Hayvanlaşan İnsan – Hasan Ali Yücel Klasikleri 329
Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneye tabi tutarken, duygusal ve toplumsal olayları da bir kimyacı gibi ele alması gerektiğini savundu. Zola içinde yaşadığı eski dünyanın yıkıntılarını inceledi, gelecekteki bir dünyanın olgularını saptamaya çalıştı. Bu niyetle yirmi iki yılda yazdığı yirmi romandan oluşan Rougon-Macquartlar dizisi başta olmak üzere çok sayıda büyük eser verdi. İkinci İmparatorluk Dönemi’ni anlatan bu dizinin on yedinci kitabı Hayvanlaşan İnsan 1890’da yayımlandı. Roman 19. yüzyılda Paris ve Le Havre arasındaki demiryolu hattında geçen bir suç ve aşk hikâyesidir; insanın öldürme içgüdüsünü ve nasıl bir kötülük makinesine dönüşebileceğini anlatır. Zola’nın, eşsiz gözlem gücüyle endüstrileşmenin beraberinde getirdiği kasvetli, yıkıcı ve ilkel arzuları deşifre ettiği bu roman defalarca sinemaya da uyarlanmıştır.
Goriot Baba (Ciltli)
Germinal – Can Yayınları
1860’larda Fransa’nın kuzeyinde maden işçileri, çetin koşullar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Çalıştıkları ocaklarda her an iç içe oldukları göçük ya da grizu patlaması tehlikesinin yanı sıra, açlık ve sefaletle boğuşup dururlar. Son çare olarak gördükleri grev onlar için kaçınılmazdır artık. Her şeyi göze almaya hazırdırlar, içlerinde filizlenen umut en büyük destekçileridir. Ne yazık ki direnişleri acımasızca bastırılır. Şimdi geride sadece ölüm, kan, gözyaşı ve yok olan hayaller kalmıştır. Germinal dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri. İnsanların çektiği büyük acıyı son derece gerçekçi ve evrensel olduğu kadar etkileyici bir dille de kaleme alan Zola, bu romanıyla adeta bir destan yaratmış. Her satırında okuru duygudan duyguya sürükleyen, kâh yüreğini burkan, kâh öfkelendiren, kâh umutlandıran, soluk soluğa okunacak bir eser.
Cesar Birotteau
Zaman ve Anlatı 2
Operadaki Hayalet
Madame Bovary
Köylüler
Başlangıcından 2. Dünya Savaşı Sonuna – Fransızca Türk Edebiyatı
Kırmızı Ve Siyah – Hasan Ali Yücel Klasikleri 210
Stendhal (Marie-Henri Beyle) (1783-1842): Genç yaşta teğmen olarak orduya girdi, Napoleon'un İtalya ve Rusya seferlerine katıldı. Almanya, Avusturya ve Rusyada çeşitli askeri görevlerde bulundu. Bir dönem Marsilyada ticaretle uğraştı, Triestede bir süre konsolosluk görevini sürdürdü. Fransız edebiyatında gerçekçilik akımının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Stendhalin Kırmızı ve Siyah adlı bu büyük eseri ilk kez 1830 yılında yayımlandı. Roman, romantik başkahramanı Julien Sorelin korku ve tutkularını merkeze alarak, Napoleon'un sürgüne gönderilmesi sonrasında başlayan Restorasyon Döneminin eksiksiz bir portresini çizer. Kırmızı ve Siyah, karakterlerinin güçlü ve teknik açıdan zamanının çok ilerisinde kabul edilen psikolojik tasvirleri ile de Stendhala psikolojik romanın mucidi unvanını kazandırmıştır.
Bertan Onaran (1937): Haydarpaşa Lisesi'ni İÜ Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. İlk çevirilerini 1963 yılında yayımlandı. 1964'te Memet Fuat'la tanıştı; eserlerini çevirdiği yazarlar arasına Gide, Sartre, Camus, Mayakovski katıldı. Ardından Saint-Exupery, Marguerite Duras, Albertine Sarrazin, Gilles Martinet'den çeviriler yaptı. Cervantes'in başyapıtı Don Quijote'yi ilk kez tam metin olarak çevirdi. Wilhelm Reich'ın bütün kitaplarını Türkçeleştirdi. Andre Malraux Emile Zola Stendhal Panait Istrati, Eugene Lonesco, Alain Robe Grillet, Nathalie Sarraute'dan çeviriler yapan Bertan Onaran'ın 1972'de Beauvoir'dan aktardığı Konuk Kız'a TDK çeviri ödülü verildi.
