Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor
₺380,00 Orijinal fiyat: ₺380,00.₺318,00Şu andaki fiyat: ₺318,00.
Senin bilgeliğin bizim yaşamımızı etkiliyor.
Fikirlerini samimi olarak açıklamaktan kaçınmayan, genel geçer hiçbir şeyi umursamadan kendi doğrularını arayan ve söyleyen gerçek bir fikir insanı arıyorsanız, Türkiye’deki ender örneklerinden biri Celâl Şengör’dür.
Bilimsel eleştiriye açıklığıyla, her ne kadar ilk bakışta bana Heidegger’i anımsatan politik duruşuyla bir “demokrat” gibi görünmese de aslında o bir bilgi demokratıdır ve eleştirel düşüncenin önemini tüm Türkiye’ye en iyi anlatan ve öğreten kişidir.
Bugün elinize aldığınız bu kitap, Türkiye’nin yetiştirdiği çok yönlü ve nadide bir âlimle, bizim Karl Popper’imizle yapılmış enfes bir nehir söyleşidir. Okuyacağınız sohbet, bir bilim ve bilgi insanının çocukluktan itibaren nasıl adım adım geliştiğini ve nasıl evrildiğini anlatan bir özet, bir yolculuk öyküsüdür.
Şen ve neşeli görünüşünün arkasında büyük bir ciddiyet saklayan, kendisine yapılan her türlü eleştiriyi kucaklarken bilime yapılan saygısızlığa büyük öfke duyan bir bilim insanı olarak tanıdığım Celâl Şengör’ün dediği gibi, başkalarının cehaleti nasıl bizim yaşamımızı etkiliyorsa Celâl’in bilgeliği de bizim yaşamımızı olumlu yönde etkilemiştir ve etkileyemeye devam edecektir.
Bu kitap da muhtemelen bu etkinin halkalarından biri olacaktır.
| Yayınevi | Masa Kitap |
|---|---|
| Yazar | A. M. Celal Şengör |
| Sayfa Sayısı | 260 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
18 adet stokta
Masa Kitap – Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor
/n
Senin bilgeliğin bizim yaşamımızı etkiliyor.
Fikirlerini samimi olarak açıklamaktan kaçınmayan, genel geçer hiçbir şeyi umursamadan kendi doğrularını arayan ve söyleyen gerçek bir fikir insanı arıyorsanız, Türkiye’deki ender örneklerinden biri Celâl Şengör’dür.
Bilimsel eleştiriye açıklığıyla, her ne kadar ilk bakışta bana Heidegger’i anımsatan politik duruşuyla bir “demokrat” gibi görünmese de aslında o bir bilgi demokratıdır ve eleştirel düşüncenin önemini tüm Türkiye’ye en iyi anlatan ve öğreten kişidir.
Bugün elinize aldığınız bu kitap, Türkiye’nin yetiştirdiği çok yönlü ve nadide bir âlimle, bizim Karl Popper’imizle yapılmış enfes bir nehir söyleşidir. Okuyacağınız sohbet, bir bilim ve bilgi insanının çocukluktan itibaren nasıl adım adım geliştiğini ve nasıl evrildiğini anlatan bir özet, bir yolculuk öyküsüdür.
Şen ve neşeli görünüşünün arkasında büyük bir ciddiyet saklayan, kendisine yapılan her türlü eleştiriyi kucaklarken bilime yapılan saygısızlığa büyük öfke duyan bir bilim insanı olarak tanıdığım Celâl Şengör’ün dediği gibi, başkalarının cehaleti nasıl bizim yaşamımızı etkiliyorsa Celâl’in bilgeliği de bizim yaşamımızı olumlu yönde etkilemiştir ve etkileyemeye devam edecektir.
Bu kitap da muhtemelen bu etkinin halkalarından biri olacaktır.
İlgili ürünler
Aile İçinde
Evlerimizde bir arada ama yalnızız. Birbirimizin dertleri karşısında sağır, hakikat karşısında körüz. Aile olmayı unutmuşuz. Dünya ve ahiret saadetinin kaynağı olabilecek yuvalarımızdan çatırtılar geliyor fakat dönüp bakmıyoruz yaranın, hasarın nerede olduğuna. Modern çağın uğultusu bastırıyor tüm sesleri. Aile ocağımızı ihmal edip lüzumsuz pek çok şeyin peşinde vakit ve nakit harcıyoruz.
