Benim Kısa Tarihim
₺175,00 Orijinal fiyat: ₺175,00.₺149,00Şu andaki fiyat: ₺149,00.
Benim Kısa Tarihim’de, Stephen Hawking’in savaş sonrası Londra’sında şekillenen çocukluğundan uluslararası üne kavuştuğu yıllara doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Erken bir ölüm ihtimalinden güç alarak büyük adımlar atmaya başladığını ifade eden Hawking, tevazu ve ironiyle kaleme aldığı bu satırlarda bizi kişisel kozmosuyla buluşturuyor.
“Çok güçlü bir metin … cesur bir portreyle karşı karşıyayız.”
–Guardian
“Bu kitabı kişisel bilgiler edinmek için de okuyabilirsiniz, ancak en çok da bir umuda sarılmak için okuyun.”
–Mail on Sunday
“Hawking meseleyi çok etkileyici bir üslupla kaleme alıyor.
Sesinin doğrudan kapıldığı hastalığın kara deliğinden yankılandığını duyuyoruz.”
–Financial Times
| Yayınevi | Alfa Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Stephen Hawking |
| Sayfa Sayısı | 120 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Alfa Yayınları – Benim Kısa Tarihim
/n
Benim Kısa Tarihim’de, Stephen Hawking’in savaş sonrası Londra’sında şekillenen çocukluğundan uluslararası üne kavuştuğu yıllara doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Erken bir ölüm ihtimalinden güç alarak büyük adımlar atmaya başladığını ifade eden Hawking, tevazu ve ironiyle kaleme aldığı bu satırlarda bizi kişisel kozmosuyla buluşturuyor.
“Çok güçlü bir metin … cesur bir portreyle karşı karşıyayız.”
–Guardian
“Bu kitabı kişisel bilgiler edinmek için de okuyabilirsiniz, ancak en çok da bir umuda sarılmak için okuyun.”
–Mail on Sunday
“Hawking meseleyi çok etkileyici bir üslupla kaleme alıyor.
Sesinin doğrudan kapıldığı hastalığın kara deliğinden yankılandığını duyuyoruz.”
–Financial Times
İlgili ürünler
Beyin
Bu, Beyninin Yaşadıklarınla Birlikte Nasıl Şekillendiğinin ve Yaşamının Beynin Tarafından Nasıl Şekillendirildiğinin Hikayesi.
Büyük ilgi gören kitabı Incognito ile nörobilimi geniş kitlelerle buluşturan David Eagleman, bizi içimizdeki kozmosa doğru hızlı ve nefes kesici bir yolculuğa çıkarıyor: Gerçek nedir? “Sen” kimsin? Nasıl karar veriyorsun? Beynin neden başkalarına ihtiyaç duyuyor? Teknoloji “insan olmak”ın anlamını değiştirebilir mi?
Durak durak ilerleyen bu büyüleyici yolculuk ekstrem sporlar dünyasından ceza hukukuna, yüz ifademizden beyin ameliyatlarına, içgüdülerden ölümsüzlük arayışına kadar uzanıyor. Yol üstünde, muazzam karmaşıklık barındıran beyin hücreleri ve onları birbirine bağlayan trilyonlarca sinirin arasında görmeyi pek de beklemediğiniz bir şey beliriyor: kendiniz.
"Nörobilimin dahice yazılmış hali. Soluksuz okunuyor.”
- Guardian
Bilgiyle Sohbet
Avrupa Bilimler Akademisi’nin ve Amerikan Bilimler Akademisi’nin ilk Türk üyesi, Rus Bilimler Akademisi’ne Fuat Köprülü’den sonra seçilen ikinci Türk, Türkiye Bilimler Akademisi’nin en genç kurucu üyesi, TÜBİTAK Bilim Ödülü kazanan en genç bilim adamı... İki şeref doktorası, Paris’te Collège de France’da profesörlük, ulusal ve uluslararası otuz bir adet şeref payesi ve ödül.
Tüm bu nitelikleri şahsında toplayan Prof. Dr. A. M. Celâl Şengör halen İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ile Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde görevini sürdürmektedir.
