Anne Bak Ölüm Geldi
₺310,00 Orijinal fiyat: ₺310,00.₺255,00Şu andaki fiyat: ₺255,00.
“Bedenin sınırları, aklınkiler yanında ufacık kalır kuşkusuz. Akıl, bizi bedenimizin dışındaki dünyaya taşıyan, onun sınırlarını yıkıp parçalayan bir süpergüçtür. Anne Bak Ölüm Geldi ’nin kahramanı Meral Demir bunu bize mükemmelen hissettiren bir örnektir. Fiziksel olarak dezavantajlı bir konumda olmasına karşın, polisiye zekâsı ve kendine özgü becerileri, meraklarıyla aklın her zaman bedene galip geldiğine dair bizlere ders verir. Üstelik Meral Demir, dışarıdan bakıldığında öylesine sıradan bir insandır ki bu yönü ve kınında duran keskin dehasıyla okuru oyunun içine çeker, hikâyesine tanık olan polisiye meraklısına, “Gel, bu işi birlikte çözelim,” der adeta.
Polisiye edebiyatımız arasında kendine hak edilmiş bir yer ve şöhret edinen Ayşe Erbulak’ın Anne Bak Ölüm Geldi adlı eseri, kurgusu, kendine özgü dili ve polisiye zekâsıyla yazarın Dokuz Oda Cinayetleri , Çok Şekerli Ölüm , Cinayet A.Ş ve Cinayet Sınıfı Başkanı gibi övgü ve heyecanla karşılanmış diğer yapıtlarının arasında yer almayı hak ediyor.
Erbulak bize bir kez daha, “Daha çok kadın polisiye yazarımız olmalı!” dedirmeyi başarıyor.”
Mahir Ünsal Eriş
“Kadın polisiye yazarların sayısı arttıkça, polisiye edebiyatın da sesi ve bayrağı yükselecektir.”
Buket Uzuner
| Yayınevi | Eksik Parça Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ayşe Erbulak |
| Sayfa Sayısı | 216 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 0″, 5 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Eksik Parça Yayınları – Anne Bak Ölüm Geldi
“Bedenin sınırları, aklınkiler yanında ufacık kalır kuşkusuz. Akıl, bizi bedenimizin dışındaki dünyaya taşıyan, onun sınırlarını yıkıp parçalayan bir süpergüçtür. Anne Bak Ölüm Geldi ’nin kahramanı Meral Demir bunu bize mükemmelen hissettiren bir örnektir. Fiziksel olarak dezavantajlı bir konumda olmasına karşın, polisiye zekâsı ve kendine özgü becerileri, meraklarıyla aklın her zaman bedene galip geldiğine dair bizlere ders verir. Üstelik Meral Demir, dışarıdan bakıldığında öylesine sıradan bir insandır ki bu yönü ve kınında duran keskin dehasıyla okuru oyunun içine çeker, hikâyesine tanık olan polisiye meraklısına, “Gel, bu işi birlikte çözelim,” der adeta.
Polisiye edebiyatımız arasında kendine hak edilmiş bir yer ve şöhret edinen Ayşe Erbulak’ın Anne Bak Ölüm Geldi adlı eseri, kurgusu, kendine özgü dili ve polisiye zekâsıyla yazarın Dokuz Oda Cinayetleri , Çok Şekerli Ölüm , Cinayet A.Ş ve Cinayet Sınıfı Başkanı gibi övgü ve heyecanla karşılanmış diğer yapıtlarının arasında yer almayı hak ediyor.
Erbulak bize bir kez daha, “Daha çok kadın polisiye yazarımız olmalı!” dedirmeyi başarıyor.”
Mahir Ünsal Eriş
“Kadın polisiye yazarların sayısı arttıkça, polisiye edebiyatın da sesi ve bayrağı yükselecektir.”
Buket Uzuner
İlgili ürünler
Buz Gibi Soğuk
Temposu son sayfaya kadar düşmeyen, bitirmeden elinizden bırakamayacağınız, gerilim yüklü bir roman. Tess Gerritsen yine kaleminin ve kurgusunun gücünü kanıtlıyor. Bir tıp konferansı için Wyoming’e giden adli tabip Maura Isles, hafta sonunu arkadaşlarıyla birlikte bir kayak merkezinde geçirmeye karar verir. Ancak korkunç kar yağışı altında araçları devrilir ve ıssız dağ yolunda mahsur kalırlar. Yürüyerek ulaştıkları on hanelik köy ilk bakışta tamamen terk edilmiş gibi görünse de, sofralarda dokunulmadan bırakılmış yemekler, garajlardaki arabalar, ölüme terk edilmiş evcil hayvanlar burada bambaşka, esrarengiz olayların yaşandığını düşündürmektedir.