Her şeyin fiyatını öğreniyoruz da değerini pek bilmiyoruz sanki. Oysa en değerli şeyler para ile ölçülemeyenlerdir; huzur, ahlak, mutluluk, sevgi ve aile ortamı gibi.
Gelin, biraz düşünelim, Aile İçinde hep beraber. Nefsimize mağlup olup kaybetmeyelim en kıymetlilerimizi. Tam aksine onların değerini idrak edelim.
Başka kimimiz var ki?
Aykırılık Yoksa Nitelikli Hayat Da Yoktur
Gerze’de haylaz bir çocuk, Kuleli’de asi bir öğrenci, Hakkâri’de efsane bir komutan.
Türkiye’nin 90’lı yıllarına damga vuran unutulmaz kahraman Osman Pamukoğlu, dünü, bugünü ve yarını anlatıyor. Pamukoğlu, henüz küçük bir çocukken şekillenmeye başlayan karakterini bir örnek niteliğinde okura sunarken öğrencilik yıllarının yanı sıra askeri ve siyasi hayatının bilinmeyenlerini de satırlarla buluşturuyor. Ve satır aralarında çok sayıda “O kadar da olmaz!” denilecek yaşanmış olay yer alıyor…
Farklı yaş, eğitim ve sosyal statüdeki sekiz kişilik bir heyet tarafından hazırlanan sorular, Efsane Komutan’ın 70’i aşkın yılını bugüne taşımanın yanında yaşama dair ortaya çıkardığı felsefi cevaplarla yol gösterici bir haritaya dönüşüyor.
Aykırılık Yoksa Nitelikli Hayat da Yoktur, sarsılmaz bir karakterin doğuşunu tarihe asla silinmeyecek bir not olarak düşüyor.
Elele Okuyalım
Turgut Uyar’ın 1978-1984 yılları arasında Elele dergisinde yayımlanan kitap tanıtım yazıları ve söyleşileri ilk kez bir araya getiriliyor. Yayın çeşitliliği arasında kalmış okura seçeceği kitaplar konusunda yardımcı olmayı amaçlayan Uyar, dönemin önemli şair ve yazarları hakkında öne sürdüğü yorumlarla dikkat çekiyor. Aylık bir “okuma güncesi” olarak nitelendirilebilecek yazılarında, Melih Cevdet Anday, Yaşar Kemal, Adalet Ağaoğlu, Cemal Süreya, Edip Cansever, Sevim Burak, Selçuk Baran, Ahmet Oktay, Orhan Pamuk gibi yazarların “yeni çıkan” kitaplarını ele almanın yanı sıra yayıncılık sorunlarını, edebiyat ödüllerini, edebiyat dergilerini de değerlendiriyor.
Turgut Uyar’ın “tadla okun[masını]” istediği kitaplar için kaleme aldığı yazılar, pek bilinmeyen başka bir yönünü daha görmeye imkân sağlıyor. Uyar’ın şair kimliğinin yanında, kendisi kabul etmese de, “eleştirmen” gibi yazdığını Bir Şiirden sayesinde görmüştük. Elele Okuyalım’da bir araya getirilen yazılar ise, Uyar’ın yayın dünyasını neredeyse günü gününe takip eden “sıkı okur” olduğunu gösteriyor.
Fabrika Ayarı
Biz sohbetin gücüne ve bereketine inanıyoruz. Zira sohbet bir hâl aktarımıdır. Sohbet gönlün dile gelmesidir. Sohbet kalbin içindekinin bütün yalınlığıyla dışa vurmasıdır. Sohbet ile söz âdeta can bulur, can olur, can verir. Evet, bir sohbetin, muhabbetin sonucunda ortaya çıkan bu kitabın temel amacı bir yerlerde aksini bulmak, bir gönülden yankılanmaktır. Bir başlangıca vesile olmak, bir umudu diriltmektir. Bütün meselemiz, bir insanın kalbine dokunabilmektir.
Sadece bir kardeşimizin fabrika ayarıyla, yani fıtratıyla yüzleşmesine aracı olsa, bu kitap görevini fazlasıyla yapmış olacaktır.
Umudumuz, belki de kurtuluşumuza sebep olacak o bir kişidir.
