcı… Tolan’ın kapsamlı araştırmaları ve gazeteci dikkatiyle detayları gün ışığına çıkarması, bu hikâyenin her sayfasını nefes kesici bir hikâyeye dönüştürüyor.”  Publishers Weekly “Tolan, nesiller boyu süren İsrail-Filistin çatışmasını, sıradışı hayatı ve müzik yeteneğiyle öne çıkan Remzi Ebu Rıdvan adlı bir genç ile onun ailesi ve arkadaşlarının üzerine odaklanarak anlatıyor. Nar Çiçekleri, sizi tamamen içine alacak etkileyici bir hikâye. Bitmek bil¬meyen İsrail-Filistin çatışmaları ve ‘barış’ görüşmeleri ile cesur bir genç adamın kendi dünyasını değiştirmeye yönelik kararlı adımları arasında geçişler yapan, ustaca yazılmış bir anlatı.’’ Booklist “Filistin-İsrail açmazındaki gerçek değişim ve umutların yürek parçalayıcı, cesaret dolu hikâyesi.” Kirkus Reviews “Nar Çiçekleri, ulusların, büyük fikirlerin ve insanlık dramlarının senfonisi. Adaletsizlik ve kişisel trajediler karşısında müziğe tutunarak dik duran bir insanın dokunaklı mücadele öyküsü.” Newsweek “Geleceğe dair distopik bir dünya manzarası çizen popü¬ler edebiyat eserlerinin son derece yaygın olduğu günü¬müzde, müzik ve kültürün gücü sayesinde birçok hayatı değiştirebileceğine inanan bir insanı anlatan gerçek bir hikâye okumak yeni ve güzel bir deneyim. Bize Remzi Ebu Rıdvan’ı, onun felsefesini ve bir fark yaratmak için üstlendiği kişisel misyonunu tanıtan Sandy Tolan’a iç-ten tebriklerimi sunuyorum. Remzi’nin başardıkları, Margaret Mead’in o meşhur sözünü kanıtlıyor: ‘Hiç şüpheniz olmasın ki bir avuç düşünceli, adanmış insan dünyayı değiştirebilir; hatta bunu şimdiye dek sadece onlar başarmıştır.’” Yo-Yo Ma “Tecrit duvarlarının, sayısız kontrol noktasının, mülteci kamplarının, yerle bir edilmiş evlerin, sonuçsuz müzakerelerin ve bitmek bilmeyen çatışmaların arasında, onurlu ve insanca bir yaşamın özlemini çeken insanlar yaşıyor. Onları televizyonlarda ve gazetelerde pek görmesek de Sandy Tolan’ın Nar Çiçekleri’nde, Filistin’in işgal altındaki çocuklarını anlatan bu çarpıcı eserde buluyoruz. Ayrıca müziğin, dönüştürücü gücüyle onların hayatında umuda yer açtığına tanık oluyoruz.” Reza Aslan

Ud Çalan Kadınlar

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺248,00.

İstanbul’un yakın tarihine, yeme-içme kültürüne, eski-yeni ve gelecekteki insanına dokunan bir hayat kitabı: Ud Çalan Kadınlar – Sana Michelin’li Sofralardan Baktım Aziz İstanbul.

Reha Tanör, dünyanın en tipik köprülerinden biri sayılan Galata Köprüsü’nden ünlü Camondo Merdivenleri’ne,

Fatih-Harbiye’deki Neriman’ın udla tango arasındaki gelgitinden darbe dönemlerinde yaralanan benliklerimize kadar;

dünü, bugünü ve yarını, lezzetli sohbet sofralarında değerlendirdiği denemeleriyle çıkıyor okur karşısına.

Türkiye’de geleceği kuracak kadınların niteliklerini, ekonomik çaresizliğin kadın-erkek eşitsizliğini nasıl yıkacağını; kültüre, tarihe ve

mizaha dokunan kalemiyle işliyor sayfalarında.