Dünyanın en saygın jeolog, bilim adamı ve üniversite hocalarından biri olmasının yanı sıra Prof. Şengör’ün en önemli özelliği hayata bir bütün olarak bilim çerçevesinden bakmasıdır. Bu anlamda kelimenin tam anlamıyla bir “akademisyen”dir. Prof. Şengör’ün yirmi yılı aşkın süreyle çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan yazıları ve farklı platformlarda yaptığı konuşmalarının metinleri elinizdeki kitapta bir araya getirilmiştir.
Buluşlarım
İsmi genellikle Thomas Edison’la girdiği bilimsel mücadeleyle birlikte anılsa da Nikola Tesla, belki de gelmiş geçmiş en önemli mucitlerden biridir. Amerikalı mucit Edwin Armstrong, “Dünya, Nikola Tesla gibi birinin bir kez daha gelmesi için çok uzun bir süre beklemelidir,” der ve haklıdır da. Dönen manyetik alan, kablosuz enerji aktarımı, uzaktan kumandalı model tekne, Tesla bobini ve transformatörün mucidi pek bilinmese de Tesla’dır. Buluşlarım: Bir Dâhinin Özyaşamöyküsü, Tesla’nın kendi yaşamını anlattığı ve zamanın ötesinde bir zihne sahip olduğunu kanıtladığı muhteşem bir eser.
Fakat kısa süre içerisinde zaaflarımı ele geçirdim ve daha önce hiç yaşamadığım bir keyfi yaşadım; dilediğimi yapmayı... Zaman içerisinde bu güçlü zihinsel egzersiz benim için alışkanlık haline geldi. İlk başlarda dileklerim sönüktü fakat kademeli olarak arzu ile arzuyu gerçekleştirmek için gerekli irade özdeşleşti. Yıllarca süren bu disiplin pratiğinden sonra kendimi kontrol etmekte öyle uzmanlaştım ki bazı güçlü insanları mahveden ihtiraslar benim için adeta oyuncak gibiydi.
Eşyanın Tabiatı
“Kendimizi uygar saymak hoşumuza gidebilir ancak bize
uygarlığı bahşeden, büyük ölçüde malzeme zenginliğimizdir…
Biz onları yarattık, onlar da karşılığında bizi
bugünkü halimize getirdiler.”
Malzemeler dünyasında yaşıyoruz. Etrafımız gündelik tasarım ve mühendislik mucizeleriyle çevrili. Çeliği düşünün: Ağzımıza sokuyor, istenmeyen tüylere karşı kullanıyor, içine biniyoruz. En sadık dostumuz ama nasıl işlediğini bilmiyoruz. Cam neden saydam? Lastiğe esnekliğini veren ne? Ataş neden bükülüyor? Bir malzeme neden göründüğü gibi görünüyor, neden davrandığı gibi davranıyor?
Mark Miodownik bizi malzemelerin iç dünyasına götürüyor. Mucidini idamdan kurtaran porselenden ayakkabılarımızdaki köpüğe, elinizdeki kâğıttan uygarlığımızın günah keçisi betona kadar, yaşamlarımızı şekillendiren bu mucizelerin nasıl doğduğunu, keşiflerinin ardında yatan akılalmaz öyküleri ve tüm bu yolculuğun insan ırkının becerisine, yaratıcılığına dair ne anlattığını ortaya koyuyor.
Eşyanın Tabiatı’nı benzersiz kılan, 20 dilde yayımlanmış bir popüler bilim klasiğine dönüştüren şey Miodownik’in saplantı derecesindeki tutkusu ve bu tutkuyu kelimelerle bize bulaştırma becerisi. Sadece etrafımızdaki nesnelere değil, dünyaya bakışımızı da değiştiriyor.
Kraliyet Akademisi Bilim Kitabı Ödülü
“Bu kitap yüzünden sabahladım.”
Olıver Sacks
“Miodownik betonu bile ışıldatacak kadar iyi yazıyor.”
Fınancıal Tımes
“Ustaca yazılmış, fazlasıyla keyifli.”
Observer
Evren Avucunda
“Bu kitabın iki vaadi var: sadece tek bir denklem kullanmak (E = mc2) ve hiçbir okuru geride bırakmamak. Üç yüz seksen sayfa ve beş milyar yıllık göz alıcı bir yolculuk.”
- Alexander Masters / The Spectator
Evrende yalnız değiliz.
