Altın Öğütler
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺212,50Şu andaki fiyat: ₺212,50.
“Her yönüyle öyle dolu dolu yaşa ki her anın altına dönüşsün ve tüm yaşamın bir altın anlar
dizisi haline gelsin. Böyle biri asla ölmez çünkü Midas’ın dokunuşuna sahiptir: Dokunduğu her şeyi altına çevirir.”
Osho’nun öğretileri, varoluşun her anımızda bize gönderdiği mesajlarını duymamızı sağlar. Altın Öğütler de bu mesajları almaya istekli olanlar için önemli düşünceler sunar. Sevgi, ölüm, dostluk ve nefret gibi temel insan deneyimlerini ele alan bu kitap, her birimize hayatın geçici ve değerli olduğunu yeniden hatırlatır ve bize öğütler verir.
Bu öğütler, insanlığın ve dünyamızın dengesizliği üzerine şekillenmiştir. Her anın içinde saklı olan mucizeleri fark etmek ve bilinçli bir şekilde hayatı yaşamak için bir davet niteliğindedir. Osho’nun sade ama çarpıcı sözleri, sizi yaşamın derinliklerinde yeni keşiflere çıkaracak.
Bu anı kaçırmayın. Her an bir altın fırsattır; ya onu fark edersiniz ya da sonsuza dek yitirirsiniz.
| Yayınevi |
Doğan Novus |
|---|---|
| Yazar |
Osho |
| Sayfa Sayısı |
160 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2024 |
| Boyut |
"14 ,00 X 18 ,00" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Novus – Altın Öğütler
/n
“Her yönüyle öyle dolu dolu yaşa ki her anın altına dönüşsün ve tüm yaşamın bir altın anlar
dizisi haline gelsin. Böyle biri asla ölmez çünkü Midas’ın dokunuşuna sahiptir: Dokunduğu her şeyi altına çevirir.”
Osho’nun öğretileri, varoluşun her anımızda bize gönderdiği mesajlarını duymamızı sağlar. Altın Öğütler de bu mesajları almaya istekli olanlar için önemli düşünceler sunar. Sevgi, ölüm, dostluk ve nefret gibi temel insan deneyimlerini ele alan bu kitap, her birimize hayatın geçici ve değerli olduğunu yeniden hatırlatır ve bize öğütler verir.
Bu öğütler, insanlığın ve dünyamızın dengesizliği üzerine şekillenmiştir. Her anın içinde saklı olan mucizeleri fark etmek ve bilinçli bir şekilde hayatı yaşamak için bir davet niteliğindedir. Osho’nun sade ama çarpıcı sözleri, sizi yaşamın derinliklerinde yeni keşiflere çıkaracak.
Bu anı kaçırmayın. Her an bir altın fırsattır; ya onu fark edersiniz ya da sonsuza dek yitirirsiniz.
İlgili ürünler
Gönül Gözü
Her Şey Hakikati Görmekle Başlar
Evrenin ilahi düzeniyle birlikte, doğadaki her canlı kendi tekamül sürecinde yaratıcısına doğru muhteşem bir uyum içerisinde ilerler.
Bu canlılar içerisinde bir tek insanoğlu, sistemi kontrol edebilme arzusuyla, tekamül süreçlerinin dışına çıkmaya başladı.
Farkında olmadan, sınırlı dünya ömrümüzde Allah hakikatinden uzaklaşıp korkularımızla dünyalıklara tutunmaya başladık. Hak ile batıl birbirine karışırken, zihinlerimiz de karışmaya başladı!
Dikkatimiz nerede dağıldı? Yıllardır nerelerde oyalandık? Ruhlarımızı yaratıcımıza ulaştırmaya çalışırken, şeytanın hileleriyle ne zaman yoldan çıktık?