“‘Ben dün gece hovardalıkta idim. Maksim’e gittim, para yedim.’
‘Kimmiş bu hovarda?’
‘Neriman.’
‘Neriman mı?’
‘Evet Kerimcan ya da İrfancan falan değil, Neriman.’
‘Kime söylemiş?’
‘Evlenmeye hazırlandığı Şinasi’ye. Üstelik eklemiş, Macit’le beraberdik, diye.’
‘Yok canım? Sen nereden biliyorsun?’
‘Fatih-Harbiye tramvayında öğrendim.’”

Kanatlarını Arayanlar

Orijinal fiyat: ₺310,00.Şu andaki fiyat: ₺248,00.
"Dilediğin yüzü seç! deselerdi ne daha güzelini arardım, ne daha beyazını!... Onu alıkor, ötekileri bırakırdım. Benim yüzüm güzel bir yüz değildir; fakat yüzler içinde bana en çok yakışanı, odur... Ve aynalar için değil, benim içindir!

Mavi Lale (Yitik Lale)

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺248,00.

Ben şimdilerde on altıncı asırlardan kalma çini bir pencere alınlığında, tam sağ alt köşeye imza düşürülmüş mavi bir Osmanıl lalesi neler düşünür, onu merak etmedeyim. Lale mühürlü, kendi tarihçesinin farkında mı her zaman merak edilebilir bir kağıdın sathında. Ben. Yani modern zamanların mavi laleleri kavramakta zorlanan bilinci örselenmiş, ben demekten hoşlanan çocuğu. Sağ avcumun içinde ters bir lale, kusursuzluğuyla kem nazarları çağıran Selimiye‘nin mazisinde ters huylu bir kadın olmasam da. Bir sahaf dükkanının derinliğinde ilk sahifesi yitik bir Lale Risalesini okumaya bir türlü başlayamıyorken ben, yine ben; bir laledana daldırılmış tek sap lalenin uyandırdığı aşinalığın sızısında.





Mor Mürekkep

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺248,00.

Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farklı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı bir Türkçe, bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçiren bir birikimle karşılaşacaksınız. Mor Mürekkep‘in çağrışımları okkasında duramayacak kadar zengin ve derin.

Meğer Ben Feministmişim

Orijinal fiyat: ₺290,00.Şu andaki fiyat: ₺245,00.

“Kendimi ilk ne zaman ‘feminist’ olarak adlandırdığımı hatırlamıyorum. Bunun zaman aldığını biliyorum sadece... Zaman içinde, o güne kadar ‘varsayılan doğru’ olarak kabul ettiğim her şeye farklı bakmaya, ‘Aslında böyle olmayabilir’ demeye başladığımı fark ettim. Zihnimde yıllardır yakılmayı bekleyen bir ışık yanmış ve geçmişte karanlıkta olduğunun farkında bile olmadığım birçok şey aydınlanmaya başlamıştı. Cin şişeden çıkmıştı.”

Siz hiç “Aman bırak dünya yansın, mutfak dağınık kalsın, yemeği başkası yapsın; ben şimdi açıp kitabımı okuyacağım” diyen bir kadın gördünüz mü? Biz gördük. Bu kitabı elinde tutan kadınları...

Blogcu Anne Elif Doğan kendi feminist aydınlanma yolculuğunu anlatırken feminizmi hayatın tam ortasına yerleştiriyor; bizleri evimizi, partnerimizle iletişimimizi, çocuklarımızla ilişkimizi, aşka bakışımızı, kısacası hayatı yaşayış biçimimizi değiştirmeye davet ediyor. Şimdi bırakın ev dağınık kalsın, siz bu kitabı okuyun. Dansınız değişecek.

 

Ay Taşı Tanrıçaları

Orijinal fiyat: ₺290,00.Şu andaki fiyat: ₺245,00.

“Acılarımı doya doya yaşamaktan yanayım. Ne bir ilâçla uyuşmak, ne de başkalarının tesellisine sığınmak isterim. Acının her hücreme işlemesine, kendini kabul ettirmesine izin veriyorum ve bir yerlere de kaçıp gitmiyorum. Çünkü acı içimizdedir, mekânda değil.”

