Tüfek Mikrop Ve Çelik
₺799,98 Orijinal fiyat: ₺799,98.₺679,99Şu andaki fiyat: ₺679,99.
Ve Sonunda İkisi De Ölür
₺269,00 Orijinal fiyat: ₺269,00.₺228,65Şu andaki fiyat: ₺228,65.
Bu Defa Prenses Kendini Kurtarıyor
₺299,98 Orijinal fiyat: ₺299,98.₺254,99Şu andaki fiyat: ₺254,99.
önce bir
genç kıza
ardından bir kraliçeye
dönüşen
prensesin
öyküsü
| Yayınevi |
Pegasus Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Amanda Lovelace |
| Sayfa Sayısı |
208 |
| Kağıt Cinsi |
1. Hamur |
| Boyut |
"13 ,00 X 20 ,00" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Stok kodu:
9786052997406
Kategoriler: Şiir
Açıklama
Pegasus Yayınları – Bu Defa Prenses Kendini Kurtarıyor
önce bir
genç kıza
ardından bir kraliçeye
dönüşen
prensesin
öyküsü
Değerlendirmeler (0)
“Bu Defa Prenses Kendini Kurtarıyor” için yorum yapan ilk kişi siz olun Yanıtı iptal et
İlgili ürünler
Denizin Son Martıları
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Hayatı hece hece öğretti bana
Sevginin açtığı kör kapıları
Ne zaman döndüysem hülyalarıma
Damladı kalbime sevda suları
Kalsın istiyorum kulaklarımda
Umut saatinin tıkırtıları
Mehtab neden böyle kanlı ve mağrur
Nerede ışıklı çöl atlıları
Uysal zamanlara kanatlanıyor
Rüya denizinin son martıları
Gülü İncitme Gönül
GÜLÜ İNCİTME GÖNÜL
Çiçeklerle hoş geçin,
Balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için
Dalı incitme gönül.
Konuşmak bize mahsus,
Olsa da bir güzel süs,
‘Ya hayır de, yahut sus.’
Dili incitme gönül.
Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.
Başın olsa da yüksek,
Gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek
Yolu incitme gönül.
Mevlâ verince azma,
Geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma,
Külü incitme gönül.
Dokunur gayretine,
Karışma hikmetine.
Sahibi hürmetine
Kulu incitme gönül.
Kalbe Karışık
Şiir azıcık aklî, daha çok kalbî bir eylemdir. Şairin kastı konuşulduğunda birazcık aklı, daha çok ruhu konuşuluyor demektir. “el-Ma’nâ fî batni’ş-şâir.” der Araplar. Yani kasd-ı mahsusa şairin bâtınında, derûnunda, hâsılı ruhundadır. Ruh ise sırdır, akıl onu anlayamaz, kısırdır.
Şiiri ruh anlar; akıl ise belki ve ancak yorumlar.
Şiir, aklî düşüncenin kalbî idrake evrilmesidir.
Şiir, aklın devrilmesi, kalbin anlamı devralmasıdır.
Aslında muamma olan; sözdeki şiir değil, ruhtaki şuurdur. Kapalı olan, lafız değil ruhtur.
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Buradan dağlara bakarım. Gün, eteklerini toplayıp giderken bir küçük anne gelir. Yatağındaki boşluğa bakar. Tülbentlerini açar, katlar. Kırlentleri düzeltir. Kitapları toplar. Çocukları sorar. Gözyaşımı kurular. “Göğsümdeki çiçeklerin dili yok, unutma.” Evine gülümser. Alın çizgilerimi düzeltir. Sonsuzluğun ağzıyla öper. Yalnızlığımı alır. Yalnızlığını verir. “Ölüler, yaşayanlarda yaşar, bunu hiç unutma.”
Buradan dağlara...
Mesaj
Telefonun, sensin. Telefonunu alan herhangi biri, kolaylıkla sen olabilir. Sen, telefonunu aldığın kişi olabilirsin. Ve hiç kimse bir şey fark edemez, etseler de artık çok geçtir. Herkes için. Senin için de.
Ilya yedi yıllık hapis cezasının ardından Moskova’ya döner. Geçmişte her şeyi vardır; ailesi, sevgilisi, geleceği… Ne var ki bir anda, başkasının hırsları yüzünden her şeyini kaybeder. Hayatta kalabilmek ve kendini koruyabilmek için çok çabalar. Onu ayakta tutan en önemli şey, annesine ve sevgilisine yeniden kavuşma hayali olur. Tabii bir de, onu bir komployla içeri attıran polis Petya’ya karşı beslediği intikam arzusu…
Sonsuz gibi gelen yedi yılın ardından eve döndüğünde Ilya’nın dünyası başına yıkılır. Annesi daha birkaç gün önce ölmüştür, sevgilisi de artık yoktur. Çaresizliğin getirdiği bir cinnet anında Petya’yı bulur ve bıçaklayıp öldürür. Artık ne parası, ne kimsesi ne de öngörebildiği bir geleceği vardır. Elindeki tek şey kendine ait olmayan bir telefondur. Fotoğraflarla, videolarla, gizli görevlerle, uzun sohbetlerle, bir ihanet ve bir de aşk hikâyesiyle, yani koskoca bir hayatla dolu bir telefon…
Ilya bu hayata el koyabilir.
Bir başkasının yerine geçmek hiç bu kadar kolay olmamıştı.
Nuyageva
Usta şair Nurullah Genç'in kalemiyle hayata armağan ettiği kelimeler, Nuyageva 'da yıllar sonra yeniden nefes buluyor.
O nasıl maceraydı, o nasıl “düş”tü
Çevresine ihtilâl kuzgunları üşüştü
Ay görünce düzenli ışıyan gözlerini
Hıçkırıklı bir mendil gökten kıyıya düştü
Öyle maktul bir esaret boşaldı ki doğudan
Köleler ata bindi; sultanlar yaya düştü
Nuyageva bir gümüştü, tılsımlı bir gülüştü
Yalnızlığıma Dokun
Harikadır şimdi bizim oralar,
Her manzara ayrı dilden konuşur...
Bahar cümle sergisini açmıştır...
Gökte uçan kuşlar ve akan sular,
Mevsimin efsunu orda buluşur...
Kırlarda çiçekler, dalda meyveler,
Toprağın bağrına düşen sebzeler,
Doğada süzülen tüm kelebekler
Ve hatıralarımın sindiği her yer.
Doğduğum o diyar beni konuşur...
Ahmed Günbay Yıldız, eserleriyle nesilden nesle sayısız insanın duygu ve düşünce dünyasının şekillenmesine katkıda bulunmuş, durmadan üretmiş, Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden. Yıldız’ın hem yeni hem de uzun zamandır baskısı bulunmayan şiirlerini bir araya getiren Yalnızlığıma Dokun , en derinlerde saklanan duygularımıza yoldaşlık edecek.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.