Duamız, o bir kişiye ulaşabilmek, dokunabilmektir.
Niyazımız, o bir kişinin yarasına merhem olabilmektir.
Ötesi değil, fazlası da değil: Sadece o bir kişi.
Amin.
Şafak Sancısı Yüzyılların Kavşağındaki Muhabbet
Sesimi Duymayan Kaldı Mı?
Bu kitapta talihsiz ve yoksulluk içinde Elazığ’da hayata başlayan, karşılaştığı zorluklara çözümler üretebilme yeteneği gösteren bir çocuğun yaşam hikâyesini okurken duygulanacaksınız.
Naci’nin hedefi saygın, donanımlı, evrensel bilim camiası tarafından tanınan ve her zaman bilimin içinde yer alan bir bilim insanı olmaktı. Bunu, yaptığı araştırmalar, özgün projeler ve bilimsel yayınlarla başardı.
Naci, İTÜ Maden Fakültesi Dekanlığı, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanlığı, birçok ulusal ve uluslararası proje liderliği gibi görevleri yürütürken genç araştırmacıları desteklemeye ve bulunduğu konumu daha üstlere çıkarmaya öncelik vermiştir. Doğru bildiği konularda taviz vermeyen ısrarcı ve mücadeleci yapısı, onun en belirgin özelliğidir.
Kitapta yaşamöyküsüyle birlikte Türkiye’deki bilimsel ortamın durumu, dünyadan ilginç jeoloji örnekleri, depremle ilgili Marmara Denizi’nde yapılan uluslararası jeolojik ve jeofizik araştırmalar hakkında verdiği bilgiler aydınlatıcı niteliktedir.
Naci’nin deprem konusundaki duyarlılığı bu kitapta ayrıntılı bir şekilde ön plana çıkmaktadır.
Remzi Akkök
Tarık Buğra İle Söyleşişer Edebiyatın Yolları Taştan
Yazarın Yol Haritası
Dünyanın en prestijli edebiyat dergilerinden The Paris Review’da yayımlanan röportaj seçkileri Yazarın Odası 1 ve 2’nin ardından Yazarın Yol Haritası’yla çağdaş dünya edebiyatının önemli isimlerinin yazma eylemiyle ve edebiyatla şekillenen dünyalarına konuk oluyoruz.
Bu derleme tematik başlıklandırmasıyla Italo Calvino, Ursula K. Le Guin, Jorge Luis Borges, Simone de Beauvoir, Carlos Fuentes, Julian Barnes, Elena Ferrante gibi pek çok yazarın yazmaya nasıl başladığına, çalışma alışkanlıklarına, kullandığı yöntemlere, editörler, okurlar ve yazarlarla ilişkisine ve farklı yazın türlerine yaklaşımlarına dair düşüncelerini içeriyor. Teknik meselelerden politikanın edebiyattaki rolüne, yazarlar arası arkadaşlıklardan ideal okur tanımlamasına kadar pek çok meseleyi masaya yatırıyor.
Yazarın Yol Haritası, yazar adayları, yazma eylemine meraklı okurlar ve tüm edebiyatseverler için ilham verici bir başucu kitabı ve edebiyat şöleni…
Nicole Rudick`in önsözünden:
“Okur, ‘Yazarın Yol Haritası’nın amacı ne?’ diye sorabilir. […]Bir okur yazarların eserlerine nasıl isim bulduğunu, eserlerini nasıl düzelttiğini ya da yazamadıklarında ne yaptıklarını öğrenmek isterse, çok zor bir işe girişmesi gerekir. Bu kitap, tüm bu soruları ve daha fazlasını temalarına uygun başlıklara ayırıp her türlü yazarın görüşlerinden, gözlemlerinden ve tavsiyelerinden örnekleri bir araya getiriyor.”
“Gizli cevherlerle dolu, edebiyata dair muhteşem bir derleme.” –Guardian
“Yazarlar nasıl çalışıyor ve edebiyat nasıl hâlâ var olmaya devam ediyor diye merak edenler için vazgeçilmez bir kaynak.” –Daily Telegraph
“Bu röportajlar, edebiyatla ilgilenen her okur ve yazarın vazgeçilmezi olacak. İlham verici...” –Times Literary Supplement

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.