Grinin Elli Tonu
Edebiyat öğrencisi Ana Steele genç girişimci Christian Grey ile röportaj yapmaya gittiğinde karşısında yakışıklı, zeki ve hükmedici bir adam bulur. Toy ve masum Ana bir anda bu adama karşı arzu duymaya başladığını şaşkınlıkla fark eder. Grey’in gizemli hali ona yakınlaşma arzusunu daha da alevlendirir. Ana’nın güzelliğine, zekasına ve özgür ruhuna karşı koyamayan Grey de onu istediğini itiraf eder ama kendi şartları vardır…
Grey’in kendine has erotik istekleri karşısında şoke olan Ana bir yandan da heyecanına engel olamaz ama tereddütleri vardır. Büyük başarısına rağmen çokuluslu şirketler, inanılmaz bir servet ve sevgi dolu bir aile Grey kendi canavarlarına esir olmuş ve hükmetme takıntısı olan bir adamdır. Ana ve Grey cüretkar, tutkulu bir tensel ilişkiye yelken açarken Ana, Christian Grey’in sırlarını ve kendi karanlık arzularını da keşfedecektir.
Üç Yapraklı Ahududu Ciltli
“Poyraz Sarıcalı yediğim elmadan çıkan kurttu. Tam evden çıkacakken kaçıveren kalitesiz naylon çoraptı. Lunaparklardaki hiçbir şey kazanamadığınız, para tuzağı olan o sinir bozucu oyuncaklardandı. Çok sevdiğiniz dizinin senaristinin değişmesi ve her şeyin, bütün karakterlerin mahvolmasıydı. Nefret ettiğim her şeydi kısacası.”
Pansiyonumun hemen yanı başında gece kulübü açma girişiminde bulunan bu adamdan daha ilk bakışta, hatta adını duyduğum ilk anda nefret etmiştim. Hem de bütün kalbimle ve inanılmaz bir şiddetle.
Eğer içinde yaşadığımız dünyanın düzenini biraz olsun kabullendiyseniz şunu bilirdiniz; böyle ani ve büyük nefretlerin yalnızca iki sonucu vardır. Ya siz silahlarınızı kuşanıp nefret ettiğiniz kişiyi mahvedersiniz ya da hiç hesapta yokken
ona âşık olursunuz ve o sizi mahveder.
Benim başıma hangisinin geldiğini tahmin etmek hiç de zor değil. Ama hikâyemin bütün detaylarını sizinle paylaştığımda ve nihayetinde beni yakından tanıdığınızda artık çok yakın iki arkadaş olacağımızı ve beni anlayacağınızı ümit ediyorum. Başlayalım mı?
Bir Gün Mutlaka
Gökyüzünü Öp
Elektra
“Ben bir kralla evlendim güya ama başıma gelenlere bakın.Kanının asaleti taşıdığı laneti temizlemeye yetmedi. Hazineleri ona şeref ve şefkat kazandırmadı.”Tanrılar tarafından lanetlenmiş Atreus Hanedanı, kaderleri görünmez bağlarla birbirine bağlı olan üç kadın: Klytaimestra, Kassandra, Elektra.Klytaimestra, Agamemnon’la evlenirken Atreus Hanedanı hakkındaki sinsi fısıltıları duymazdan gelir. Ancak Truva Savaşı’nın arifesinde Agamemnon, Klytaimestra'ya akılalmaz bir şekilde ihanet eder.Kassandra ise kehanet gücüyle lanetlenmiştir. Truva’nın başına gelecekleri bilmesine rağmen kimseyi gördüklerine inandırabilecek gücü yoktur.Klytaimestra ve Agamemnon’un en küçük kızı Elektra’nın tek isteği ise sevgili babasının savaştan bir an önce dönmesidir. Peki ya ailesinin kanlı geçmişinden kaçabilecek midir yoksa onun kaderi de şiddete mi bağlıdır?Uluslararası çoksatan Ariadne’nin yazarı Jennifer Saint, Yunan mitolojisinin kadın kahramanlarından Elektra'nın hikâyesini büyüleyici bir dille yeniden anlatıyor!
Mükemmel Eşleşme
Her genç kız bir gün taç takmanın hayalini kurardı.
Flört uygulamasını indirdiğim her seferinde aynı adamla eşleşmek kadar romantik bir şey olamazdı. Aşırı seksi miydi? Evet. Yasak bölge miydi? Kesinlikle evet.
Evren benden nefret ediyor olmalıydı.
Cole Kincaid abimin en iyi arkadaşıydı ve lisedeyken ona abayı yakmıştım. Şimdiyse Heston Üniversitesi hokey takımında babamın yardımcı koçu olmak için kasabaya geri dönmüştü. Onu görünce, tamamen sönmemiş hislerim anında alevlenmişti. Ama biz mümkün değildik. Hiç olmamıştık.