Maura’dan haber alamayan ve onun peşinden bu köye gelen dedektif Jane Rizzoli, arkadaşının izine rastlayamasa da karların altında tüyler ürpertici bir başka gerçeği keşfeder. Buz Gibi Soğuk temposu son sayfaya kadar düşmeyen, bitirmeden elinizden bırakamayacağınız, gerilim yüklü bir roman. Tess Gerritsen yine kaleminin ve kurgusunun gücünü kanıtlıyor.
Cingöz Recai Kibar Serseri
Mucize Denizaltı
Ona Kadar Say 2 – Körebe
İngiltere’de yaşayan ancak bütün dünyaya haberler hazırlayan genç adli muhabir Mabel, aldığı ani bir telefonla Türkiye’ye döndükten sonra çocukluğundan beri en yakını olan, en sevdiği kişinin beklenmedik ölümünü örten sır perdesini aralamaya çalışmıştı. Ancak ister istemez olaylar onu da bu gizemli ölüm olayının içine çekmişti, olay içinde olay yaşanmış ve Mabel şaşırtıcı bir sonuca ulaşmıştı. Bu ikinci kitapta serüven başka yollara da saparak devam ediyor. Mabel bir yandan eski sevgilisinin yardımıyla peşini bırakmayan beladan kurtulmaya çalışırken bir yandan da İstanbul Emniyeti’ne çetrefil ve çok garip bir olayda yol gösteriyor. Işıl Işık’ın kaleminden yine soluk soluğa okunacak bir serüven.
Parafili
Sherlock Holmes 2 – Sherlock Holmes’un Anıları
Yılan Avı
John Verdon’ın şimdiye kadarki en sürükleyici polisiyelerinden biri olan Yılan Avı’nda emekli NYPD dedektifi Dave Gurney en tehlikeli düşmanıyla yüzleşiyor!
Eski tenis oyuncusu ve yeni uyuşturucu satıcısı Ziko Slade, küçük çaplı bir suçlu olan Lenny Lerman'ı vahşice öldürmekten yirmi yıl hapis cezasına çarptırılır. Arkadaşının ricası üzerine davayı üstünkörü inceleyen Dave Gurney ortada görünürden çok daha katmanlı bir suç olduğunu anlar.
Gurney olayların perde arkasını araştırırken kendini bir cinayetin baş şüphelisi olarak bulur ve soğukkanlı bir katil tarafından takip edilir. İtibarını kurtarmak için işlenen cinayetleri çözmeye çalışırken kanundan kaçmak zorunda kalan Gurney dedektiflik mesleğine olan sarsılmaz güvenini sorgulayacaktır.
“Verdon'ın Dave Gurney serisinin sekizinci polisiyesi daha ilk sayfadan itibaren büyülüyor. Yılan Avı Verdon'ın neden en iyi polisiye yazarlarından biri olduğunun kanıtı.”
—Publishers Weekly
Yırtıcı Kuşlar Zamanı
… alıştığımız ülke, alıştığımız İstanbul, alıştığımız hayat kayıp gidiyordu avuçlarımızın arasından…
Sokaklarda cirit atan uluslararası suç şebekeleri, onlarla fotoğraf çektirmekten utanmayan siyasiler, faili meçhulden faili meşhura evrimleşen cinayetler, ekonomik bozulmanın ve kolay para kazanma arzusunun hızlandırdığı ahlaki çürüme, liyakatsizliğin getirdiği kamusal ve kurumsal çöküş…
Yüzünde kan var Nevzat!
Başkomser Nevzat bu kez geçmişin hayaletleriyle mücadele ediyor. Ailesini katledenlerin peşinde maceradan maceraya koşarken, Nevzat ve ekibinin yaşadıkları olaylar bir 21. yüzyıl Türkiyesi portresi çiziyor.
Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda Ahmet Ümit Türkiye’nin yıllardır mustarip olduğu toplumsal hastalıkların röntgenini çekiyor.
Olan bitenin farkındaydım, arkadaşlarım etrafımdaydı, insanlar bana yardım etmek için çırpınıyorlardı. Ama umurumda bile değildi. Yemek yiyemiyordum, iğne ipliğe dönmüştüm. Vazgeçmiştim, her şeyden, herkesten, hepsinden… Kılımı kıpırdatamıyordum. Kıpırdatmak istemiyorum diye değil, kıpırdatamıyordum, çünkü artık içimde yaşama isteği yoktu.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.