İyi Günler Bay Başkan – Körfez Savaşı’nda Özal – Bush Görüşmeleri
₺315,00 Orijinal fiyat: ₺315,00.₺268,00Şu andaki fiyat: ₺268,00.
Özal: George, Tarık Aziz’in, Amerika’nın küçük düşeceğini söylediğini hatırlıyorum. Siz de hatırladınız mı? Bush: Evet, haklısınız. Asıl küçük düşen o olacak ama bunu söyletmek zorundayız. Özal: Evet, evet. Haysiyetleri kırılmalı, özellikle de Saddam Hüseyin’in. Bush: Okey, Turgut. Bakın, sizinle konuşmak yine harikaydı ve sizin sadakatle yanımızda duruşunuzdan dolayı çok müteşekkirim. Özal: Sizi tamamıyla destekliyoruz, endişe etmeyin. Saddam Hüseyin’in, 1990 Ağustos’unda Kuveyt’i işgalinden sonra Beyaz Saray’la Çankaya Köşkü arasında alışılmadık bir telefon trafiği başlamıştı. George Bush ve Turgut Özal, gece geç saatlere taşınan konuşmalar yapıyor, bilgi alışverişinde bulunuyorlardı. Krizi Türkiye’yi uluslararası ilişkiler alanında etkili bir aktör haline getirmek için fırsat bilen Özal, Bush’u Saddam Hüseyin’i devirmeye ikna etmeye çalışıyordu. İlk kez bu kitapla ortaya çıkan bilgiler, iki devlet adamının Körfez krizi ve sonrasındaki yüz yüze görüşmeleri ve telefon konuşmalarıyla Türkiye-ABD ilişkilerinin görünmeyen yüzünü olduğu kadar, o dönem Türkiye’deki siyasi çekişmeleri ve bunların dış politikaya yansımalarını da çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor, uluslararası aktörlerin karakterlerini, psikolojilerini anlamamıza yardımcı oluyor.
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Murat Yetkin |
| Sayfa Sayısı | 312 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2022 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Kitap – İyi Günler Bay Başkan – Körfez Savaşı’nda Özal – Bush Görüşmeleri
/n
Özal: George, Tarık Aziz’in, Amerika’nın küçük düşeceğini söylediğini hatırlıyorum. Siz de hatırladınız mı? Bush: Evet, haklısınız. Asıl küçük düşen o olacak ama bunu söyletmek zorundayız. Özal: Evet, evet. Haysiyetleri kırılmalı, özellikle de Saddam Hüseyin’in. Bush: Okey, Turgut. Bakın, sizinle konuşmak yine harikaydı ve sizin sadakatle yanımızda duruşunuzdan dolayı çok müteşekkirim. Özal: Sizi tamamıyla destekliyoruz, endişe etmeyin. Saddam Hüseyin’in, 1990 Ağustos’unda Kuveyt’i işgalinden sonra Beyaz Saray’la Çankaya Köşkü arasında alışılmadık bir telefon trafiği başlamıştı. George Bush ve Turgut Özal, gece geç saatlere taşınan konuşmalar yapıyor, bilgi alışverişinde bulunuyorlardı. Krizi Türkiye’yi uluslararası ilişkiler alanında etkili bir aktör haline getirmek için fırsat bilen Özal, Bush’u Saddam Hüseyin’i devirmeye ikna etmeye çalışıyordu. İlk kez bu kitapla ortaya çıkan bilgiler, iki devlet adamının Körfez krizi ve sonrasındaki yüz yüze görüşmeleri ve telefon konuşmalarıyla Türkiye-ABD ilişkilerinin görünmeyen yüzünü olduğu kadar, o dönem Türkiye’deki siyasi çekişmeleri ve bunların dış politikaya yansımalarını da çarpıcı ayrıntılarla gözler önüne seriyor, uluslararası aktörlerin karakterlerini, psikolojilerini anlamamıza yardımcı oluyor.
İlgili ürünler
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Dayının Casusları
Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu…
Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı...
Bahçede bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler... Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar.
Kendilerine bir de kod isim verilmişti.
Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!”
Kim bu dayı?
O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır...
Heyecanlıdır...
Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır...
Eşini öper, çocuklarına sarılır ve... Hayal kırıklığı yaşar...
Çünkü parmak izi tespit edilememiştir...
Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider...
Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir!
Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacaktır...
Kim bu hayalet?
Güç Mücadelesinde Türkiye
Türkiye bir Bölgesel Güç mü veya Büyük Güç müdür? Ya da Türkiye Bölgesel Güç veya Büyük Güç olmalı mıdır? Son dönemlerdeki bölgesel ve küresel gelişmeler ve bu gelişmelerin gölgesinde Türkiye’nin hamleleri bu soruları akla getirmektedir. Türkiye, özellikle Soğuk Savaş sonrası değişen dünya koşullarının da etkisiyle 21’inci yüzyıla bölgesinde etkin ve güçlü olma iddiasıyla girdi. Özellikle milli menfaatlerin uzandığı alanlarda bölgesel güç olma yolunu seçti. Bu noktada doğal olarak ülkenin sahip olduğu güç bileşenlerinin bölgesel güç olmak için yeterli olup olmadığı hayati bir soru olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanında büyük güç hatta küresel bir güç olan Osmanlı İmparatorluğu’nun güçten düşmesiyle birlikte bir ulus devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından itibaren bölgesinde barışı ve istikrarı hem teşvik etmiş hem de garantisi olmuştur.