Kötü bir ayrılık döneminden geçiyordum ve yeni yıla yalnız girme düşüncesi katlanılmazdı. Ben de hemen bir flört uygulaması indirdim ve kendimi silip silip tekrar indirme döngüsüne kaptırdım. Ve Cole’la eşleştim. Her seferinde.
Kış boyunca herkesten gizli takılmayı kabul ettiğimizde aramızdakilerin ciddileşmesini beklemiyordum. Ama oynadığımız küçük oyunun risklerini anlamamıştık. Koyduğumuz sınırlar bulanıklaştığında hayatlarımız kökünden değişecekti.
Ölüm Kalım Meselesi
Marilyn Yalom, kendisine ölümcül kanser teşhisinin konulmasının ardından eşi Irvin D. Yalom’la birlikte bir kitap yazmak istedi ve ortaya, birlikte geçirdikleri ömürlerine dönüp baktıkları ve tüm insanlığın da ölümle yüzleşmek için tekrar tekrar dönüp başvuracağı bu değerli çalışma çıktı.
Psikiyatr Irvin Yalom, keder ve anksiyete problemleri yaşayan hastalarına adadığı kariyeriyle tüm dünyada tanınıyor. İronik bir biçimde, eşine, feminist yazar Marilyn Yalom’a kanser teşhisi konduğunda uzun yıllar mesleki anlamda ustalaştığı alanda kendi kendisini de tedavi etmesi gerekeceğini fark etti. Eşinin kanser teşhisinden sonra birlikte yazmaya karar verdikleri bu kitapta Marilyn ve Irvin Yalom çifti hayatlarında ilk defa deneyimleyecekleri bir mücadeleyle yüz yüze geldi: Marilyn ardında pişmanlıklar olmadan ölmeyi, Irvin ise son yıllarını Marilyn olmadan yaşamayı nasıl başaracağını öğrenmek zorundaydı.
Marilyn ile Irvin Yalom’un birlikte geçirdikleri son ayları farklı bölümlerde ayrı ayrı anlattıkları, ardından da Irvin Yalom’un, altmış beş yıllık evliliklerinin ardından eşi olmadan geçirdiği ilk ayı anlattığı bu kitap, kendi ölümlülüğümüzle yüzleşme ve sevdiğimiz birinin kaybıyla başa çıkma gibi güç deneyimlere yakından bakma olanağı sunuyor. Yalom çifti geniş ve sevgi dolu bir aile kurmuş, uzun ve mutlu bir evlilik yürütmüş olsa da, onlar da herkes gibi kaçınılmaz bir gerçek olan ölümle ve ölüm karşısında duyulan çaresizlik hissiyle yüzleşmeye çalışıyor ve aynı zamanda bu alanda yaptıkları derin çalışmaların getirdiği bilgelikle sevgi, keder ve aşk gibi evrensel konularda yanıtlar arıyor.
İki uzun ömrün deneyimli kaleminden doğan Ölüm Kalım Meselesianlamlı bir hayat sürmek isteyen ve yaşamında teselli arayan herkes için açık yüreklilikle yazılmış bir rehber olacak…
YAZARLAR HAKKINDA
Stanford Üniversitesi psikiyatri bölümünden emekli Profesör IRVIN D. YALOM, aralarında Günübirlik Hayatlar, Varoluşçu Psikoterapi, Annem ve Hayatın Anlamıve Bir Psikiyatristin Anıları’nın da bulunduğu, dünya çapında okunan pek çok kitabın yazarıdır. Yalom Palo Alto’daki ofisinde, az sayıda da olsa çevrimiçi seanslarla hasta kabul etmektedir.
Aşka Uyanmak
Bir Kürt Sevdim
“Ben Diyarbakırlıyım Gülşah” dedi sanki işlediği bir kabahati dile getirir gibi. “Sense Balıkesirli!” diyerek şaşkınlığımı ikiye katladı. Adımla hitap edişi, memleketimi bilişi? Bu nasıl işti?
“Adımı biliyorsun, memleketimi de? Ama ben henüz söylememiştim.”
“O gece bir tek sen âşık olmadın Gülşah.”
“Peki, madem sadece ben âşık olmadıysam, neden olmaz diyorsun?”
“Çünkü biz seninle ülkenin batısıyla doğusuyuz, çünkü biz farklı kültürlerin çocuklarıyız. Çünkü biz bitmeyen bir kavganın bitmeye mahkûm aşkıyız. Olmaz Gülşah, olmaz.”
Bu kitapta Diyarbakırlı yakışıklı Şahin ile Balıkesirli güzeller güzeli Gülşah’ın İzmir Ege Üniversitesi’nde tanışmalarıyla başlayıp yıllarca süren gerçek bir aşk hikâyesini okuyacaksınız.