“Başa çıkamayacağım kötü zamanları ölümcül hastalıklara benzetirim. Onların varlığını kabul etmemek, yadsımak çare değildir. Onlarla uzlaşmaya varırım ama teslim olmam. Enerjimi isyanla harcayacağıma, kabullendiğim bu davetsiz misafirlerin beni yok etmeden, ezmeden benimle yaşamasına
izin verir ve geleceğe odaklanırım.”

“Keşkeleri tecrübe zenginliğine, endişeleri programlı olmaya yönlendirdiğimizde, bu iki negatif duyguyu da pozitife
çevirmiş oluruz.”

“Sanal ortamda tanımadıklarımıza harcadığımız zamanı değerlendirebileceğimiz, gerçek hayatımızda gerçek insanlar, olaylar var. Zamanımızı çaldırmayalım.”
Ay Taşı Tanrıçaları, yazarın, yaşam deneyimlerini kaleme aldığı kadınsal olayları içerse de her cinse ve her kesime hitap edebilecek yol gösterici bir kitap.

Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler

Orijinal fiyat: ₺284,00.Şu andaki fiyat: ₺242,00.

İnsanın, toplumsal hayatı gibi düşünce hayatının da karmaşıklaştığı bir dünyada “Müslümanca düşünme”nin imkan ve yöntemi nedir? İslam konusunda yeterli “malumat”a sahip olmak, Müslümanca düşünmek için yeter mi? İslam'ın özü ve bütünüyle kaynaştırılamayan bilginin, düşünme etkinliğini oryantalist bakış açısına mahkum etmesi kaçınılmaz olmayacak mı? Edebiyat ve özellikle öykü alanındaki başarılı ürünleriyle de tanınan Rasim Özdenören’in klasikleşmiş eseri…

Yanılmışım Tanrı Varmış

Orijinal fiyat: ₺290,00.Şu andaki fiyat: ₺240,00.

Dünyanın en ünlü ateisti fikrini nasıl değiştirdi?

Cesaret ve yürek işi. Flew’in fikirleri sizi çarpacak ve neye uğradığınızı şaşıracaksınız.

Francis Collins

“Çok az dinî hikâye bu tür bir etki yaratır. Bu şaşırtıcı kitap, Tony’nin geçirdiği değişimin nedenlerini belgeliyor... ve bu kitabın zevkle okunmasını sağlıyor."

Gary Habermas, Liberty Üniversitesi, Felsefe ve Teoloji Bölümü, Seçkin Araştırma Profesörü ve Kürsü Başkanı

Son yıllarda Batı’da Tanrı, ateizm, inanç, din kavramları etraflıca tartışılıyor. Richard Dawkins’in ünlü Tanrı Yanılgısı kitabından sonra bu tartışmalar daha da alevlendi. Tanrı vardır diyenlerle yoktur diyenler doğa, bilim ve tarihteki çeşitli olayları değerlendirerek görüşlerini ispatlamaya çalışıyorlar.

Son dönemde tüm dünyada en ses getiren çalışma ise Antony Flew’in Yanılmışım Tanrı Varmış kitabı oldu. Antony Flew hayatının büyük bir bölümünde ateizmin bilinen felsefi savunucularının en önemlisiydi. Ama ateizm fikrinden cayan Flew artık Tanrı’nın varlığına inandığını ve Tanrı yoktur demenin hiçbir anlamı olmadığını ileri sürüyor.

Yanılmışım Tanrı Varmış çalışma hayatının büyük bir bölümünde ateşli bir ateist olan ünlü bir filozofun evrenin zekice tasarımına ve dolayısıyla Tanrı’nın varlığına inanmaya başlamasının ilgi çekici ve okunmaya değer bir hikâyesi.

