İki Küçük Su Ejderhası
Hollanda'dan Filipinler'e uzanan İki Küçük Su Ejderhası'nın umut dolu hikâyesi...
Leoni, babasının işleri nedeniyle yaz tatilini Filinpinler'de geçirmek zorundadır. Gittiği bu yeni ülkede Liwey ile tanışır ve aralarında muazzam bir dostluk başlar.
Ancak Liwey ve Lumad halkının başı, topraklarını ele geçirmek isteyen birtakım insanlarla derttedir. Leoni ilk defa geldiği bu ülkede kendisini derinden etkileyen bir beraberlik hissiyle karşılaşır.
Leoni; Liwey ve Lumad halkının çabasını, babaannesinin kendisine anlattığı efsanevi hikâyedeki su ejderhalarına benzetir.
Şimdi iki küçük ejderha Liwey ve Lumad halkının, topraklarını ve eğitim haklarını tekrar kazanmaları için bir şeyler yapmak zorundadır.
Solanlar – Nara’nın Kalbi
Vampirin Kanı
NOX
Boğazda Korku
Yeşil Bambu Ve Diğer Fantastik Öyküler
“O yılın bir sonbahar gününde Saburou birini öldürdü. Bir oyun arkadaşını Kototoi Köprüsü’nden Sumida Nehri’ne itti. Kişisel bir sebebi yoktu. Tabancayı kendi başına dayayıp ateş etmek isteyen birinin dürtüsüne tamamen benzer bir dürtü tarafından ele geçirilmişti.”
Yirminci yüzyıl Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından, “sıradışı” hayatıyla da meşhur Osamu Dazai, Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler’de Japon masallarındaki tipik su perilerini, denizkızlarını ve intikamcı hayaletleri kendine has üslubuyla yorumlayarak fantastik bir alegori, çarpık bir masal dünyası ortaya çıkarıyor.
Bu öykü kitabında bir denizkızı peşinde helak olan samuray Çûdô Konnai’dan onurlu yoksulluğunun altüst olmaması için elinden geleni ardına koymayan krizantem sevdalısı Sainosuke’ye, para peşindeki yalancı Saburou’dan kız peşinde kendini yakışıklı birine dönüştürmek isteyen sihirbaz Tarou’ya kadar hiç kimse, Dazai’nin acımasız ve mizahi kaleminden kurtulamıyor.
Kule Günlükleri- 1 Kurtlarla Savaş
Fantastes
Kralların Kralı
Golgota Sanayi Sitesi
İçimizdeki Labirent 2 – Zihnin Ötesinde
Ölümsüzlüğün Anahtarı
Ejderin Mührü
Kullervonun Hikayesi
Kalervo’nun oğlu Kullervo, Tolkien’in yarattığı onlarca karakter arasından belki de en karanlık ve trajik olanı. Zira Tolkien’in deyişiyle “Bahtsız Kullervo”, doğaüstü güçlere ve hüzünlü bir kadere sahip talihsiz bir yetim.
Babasını öldüren, annesini kaçıran, daha küçük bir çocukken canına üç kez kasteden karanlık büyücü Untamo’nun yanında yetişen Kullervo’nun ikiz kız kardeşi Wanona’ya olan sevgisi ve onu kollayan, büyülü siyah köpek Musti dışında hiçbir şeyi yoktur. Bir köle olarak satıldıktan sonra büyücüden öç almaya yemin eden Kullervo, intikam anında bile en zalim felaketten kaçış olamayacağını öğrenecektir.
Kullervo’nun Hikayesi, Tolkien’in izlediği yolda uyarlamadan yaratıcılığa doğru atılan ve “Silmarillion” ile sonuçlanan temel adım. Tolkien, Kullervo’nun Hikayesi için “kendi efsanelerimi yazma teşebbüsümdeki çıkış noktam,” derken “İlk Çağ efsanelerinin temeli,” olduğunu da söyleyerek Húrin’in Çocukları’nın başkahramanı Túrin Turambar’ın atasının bu metin olduğuna dikkat çekmiştir.
Etkileyici bir hikaye olmasının yanında ilk kez yayımlanan taslaklar, notlar, makaleler ve yarattığı dünyaların çıkış noktalarından olan Kalevala destanıyla ilgili Tolkien’in yazdığı ek metinler de kendine bu kitapta yer buluyor.
Tüm Panayırların Heyulası – Kayıp Rıhtım Öykü Antolojisi
Pusulanın İzi
Kalabriya’da
Fantastik edebiyatın yaşayan en önemli isimlerinden ve Dünya Fantazi Ödülleri’nde Hayat Boyu Başarı Ödülü sahibi Peter S. Beagle’dan zarif bir modern çağ masalı: Kalabriya’da .
Claudio Bianchi, Güney İtalya’nın mükemmel manzaralı Kalabriya bölgesindeki bir yamaçta uzun yıllardır tek başına yaşıyordu. Kendi hâlinde bir insan olan ve yabancılara şüpheyle yaklaşan Claudio, günlerini çiftçilik yaparak ve şiir yazarak geçiriyordu.
Soğuk bir sabah çiftlikte sıradışı bir ziyaretçi belirdiğinde ise Claudio’nun hayatı değişecekti. Sakin hayatı geride kalacak ve meraklı izleyiciler, gizliliğe saygısı olmayan medya ve bunlardan daha da kötücül bir şeyle uğraşmak zorunda kalacaktı.
Kalabriya’da okurlara şiirsel bir anlatım ve sürükleyici bir hikâye vaat ediyor.
Dan Ve İstanbul’un Hayaletleri
Dan, sıradan olmasını umduğu bir okul gezisi için İstanbul’a gelir ama bela yine peşini bırakmaz. Söylentiye göre İstanbul, üç hayalet muhafız tarafından korunmaktadır. Muhafızlar halkı bir konuda uyarmaya çalışıyordur: Acımasız bir arkeolog, İstanbul’u ayakta tutan Medusa’nın Kalbi’ni çalmak için yer altında kazılar yapıyordur. Efsaneye göre biri bu kalbi bulup olduğu yerden alırsa İstanbul yerle bir olacaktır.
Bu hayalet muhafızların yeryüzündeki tek iletişim kaynağı ise Zeynep adında bir kızdır. Ne tesadüf ki Zeynep, Dan’in kaldığı otelde çalışmaktadır.
Hayaletleri duyabilen Zeynep ve onları görebilen Dan, kalbin çalınmasını önleyip İstanbul’u kurtarabilecek mi? Yoksa kadim şehir sonsuza kadar yok mu olacak?