Evrene yapacağımız bu yolculukta da.
Kumsalda yatmış gökyüzünü seyrederken biri elimizden tutuveriyor ve bizi muazzam bir yolculuğa çıkarıyor; karadeliklere, en uzak galaksilere ve kâinatın başlangıcına götürüyor.
Bir atomun çekirdeğine dalıyor, zamanda yolculuk ediyor, Güneş’in içine giriyoruz. Dokunuyoruz.
Christophe Galfard, evreni avucumuza bırakıyor.
Fransa’da yılın bilim kitabı seçildikten sonra 20 dile çevrilen Evren Avucunda kısa sürede bir popüler bilim klasiğine dönüştü. Gezegenimizin en özel bilim anlatıcılarından Christophe Galfard –ki kendisi Stephen Hawking’in öğrencisi– denklemler yerine hayal gücümüzden faydalanarak bizleri kelimenin gerçek anlamıyla “bambaşka dünyalara” götürüyor.
Matematiğin Kısa Tarihi-Çetele Kemiklerinden Yapay Zekaya
Günümüzden yaklaşık 1200 yıl önce Abbasi halifesi el-Memun büyük matematikçi Harezmi’den matematiği herkesin anlamasını ve hem iş hayatında hem gündelik hayatında, arazi ölçümünde, ticari işlemlerde, miras paylaşımında kullanabilmesini sağlayacak bir elkitabı hazırlamasını istedi. Harezmi kitaba teorik bir bölüm de ekledi ve böylece ortaya meşhur Kitabü’l Muhtasar fi’l Hisabi’l Cebr ve’l Mukabele, yani bugün bilinen adıyla Cebir adlı eser çıktı. Dünya bu kitaptan çok şey öğrendi.
Matematiğin Kısa Tarihi’ni Launay’a el-Memun sipariş etmemiş olsa da, yazarın kaygısı halifeninkiyle aynı: sokaktaki insana matematiği tanıtmak, sevdirmek; bilimi hayatın içine daha fazla sokabilmek, böylece akılcı düşünceyi teşvik etmek, dolayısıyla refahı ve mutluluğu artırmak.
Matematiğe meraklı okur bu kitabın yardımıyla, çetele tutmaktan algoritma hazırlamaya, matematiksel düşüncenin tüm evreleri hakkında bilgi sahibi olacak…
Yaratıcı Tür
“Incognito ve Beyin'in Yazarından”
“Gerçekleri öğrenir, kurguyu üretiriz. Olanı kavrar, olabilecekleri düşleriz.”
İnsan dünyanın yeni versiyonlarını yaratıyor, hem de her gün. Yenilik üretme yeteneğimizin canlılar arasında eşi benzeri yok. İnekler koreografi hazırlamıyor, sincaplar ağaç tepelerine ulaşmak için asansör inşa etmiyor, timsahlar sürat motorları tasarlamıyorlar. Bizler ise, binlerce yıl önce meydana gelmiş bir evrimsel ince ayar sayesinde, deneyimlerimizi özümseyip onlardan “şöyle olsa ne olur”lar türetebiliyoruz.
Ünlü nörobilimci David Eagleman ve besteci Anthony Brandt şu sorunun peşine takılıyor: İnsanlığın yaratma becerisi ve güdüsünün temelinde yatan şey nedir? Zihnimizdeki yaratıcı yazılım nasıl çalışıyor, ona neden sahibiz ve bizi nereye götürüyor? Yaratıcı Tür, Picasso’dan konsept arabalara, şemsiyelerden Ay’a seyahate, eğitim sistemimizden ketçap şişelerine kadar uzanıp yaratıcı zihni mercek altına alan etkileyici bir yolculuk. Nörobilimdeki en yeni bulgulardan faydalanarak sahip olduğumuz bu derin, gizemli ve en önemli insan becerisinin temel işleyişini ilk kez böylesine görünür kılıyor ve hepimiz için daha yaratıcı bir geleceğin kapılarını aralıyor.
“İnsan yaratıcılığına görseller eşliğinde bir yolculuk… Zihnin işleyişine ilgi duyanlar mutlaka okumalı.”
- Wired
“Ağzı açık bıraktıracak kalitede... Deha kalitesinde.”
- Geoff Dyer, Observer

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.