Reis Gladionun Türk Tetikçisi
Reis-Gladio’nun Türk Tetikçisi, yakın siyasi tarihimizde derin ve kanlı izler bırakmış olan Abdullah Çatlı’nın portresi çerçevesinde geniş karanlık ilişkiler ağını gözler önüne seriyor, bir dönemin otopsisini gerçekleştiriyor. “Susurluk kazası”nda hayatını kaybeden Çatlı’nın 12 Eylül öncesindeki eylemleri, Ülkücülükten derin devlete ve uluslararası planda Gladio’ya açılan bağlantıları, geniş bir araştırmaya dayanılarak, belgelerle ortaya konuyor.
750’ye yakın ismin geçtiği kitap, Abdullah Çatlı’yı çocukluğundan itibaren anlatmakla birlikte bir biyografi olmanın çok ötesine geçiyor.
Kitap, eşi Meral Çatlı’yla yapılan röportaj dahil, “Çatlı kimdi?” sorusuna verdiği yanıtlar kadar, Çatlı’nın kanlı süreçteki rolünü belirginleştiriyor.
Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul’dan Türkiye’nin en karanlık dönemlerine ilişkin çok net bir fotoğraf.
“Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı’nın yaşam öyküsü. Neler yaptı, nerelerde nasıl saklandı, kimlerin koruması altına girdi? Susurluk bağlantıları ve Susurluk olayına karışanlarla ilgili belgeler, bilgiler...”
- Emin Çölaşan
“Reis, Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul tarafından yazılan ve Türkiye’nin son 20 yıllık yakın tarihinin en önemli referans kitaplarından biridir.”
- Sedat Ergin
Saklı Seçilmişler
Bir film düşün.
İlk sahne sıradan bir olayla başlar.
Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın.
Dehşete kapılırsın.
Film biter. Etkisinden kurtulamazsın.
Korkarsın.
Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım.
İlk sahne:
Altı yıl önceydi.
Medyaya her cümlesi yalan olan bir haber sızdırıldı.
Peşine düştüm..
Sarmal
Sen Kimsin?
Tadında Ekonomi: Aç Bir Ekonomistin Gözünden Dünya
Ha-Joon Chang’in mitolojisi bile sarımsakla yoğrulmuş Güney Kore’den çıkıp üzerinde sarımsağın doğmadığı Birleşik Krallık’a geldiği 1980’ler, İngiliz mutfağının o şanlı yavanlığından sıyrılarak, farklı tatlarla zenginleşmeye çalıştığı bir dönemdi. Dünya ise aynı dönemde yavanlaşma pahasına tek bir fikrin hâkimiyetine geçiyordu: serbest piyasa ekonomisi.
Ünlü ekonomist, yazar ve mutfak tutkunu Ha-Joon Chang’in, ekonomide farklı bakış açılarına açık olmanın, en az farklı mutfaklara açık olmak kadar sağlıklı olduğu fikrinden yola çıkarak kaleme aldığı Tadında Ekonomi, zorlu iktisadi fikirleri, dünyanın dört bir yanından yiyeceklerin hikâyeleriyle aynı tabakta servis ederek ekonomik tercihlerimizin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Masum bağımlılığımız çikolatanın, post-endüstriyel bilgi ekonomilerine –ve işsiz bir geleceğe– dair de bir şeyler anlattığını ya da Güney Amerika yemeklerinden gumbo’yu ağızda eriyecek kadar yumuşacık yapan bamyanın, kapitalizm ile özgürlükler arasındaki karmaşık ilişkiyi de temsil ettiğini gösteriyor. Chang, mutfağında yemek pişirirken eline aldığı malzemeler üstünden ücretsiz ev işlerinin gizli maliyetinden iklim krizine, serbest piyasanın yanıltıcı dilinden havuçların turunculaşma hikâyesine kadar uzanarak, bizlere cesur fikirlerle dolu ve sindirimi kolay bir ziyafet sunuyor.
Ezber bozan ve esprili anlatımıyla Tadında Ekonomi, ekonomiyi kavramanın bir yemek tarifi öğrenmeye benzediğini gösteriyor: Eğer onu iyice anlarsak, değiştirebiliriz de.
“Chang’in karmaşık fikirleri basitçe açıklayabilmek gibi muhteşem bir yeteneği var... İster yemekten ister ekonomiden bahsetsin, Chang harika bir yazar.” –BEE WILSON, SUNDAY TIMES
“Aynı anda hem beni güldüren hem ağzımı sulandıran hem de ekonomiyle ilgili düşüncelerimi yeniden gözden geçirmemi sağlayan tek kitap. Çok komik, çok dolu ve iştah açıcı.” –BRIAN ENO

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.