Halk Adına Paralara El Koyuyoruz – Bir Soygunun Gerçek Hikayesi
₺220,00 Orijinal fiyat: ₺220,00.₺185,00Şu andaki fiyat: ₺185,00.
1970’ler Ankara… Bir grup öğrenci Basın Yayın Yüksek Okulu’nun stüdyolarının olduğu katı karargâha çevirmiş orada yaşıyor, birbirlerinden hiç ayrılmıyor, adeta birlikte nefes alıyorlardı. Basın Yayın Komünü diyorlardı onlara. Devrime inanıyorlardı, gelecek güzel günlere. Ve devrimi örgütlemek için paraya ihtiyaçları vardı, Deniz Gezmişlerin, Mahir Çayanların olduğu gibi. Komüncüler düşünüp taşınıp banka soymaya karar verdiler. Ve talih yüzlerine güldü. Bir arkadaşları Ziraat Bankası’nda çalışıyordu ve İzmir’den Denizli’ye paraları taşıyacak araçta olacaktı. 20’li yaşlarındaki bir grup genç, bütün memleketin soluğunu tutup izleyeceği bir soygun planladılar. Ziraat Bankası aracında banka görevlilerine silah doğrultup, “Türkiye halkının kurtuluşu adına arabadaki paralara el koyuyoruz” dediler. Artık 4 milyonları vardı ama onlar beş parasızlardı. Soygun parasının tek kuruşuna bile dokunmadılar. Kaçışları, yakalanışları ve sonrasında cezaevinden firar edişleri masum ve ölümüne cesur bir macera olarak tarihe yazıldı.
Gazeteci Sinan Onuş, gerçek bir soygun hikâyesini birinci elden tanıklıklarla, titiz bir araştırmayla sunuyor. Halk Adına Paralara El Koyuyoruz, “en uzun koşu”nun en güzel, en heyecanlı etaplarından birini anlatıyor. Elinizden bırakamayacaksınız.
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Sinan Onuş |
| Sayfa Sayısı | 208 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Kitap – Halk Adına Paralara El Koyuyoruz – Bir Soygunun Gerçek Hikayesi
/n
1970’ler Ankara… Bir grup öğrenci Basın Yayın Yüksek Okulu’nun stüdyolarının olduğu katı karargâha çevirmiş orada yaşıyor, birbirlerinden hiç ayrılmıyor, adeta birlikte nefes alıyorlardı. Basın Yayın Komünü diyorlardı onlara. Devrime inanıyorlardı, gelecek güzel günlere. Ve devrimi örgütlemek için paraya ihtiyaçları vardı, Deniz Gezmişlerin, Mahir Çayanların olduğu gibi. Komüncüler düşünüp taşınıp banka soymaya karar verdiler. Ve talih yüzlerine güldü. Bir arkadaşları Ziraat Bankası’nda çalışıyordu ve İzmir’den Denizli’ye paraları taşıyacak araçta olacaktı. 20’li yaşlarındaki bir grup genç, bütün memleketin soluğunu tutup izleyeceği bir soygun planladılar. Ziraat Bankası aracında banka görevlilerine silah doğrultup, “Türkiye halkının kurtuluşu adına arabadaki paralara el koyuyoruz” dediler. Artık 4 milyonları vardı ama onlar beş parasızlardı. Soygun parasının tek kuruşuna bile dokunmadılar. Kaçışları, yakalanışları ve sonrasında cezaevinden firar edişleri masum ve ölümüne cesur bir macera olarak tarihe yazıldı.
Gazeteci Sinan Onuş, gerçek bir soygun hikâyesini birinci elden tanıklıklarla, titiz bir araştırmayla sunuyor. Halk Adına Paralara El Koyuyoruz, “en uzun koşu”nun en güzel, en heyecanlı etaplarından birini anlatıyor. Elinizden bırakamayacaksınız.
İlgili ürünler
Dayının Casusları
Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu…
Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı...
Bahçede bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler... Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar.
Kendilerine bir de kod isim verilmişti.
Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!”
Kim bu dayı?
O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır...
Heyecanlıdır...
Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır...
Eşini öper, çocuklarına sarılır ve... Hayal kırıklığı yaşar...
Çünkü parmak izi tespit edilememiştir...
Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider...
Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir!
Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacaktır...
Kim bu hayalet?