Benlik

Orijinal fiyat: ₺280,00.Şu andaki fiyat: ₺238,00.
İçimde bir yengeç var. İçimdeki en kuytu kovukta yaşıyor olmalı; oradan seyrediyor herhalde her yaşadığımı. Ancak arada bir hissediyorum varlığını ancak arada bir belli ediyor kendini. Ama biliyorum: hep orada bana direnir çoğunlukla dolambaçlı yollarla karışır yaptıklarıma, ket vurur. Bir yolunu bulup yaptıklarımı engeller; yapacaklarımı belirlemeğe çalışır. Bunun temelinde benim ile uyum içinde olmaması yatsa gerek. Benim yaptıklarım aykırı geliyor olmalı ona. Sanıyorum benden pek hoşnut değil. En çok dayanamadığı da, benim, devinimsiz, eylemsiz kaldığım zamanlardaki hâlimdir (gün olur, hiçbirşey yapmak gelmez içimden; ya da : hiçbirşey yapmak gelir öyle, bir köşeye oturur, saatlerce, etrafıma bakınırım seyrederim. Kafamdan binbir türlü imge, tasarım, düşünce öylesine, gelişigüzel geçip durur; zaman da geçer ya, öyle aldırmam...), bu durumlarda, içimde, kocaman kıskacının çat çatını, sert ayaklarının yan yan eşelenen öfkeli katırtısını duyarım. "Yürü git!", der bana; ama ben kalakalmış olurum. Dinlemem onu; belki, dinlemek elimden içimden gelmez. Oruç Aruoba

Kanatların Var Ruhunda

Orijinal fiyat: ₺280,00.Şu andaki fiyat: ₺238,00.

kaygılar, korkular, kuruntular hep k’yla başlar

ardından yürür ve sürekli sana bir şey fısıldarlar

nereye gitsen fare gibi peşindedirler ve yoktur susacakları

anneni ararsın içinde, saçını okşasın, ben buradayım desin

telaşla çarpan kalbinde, el yordamıyla bir sükûnet ararsın

lokomotifleri vardır trenlerin ritmi şaşmaz, hayat kırmızıda durmaz

aaa! diye bağırırsın bazen, duyanın da olmaz çoğu zaman

rock’n roll günlerini özlersin, hiçbir şey sana çarpamıyordu

ısıtmaya ihtiyacın var içini, ellerin hep soğuk, tenin hep soluk

niyet etmen yeter derler ama niyetini de hatırlamazsın

 

var olmanın yok olmakla yakınlığına şaşarsın bazı günler

aşk istersin, meşk istersin, güç ve neşe ve biraz da boş vermişlik

rollerin arasından en sıkıcısını oynamaya karar vermişsindir

 

rahat edemediğin odalarda, rahatça söylemediğin repliklerle

uzun düşünmeye de vaktin olmaz, bir akşamüstüne yayılamazsın

hayat dediğin, hep kronometresi elinde, hep tepende…

uyanma zamanın geldi demektir tüm bunlar oluyorsa!

nasıl fark etmedin sırtındaki kocaman kollara benzer uzantıları?

düşmeyeceksin, karanlıklarda yanıp, boşluklarda uçacaksın…

anladığında: … kanatların var ruhunda!

 

Kalbin Sesi İle Toprağa Dönüş

Orijinal fiyat: ₺280,00.Şu andaki fiyat: ₺238,00.

“Gün gelir hakikate giden yola barikatlar kurulur. Bu defa sorulan soru şudur: ‘Ne yapmalı?’

Önce niyet edeceğiz, ardından kalbin sesine uyarak sonsuzluğa yöneleceğiz. Üç hakîmin hükmünde hata aranmaz: Kalbin, kaderin, ölümün.

Aramak vazifedir. ‘Aramakla bulunmaz fakat bulanlar ancak arayanlardır’ denilmiş.

İnanmak ve sevmek şart…

Arayışta esas olan samimiyettir. Kendini belli eden sanattan, nümayişçi ahlâktan ve kendine güvenen ibadetten uzak durmalı. Hakikatın-hayrın-güzelliğin ardına düşüp; gayret bizden, tevfik Allah’tan demeliyiz.

