Kıyamet U – İşaret I
₺425,00 Orijinal fiyat: ₺425,00.₺362,00Şu andaki fiyat: ₺362,00.
İnsan… İnsan arayış demektir. Yolcu demektir… “Çokluğunu” bulmak için “yokluğunu” arar bu hayat yolculuğunda… Ve o, tüm hayatı boyunca hayallerini dışarıda zannederken karşılaştığı acılarda da aldığı yaralarda da başka bir istikamete değil aslında hakiki kendine, “öz”üne yolculuk ettiğini fark eder bir gün. Hayallerinin, özlemlerinin ve herkesin peşinde olduğu Kafdağı’nın ardındaki o meşhur “hazine”nin izini sürerken, aslında aşılması gereken tek Kafdağı’nın kendi nefsi olduğunu fark eder. İşte bu yolda ilerlerken insan, onu bekleyen Hazinenin Sahibinin, ona “kelam”ıyla, “elçi”leriyle İşaretler bıraktığını görmeye başlar. Ve her şeyin onun için çok önceden büyük bir sevgi ve şefkatle hazırlanmış ve düşünülmüş olduğunu…
Eğer ki inşa ettikleriniz sarsılıyorsa… Eğer ki hayatınızdan vazgeçilmez sandıklarınız uzaklaşıyor, kayıp sandıklarınız artıyorsa… Bilin ki aslınıza Hicret’tesiniz; giden herkes ve her şey, sizin Hazinenin Tek Sahibİ Allah’a, kanatlanıp uçmanıza yük olan ağırlıklardır. Bırakın gitsinler… Rüzgâr ve ruh birbirine benzer. Eğer kendinizi O’nun nefesine, ruhuna bırakırsanız O size yeni kanatlar verir ve kanatlarınız altındaki rüzgâr olur. Çünkü O’nun her şeye gücü yeter…
Bedenimde nâr
Ruhumdaysa yâr var
Bana burası yeryüzü diyorlar
Oysaki her yer YÂR-yüzü
Bilmiyorlar…
| Yayınevi | Mona Kitap |
|---|---|
| Yazar | Deniz Erten |
| Sayfa Sayısı | 344 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Mona Kitap – Kıyamet U – İşaret I
/n
İnsan… İnsan arayış demektir. Yolcu demektir… “Çokluğunu” bulmak için “yokluğunu” arar bu hayat yolculuğunda… Ve o, tüm hayatı boyunca hayallerini dışarıda zannederken karşılaştığı acılarda da aldığı yaralarda da başka bir istikamete değil aslında hakiki kendine, “öz”üne yolculuk ettiğini fark eder bir gün. Hayallerinin, özlemlerinin ve herkesin peşinde olduğu Kafdağı’nın ardındaki o meşhur “hazine”nin izini sürerken, aslında aşılması gereken tek Kafdağı’nın kendi nefsi olduğunu fark eder. İşte bu yolda ilerlerken insan, onu bekleyen Hazinenin Sahibinin, ona “kelam”ıyla, “elçi”leriyle İşaretler bıraktığını görmeye başlar. Ve her şeyin onun için çok önceden büyük bir sevgi ve şefkatle hazırlanmış ve düşünülmüş olduğunu…
Eğer ki inşa ettikleriniz sarsılıyorsa… Eğer ki hayatınızdan vazgeçilmez sandıklarınız uzaklaşıyor, kayıp sandıklarınız artıyorsa… Bilin ki aslınıza Hicret’tesiniz; giden herkes ve her şey, sizin Hazinenin Tek Sahibİ Allah’a, kanatlanıp uçmanıza yük olan ağırlıklardır. Bırakın gitsinler… Rüzgâr ve ruh birbirine benzer. Eğer kendinizi O’nun nefesine, ruhuna bırakırsanız O size yeni kanatlar verir ve kanatlarınız altındaki rüzgâr olur. Çünkü O’nun her şeye gücü yeter…
Bedenimde nâr
Ruhumdaysa yâr var
Bana burası yeryüzü diyorlar
Oysaki her yer YÂR-yüzü
Bilmiyorlar…
İlgili ürünler
Hasret – Nesil Yayınları
İlahi Söz
Dünyanın pek çok ülkesinde ilgiyle takip edilen Nouman Ali Khan’ın Kur’an-ı Kerim’in anlaşılması ve hayata aktarılması için gösterdiği çaba bu defa bambaşka bir kitapla okurla buluşuyor: İlahî Söz/Kur’an’ın Edebî Dilini Keşfetmek
Nouman Ali Khan ve öğrencisi Sharif Randhawa’nın Kur’an’ın dili ve edebî özellikleri üzerine yıllardır yaptıkları çalışmalar neticesinde birlikte kaleme aldıkları eser, Kur’an’ın emsalsiz diline, üslubuna, ritim ve kafiye düzeneğine etkileyici bir pencere açıyor. Ayetlerin simetrisine, kullanılan benzetmelere ve aktarılan mesellere bambaşka bir gözle bakmamızı sağlayan bu ayrıntılar her okuyuşumuzda Kur’an’ın başka bir mucizesini görmemizi sağlıyor.
