Lal Masallar
Giderayak
Ve Sustu Melek
Madam Belda ve Hiç Kırıkları
Ömrüm Bir Karadutun Kar Görme Heyecanıyla Geçti
30 Artı 1
Öpücük İzi
Hayat Elverirse
Egospu
Sen Kırıkları
Misket
Kayıp Aranıyor – Bütün Yapıtları
Mahalle Kahvesi – Bütün Yapıtları
Semaver
Kumpanya
Sarnıç
Havuz Başı
Şahmerdan
Yeni Dünya Yeni
"Hala bir şey çıkmadı... Galiba bu yolu yapmayacaklar. Köylü de bana yardım ediyor. Pek ölü mahluklar... Belki de pek akıllı mahluklar da, boşuna yere uğraşmak istemiyorlar. İçimde hiç şevk kalmadı. İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse, fakat ne evet, ne hayır!.. Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız.
Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum. Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor, bir bataklıkla dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak, yıkılacak gibi olarak, ağır ağır ilerliyor. Bu o kadar üzücü bir manzara ki, tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor. Bazan koşup yolu avuçlarımlar düzeltmek, orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir 'yol' haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum."
"Asfalt Yol" adlı öyküden
Türk edebiyatının büyük yazarından düşünen ve söyleyen öyküler.
Makiler
Define
Sırça Köşk
Kürk Mantolu Madonna
Bir Aşkın Tarihi
“Evet, anlatacağım, dedi ve sen dinleyeceksin, sen bu büyük aşk hikâyesini dinleyerek kararını vereceksin, bak Güzin nasıl kadınmış... Bütün o rivayetler ne kadar adiymiş, iftiradan başka bir şey değilmiş... Onu hiçbiri benim kadar tanımaz. Güzin, kendini hediye edecek kadar kendine layık bir erkek bulamamaktan benim gibi şaşırmış, harap bir varlıktır... Şimdiye kadar kimseyi sevememiş, kalbi titremek için hazır fakat daha onu titretecek kadar mesut bir adam çıkmadı... İşte Güzin, bir genç kız ki aşk için doğmuş fakat daha sevememiş... Tanıdığı, gördüğü erkeklerin titretemediği kalbini soğuk bularak aşkı suçlamış ve aşkı inkâr etmiş bir kız...”
Servet-i Fünun dergisinde 1912’de tefrika edilen Bir Aşkın Tarihi , kitap olarak 1915’te altı kısa hikâyeyle yayımlanmıştır. Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül ’de Fransız romanında meşhur olan aşk üçgenini derin tahlillerle ele alan Mehmet Rauf, bu kitaba adını veren Bir Aşkın Tarihi adlı uzun hikâyede yine aşkı merkeze koyar. Macit ve Güzin’in Büyükada’da başlayan gönül serüvenini, Macit’in gözünden okura aktarır. Diğer hikâyelerinde de eleştirel ve incelikli bir üslupla evliliğe, namus ve ahlaka dönemin hâkim bakış açısıyla temas eder.
Kürk Mantolu Madonna Yeni
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırzıszılka asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum 'Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamaktan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resimini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.