Fransız Edebiyatı
Kalpazanlar
Bel- Ami
Korku İklimi-Fred Vargas-Epsilon Yayınevi
Aydınlık
Rougonların Yükselişi
Kirpinin Zarafeti
Paris’in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman.
“Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap.”
- Le Soir
“Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust’un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor.”
- L’Express
“Bütün büyük yapıtlar gibi bu hikâye de kalbinizi kıracak, ama bazen hayatın bu hüzne değeceğini anlamanızı ya da hatırlamanızı sağlayacak.”
- Chicago Sun-Times
Leyleklerin Uçuşu
Göçmen kuşlardır leylekler. Her bahar Avrupa’ya gelir, yaz sonunda tekrar Afrika’ya doğru yola çıkarlar. Ama bu yıl geri dönmeyecekler.. Louis Antioche’un kayıp leyleklerin sırrını çözmek için çıktığı yolculuk kısa sürede kabusa dönüşür. Parçalanmış cesetler, nereden çıktığı belli olmayan katiller... Arayışı onu, Bulgaristan’daki Çingene mahallerinden işgal altındaki toprakların güneşte kavrulan kibutzlarına, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin balta girmemiş ormanlarından Kalküta’nın araka sokaklarına kadar götürecektir. Hatta cehenneme kadar... Sınır tanımayan bir hayal gücü, kusursuz bir kurgu, tüyler ürpertici şiddet sahneleri, nefes nefese bir gerilim. Jean-Christophe Grange’yi bu tarzın zirvesine çıkaran, Kızıl Nehirler’i dünya çapında bir başarıya ulaştıran bu nitelikler, Leyleklerin Uçuşu’nda da var. Korkutucu bir yolculuk, şaşırtıcı bir kitap! "Kızıl Nehirler ve Taş Meclisi’ni okudum. İnanıyorumki biz polisiye roman yazarları çok sağlam, sıkı, sarkmayan, soluk soluğa okunan bir kurguyla, edebiyatın temel işlevi olan insan benliğine yolculuğu gerçekleştirebiliriz." - Ahmet Ümit- "Yeni bir Stephen King, Soluk soluğa bir tempo, dozu hiç azalmayan bir gerilim, gerçeküstü şiddet sahneleri. Grange inanılmaz bir ustalık sergiliyor." - VSD, Fransa-
Köylüler
İçimizdeki Hayvan
Eupalinos ve Öteki Söyleşimler
Eylemciler
Plassans Papazı
Kaiken
Emile – Hasan Ali Yücel Klasikleri 106
Jean-Jacques Rousseau (1712-1778): Aydınlanma döneminin en önemli romantik düşünürüdür. 1750'de yazdığı Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı kitapçığı Dijon Akademisi tarafından ödüllendirildi. Beş yıl sonra yazdığı İnsan arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı ile yine dikkatleri üzerine çekti. Toplum Sözleşmesi yayınlandığı günden bu yana toplumsal yaşama dair temel eserlerden biri sayılmaktadır. Rousseau, ana babaların çocuklara karşı olan görevlerini anlattığı Emile'de sadece çocuk eğitimini ele almakla kalmamış, yaşadığı dönemin sosyal, siyasal ve dinsel kurumlarının da çarpıcı bir eleştirisini yapmıştır. Yaşar Avunç (1927): İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Frnasız ve Roman Filolojisi bölümünü bitirdi. 1952-1954 yılları arasında Sarre (Saarland) Üniversitesi Avrupa Enstitüsü'nde eğitim gördü. Bankacılık yaptığı sırada şube müdürlüğünden yönetim kurulu üyeliğine kadar çeşitli kademelerde görev aldı. Bir süre Türk Fransız Kültür Derneği başkanlığını yürüttü. Arasında H. Bergson, M. Tournier, H. de Balzac, J. Genet, A. de Saint-Exupery, J.J. Rousseau'nun da bulunduğu pek çok Fransız yazar ve düşünürden otuzun üstünde eseri Türkçeye çevirdi. Çeviri Derneği 2008 Onur Ödülü'nü kazandı.