Güç Mücadelesinde Türkiye
Türkiye bir Bölgesel Güç mü veya Büyük Güç müdür? Ya da Türkiye Bölgesel Güç veya Büyük Güç olmalı mıdır? Son dönemlerdeki bölgesel ve küresel gelişmeler ve bu gelişmelerin gölgesinde Türkiye’nin hamleleri bu soruları akla getirmektedir. Türkiye, özellikle Soğuk Savaş sonrası değişen dünya koşullarının da etkisiyle 21’inci yüzyıla bölgesinde etkin ve güçlü olma iddiasıyla girdi. Özellikle milli menfaatlerin uzandığı alanlarda bölgesel güç olma yolunu seçti. Bu noktada doğal olarak ülkenin sahip olduğu güç bileşenlerinin bölgesel güç olmak için yeterli olup olmadığı hayati bir soru olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanında büyük güç hatta küresel bir güç olan Osmanlı İmparatorluğu’nun güçten düşmesiyle birlikte bir ulus devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından itibaren bölgesinde barışı ve istikrarı hem teşvik etmiş hem de garantisi olmuştur.
Heyet 5
Bordo bereliler, istihbaratçılar ve daha fazlası. Beklenen kitap nihayet sizlerle. Bordo berelilerin ve istihbaratçıların eğitiminden operasyon alanlarına kadar uzanan bir serüven. Bir yandan devletin sigortası olan bu askerlerin hikâyesini öğrenirken diğer yandan devletin sır küpü olan istihbaratçıların izini süreceksiniz. Siyah sancağın gizeminden derin devletin geçmişte yaptığı ve yapacağı operasyonların şifrelerine, birçok devlet adamının bağlı bulunduğu Asuri Tarikatı`ndan MİT ile çalışmış ünlü isimlerin operasyonlarına kadar uzanan bir eser. İlk kitapta da dediğimiz gibi; anlattıklarımızı anladıkça bildikleriniz sadece basit birer bilgi olarak kalacak. Bunun için ilk sayfayı açmanız yeterli. Artık yazdıklarımız okuyuculara emanettir.
Mahrem
Saklı Seçilmişler
Bir film düşün.
İlk sahne sıradan bir olayla başlar.
Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın.
Dehşete kapılırsın.
Film biter. Etkisinden kurtulamazsın.
Korkarsın.
Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım.
İlk sahne:
Altı yıl önceydi.
Medyaya her cümlesi yalan olan bir haber sızdırıldı.
Peşine düştüm..
Sen Kimsin?
Tadında Ekonomi: Aç Bir Ekonomistin Gözünden Dünya
Ha-Joon Chang’in mitolojisi bile sarımsakla yoğrulmuş Güney Kore’den çıkıp üzerinde sarımsağın doğmadığı Birleşik Krallık’a geldiği 1980’ler, İngiliz mutfağının o şanlı yavanlığından sıyrılarak, farklı tatlarla zenginleşmeye çalıştığı bir dönemdi. Dünya ise aynı dönemde yavanlaşma pahasına tek bir fikrin hâkimiyetine geçiyordu: serbest piyasa ekonomisi.
Ünlü ekonomist, yazar ve mutfak tutkunu Ha-Joon Chang’in, ekonomide farklı bakış açılarına açık olmanın, en az farklı mutfaklara açık olmak kadar sağlıklı olduğu fikrinden yola çıkarak kaleme aldığı Tadında Ekonomi, zorlu iktisadi fikirleri, dünyanın dört bir yanından yiyeceklerin hikâyeleriyle aynı tabakta servis ederek ekonomik tercihlerimizin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Masum bağımlılığımız çikolatanın, post-endüstriyel bilgi ekonomilerine –ve işsiz bir geleceğe– dair de bir şeyler anlattığını ya da Güney Amerika yemeklerinden gumbo’yu ağızda eriyecek kadar yumuşacık yapan bamyanın, kapitalizm ile özgürlükler arasındaki karmaşık ilişkiyi de temsil ettiğini gösteriyor. Chang, mutfağında yemek pişirirken eline aldığı malzemeler üstünden ücretsiz ev işlerinin gizli maliyetinden iklim krizine, serbest piyasanın yanıltıcı dilinden havuçların turunculaşma hikâyesine kadar uzanarak, bizlere cesur fikirlerle dolu ve sindirimi kolay bir ziyafet sunuyor.
Ezber bozan ve esprili anlatımıyla Tadında Ekonomi, ekonomiyi kavramanın bir yemek tarifi öğrenmeye benzediğini gösteriyor: Eğer onu iyice anlarsak, değiştirebiliriz de.
“Chang’in karmaşık fikirleri basitçe açıklayabilmek gibi muhteşem bir yeteneği var... İster yemekten ister ekonomiden bahsetsin, Chang harika bir yazar.” –BEE WILSON, SUNDAY TIMES
“Aynı anda hem beni güldüren hem ağzımı sulandıran hem de ekonomiyle ilgili düşüncelerimi yeniden gözden geçirmemi sağlayan tek kitap. Çok komik, çok dolu ve iştah açıcı.” –BRIAN ENO

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.