Zihin sürekli bir illüzyon içerisinde, çocukken ekilenler, büyürken edindiğimiz tecrübeler, subliminal mesajlarla bilinçaltımıza sokulmaya çalışılan yönlendirme teknikleri. Başkalarının zihnindeki telepatik sinyallerin bizim zihnimizdeki yansımaları. Genetiğiyle oynanmış gıdaların duygularımız üzerindeki etkisi... Ellerimizle inşa ettiğimiz düzensiz hayatlar.
Tam bir çıkmazdayız! Bu kitapta bugüne kadar yaşadığınız ama anlam veremediğiniz birçok şeyin cevaplarını bulacaksınız. En önemlisi de insanoğlunun büyük bir oyun içerisinde nasıl da oyalanmaya terk edildiğini görecek ve bunu kimin yaptığını öğreneceksiniz...
Uyanma vakti geldi! Büyük bir illüzyonun içinde uyutuluyoruz! “Allahım senin yolunda ilerlemeye niyet edenler, ilerleyenler ve seni bulanlarla buluşmayı, onlarla aynı yolda yürümeyi nasip eyle.”
Bütüne şifa olsun.
Özgürleşebilmek
İnsan ancak kendinden başka kimseye benzemek istemediğine karar verdiğinde özgürleşir...
Özgürlük, özgünlüktür...
Kendi gibi olabilme cesareti gösterebilen korkusuzların parmak izidir...
Dilediğini yapabilmek değil, ne dilediğinin farkında olmaktır.
“Başkası ne der?” kaygısıyla yaşamak yerine, başkası için yaşamaktan, vazgeçebilmektir.
Kaybetme korkusundan arınmak değil, kaybetme ihtimaline rağmen cesaret göstermektir.
Göze almak değil, gözden çıkarabilmektir özgürlük...
Ve özgürlük, doğuştan kazanılmış bir haktır.
Hiç kimse özgürlük hakkını sonradan öğrendiği korkulara, kaygılara, şüphelere ve değersizliğe feda etmemelidir.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek ve Sevebilmek kitaplarının yazarı Guy Finley’den özgür olabilme cesareti üzerine korkulara meydan okuyan eşsiz bir manifesto...
Pes Etme Mucizeler Yolda
Her şeyin bir zamanı var ve her şeyin bir nedeni...
Hayatı kabullen. Her şey olması gerektiği gibi, korkma.
Sen de tam olman gereken yerdesin. Kalpten istediğin şeye ulaşmak için, zihninden geçenleri değil, tam da ihtiyacın olan deneyimleri yaşayacaksın.
Sakin ol. Geç kalmadın. Erken de değil. Kaç yaşında olduğunun bir önemi yok... Kimlerden ileri ya da geri olduğunun da...
Kaç yaşında hissettiğinin, kendini nerede görmek istediğinin ve şu an nerede olduğunun farkında olman mühim...
Yaşaman gerekeni yaşıyorsun sadece. Ne bir eksik ne bir fazla... Bil ki kusursuz bir düzen var senden gayrı.
İlmi ve iradesi dışında yaprağın bile kıpırdamadığı bir yaratan var, hatırla.
Beklentilerinin farkında ol ve onları minnetle değiştirmeyi öğren. Kanaat etmeyi ve şükretmeyi unutma. O vakit göreceksin ki mucizenin kendisisin aslında.
Mucize sensin.
Sen Yola Çık Yol Sana Görünür
Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına...
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?
Doğru yere bakınca evet...
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı...
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.
Hoş geldin yol arkadaşım.
Sevebilmek
İlişkilerin büyüsünü keşfetmeye ve sevdiğinle beraber uyanabilmeye hazır mısın?
O halde doğru sev!
Hem de sınırsızca, doludizgin, alabildiğine, cüretkârca, cömertçe, hiç esirgemeden, geri adım atmadan, sağanak misali yağarcasına, hesap etmeden, ölçüp tartmadan, eğip bükmeden, teminat aramadan, verdiğinin geri dönmesini beklemeden, garanticiliğe meyletmeden, korkusuzca, cesaretle sev!
Çünkü sevebilmek, içsel bir reformdur.