Ey kalbi olanlar!

Ümit ve korku arasında bulunanlar!

Takva sahipleri için zaman yok hükmündedir. Her an her şey olabilir!

Allah bes, baki heves.”

İki Dirhem Bir Çekirdek

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺234,00.

Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kılmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir.

Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir. Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikayesiyle karşılaşmak mümkündür.

Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.

Ben Neyzen

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺234,00.

Neyzen Tevfik’e göre, insan bu değildi, bu olamazdı. İnsanın gerçekte ne olduğunu kavramak ve bulmak için âdeta insanlıktan çıktı Neyzen. Hırpani kılığıyla sokaklarda, sur diplerinde, çöp kenarlarında tam bir sefil hayatı sürerek; Mevlevihane, meyhane ve tımarhanede nefsini yere çalarak; üflediği neyi, şiiri ve hicviyle aradı insanın aslını. 
Neyzen uçsuz bucaksız bir denizdi. Ama elindeki şişede, sırtında zıpkın yarası olan bir kılıç balığı gibi saklamak zorunda kaldı kendini. Şişeden çıkıp karaya vurursa aniden can verecek bir kılıç balığıydı o. Kendini hiçe saydı, hiçliğin hikmet pencerelerinden başka âlemlere baktı. Kendini hiçlikte buldu, "her şey” olmaya uğraşan insana tek başına hakikati haykırdı. Onun aradığı kendisiydi, yapmak istediği ise kendisi olmayanlara ses olmaktı. Aşkın cılız bir kelime değil, Yaradan’a özlemin bir çığlığı olduğunu üfledi nefes nefes. Ama hiç kimse onu bir ucu hüzün, diğer ucu huzur tüten neyi kadar anlamadı. 

Koşmasaydım Yazamazdım

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺234,00.

Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin...

"Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi?"

Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı denemeyecek bir yaşam sürmek zorundaymış gibi.

Biz roman yazmaya çalıştığımızda, insanlığın temelinde bulunan zehir gibi bir şeyi istemesek de çekip çıkarır, görünür kılarız. Yazarlar az çok bu zehre maruz kalır. Bu zehir işin içine girmediği sürece, gerçek anlamda yaratıcılık eylemi ortaya konulamaz çünkü (tuhaf bir benzetmeyle söyleyeceğim ama balonbalığının zehirli kısmının aynı zamanda en lezzetli kısmı olmasıyla tıpatıp benzeyen bir durum galiba). Ama gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insan mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır. Bu, benim tezim. Yani sağlıksız bir ruh bile, yine sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar. İşte bu yüzden, böyle biri sanatçı olamaz, dense bile ben koşmaya devam ediyorum.

Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin... Koşmasaydım Yazamazdım kendini "utangaç biri" olarak tanımlayan yazarın belki de en kişisel kitabı.

Hiçliğe Açılan Pencere

Orijinal fiyat: ₺280,00.Şu andaki fiyat: ₺231,00.
Kendini "ihtimal fanatiği" olarak tanımlayan E. M. Cioran, sürgün yaşamının doğurduğu azaba çare işlevi gören kalemini saplantılarını yatıştırmak ve hıncını dindirmek için oynatır. Politik görüşlerini aşındıran savaş sonlanmışken, yenilgiden ibaret gördüğü kaderinin yarattığı buhranın ana motifleri Cioran külliyatında yeni yeni belirmeye başlar.
 
 
30'lu yaşlarının keskin virajında yeni bir yol tutmaya, köksüzlük yoluna girmeye kendini mecbur gördüğü, felsefi "kabiliyetinin" sinik ve kuşkucu bir pus içinde buhar olup uçtuğu dönemde, Paris sokaklarının isimsizleri arasında dolaşır ve küçük otel odalarında Hiçliğe Açılan Pencere'nin iskeletini oluşturacak yüzlerce okunaksız sayfa karalar.
 
 
"Zira hayat çıkmaz bir yoldan ibarettir, giderek de daralmaktadır."