Joseph Roth: Kör Ayna
₺98,00
Örümcek Ağı, Savoy Oteli, Eyüp, Radetzky Marşı gibi eserleriyle dünya çapında üne kavuşan, Hitler’in iktidarı ele geçirmesiyle Fransa’da sürgün hayatına başlayan, kitapları Naziler tarafından kara listeye alınan Joseph Roth (1894-1939), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşüne, savaşın getirdiği yıkım sırasında yaşanan toplumsal kavgalara ve Yahudiler arasındaki çekişmelere yakından tanık oldu. Kör Ayna’da Roth, I. Dünya Savaşı sırasında şehirlere bombalar yağarken Viyana’da stenograf olarak çalışan genç bir kızın zor şartlarda hayata tutunma mücadelesini ve aşkı arayışını gerçekçi bir dille ete kemiğe büründürüyor.
| Yayınevi | Everest Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Kolektif |
| Sayfa Sayısı | 80 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “10, 50″, 80 X 17 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Everest Yayınları – Joseph Roth: Kör Ayna
/n
Örümcek Ağı, Savoy Oteli, Eyüp, Radetzky Marşı gibi eserleriyle dünya çapında üne kavuşan, Hitler’in iktidarı ele geçirmesiyle Fransa’da sürgün hayatına başlayan, kitapları Naziler tarafından kara listeye alınan Joseph Roth (1894-1939), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşüne, savaşın getirdiği yıkım sırasında yaşanan toplumsal kavgalara ve Yahudiler arasındaki çekişmelere yakından tanık oldu. Kör Ayna’da Roth, I. Dünya Savaşı sırasında şehirlere bombalar yağarken Viyana’da stenograf olarak çalışan genç bir kızın zor şartlarda hayata tutunma mücadelesini ve aşkı arayışını gerçekçi bir dille ete kemiğe büründürüyor.
İlgili ürünler
Başını Vermeyen Şehit
“Hava kapalıydı. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi acı acı bağırıyorlardı.
Palanka kapısının sağındaki beden siperinde sahipsiz bir gölge kadar sakin duran Kuru Kadı, yavaşça kımıldadı. İkindiden beri rutubetli rüzgârın altında düşünüyor; uzakta, belirsiz sisler içinde süzülen kurşuni kulelere bakıyordu. Bunların hepsi Türklerin elindeydi.”
*****
Başını Vermeyen Şehit; savaşta başı gövdesinden ayrılarak şehit düşen derviş Deli Mehmet’in, dilden dile dolaşan destansı bir hikâyesidir.
Denizler Arslanı
Şark Kızı
Şark kızı…
Yürükleri burkan, akılları şaşırtan yaşanmış hayat hikâyesi…
Aşkın, sadakatin ve mertliğin sembolü…
Kötülüklere karşı başı dik, iyiliklere karşı boynu eğik…
Ağrı dağı kadar müthiş bir cesaret!
Van Gölü gibi esrarengiz…
Onur dolu, iffet dolu…
Güzelliği karakterine kazınmış…
Dürüstlüğü inancından almış…
Dünyaya sığmayan bir sevdanın sahibi…
Şark kızı…
Anadolu Kızı…
Bu toprakların kızı…
Bu sevda masalında mest olmak istiyorsanız;
Ebedi aşkın doyumsuzluğuna buyurun…
Sultanmurat
Cengiz Aytmatov, İkinci Dünya Savaşı’nın bütün şiddetiyle devam ettiği yıllarda Kırgızistan’ın bir köyünde, cephedeki askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yediden yetmişe herkesin tabiat ve savaş şartlarıyla çetin mücadelesini anlatıyor. Cesur, zeki ve okulun güzel kızı Mirzagül’e tutkun Sultanmurat 15 yaşında olmasına rağmen cephedeki askerlere yardım etmek için seçilen köyün beş gencinden biridir. Sultanmurat’ın gözünden savaşın yıkıcılığını ve insanları adeta birer canavara dönüştürmesini anlatan Cengiz Aytmatov, diğer bütün eserlerinde olduğu gibi, bu hikâyesinde de insana olan inancını vurgulamaktadır. Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, insanın içinde sönmeden yanmaya devam eden o sevgi ateşi her türlü zorluğun üstesinden gelmek için insanın sahip olduğu en kıymetli hazinesidir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.