Bir şeyleri sevmeye başladığında, dünya da değişmeye başlar. Sevilmemek korkusundan özgürleşmiş, sevmek için sevilmeye ihtiyacın kalmamıştır artık. Hesapsızca sevebilmenin ve sevdikçe her şeyi değiştirebilmenin büyüsüyle yeni hayatlar ve ilişkiler inşa ediyor, sonsuz olasılıklara fırsat veriyorsundur. Kaybetme korkusu bir tehdit değildir bundan böyle. Bilirsin ki sevebilen için kaybetmek yoktur.
İşte bu yüzden “Sevip sevilmek cennettir...” diyenler yalan söylediler hep.
“Her şeye rağmen sevebilmektir cennet...”
İlişkinin gerçek büyüsü sevebilmektir...
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran vazgeçebilmek kitabının yazarı Guy Finley’den, ilişkilerin büyüsü üzerine eşsiz bir sevgi çözümlemesi...
Sevebilmek adlı bu yeni kitabıyla ilişkilerin kaderini baştan yazmaya talip olan Guy Finley, bir kez daha doğru bilineni tersine çeviriyor ve sevginin prensiplerini sıralıyor peş peşe...
Üstelik, “Sevmek tabii ki büyüleyici ama mesele doğru sevebilmek...” diyor.
Vazgeçebilmek
Değişmeye hazırsanız, işte cevabınız!
Gelmiş geçmiş en çok satan kişisel gelişim kitaplarından biri olan Vazgeçebilmek mutluluğa giden yolda yanınızda bulundurabileceğiniz en güvenilir kılavuz.
Sizi mutluluktan alıkoyanlar neler bir düşünün. Ve hepsinden vazgeçin gitsin. Söylemesi kolay ama yapması değil, öyle mi?
Guy Finley bu kitapta adım adım mutluluk ile aramızda dikilip duran o duvarı nasıl yıkacağımızı, vazgeçmemiz gerekenleri nasıl bırakacağımızı ve nasıl özgürleşeceğimizi anlatıyor.
Vazgeçebilmek’i okurken öfke, kin, kaygı, suçluluk duygusu ve daha pek çok olumsuz düşünceden arındığınızı fark edecek ve her sorunun cevabının yine sizin içinizde olduğunu göreceksiniz. Gerçek yaşamöyküleri, içten diyaloglar ve zihni çalıştıran sorular zaten içinizde barındırdığınız gücü ve duygusal özgürlüğü size geri verecek.
Yüreğiyle Konuşanlar
Samimiyetin Gücü.
Yüreğin dili samimiyettir.
Herkesin yüreği yetmeyebilir.
Kâinatın sırlı kapılarını açabilecek tek anahtar vardır:
Samimiyet...
Binlerce yıldır herkesten gizlenen o büyük sır, gözler önünde apaçık bekliyordur aslında. Samimiyet, arayıp da bulunamayan büyük sırrın tam da kendisidir.
Kâinatın düzenini aldatamaz insan. Bu kusursuz düzenle pazarlık edemez, oyun oynayamaz. Kâinatın konuştuğu tek dil samimiyettir ki buna da ancak yüreği olanların gücü yeter.
Yüreğiyle Konuşanlar, bir farkındalığa uyanışın rehberidir. Kâinatla aynı dili konuşan yüreklere, unuttuğu samimiyet dilini hatırlatmak içindir.
Şikâyet halindeyken başarı peşinde koşmak, komşusu aç uyurken bereket bulmaya çalışmak, dil kötü konuşurken gerçek bir aşk yaşamayı umut etmek, sosyal medyada sahte profillerle başkalarını zalimce yargılarken, dürüst ve adil bir dünyada yaşamayı dilemek samimiyetsizlik değildir de nedir?
Yüreğiyle konuşanlar şikâyet etmeden kazanır, komşusu doyduğunda uyur, aşka düşmek için gönlünü terbiye eder, iradesini yargıçlıktan arındırır. Çünkü bilir ki samimiyet dünyayı iyileştirmeye de yeter.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.