İlahî Söz, Kur’an dilinin mucizevi yönüne, kelime yapısı hem de kelimelerin kullanımı ve dili açısından deliller getirerek okurlarını Kur’an’ın, Rabbimizin kelamı olduğuna hiçbir şüphe bırakmaksızın bir kez daha ikna ediyor ve Kur’an’ın ilahî mesajına çağırıyor.
“İlahî Söz, Kur’ân’ın edebî dili üzerinde yapılan çok önemli bir çalışma. Kur’ân’ın hem üslubunun hem de yapısının anlaşılması için çok kıymetli katkılar sağlıyor. Şiddetle tavsiye ederim.”
Carl W. Ernst, Kuzey Carolina Üniversitesi, Chappel Hill
“İlahî Söz, okuyucularını Kur’ân’ın hem edebî inceliklerinden hem de nükteli yapısından haberdar ediyor.”
Raymond Farrin, Kuveyt Amerikan Üniversitesi
Kendimi Buldum
Ünlü bir ateistin ve marksistin "dönüşü"nü konu alan ve İslamla kucaklaşmasını anlatan Kendini Arayan Adam isimli kitabımız, okuyuculardan büyük ilgi gördü. Kitabı okuyanlar, gerek kitapla ilgili görüşlerini, gerekse kendileri üzerinde bıraktığı olumlu etkiyi telefonla, faksla ve mektupla ifade etmişlerdi. Mektuplar, kitaptaki hakikatlerden nasıl etkilendiklerini, hayatlarının nasıl değiştiğini büyük bir coşkuyla dile getirmektedir. Hayatın gerçeklerini ve içinizdeki kendinizi, Kendimi Buldum’la aramanız daha kolay olacaktır.
Kendini Bulan Kadın
Mifarim N – İşaret Iv
“Eğer günahlarından ders çıkarıp onları ‘iyiliğe’ dönüştürmeyi, hissettiğin pişmanlık ve vicdan azabının yangınında ruhunu güzelleştirme arzusu ile tekâmülünü gerçekleştirmeyi başarabilirsen, işte o zaman kişiye ‘günahkar’ denilmesinin arkasındaki ‘gizli Rahmet’i de anlarsın… Günahından ‘kar’ edene ‘günah-kar’ denir. Günah-kar günahlarından dolayı aczini görüp boyun eğmeyi, ‘yokluğu’ yaşamış; Rabb’ine karşı duyduğu utanç ile varoluş amacını gerçekleştirme peşine düşmeyi öğrenmiş, hatalarını ve isyanlarını ilahî hakikatini aşikar etmek için ‘bir dönüşüm vesilesi’ kılmış kişidir.”
Misafir’in sözleri bütün hücrelerimi adeta yakmıştı. Günah-kar… Günahlarından dolayı duyduğu “samimi” utancı ve pişmanlığıyla Rabb’inin affı ve merhameti sayesinde “kar” edip temizlenmiş, böylece de yüceltilmiş ruh… Aman Ya Rabbî! Bu ne muhteşem bir açıklamaydı…
Misafir üzüntülü bir sesle şöyle söyledi: “Allah’ı takdir edemediler… O’nun kadrini, kıymetini gereği gibi bilemediler...”
İçimi derin bir utanç kapladı... Derin bir vicdan azabı...
Usulca, “Ve ma kaderullahe hakka kadrihî...” dedim.
Gözlerime baktı: “Allah’ı takdir edemediniz…”
Misafirsin I – İşaret V
“Misafir” kelimesi çok ilginçtir mesela... “Tefsir, sefer ve misafir” kelimeleri, hepsi birbiriyle bağlantılıdır. “Kuran’ı tefsir ediyorum,” demek aslında “dünyadaki misafirliğimin anlamını yani marifeti öğrenmeye çalışıyorum,” demektir. Marifet, kendini ve Yaradanını bilmeye, tanımaya gayret göstermektir. Kainat “büyük insan” olduğu için onda sizin içsel yolculuğunuzun izdüşümü bulunur. Bu sebeple “Şu ayet ne diyor? Bunun anlamı ne?” diye o kitap bu kitap gezmeden önce “tefsir” ne demek anlamanız lazım... Tefsir “perdeyi kaldırmak” demektir ve “sefer” kelimesiyle bağlantılıdır.
Kuran senin sana yolculuğunu anlatır; algıların üzerindeki örtüleri kaldırarak “öz”üne varma seferini... Bu, enfüsünde, içsel aleminde gerçekleşen tefsirdir. Bilim ise dış alemde, afakta ayetlerin üzerinde bulunan perdeleri kaldırmayı sağlayarak kainat kitabını tefsir etme görevindedir. Fark etseniz de etmeseniz de dünyanızı dinler ve inançlar yönetiyor. Buna rağmen siz dine alerji geliştirmişsiniz! “Misafir” kelimesiyle aynı kökten gelen “sefer” kelimesi dünyada bir yolculukta olduğunuzu işaret eder. Dünya bir köprü, hayat bir yolculuktur. Sen kendindeki Rabbine yapacağın seferde; kendine ve Yaradanına ait hakikatlerin içinden geçerken, o hakikatlerin üzerini kapatan örtüler teker teker kalkmaya başlar. Bu da senin farkındalığına sunulan her yeni bilgiyle bilinç ekranından bir perdenin daha kalkması demektir.
Seferdesin... Allah’ın ilim sofrasında Misafir-Sin...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.