Gülşah ve Şahin ülkemizde yaşanmış binlercesinden sadece biri. Gülşah’ın sevgiyle harmanlanmış anılarında yolculuk ederken bu aşka imreneceksiniz. Onlarla beraber ağlayacak ve belki de sinirlenip isyan edeceksiniz. Bu aşkın içinde kendinizden, çevrenizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. Çünkü bu kitap biraz sen, biraz ben, biraz da öteki. Bir Türkiye mozaiği…
“Sarışın bir kızla esmer yakışıklı bir adam yürüyordu yan yana, yana yana.”
Yeni Yıl Yeni Hayat
Kitapları tüm dünyada onlarca dile çevrilen ve satış rekorları kıran New York Times çoksatan yazarı Debbie Macomber’dan yürekleri ısıtacak bir kış romanı.
Cesur adımlar atarak kendini aramaktan vazgeçmeyenlere...
Debbie Macomber'in, aşkın, değişmesi en zor hayatları bile nasıl değiştirip güzelleştirdiğini ve güçlü aile bağlarının dönüştürücü etkisini anlattığı yeni romanı okurlarıyla buluşuyor. Başarılı bir iş insanı olan Everly çalıştığı şirkette stresli günler geçirmektedir. Ortağı Jack onu bu stresten kurtarmak ister ve yılbaşı öncesinde bir aylığına izin alıp Everly'i tatile gitmesi için ikna eder. Jack, asistanı Annette’e Everly için sıcak ülkelerden birinde lüks bir gemi yolculuğu ayarlamasını söyler. Ancak Annette’in gizli bir intikam planı vardır. Everly için ayarladığı tur, lüks bir gemi turu değil, Amazon ormanlarında bir eğitim gezisidir ve yetişkinlerin yaz kampından farksızdır: İnternet yok, telefon yok, kamaralarda kilit yok. Everly bir kâbus gibi başlayan on beş günlük bu yolculuğun hayatını tamamıyla değiştireceğinden habersizdir.
Yeni Yıl Yeni Hayat, Amazon ormanlarının muhteşem doğasından Indiana’daki sıcacık bir aile ortamına uzanan aşk, umut ve macera dolu bir yeniden doğuş hikâyesi...
Sevgi Öyküleri
Aşk Ve Gurur
En çok okunan klasikler, Türkiye’nin önde gelen çevirmenlerinin özenli çevirileri ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucularla buluşuyor.
18. yüzyılın sonlarına doğru İngiltere'nin küçük bir kasabasında, taşralı bir beyefendi ve korumacı bir baba olan Mr. Bennet ve onun aklı havada karısı Mrs. Bennet'ın beş kızının iyi birer evlilik yapmak dışında hayatta başka bir seçenekleri yoktur. Fakat kardeşlerden Elizabeth kent soylusu, züppe ama bir o kadar da kendini içindeki zindanlara hapsetmiş olan Mr. Darcy ile yolları kesiştiğinde kaderine başkaldırarak tarihin en büyük aşklarından birinin yazılmasını sağlayacaktır.
Her satırıyla kalbinizde iz bırakacak, aşkın yüceliği ve fedakarlıklarını insana hatırlatan bu romanı Handan Haktanır'ın eşsiz çevirisiyle sunuyoruz.
Kapına Geldim
Yeni Hayat – Can Yayınları
Siz kadınlar, iyi bilirsiniz aşkı,
Konuşalım sizinle sevdiğim kadını,
Ona övgülerin sonu yoktur elbette,
Yine de rahatlamak isterim bir nebze.
Ne zaman düşünsem onun letafetini,
Aşk içimde öyle bir lezzet yaratır ki,
Yaşayan her insanı âşık edebilirdim.
Dante Alighieri daha ziyade edebiyat ve sanat dünyasına armağan ettiği İlahi Komedya’yla ve Beatrice’ye duyduğu dillere destan aşkıyla tanınır. Yeni Hayat’ta işte bu ölümsüz aşk dizelere dökülür. Dante, Beatrice’yi ilk kez gördüğünde dokuz yaşındadır, on sekiz yaşındayken ise onu ikinci kez görecektir. Bu karşılaşma şairin ifadesiyle yeni bir hayatın başlangıcıdır aynı zamanda: “O dakikadan itibaren Aşk tüm ruhuma hâkim oldu.” Ne var ki şairin aşkı bu dünyada karşılık bulamaz, Beatrice’nin ölümüyle ise ruhani bir boyuta evrilir. Sevdiği kadına İlahi Komedya’nın Cennet kitabında kavuşacak olan şairin gençlik yıllarında kaleme aldığı bu lirik aşk ilanı sonraki yıllarda yazacağı başyapıtının temelini oluşturur.